Değiniler- 13

Değiniler- 13

ALGI OPERASYONU VE DİN GERÇEĞİ

Toplumlar, kişiler üzerinde belli çevreler ALGI OPERASYONU yapabilir. Din ve dünya görüşünüze etki edebilirler. Bu, doğal bir işleyiştir.

Tepede tanrı olmadığı için birilerinin operasyonlarında onları durduracak güç yoktur.”Allah, görmüyor mu?” diyen Allah’ı tanrı sanmıştır.

Her birim kendine kolaylaşanı yaşar. Kimine iman, kimine küfür, kimine nifak kolaylaşır. Onları durduracak ilahi güç vehminin adıdır Tanrı.

Her an birileri diğerlerine düşünsel hâkimiyet kurma adına algı operasyonları yapmaktadır. Sistem; güçlünün zayıfa galebesiyle işler.

Birilerinin tepesinde demir yumruklu tanrı olmadığı içindir ki Allah; kula düşen korunma, arınma, düşünce sağlığına özen göstermedir!

“Herkes ayrı telden çalıyor, kime uyacağımızı şaştık” diyenin bu mazereti sadece duygu tatminidir. Sistemde hiç bir geçerliliği yoktur!

“Herkes” kavramına dayalı mazeret ve savunma Allah Sistemi önünde geçersizdir. “Onların çoğunluğuna uyarsan seni saptırırlar” ayet miydi?

“Kimin yoluna uyduğun” değil “Kendine nasıl bir yol seçtiğin” sorulur Sistemde ve işlem ona göre yürür.

Tarih boyunca Din üzerine yapılan algı operasyonlarını hesaba katmadan düz mantıkla ayet- hadisi anlamaya çalışan kendine yazık etmiştir.

Din üzerine en büyük algı operasyonu Hariciler, Emevîler ve Vehhabiler tarafından yapılmıştır. Halen de devam etmektedir.

Din üzerine yapılan en büyük algı operasyonu AYET- HADİSLERİN ZAHİR MANASI ESASTIR, BATIN VE ÖZ MANALAR YAŞAMDA ESAS ALINMAZ yaklaşımıdır. Bu da Medrese ile Tekke; Gönülce Dini Anlama ile Şekilce Dini Anlama ayrımını getirmiştir.

“Esas olan sadece Zahirdir” yaklaşımı din alanında açığa çıkan aşırılıkların, sapmaların, kavgaların, ötelemenin temel sebebidir. IŞİD, EL KAİDE anlayışlarının temelinde de bu vardır.

Ayetler- Hadisler kulaç attıkça enginlere açılan bir deniz gibidirler. Onları tek mana ile kısıtlamak; denizi bardağa dökmeye çalışmaktır.

“Kardan adam yapmak; put yapmaktır ve günahtır” fetvasını veren Şeyh (!) mazide ve zahirde kalan din anlayışının komik bir örneğidir. Ya bugün “Küçük kız çocuğuna da nikah kıyılır, nikah ayrı zifaf ayrı, çocuk büyür, zifafa girilir” diyen Hocaefendiye ne demeli?!..

ALGI OPERASYONUNU KIRMAK İÇİN

Bilimsel- çağdaş gelişmelerin “Her an yeni şe’nde” sistem işleyişinin gereği olduğunu kavramayan; mazide veya zahirde kilitlenmeye mahkûmdur.

Din anlayışını yeniden inşa etmek; bilimsel verileri göz önüne alarak dini anlamakla mümkündür. İşte öyle bir yayın: http://www.okyanusum.com

Sömestr vesilesiyle Kitsan’dan yeni kampanya; MD eser takımı 162 TL yerine sadece 70 TL

http://www.kitsan.com/MEHMET-DOGRAMACI-10-KITAP-TAKIM,PR-925.html

Tefekkür ve Sorgulama, İmana hamile kalmaktır. İman doğduğunda Okuma hayat bulur.

GERÇEKTEN KAÇIŞ; DUYGUSAL YAKLAŞIM

Hakikat yayınına odaklanarak gerçeği tanıma zorluğundansa; duygu okşayan yayınlar peşinde kendini kandırmak, beşere özgü tuhaf bir tavırdır.

AKİL- BALİĞ MİYİZ?

Şeriatın akil- baliğ olma ölçüsü belli. Ya hakikatin? Kişi, neyi kavrar ve yaşarsa Allah Sistemi karşısında akil ve baliğ sayılır?!

Sünnetullah (Evrensel Allah Sistemini) kavrayan ve ona uyumlanmak için Hz. Muhammed (as) uygulamalarını yapmaya gayret eden akil-baliğ olmuştur.

BİLDİKLERİNİN İFLASINA HAZIR MISIN?

Bir gün Kur’an’ın, bedende işleyen sistemler, organ ve hücreler arası ilişkilerden başka bir şey anlatmadığı açıklanırsa sakın şaşırma!

O gün sureler- ayetlerden zihnine bina ettiğin, bir dizi batini yorum çıkardığın kıssalarla örülü hayal kulen nasıl yıkılacak kim bilir?

“Zülkarneyn demiri eritti, üstünü bakır kapladı” ile yetişenler, kıssanın elementlerin bedene, düşünceye etkisini açıkladığını duyarsa?!

Yusuf’u Aşka, Musa’yı Tura, Nuh’u Tufana yollamak, öyle yorumlamak zevkliydi. Bunlarla beyindeki nöron ilişkileri anlatılmıştır denirse?!

Hazırlanınız! Tüm bilgilerin yıkılacağı Din ve Bilimin kol kola yürüdüğü Altın Çağ çok şeye gebe! Yenilenen elenmeyecek, üzülmeyecek.

BİR ŞEYTAN KANCASI; DUYGUSALLIK

Şeytan; duygusaldır.

Duygusallık ve sahiplenme güdüsü bilince hakim olduğunda akıl da iman da seyahate çıkar!

İnsanı yakan cehennem ateşinin çırası duygusallık, kibriti sahiplenme güdüsüdür.

Nostalji, Romantizm, Sitem, Arzu, Bağımlılık biriktirip Zihin Ocağında, Duygu çırasına Hırs kibriti çalarsan yanarsın için için. Uzağa gitme, işte Cehennem!

YANMAYI SEVMİŞSE DOKUNMA YANSIN!

Kişi, yangınına kutlu bir anlam giydirmişse, ona ateşini göstermenizi ilahına saldırı olarak algılaması kaçınılmaz olur. Bunu göze almışsanız ikaz edin. Saldırılmak istemezseniz, dokunmayın yansın güzel güzel.

“Ana-baba, koca-karı, amir- memur, vb dünyevi kimlikler; sahipleneni cayır cayır yakar” dedim. “Ama annelik kutsal, hadis var” dedi. Sustum… Sahipliğine kutsal kılıf geçirene konuşmaya değmezdi çünkü.

Sahipliğine “Kutsallık” yükleyen neyi sahiplendiğini kesinlikle anlayamayacak; bu sebeple azabını dindirecek yolu keşfedemeyecektir!

“Kutsallık” ile “Putsallık” düşman görünümlü ikiz kardeşlerdir! İkisi sürekli birbirini besler! Düşünebilecek misin?!

SAHİPLENMEK; YANMAKTIR

İnsanı sahiplikleri yakar. “Çocuğumun üstüne titriyorum, derdi bitmiyor. Neden?” dedi. “Üstüne titrediğin için” dedim. Keşke anlasaydı!

“Sahip” olduğun kadar Cehennem; “Şahit” olduğun kadar Cennettir bu hayat.

“Kul” olmaktan başka hangi kimlik elbisesini üstüne geçirirsen bil ki o elbise ateşini arttıracak ve seni yakacaktır!

“En tecrübeli bendim” ötekini müdür yaptılar, haksızlık bu!” dedi. “İyi etmişler, tecrübeliyiM demeye devam et. Yanışın mübarek olsun” dedim.

Anne, kendisini çocuğunun RAB’bi; Baba, kendisini ailenin REZZAK’ı saydığı için ateş düşer yuvaya! Allah, Allahlığını kimseye vermez!

SAHİPLENMEK ve HAKKINI VERMEK FARKI

“Sahiplenmemek” ile “Hakkını vermek” arasındaki farkı ayırt edemezsen, sahipliğe dair sözlerimi hiçbir zaman anlayamazsın! Azıcık düşün!

Sahiplendikçe hesap kabarır, hakkını verdikçe nasip çoğalır!

HİKMET- KUDRET

Hikmet; nedensellik, sebep-sonuç, determinizm veya kısaca doğa kanunu denen Sünnetullah işleyişini okumaktır.

RE’SÜL HİKMETİ; MEHAFETULLAH (Hikmetin başı Allah Korkusudur.)

DÜNYA HİKMET YURDU; AHİRET KUDRET YURDUDUR. Beşerce; beş duyu bakışı nedensellik kuralları ile kayıtlıdır. Üst seyir ise bunların ötesidir.

EL HAKİYM İlminin kudretiyle açığa çıkmasını sebepler zincirine bağlayarak, nedenselliği oluşturan ve böylece kesret algılamasını oluşturan.

EL KAADİR… İlmindekileri kudretiyle bir nedenselliğe dayanmaksızın yaratıp seyreden! Bu hususta asla sınırlanmayan!

DÜNYA HİKMET YURDU; AHİRET KUDRET YURDUDUR. Şu anın nedenselliğini okuyabilene, bir sonraki anı seyir kudreti açılır. Şu an, neyin ne ile tetiklendiğini çözebilene, sonraki anları daha bilinçli ve huzurlu seyir kudreti, lütfedilir.

Hikmeti okumanın anahtarı; TETİKLEME SİSTEMİni kavramaktır.

http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm