Hasbıhal- 2

Hasbıhal- 2

S. İnsan razı olunca ve bazı gerçekleri sezince sadece şükre yöneliyor, dua edemez oluyor. Buna ne dersiniz?
C. Allah İlmi ile yeni tanışanlarda olan bir hali yaşıyorsunuz. Razı olunca dua gereksiz gibi geliyor. Hadisleri hatırlayalım:

-  Duadan mahrum kalan hayrın tamamından mahrum kalmıştır.
-  Ayakkabılarınızın bağına varana değin Allah’tan isteyiniz.

Siz, nefes almanıza şükredince nefes almayı bırakıyor musunuz?
Siz yer çekimini fark edince yer çekimi sizi bırakıyor mu?
Duayı bırakamazsınız, bırakmamalısınız.

S. Rabbimden kendime bir şey isteyemez oldum. Ayıp gibi yüzsüzlük gibi geliyor. Sadece insanlığa istiyorum.
C. Yanlış yapıyorsunuz! Kendinize istemiyorsunuz öyle mi? “RABBENAĞFİRLİY  DUASI” namazda okunur. Anlamını hatırlayalım mı? RABBİM BENİ, ANAMI BABAMI VE TÜM MÜMİNLERİ AFFET… Üstelik bu ayettir de. Rabbiniz böyle isteyin diyor, siz güya tevazu adına kendinize istemiyorsunuz! Rabbinizden daha iyi biliyorsunuz herhalde!? Yapmayın lütfen.

S. Epifiz Bezi aktivasyonunun yüksek yerlerde ve yalnız kalınca arttığını yazdınız. Kartalkaya’da bir süre çalıştım. Zihnimin tertemiz olduğunu hissettim orada. Oksijen bol, hava misk gibi. Dualarımın karşılığı idi bu çalışma. Çok teşekkür ederim fark ettirdiklerinize.
C. Kabul olmayan dua yoktur aslında. Zaman ve mekan algısı bizi olumsuz düşüncelere sevk ettiği için olmadı sanırız. Bazı dualarımızın istediğimiz gibi karşılık bulmaması da Rabbimizin bize merhametindendir, hayrımızadır.

Epifiz ve dağ farkındalığınız güzel. Ama her zaman herkesin dağda yaşama imkanı yok. Size şunu hatırlatırım, “Beyin ona neyi kodlarsanız onu öyle algılar.” Şehirde bile dağda, kalabalıklar arasında bile yalnız olduğunuzu düşünün, imgeleyin. Göreceksiniz açılımlarınız dağ dışında da sürecek.

S. Benim atamadığım korkularım (fobilerim) var. Ne önerirsiniz? Dua, zikir mesela?
C. Öncelikle psikolojik destek alınız. Önce tıp, sonra diğer usuller. Herhangi bir konuda dua ve zikir yoluna başvurmak isterseniz de bu eseri tetkik edip önerilen çalışmaları yapınız. http://www.ahmedhulusi.org/kitap/duavezikir.htm

S. Zalime yardım eden de zalim midir? Mesela ülkemizde bazı siyasetçiler, dünyada bazı örgütler, liderler?
C. Sorunuza siyaset karıştırdığınız ve benden örtülü biçimde cevap alarak birilerine olan tavrınızı pekiştirmek üzere yaklaştığınız sürece cevap vermem!!! Birileri hakkında hüküm vermek, etiket koymak bizim çizgimizde yok.

Siyasi kısmını çıkararak sorunuza cevap vermem lazımsa size şu hadisi hatırlatırım: “EDDALLÜ ALEL HAYRİ KE FAİLİHİ; EDDALLÜ ALE’Ş ŞERRİ KE FAİLİHİ” Hayra (iyiliğe, olumluya, güzelliğe) kılavuzluk eden (destek olan, yolunu açan, yardım eden) hayrı bizzat işleyen gibidir. Şerre (kötülüğe, olumsuza, çirkinliğe) kılavuzluk eden (destek olan, yolunu açan, yardım eden) şerri bizzat işleyen gibidir.

S. Bir yakınımın, sevdiğimin sigarayı bırakmasını istiyorum. Ne zaman konuyu açsam ya tepki veriyor veya acayip mantıklar geliştiriyor.
C. Bizim yolumuz sadece bilgi paylaşımıdır. Zorlama ve baskı dinde yoktur. Din tekliftir ve güzellikle davet esastır. Kimse için kurtarıcı rolüne soyunmayınız. Sadece dua edin ve ona sevdiği kanaldan, hoşlandığı damardan girmeye bakın. Kimseyi rahatsız etmeyiniz.

S. Çevremde iddia sahibi çok fazla. Hatta velilik iddiasında bulunan da var. Gerçek veli ile çakma veliyi nasıl tanırım?
C. Velinin en temel özelliği hiçbir konuda iddia sahibi olmamasıdır, kanaatimce! Hele velilik iddiasını onlarda kat’iyen göremezsiniz. Kendi sözlerini bile örter “Büyükler bize dedi ki” cümlesine sığınırlar.

İşin bir yönü de “Veliler kendi metot ve meşreplerine uygun kimselere kendilerini gösterir ve açarlar.” Bu nedenle benim hayat sürecimde görüştüğüm, veli dediğim kişiyi size göstersem siz “Hadi canım sende, bu mu?” diyebilirsiniz. Size veli görünene de ben, değil alakası yok diyebilirim. Konu hassas. Allah, Velilerin nazarına, görüşlerine ve feyzlerine muhatap olmayı hepimize ihsan eylesin.

S. Bir düşünür SALÂT kelimesine destek olma anlamı veriyor. Bazı meşrepler de şeklen kılınan beş vakit namazı inkâr ediyor. Bunlara ne dersiniz?
C. Kişiler veya gruplar üzerinden sorular bize göre değil. Bu tarz sorarsanız cevap vermeyeceğim bundan böyle.

Salât çok boyutlu çok zengin bir anlama sahiptir. Beş vakit namaz salat olduğu gibi tüm ibadetler de yöneliş olması nedeniyle salattır. Hatta farkındalıklı bir yaşam sürenlerde 24 saatleri salattır. Bu zengin anlamlar içinde destek anlamı da vardır. Salatın zengin anlamlarını kavramak, beş vakit namazı inkar getirmişse o kişi salatı anlamamıştır zaten.

Bazı meşrep ve grupların beş vakit namaza uzak durmaları kendilerini bağlar. Biz onlar hakkında hüküm vererek tanrılığa soyunmaktan Allah’a sığınırız. SALÂT konusunu geniş boyutları ile biz 10. kitabımızda epeyce açtık. İnceleyebilirsiniz. http://kitsan.com/SULARI-YIKAMAK,PR-6154.html

S. Nebi ve Resul ne demek? Farkları ne?
C. Kur’an’da bazı ayetlerde nebi bazılarında resul geçer. Arapçanın temel kaidesi gereğince “İki kelime arasında yazım farkı varsa mutlaka anlam farkı da vardır.” Ne yazık ki pek çok tefsir ve meal alimi nebi geçen ayeti de resul geçen ayeti de PEYGAMBER diye çevirerek zengin mana farkını ve hakikatin derununu örtmüşlerdir. Bu, bilinçli veya bilinçsiz olarak Kur’an’a ihanettir! Resul ve Nebi farkını buradan okuyunuz: http://www.ahmedhulusi.org/yazi/nebi-veli-vahiy-ilham.htm

S. Biri bana yaşam gayemi sordu cevap veremedim. Bunu nasıl tespit ederim? Bir de Allah insanları hangi gayeler için yarattı?
C. Kendi yaşam gayenizi birine açma vazifeniz yok. Bu sizi bağlar. Ehlinden duyduğum anahtar mahiyetindeki bir söz şöyle idi: “NE İÇİN YARATILDIĞINIZI ANLAMAK İSTERSENİZ SİZE NELERİN KOLAYLAŞTIĞINA BAKINIZ!”

Size ne sevimli geliyor, ne tip bir çalışma ruhunuzu ferahlatıyor ise büyük ihtimalle o sizin yaşam gayeniz, yaratılış amacınızdır. Biraz daha bilinçli tefekkür ederseniz bunu çözersiniz siz.

Allah insanları kulluk etmeleri, yani esmaları olarak dilediği misyonları çeşitli şekillerde açığa çıkarsınlar diye yaratmıştır. Bir fabrikada en büyük makineden en küçük civataya kadar nasıl ki her parçanın görevi önemsiz sayılamazsa hiçbir insanın misyonu, velev ki bize çirkin de gelse inkar edilemez. Dileriz ki Allah bizleri güzel misyonlar, görevler için yaratmış olsun.

S. Kararlarımda devamlılık sağlayamıyor ya vazgeçiyorum veya pişman oluyorum. İstikrar nasıl sağlarım?
C. Ehlinin en temel esma zikri; iradeyi tetikleyen MÜRİD zikridir. Günde 3600 önermiştir. Dilerseniz uygulayınız. Bununla birlikte kararlarınızdaki iniş çıkışlara neden olan düşünce kodlarınızı da tetkik ediniz. Altında ne var, neden olmuyor uzun uzun tefekkür ediniz.

S. Sabır pasif bir bekleme ve eylemsizlik hali mi?
C. Çok güzel soru. Sabır dediğiniz gibi zannedilmiştir çoğunluk nezdinde. Ama kesinlikle pasiflik değildir. Sabır, içimize sinmeyen, egomuzun işine gelmeyen herhangi bir oluşu izlerken zihni susturma, egoyu durdurma, nefse gem vurma halidir. Akışa uyumlanma gayesi ile yapılır. Sabreden zafere erer hadisi ise bunu yapabilene, sen ne istiyorsan akış öyle gelişecek müjdesidir. Bilene ve yapabilene çok büyük müjdedir.

Biz sabır ve o bekleme halinin arka planındaki müjdeleri iki makalede ele aldık seneler evvel. Sitemizden önce SAKLI KUDRET sonra İNCE TEL yazılarını okuyunuz.

S. Yazdıklarınızı anlıyorum, aklıma da yatıyor. Okumayı da seviyorum. Ne var ki bu hali her zaman koruyamıyorum. Nedendir?
C. Tasavvufu, Allah İlmini sırf bilgi sanmak, sırf düşünce saymak da bir aldanıştır. Bu işi iki kanatlıdır, bir kanadı bilgi ve tefekkür, diğer kanadı ibadet ve çeşitli bedeni ve zihni çalışmalardır. Zikir, beş vakit namaz yoksa gıybetten, zandan korunamıyorsanız sadece bilgi ve düşünme sizi korumaz. Zikir ve ibadet ile düşünce ve bilgiyi at başı götürmeye gayret ediniz.

S. Dünyada pek çok garip zulme uğruyor, acı çekiyor. Güçlü zayıfı eziyor. Allah niye bunlara izin verir de müdahale etmez?!
C. Allah’la tanrıyı karıştırıyorsunuz. Allah isminin neye işaret ettiğini öğrenme ve anlamaya bakınız. http://www.ahmedhulusi.org/kitap/allah.htm