Değiniler- 134

Değiniler- 134

İYİYİM DEDİKÇE İYİ OLURUZ Kötümserlik çoğunluğu kuşatmışsa sizin iyimser ve ümit var olmanız genellikle gerçeklere gözlerini yummak, siyasilere yalakalık, işine gelmeyeni örtmek, taraftarı olduğu görüşe toz kondurmamak olarak anlaşılacaktır. Kim ne anlarsa anlasın siz yine de İyimser ve Ümit var olunuz. İnsanlar nefretlerine hakkı savunma, öfkelerine adalet talebi, kötümserliklerine gerçekçilik, ümitsizliklerine durum tespiti adını takmışlar ve buna inanmışlarsa onlara içinde bulundukları girdap ve cehennemi göstermeniz güçtür. Yine de anlatıp uyarınız. Değerlendiren çıkacaktır. Evde yangın çıktığı halde aile üyeleri hala sen- ben kavgasına devam ediyor ve yangının sebebi olarak birbirlerini suçluyorlarsa; topluca yanmaları, boğulmaları, göçük altında kalmaları mukadderdir. Oysa yangında ilk…Devamını Oku
Değiniler- 133

Değiniler- 133

RÜYA VE GERÇEK Bencil yapılar, henüz beşeri benliği aşamamış olanlar Mutlu olmak isterler. Benliği aşanlar ise Mutluluğun, mutlu etmekte olduğunu fark etmişlerdir. Kendi adlarına mutlu olma beklentileri yoktur. Onlar insanları mutlu ettikçe mutlu olma sırrına ermişlerdir. Aşk, filmlerde; Mutluluk, masallardadır. Nice insan gerçek olmayan bu sahneleri hayatlarında aramakla ömrünü heba eder. Bilenler, bunların film ve masallardaki ümit ışıltısı olduğunu sezenler; sevginin ve de hayatın hakkını, gerçekler doğrultusunda vermeyi seçmişlerdir. Hayatın zorlukları karşısında en büyük teselli ve ferahlama yöntemi; yaşananın sadece bir Rüyadan ibaret olduğunu bilmektir. Hepsi rüya. Rüyada iflas etsen, bunalıma girsen, zarar etsen, acı çeksen ne olur ki?! Er…Devamını Oku
Değiniler- 132

Değiniler- 132

GÜNDEM VE BİZ Gündemde sahnelenen bir olayı değerlendirirken öne çıkan roller ve repliklerden ziyade arka planda yönetmenle senaristin size ne düşündürtmek, ne algılatmak istediğini sorgularsanız; oyuna gelmekten, yanlış önyargılar ve haksız hükümlere düşmekten büyük ölçüde korunmuş olursunuz. Kamuoyu nezdinde izlenen bir olaya gaddar veya mağdur; zalim veya mazlum cihetinden yaklaşmak; olayda boğulmaktır. Genellikle de toplum böyle yapar. Oysa geri çekilip "Bize, kim, kimi zalim, kimi mazlum algılatmak istiyor?" sorusunu mutlaka sormamız lazımdır. Ki zanna düşmeyelim. Zalim mazlum, gaddar mağdur, haklı haksız türünden ikilem içeren etiketlerle değerlendirme; kitle, yığın ve sürü psikolojisinin doğal, duygusal ve anlık refleksidir. Düşünen, sorgulayan, basiret ehli…Devamını Oku
Değiniler- 131

Değiniler- 131

NE ZAMAN? - Ne zaman gerçek manada Özgür oluruz? - Özgürlük arayışınızın dahi bir tutku ve her tutkunun bir bağımlılık perçinleme olduğunu fark edip özgürlüğü aramaktan vazgeçtiğiniz zaman. - Ne zaman ihtiyaç sarmalından kurtuluruz? - Hiç bir şeye ihtiyaç duymayacak biçimde her şeyin yaratılışınız ve yaşamakta oluşunuzla zaten size hazır edildiğini fark ettiğiniz; ihtiyaç denenin ihtiyacınız değil, size ihtiyaç diye empoze edilen olduğunu fark ettiğiniz zaman. - Ne zaman tüm insanları sever hale gelirim? - Kendini her halinle, olduğu gibi kabul edip sevdiğin zaman - Birini sevmeyişim kendimi sevmeyişimden? - Şüphen olmasın - Kendimi her halimle seversem kibre düşmekten, Günahtan…Devamını Oku
Değiniler- 130

Değiniler- 130

DIŞIMIZDA MI GELİŞİYOR? Bedeninde sivilce, çıban çıksa veya bir organı hastalansa lanet okumaz insan. Bilir ki beden- ruhuyla bir bütündür yaşam. Hastalanınca kendi payını bilir insan. Ama toplumdan çıkan hırsız, yolsuz, arsız, tecavüzcülere lanet okur. Havadan gelmişler gibi, kendinden ayrıymış gibi... Kangren olmuş parmak elbet kesilmeli. Urlaşan, tümörleşen organ parçası elbet alınmalı. Bununla beraber oluşan kangren ve tümörün ruhsal, düşünsel, sıhhi nedenleri araştırılmalı ona göre tedbir alınmalı. Toplum beden gibidir. Ne kolay asın, kesin, vurun diyoruz değil mi? İnsan, kendi sulbünden doğan evladına lanet etmez. Bilir ki kendi genetiğinden doğmuştur, her haliyle kendidir. Yöneticilerine, liderlerine ve onları destekleyen insan kardeşlerine…Devamını Oku
Değiniler- 129

Değiniler- 129

ADALET İSTEĞİMİZİN ARKA PLANI Adalet isteğimizin altında cezalandırma, intikam alma, suçluya tanrısal bir kuvvet uygulayarak tanrılığa soyunma ve böylece egosal tatmine ulaşma duygularımızın olup olmadığını sorguladık mı hiç? Sözde insanlık, hak ve doğa için adalet istiyoruz. Acaba? Gerçekten amacımız bu mu? Bir köpeğin bacakları kesiliyor. Vahşet olduğu aşikar. Peki, bunun karşısında şu yorumu yazana ne demeli? Masum bi adalet isteği midir bu? "Yapanın kollarını bacaklarını keseceksin ki aklı başına gelecek!" En az köpeğe yapılan kadar bu istek ve sözler de kan dondurucu değil mi? Devleti sömürenler -sokak tabiriyle- malı götürenler hakkında öfke kusuluyor her yerde. Psikolojide tersine yansıtma diyebileceğim bi…Devamını Oku
Değiniler- 128

Değiniler- 128

İMAN, KUDRET, VEHİM İLİŞKİSİ Necip Fazıl’a “Allah deveyi iğnenin deliğinden geçirebilir mi?” diye sordular. “Evet geçirir” dedi. “Deveyi mi küçültür yoksa iğneyi mi büyültür?” dediler. "Ne deveyi küçültür, ne iğneyi büyültür. Gökteki yıldızları senin gözbebeğine sığdırdığı gibi, vızır vızır geçirir" dedi. İman; Hakkın Kudretinin sonsuz- sınırsızlığına şeksiz şüphesiz teslimiyetle kendi acziyetimizi hissetmek ve yaşamaktır. İman, sadece bunu hissetmek ve yaşamaktan mı ibaret peki? Sonsuz Sınırsızı bildim, teslim oldum, tamam da bunun bana getirisi ne, diye sormak edep dışı mıdır? Hakkın Kudretine iman ederek işleyen sistemde acziyetini hissetme ve yaşamanın sırlı getirisi nedense biraz örtülmüştür. İman edicem de elime ne geçecek…Devamını Oku
Değiniler- 127

Değiniler- 127

KALPLER ACIKMIŞTI BEDENLERİ DOYURDUK Kardeşlik, Yardımlaşma ve Dayanışma etkinliklerinin tavan yaptığı Ramazan-ı Şerifte insanın insana yardımı, desteği, sunabileceği katkı ve gösterebileceği kardeşliğin aslında ne olduğunu, nasıl olması gerektiğini bir kez daha sorgulamak gerektiğini düşünüyorum. Yardım ve Dayanışma kelimelerini kullandığım anda zihninizi kontrol ediniz. Neler canlanıyor? Elbiseler, eşyalar, gıda kolileri ve zarf içinde paralar. İnsanoğlunun temel ihtiyacı hakikaten bunlar mı? Yoksa bunların ötesinde göremediğimiz olgular da mı var? Düşünmeden edemedim... Dünyanın en fakir 105 ülkesinden temsilciler dünyadaki yoksulluk ve yoksulların sorunları başlığı altında kongreye çağrılır. Tek tek söz alan konuşmacılar, temel sorunun aslında fakirlik olmadığında birleşirler, biliyor musunuz? Fakir ülke temsilcisine…Devamını Oku
Değiniler- 126

Değiniler- 126

SEVGİ VE DÖNÜŞÜM Göremediklerini görmek, Bilemediklerini bilmek, Sezemediklerini sezmek, Çözemediklerini çözmek isteyen; Sevemediklerini sevmeye çalışsın! Sevince şaşıracak, bir hoş olacak, kor ateşler yanan bağrında kırmızı gül demetlerine şahit olacaktır. Sevgi; ateşi gül, narı nur eyler... Birinin herkesi, her şeyi sevmesi? Mümkün değil. Denese de uzun yol. Birinin birini insanca, bütün kalbi ve hücreleriyle, iliklerine kadar sevmesi? Mümkün! Birini sevdikten sonra herkesi, her şeyi sevmek? Birini seven bunu sormaz ki! Herkes ve her şey "Bir"de erimiştir zaten! Damarına basanlar, Canını sıkanlar, İçini yakanlar kim mi? Hangi Allah Esmalarına kendini kapattığını sana canlı canlı göstermek üzere senin hayat filminde gönüllü görev alanlar!…Devamını Oku
Değiniler- 125

Değiniler- 125

BİR DUA MUHABBETİ Amaçlarına ulaşmış, idealleri gerçekleşmiş, hayalleri hayat bulmuş insanların tek bir sırrı vardır: "Olmasını istediklerinin olacağına şeksiz şüphesiz inanmak ve o inancı dışsal şartların kaygıya, içsel vehimlerin ümitsizliğe düşürmesine izin vermeksizin daima canlı tutmak!" - Duaları, hayalleri gerçekleşenler bunu sadece isteklerine iman etmeye, o imanı korumaya mı borçlu yani? - Evet, aynen öyle! - Çalışmadan sadece inanmakla olur mu? - Beynin işlevlerini bilmeyenler buna böyle itiraz eder. Bir de İmanın İnşa Kudretine hala akıl erdiremeyenler!.. - Neymiş ki beynin güçlü inanç veya imanla işleyen mekanizması? - Kişi, neye gönülden inanır ve bu inancına şüphe katmazsa beyni; inandığını yaratma…Devamını Oku
Değiniler- 124

Değiniler- 124

SÖZLERİN RUHU Kim kendini Allah'a verirse Allah da kendini ona verir. {Mevlana} İnsan, hesap, gelecek kaygısı, oluşa yön verme vb beşerî çabaları terk eder ve kendince bir Allah Sistemi vehmetmeyi bırakır, sonsuz- sınırsız akışa teslim olursa; akış, onun gönlünü hoşnut edecek biçimde gelişir! Deniz, çırpınanı boğmak ister. Ölü gibi kendini bırakanı ise başının üstünde taşır. {Mevlana} Yaşadığımız hayat, biz onunla mücadeleye giriştikçe, tüm gayemiz o olduğu sürece bizi kendine mahkum eder. Her şeyden geçip kendini bırakma teslimiyeti gösterene nimetlerini ikram eder. "Ben Allah değilim ama Allah benim!" Çözmeye çalışma bu sözü evladım. Onu benimsediğim için Allah benim! Benimsedim Ya Hu!..…Devamını Oku
Değiniler- 123

Değiniler- 123

RUH GÜCÜ Eğer bir insan; sarf ettiği tek bir cümleyle kendi aleyhine oluşan ve oluşacak tepkileri kanalize edip yönlendirebiliyor; karşıt görüş sahiplerinin gündemini de kendisi belirleyebiliyorsa; o gerçekten büyük bir beyne, asil bir gönle ve muazzam bir ruh gücüne sahip demektir. Bugün ne düşündüğünüze, nelere yoğunlaştığınıza dikkat edin. Onları siz mi belirlediniz yoksa birilerinin gündemine mi katıldınız? Gündeminizi kendiniz belirleyemediğiniz sürece güç, bilgi, etkin olma iddianız kuru davadan ibarettir. Hakikatini fark edenin kendi gündemi vardır... Ruh Gücü, herkese nasip olan bir kuvve değildir. Ruh Gücünün bilgi, birikim, saygınlık, maddi- manevi güç, çevre veya taraftar kalabalığı ile de hiç mi hiç…Devamını Oku