Hasbıhal- 7

Hasbıhal- 7

S. Öneriniz olan eserleri düzenli okuyorum. Dua ve zikir çalışması da yapıyorum. Senelerdir klasik ezberlerle büyüdük. Okudukça, fark ettikçe içim yanıyor geçen yıllara. Bir de içimde bir korku var; ya ben dönüşümümü tamamlamadan ölürsem, ya her şeyi kavramaya ömrüm yetmezse?!..

C. Geçmiş geçmiştir. Telafisi yoktur. Gelecek, henüz belirsizdir, kaygısıyla bugünü zehretmeye lüzum yoktur. Bizim için sadece şu an vardır. Onu ne kadar değerlendirirsek kârdayız kendimiz adına. Her insanın kendine has bir ilerleme süreci ve yolu var ayrıca. Kimsenin hali kimseye benzemez. O nedenle hepimiz, özümüze yönelip elden gelen gayreti göstermek durumundayız. Size ümit ve moral olmak üzere şunu diyebilirim ki, senelerdir tasavvufla meşgul, ilim papağanlığından başka bir şey yapmamış, ilmi gırtlağından aşağı inmemiş nice insan mevcut. Henüz bu işe yeni adım attığı halde samimiyet ve kavrayışı ile bir anda öne geçenler de gördük. Kesinlikle ümit var olunuz… Ölüm mü? Onun hangi saatte kapıyı çalacağı belirsiz. O noktada hepimiz aynıyız. Kendinizi üzmeden yola devam ediniz dostum.

S. Sayfanızdaki paylaşımlara ben de yorum yapmak istiyorum ama diğer yorumlara nispetle basit kalır diye çekiniyorum.

C. Şeytanı cennetten eden, kıyas yapmasıydı bilir misiniz? Sizin dünyanızda sizden başkası hiç var olmadı. Size ne ötekilerin yorumundan? İfade ettiğiniz kaygı egoya ait. Ona prim vermeyin lütfen. Hakaret, iğneleme, birilerine saldırı, birilerinin propagandası gibi sığ sulara girilmediği sürece sayfamız her tür yoruma açık. Gönül rahatlığı ile yorum yapınız.

S. Annem, babam yıllar önce öldü. Ben bu aldığım ilimle onlara da bir şeyler yapmak istiyorum. Onlar bu ilmi duymadılar. Ne dersiniz?

C. Hayret ediyorum dostlarıma. Biz, kendinizi kurtarın dedikçe millet sanki kendini kurtarmayı tamamlamış gibi eşini, dostunu, akrabasını nasıl kurtaracağını soruyor bize. Şimdi bir ileri aşmaya geçtik sayenizde. Ölmüşleri de kurtarıyoruz öyle mi?! Akıllı olun! Ölen; ömür sürecini tamamlamış, defteri kapanmıştır. Onlara sadece hayır dualar edersiniz bu da kabir süreçlerine bir nebze fayda sağlar, yoksa ahiret konumlarını ve kazanımlarını değiştirmez. Artık “Kendini kurtar” önerimi bencillik olarak algılamaktan çıkın da lütfen kendinizi kurtarmaya odaklanın olur mu?

S. Oğlum 20 yaşında. Namaz, niyaz yok. Serseri tipli bir şey oldu çıktı. Onu düzeltecek bir zikir öneriniz var mı?..

C. Buyur buradan yak! Kahvenizi nasıl alırdınız? Yanına mozaik çikolata mı olsun, gül lokumu mu? Biz ne anlatıyoruuuuuz siz ne yapıyorsunuz Allah aşkına sevgili dostum?! Bizim anlatmaya çalıştığımız ilim kendimizi kurtarmaya dönük. Başkalarını etkilemeye değil. Oğlunuz buluğ çağına çoktan ermiş. Onu zorlamayın ve sıkmayın. Siz kendi çalışmalarınıza yoğunlaşın. Anneliğiniz, babalığınız Kulluk görevinizin önüne geçmesin! Yakınınız da olsa bu ilmi kimseye baskı ve dönüştürme aracı olarak kullanmaya kalkmayınız. İşin sır yanı mı? Siz samimiyetle ilme odaklanın, yakın çevreniz de aşama aşama düzelme eğilimine girer kendiliğinden. Tabii siz acelecilikle onların başına tanrı kesilmeye kalkmazsanız!

S. Memlekette çok adaletsizlik var. Haksızlık diz boyu. Çok üzülüyorum çok. Bunlara da değinseniz yazılarda.

C. Kendi düştüğünüz medya ve ülke gündemi düşük frekansına beni davet etmeyin dostum. O girdaba girmem, bu bir. İkincisi; adaletsizlik ve haksızlık göze, beş duyuya göredir. Emin ol Allah Sisteminde zerre kadar haksızlık yoktur. Allah Sisteminde kimseye haksızlık edilmez; kişiler, kurumlar, devletler, ülkeler layığını yaşarlar. Her dönem bu böyledir, böyle olmaya da devam edecektir. Bu gündemlere dalarak kulluk hakikatinize haksızlık etmeyin! Sizin tek derdiniz kulluğunuz olsun.

S. Kitap okumaya ve zikretmeye başladım, eşim, çocuklarım başta olmak üzere yakın çevrem garipsiyor; laf ediyor, hatta kınıyor beni. Sürekli de iğneliyorlar. Ne yapmalıyım?

C. Ne bekliyordunuz? Hepsi size selama dursun, ah ne güzel kul, ne de iyi ediyor, desin ve saygıyla karşılasınlar öyle mi? Allah Sisteminin ruhunda yok öyle bir şey! Aksine tarih boyunca rutini bozan, alışkanlığı tersine çeviren herkes tepki almıştır. Almaya da devam edecektir. Alışık düzeninin bozulmasına kimse razı olmaz! Size düşen; evdeki, işteki görevlerinizi aksatmadan, kimseyi rahatsız etmeden çalışmalarınıza devam etmektir. Fincancı katırlarını ürküten bedelini öder. Ürkütmeden sessizce yürümek de mümkün. Kolaylıklar diliyorum.

S. Ben sizin bir eserinizdeki görüşünüzü gittiğim bir tasavvuf sohbetinde ortamın büyüğüne anlattım. Çok kızdı. O kişi bu görüşleriyle küfre girmiş dedi. Ne dersiniz?

C. Hiçbir şey demem. Allah sana akıl, fikir ve basiret versin!

S. Çocuğum down sendromlu doğdu. Buna şifa olacak zikir öneriniz var mı?/ Kızım zihinsel engelli. Dua veya zikir var mı beynini açacak?

C. Doktora gidin ve dediklerinin dışına çıkmayın! Modern Tıbbın haricinde birileri Down sendromunu, zihinsel engeli çözme vaadi veriyorsa ondan kaçabildiğiniz kadar kaçın. Ve sakın ne kendinizi ne de paranızı kaptırmayın.

S. Üslubunuzu anlamakta zorlanıyorum. Daha basit yazsanız.

C. Her ilim dalının kendine has terimleri ve dili vardır. Hukuk dili Tıp diline, Mühendislik dili Güzel Sanatlar diline benzemez. Tasavvufun da kendine has bir dili var. Bizim o dili en sade, 7 den 70 e anlaşılır biçimde kullandığımız da herkesin malumu. Her yazarın da kendine has üslubu var ayrıca. Üsluba adapte olmak üzere biraz takipte olmak ve okumalara devam etmek iyi gelir. Bana üst kattan aşağı in demeyin dostum. Ben sizi yukarı, seyir terasına kahve içmeye çağırmışım siz bodruma gel diyorsunuz. Kusura bakmayınız, çabalayarak çıktığım ve manzarasına bayıldığım terastan aşağı inmeye pek niyetim yok. Siz yukarı buyurun lütfen. 

S. Bazı yazarların eserleri ücretsiz dağıtılıyor. Sizinki neden parayla satılıyor hala? Hem internetten indirilebilir değil, neden?

C. Kaç defa anlattım, kaç kere yazdım. Son kez bir daha söyleyeyim. İlim yolunda bana düşen sadece yazmaktır. İşin satış kısmıyla ilgili değilim. Ehlinin; “Allah İlminden para kazanmama” prensibine uydum ve tüm eserlerimi ilk günden itibaren yayınevine devrettim. Kâr ya da telif almıyorum. Onlar kâğıda, baskıya, grafiğe para ödediklerinden para ile satmaları da, internete vermemeleri de doğal. Parasız dağıtmaya gelince…. Zengin olduğumun ertesi günü bunu yapacağım dostum, söz! Dua et de bir an evvel zengin olayım.

S. Eski iş yerimde insanların hasetlerinden ve çıkardıkları fitnelerden çok çektim. Şimdi yeni bir işe başlayacağım. Ora da öyle olursa diye tedirginim. Nasıl bir bakış açısı ve dua önerirsiniz.?

C. İnsanın en büyük hatası dünü bugüne, bugünü yarına; önceki yerde olanı yeni yere zihnen taşımasıdır. Rahat olunuz. Rabbinize sığınarak güzel niyetlerle işinize başlayınız. Günlük Korunma Dualarınızı ihmal etmeyiniz… İş ortamlarında haset de olur fitne de olur. Bunlar dahi doğal. Bütün mesele sizin kendinizi inşa ederken zihninizi ve bilincinizi dikkatle korumanızda saklıdır. Hayırlı olsun yeni işiniz.

S. Eşim beni anlamıyor. Sürekli de tersine davranıyor. Ne yapmalıyım?

C. Bizim yansıtmaya çalıştığımız ilim bir hayat anahtarıdır. Anahtarı veririz ama eve girmeyiz. Beni içeri çağırmayınız dostum lütfen. Özeliniz ve ailevi hayatınız size ait. Ayrıca bana soru yönletirken şu ölçümün olduğunu da unutmazsanız sevinirim. “Filanca beni anlamıyor” türünde başkasından ve karşıdan yaklaşılarak yöneltilen sorulara cevap vermiyorum. Çünkü anlattığım ilim kendinden kendine bir sistemdir. “Filanca beni anlamıyor” yerine “Ben filancayı nasıl anlarım?” diyerek yola çıkarsanız her sorunuza cevap vermek için azami çaba sarf ederim.

S. Sizi okuyanlar da dâhil bazı hanımlar tesettürsüz yaşıyor. Bazı beylerde de namaz yok. Bizzat şahit oluyorum. Bence hem hakikat ilmi oku hem de böyle ol, dine uygun değil. Onları bu yönde niye uyarmıyorsunuz?!..

C. Hüküm sahibi sadece Allah olduğu için biz hiç kimse hakkında hüküm vermeyiz. Hüküm vermekten de şiddetle kaçınırız. Gütmeyi de güdülmeyi de hiç sevmedim. Kimsenin çobanı değilim. Biz, daha çok düşünsel bir dönüşüm öneriyoruz insanlara. Düşünsel dönüşüm ekseninde dua ve zikir önerileri de paylaşıyoruz. Düşünce ve bakış açısı değiştiğinde kişi zaten kendi yolunu çizecektir. Vazifemiz sadece anlatmaktır; dikte etmek, milletin başına din kontrolörü kesilmek değil. Yaşam tarzları insanların kendisini bağlar.  Kur’anda hükmü açık bir konuda neden tekrar konuşayım. Başörtüsü ve Namazın Kur’andaki durumu bellidir. Açık olan hükümlere tekrar tekrar girmek de insanların başına fetvacı kesilmektir. Bunu yeterince yapan insan var zaten bu ülkede. Biz, seyirle ve anlatımla yaklaşıyoruz dostum. İnsanları değil, kendinizi sorgulamanız size daha faydalı olacaktır.

S. Banka Kredisi, Faiz, Zina gibi hususlarda bazen aklım karışıyor. Bunlara hakikat penceresinden nasıl bakabiliriz?

C. Maşallah çok uyanıksınız dostum. Fetva vermeyeceğimizi bildiğiniz için sorunun sonuna “Bunlara hakikat penceresinden nasıl bakarız”ı sıkıştırarak bizi fetva alanına çekmeye çalışıyorsunuz. Bunlar konusunda kaynak çok. Müftülüklerin fetva hatları da açık. Eserler kıyamet gibi. İnternet önünüzde. İnceleyip kendi yaklaşımınızı inşa edersiniz inşallah.

S. Bulunduğum şehirde sohbet meclisi yok. Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde varmış. Bana sohbet meclisi önerir misiniz?

C. Senelerdir sohbet meclislerinde oldum. İlim yayınları güzeldir. Dostlarla müzakere de güzeldir. Ama dedikodunun dik alası, çekememezlik tripleri, bilgi satarak ego gösterisi de en çok oralarda yoğunlaşır. Çok dikkat ederseniz, biz facebook sayfamızda ve twitterde, kendi sitemizde zaten size bir sohbet meclisi sunuyoruz güzel dostum. Dedikodusuz, iğnelemesiz, huzurlu bir sohbet meclisi.  Daha ne? Değil mi ama? Kiki