Değiniler- 17

Değiniler- 17

ZİKİR; OYUN VE OYUNCAK DEĞİL

Zikir vermek; kemâl ve ehliyet işidir. Kamil ve Ehil insan deneyimlediği, faydasını bizzat müşahede ettiği çalışmayı zikir olarak verir.

Cem Yılmaz diyesi “Nişantaşı’nda yogaya yazıldık şekerim” edasıyla zikir alınmaz, zikir verilmez. Zikir, oyuncak değildir.

Esmayı, sayıyı nasıl ayarlıyorlar bilinmez;astrolog,terapist,şifacı,gelişimci vb zikir veriyor artık. Kemalat, Ehliyet hak getire!

Rast gele zikir alan; frekansı karıştığı,zihni bulandığı,hakikat zannıyla ego girdaplarında bocaladığı an kendinden başkasında suç aramasın!

http://www.ahmedhulusi.org/kitap/duavezikir.htm Zikir-Dua konusunda müracaat kaynağım ve dostlarıma önerimdir bu eser. Rastgele zikrederek, kendime düşman kesilemem.

KABİR NERESİ? YA KABİR AZABI?

Hadislerdeki “Kabir Genişliği”,”Kabir Sıkması”; kişinin dünya hayatında genişlettiği veya genişletemediği değerlendirme kapasitesi olmasın?

Beden zannıyla yaşamış olan kabirde onun çürüme azabını da aynıyla hisseder, çeker elbet. Ya beden olmadığını ölmeden önce fark eden?!

TELEPATİ

Saniyede 400 milyar veri işleyen beyin; diğer beyinler,bilinçli mahlukla zaten daimi iletişim içinde. Telepati; bu işlevin bilinçli kullanımı.

Kültür köklerinde Üveys El Karani (ks) gibi bir zat olacak da, asırlardır düşünce gücü- telepatiye yabancı duracaksın öyle mi? Çok yazık çok.

Telepatinin zirvesini Resulullah (sav) ile kuran zatla tanışalım mı?

http://www.tasavvuf.gen.tr/tasavvuf-yazarlari/rasulullah%E2%80%99i-gonulde-bulmak/

Düşüncelerinizi dilinizle değil beyninizle ulaştırmaya çalışın. {@AhmedHulusi}

Sessizliğin gücünün farkında mısınız?! {@AhmedHulusi}

Ses yükseldikçe mananın gücü düşer. {@AhmedHulusi}

ALLAH TAKDİRİNİ BEYİNDEN AÇIĞA ÇIKARMADA

Bir konuda BEYİN FONKSİYONU tespitini hazmedemeyip ALLAH TAKDİRİ kavramına kaçmayı daha sevimli buluyorsan ışığı elinle karartıyorsun dostum.

İNANDIKLARIN, AKLINA YATIYOR MU?

Din Gerçeğiyle tanışma; yerdekiler ıslah olsun diye gökten kitap-peygamber yollayan, bozuldukça tazeleyen tanrı anlayışından çıkmakla başlar.

Bu ne aciz bir tanrı ki, kitaplarının yaz- boz tahtasına çevrilmesine, peygamberlerine zulmedilmesine bile dur diyemiyor?!..

Gökten inen eskidikçe yenilenen kitaplar, tepeden seçilen tanrı elçisi peygamberler mi? Yoksa Allah Sisteminin Resul- Nebilerce okunması mı?

İmamı Azam, “İmam Cafer’le tanışmasam helak olmuştum” diye açıklar Dinle esas yüzleşmesni http://www.ahmedhulusi.org daki ilmi görmesem ben de bitiktim.

İMAN VE SORGULAMA

Sorgulamadan kabul, iman için yeterli ve geçerli olsaydı; “Ey İman edenler, İman edin B işaretince…” (Nisa-136) ayetine muhatap olmazdık!

Veritabanında bilgisi olmayanı kabul imandır. İman edileni akılla, evrensel gerçekler ölçeğinde sorgulama; B işaretince Yeniden İmana uzanır.

Dün iman yollu anlatıldı gerçek, ona destek bilimsel veri, teknik aparat, zihin açıklığı yok diye. Bugün var, hala eski tarz mı olmalı iman?

Sorumluluk; imkanla doğru orantılı. Bilimsel-teknik veri yokken yeterli olan bugün yeterli midir? An, imanı bilim-teknikle yeniden inşa anıdır.

“Abdest temizlik için” ezberin,”Teyemmüm ne için o zaman?” sorusunda iflas edince apışıp kalacaksın! O halde yeniden iman, yenilenerek iman.

Aklı kullanarak sorgulamayı nefsini Allah’a şirk koşmak; bilinçsiz emir kulu olmayı da İman olarak takdim ettiler. İnsaf! Bu çağda hala mı?!

Bir konuyu iyi bilmek veya onunla ilgili sahada uzmanlaşmak; onu yaşamak anlamına gelseydi, dünya yüzünde sigara içen tek doktor göremezdik.

“İman bilgisi”, iman değildir! İnsana “iman” bilgisinin verilmesinin amacı, onun taşınması değil, anlamının yaşanmasıdır! (@AhmedHulusi)

“Hele ben bir iman edivereyim” diyerek kimse iman edemez. İman; açığa çıktığı noktada sana tercih bırakmayan, kimlik üstü kuvvedir çünkü.

İmanın-İslamın Şartlarnı; Akıl ve İmanın hakikati nazarıyla fark etmek, rutin ezberi bozmak, uyanmak, yenilenmek için http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/akilveiman.pdf

ŞİFA VE DUA

Şifa Duası; doktora gitmektir. Hiç bir yere gitmeden el açıp “Rabbim şifa ver” demek değil!

- Şifa Allah’tan, doktor sadece sebep (Yanlış)

- Eş’Şafi esmaının açığa çıkış mahalli doktor (Doğru) Sebep, vesile diyerek ötelemeyi bırak!

“Esası şurada, buradaki sadece vesile” dersen beynin otomatik olarak vesileyi hafife alma moduna girer. Bu da seni, önünde olandan perdeler.

Allah esmaları karşındaki beyinlerden açığa çıkmada. “İnsan vesile,esas olan hakikat başka” dersen, öteleme girdaplarıında kaybolur gidersin.

İNSANI BEDEN SANMAK? PEKİ, HALİFE?

Annelik ve Babalık insanın Halife yanına mı yoksa beden yanına mı ait kavramlardır?!..

Ana-baba, amir-memur, çalışan-işveren, hemşehri-yurttaş kavramlarının hakkını vermeye adandı. Kulluk hakkı, Münker-Nekirle aklına geldi. Ve artık çok geçti.

Çıplak teneşire koyduklarında kulluğunu hatırlayacaksın zaten. Bedensel etiketleri şimdiden çıkar ki salânı duyunca pişman olmayasın.

O süreçte kişi, kardeşinden kaçar, ana- babasından, karısından ve oğullarından! O süreçte onlardan her birinin derdi kendi işidir (80/34-37)

GÜNEŞ TUTULURKEN

Güneş tutulacakmış. Önceki tutulma felaket olmuş. Milyarlarca yıl hiç böyle tutulmadı oysa (!) Yeter ki aklım tutulmasın. Aklımı seviyorum!

“Astrolojik tesirler bağırsak beyinde yaşayana dönük etkiler bırakır, üst beyinden seyir sahibi yolunca yürür gider” diye Bi şey duymuştum.

“Rötar var” dedim. “Merkür’e selam söyle, beni kızdırmasın” dedi. “Güneş tutuluyor” dedim. “Yeter ki aklım, gönlüm tutulmasın” dedi. Çılgındı.

Güneş tutulmasının bir süresi vardır, tutulur, yoluna devam eder. Ya akıl tutulmaları? Ya İlim tutulmaları?

İslam alimleri yeni yorumlarla din anlayışını güncellemek yerine dünü tekrarı kutsal ödev saymışsa bitmez bir “İlim Tutulması”dır yaşanan.

GERÇEK ÇOK AÇIKTI GÖRENE

Kur’an’da şu 5 kavramın çoğulu hiç yoktur: DİN- HAK- NUR – RUH- ARZ. Kur’an’da çoğulları niye yok, düşün. Düşünürsen bu bile çok şey açar.

Kur’an’da “DİNLER” kavramı yok. Ama yerleşik din kültürümüzde DİNLER anlatımı, dini eğitim kurumlarımızda da DİNLER TARİHİ dersi var.

Kur’an’da RUH var, çoğulu ERVAH (Ruhlar) yok! Kültürümüze ÂLEM-İ ERVAH (Ruhlar Alemi) ni kim ekledi? Üstüne bir de ELEST BEZMİ giydirdi?!..

Kur’an sadece RUH derken RUHLAR dersen, üstüne bir de RUHLAR ÂLEMİ eklersen, doğmuş doğmamış herkesi sıraya dizer; ELEST BEZMİ de yaparsın.

Din- Bilim ışığında RUH un hakikati? Sahasında tek olan eser: RUH İNSAN CİN. (Ücretsiz indir) http://www.ahmedhulusi.org/kitap/ruhinsancin.htm

İçme suyu, nehir, havuz, deniz, göl, çeşme, pınar vb ayrı ayrı sular mıdır, yoksa tek olan SU yun konuma göre aldığı isimler midir bunlar?

Senin, benim, ötekinin ruhu vb anlatımlar görünce sanma ki Ruhlar var ayrı ayrı! Tek olan ruhun açığa çıkış konumuna Ruhlar denmiş. Ruh;Tek!

DOSTU İKAZ EDERKEN

İkaza, yardıma, öneriye karşın ısrarla aynı yerde dönüyorsa, yanarak arınacaktır. Kurtarıcı rolünde ısrar edersen üstüne kıvılcım sıçratır.

Ehil ile Duygusalın farkı yanarak arınacaklarda açık izlenir. Duygusal, yanma pahasına kurtarıcı rolüne soyunurken Ehil, yananı da izler.

Deneyimlemeden ikna olmamak zaafıdır beşerin. Tıpkı çocuk gibi. Cıss dersin uzanır ateşe. İzin ver, bir kere yanınca bir daha dokunmaz zaten.

Tırnak yemede ısrar eden oğlunun işaret parmağına jiletle bir çizik atmış anne. Bir daha hiç elini ağzına götürememiş! Merhametsiz anne!

Ehli, ikaza rağmen zaafını yenemeyeni çizer bazen. Yamyamlara dedikodu malzemesi çıkar; filanca çizilmiş. Veli annedir, çizilen evlat!

DUA HAZİNESİ

“DUA İNSANA VERİLMİŞ YARATMA SIRRIDIR, İNSAN DUA ETTİKÇE ALLAH ONUNLA YARATIR.” (@AhmedHulusi) Daha açık nasıl söylenebilirdi ki?

“Yazılan yazıldı, izin vermezse dua edemem” dedi, Tanrıya çıktı yolu.

“Duam; yaratma anahtarım. Sonuna kadar kullanırım” dedi, Allah’ı buldu.

Gayesine inanan, inancına fiilen kilitlenen tek bir kişinin; binlercesinin aksi tutumuna rağmen öne geçmesi de Beynin bir fonksiyonudur.