Hasbıhal

Hasbıhal

Okur dostlarımızın sorularına cevapları zaman zaman bu başlık altında okuyacaksınız.

S. Her yaşadığımızın bizden ürediğini söylüyorsunuz. Yani öteki insanlar bir şey yapmıyor mu? Başkaları suçlu değil mi?

C. Hepimiz, beynimizin bize oluşturarak seyrettirdiği sanal hologram dünyada yalnızız. O dünyada gördüklerimiz kendi varlıkları ile dışarıda gibi algılansalar da hepsi bizim hologram dünyamızda mayası, tohumu, kaynağı bizde olan manaların figürüdürler. Dışarıdan okumayınız. İçeriden özden bakınız hep. Herkesten size ne? Hakikatte yalnız değil miyiz? Rüyalarımız yalnız, sancılarımız yalnız, düşüncelerimiz yalnız. Kalabalıkların sanal görüntüsüne aldanmayız. Nihayetinde kabirde de yalnız olacağız, ahrette de. Suçlu- suçsuz, haklı- haksız, iyi- kötü bakışları ile dindar olunabilir belki ama Allah Sistemi OKUnamaz! Yorumsuz izlemeye bakınız. VAHDET BEY eserimi okumanız bu konuyu size açacaktır. http://kitsan.com/BIR-GONUL-INSANI-VAHDET-BEY,PR-56.html

S. Yorumsuz Seyir dediğinizi, her şeye razı olmayı pek anlayamıyorum. Yani etkisiz eleman olarak mı yaşayalım?

C. Etki- Tepki gibi ikilemli bakışlardan çıkalım lütfen. Rıza kabuldür. Kabul ise evrensel sonsuz sınırsız bilgi ve enerji akışına kendimizi açmaktır. Kabul ettiklerimiz kadar zihnimiz ve hayatımız açılır. Unutmayınız; reddettiklerimiz kadar cehennem, kabul ettiklerimiz kadar cennettir hayat. Yorumsuz izleme ve rızanın gücünü bu yazıdan tetkik ediniz. http://mehmetdogramaci.com/2011/07/secdeyle-acilir-ihsan-gulleri/

S. Canım sıkıldığında başım daraldığında bazı esmaların manalarına bakarak dilediğim ölçüde çeksem olur mu?

C. Esma zikri vermeye ehil değilim. Bu konuda yazılmış sahasında tek eser Ahmed Hulusi’nin DUA VE ZİKİR eseridir. http://www.ahmedhulusi.org/kitap/duavezikir.htm O eserde verilen esma gruplarını yine orada verilen sayılarda çekmeniz daha uygundur kanaatindeyim.

S. Seminer ve Eğitimleriniz var mı katılabileceğim?

C. Hayır. Bir dönem sohbetler yaptım. Bazı sohbet ortamlarına da katıldım. Maalesef sohbet ortamlarında dahi ilmi samimiyetle alma yerine ego göstermek üzere bilgi yarıştırma gibi tuhaf nefsi haller gördüğümden yayınım sadece int. üzerindendir. Sitemi takip ediniz.

S. Bir şeyler anlatıyorsunuz ama çare önerileri vermiyorsunuz sanki. Anlatılanlara inandık, anladık da nasıl değişeceğiz veya kendimizi değiştireceğiz?

C. Fark etmek değişimin ilk adımıdır. Yanlışını fark edene doğrusu zaten açılır kendiliğinden. Yazılarımızda eserlerimizde uygulama önerileri de var aslında. Bizim yoğunlaştığımız husus; zihni, bilinci arıtmaktır öncelikle. Çöp ve moloz arsadan kalktıktan sonra bahçe veya ev yapmak kolaydır. Hüner, çöpü kaldırmaktadır. Gözden kaçan bir husus da iman edilenin kendi gereği olan ameli otomatik oluşturmasıdır! Kabullenilen bilgi beyne girmişse, toprağa düşen tohum gibi yeşermeye başlar kendiliğinden. Bunların yanı sıra ibadet, zikir ve tefekkür çalışmalarınızı ihmal etmeyiniz.

S. Bana sıkıntı veren biri var. Ondan kurtulmak için ne önerirsiniz?

C. Size kimse sıkıntı veremez siz izin vermedikçe! Ondan kurtulmak kaçıştır. Oturun, onu hayatınıza hangi yanlış düşünce veya yanlış eyleminizle çektiniz bunu sorgulayın. Ben karşıdan, öteden, ötekinden okumalara cevap vermiyorum. Karşıda, ötede kimse yok. Ne varsa sizin dünyanızda, sizde, sizinle yaşanıyor. “Beyin Ayeti” adını verdiğim Ayetel Kürsi tahlilimi buradan indirin ve çok dikkatli okuyun. Bunu okur da hazmederseniz karşıda, ötede birilerini suçlama ve yargılama sizden düşecektir bi iznillah.

http://mehmetdogramaci.com/e-kitap-beyin-ayetini-gordunuz-mu/

S. Anladığım kadarı ile siz Allah kavramının Beyin demek olduğunu söylüyorsunuz.

C. Haşa, haşa!!! Böylesi bir yanlış anlamaya mahal vermemek için o açıklamanın 1. bölümünü olabildiğince uzun tuttum. İnce ince açıkladım. Sonraki bölümlerde Allah adı işaretiyle beyin gibi uzun bir cümle kurmamak için çoğu yerde sadece beyin dedim. Aslında kastımız et Beyin de değil, onun adı altında Allah tasarrufunun açığa çıkışıdır.

Kimse Allah = Beyin diyemez! Çünkü Allah sonsuz sınırsızdır ve hiçbir şeyle kayda girmez. Biz o seride uzak ve ötede bir yaratıcı anlatmaktansa özde olan işlemleri size göstermeye çalıştık. Lütfen yeniden ve dikkatle tetkik ediniz.

S. Başörtüsü ve Kadınların özel dönemlerindeki ibadet durumları hakkında açıklama yapar mısınız?

C. Ben ayetle belirlenmiş hususlarda açıklamaya girişmiyorum. Bunların ucu fetva vermeye kadar gidiyor. Fetva işi bana göre değil. Bir de bazı konularda bazı âlimlerin değişik yaklaşımları kafa karıştırabiliyor. Kafa karıştıran ve fetva veren olmaktansa susmayı tercih ederim. Bu konuları müftülüklerden öğrenebilirsiniz. Google gibi zengin bir bilgi arşivi varsa çağımızda bu konuda da tefsirler, açıklamalar, görüşler önünüze gelecektir. Onlardan aklınıza yatanı, gönlünüze uyanı tercih size aittir. Unutmayınız, birinin fetva ve görüşü değil, kendi iman ettiklerimiz ve bilinçli olarak uyguladıklarımız esastır dini yaşamada. Kimse kimseyi kurtaramaz, bizi imanımız ve o doğrultudaki amelimizdir gerçeğe, huzura eriştirecek olan.

S. Sizin gibi tasavvuf alanında yazan ……….. isimli kişiyi takip ediyorum. Ne dersiniz onun hakkında?

C. Kişiler hakkında değerlendirme yapmak prensibim değil. Aklınız, mantığınız, gönlünüz o kişinin ilminden size fayda geldiğini söylemişse sorun yoktur. Kişileri, yazı ve eserlerini okuyarak kendiniz değerlendiriniz. Birinin fikri ile biri diğeri hakkında etiketleme yapmak velev ki olumlu da olsa sizi güdülen konumuna sokar. Güdülmek yerine OKUmak şiarımız olsun.

S. Ben bana ne yaparsa yapsın herkesi affediyorum. Ama bazen içimde bir sızı da kalmıyor değil. Buna ne dersiniz?

C. Farkında mısınız bilmem ama herkesi affediyorum cümlesinde “Herkes bana hata yaptı” fikrinden yola çıkan güçlü bir ego vardır!!! Bunu fark edin!. Herkes size ne yaptı ki neyi affediyorsunuz!? Birilerini affetmekten önce o birileri sizin dünyanıza sizin hangi halinizin cevabı olarak girdi, size ne fayda verdi, onlar Allah’ın hangi esmasına ayna oldu bunu tahlil edin. Egosal bakışla bana zarar verdi dediklerinizin bile sizin davetinizle ve sizin yararınıza olarak önünüze geldiğini hatırlatırım. Affetmek güzeldir. Ama neyi niçin yaşadığını OKUmak ondan daha güzel ve lezizdir.

S. Mustafa İslamoğlu gibi bazı bazı alimlerden alıntı yapıyorsunuz. Ama bizim şeyhimiz, onun sapık olduğunu söyledi. Ne dersiniz?

C. Düşünür ve yazarlar eserlerinden tanınırlar. Mustafa İslamoğlu’nu okuyarak karar vermenizi öneririm. Önceliğiniz şeyhinizin söylemi ise bana düşen sadece Allah sizi şeyhinizden ayırmasın duasıdır.

S. Bana kısaca kaderi anlatır mısınız?

C. Kader ve kısaca öyle mi? Kader, birkaç anlatımla, birkaç kitapla kavranacak konu değildir. Kişinin yaşam boyu okuma, tecrübe, bilgi ve gayretlerinin sonucu oluşur kader hakkında fikri. Üstad Ahmed Hulusi eserlerini okumaya devam ediniz. Kaderi merak etmek yerine Allah Sisteminin ve Beynimizin nasıl işlediği konusunda bilimsel makaleler okumanızı öneririm. Onlar size çok şey söyleyecektir.

S. Birebir bana rehber olur musunuz? 24 saatimi size göre yönlendirsem istiyorum.

C. Rehberlik, mürşidlik yapacak kapasitem yok. Sadece düşünüp anladıklarını yazan bir düşünürüm o kadar. Şimdiye kadar kimseyle de bu tarz bir ilişkiye girmedim. Yolum; kişinin kendini tanıması yoludur. Ehlinin şu sözüne iman etmişimdir: “Rehberin, Efendimiz; MÜRŞİDİN, KUR`ÂN, râbıtan, Zât-ı Hak olsun!.. Bil ki, hiç bir fânî mürşid olamaz ve değildir!..” (A.H)

Bir rehberle yaşamına devam etmek üzere yaratılanlar bundan huzur duymuşlarsa devam edebilirler, kendi tercihleridir. Ben kişinin öncelikle kendi aklını kullanmasını ve ilmi değerlendirmesini öneriyorum.

….

Selam Dua ve Muhabbetlerimle.

MD