Rabbim, Hayretimi Arttır- 5

Rabbim, Hayretimi Arttır- 5

SORULAR:

- Beynin kelimeleri resim gibi algılaması herkeste olan bir durum mu? Yoksa bundan muaf olan beyinler de var mı?

- Hastalıkların günaha kefaret olması ne demek?

- (Euzü bivechillahi…) Korunma Duasında geçen “Sığınırım Kerim Allah Vechine ve O`nun kelimelerinin tamamına ki” cümlesinde “Kerim” ve “Allah Kelimeleri” kavramları nasıl anlaşılmalı?

- Kuantların çiftler halinde oluşu?

- “Astrolojik etkiler dediğimiz girişim frekanslarının bir yönüyle de veritabanımızın uzay zaman navigasyon değerleri olduğunu düşünebiliriz!” Uzay zaman navigasyon değeri ne demek?

- “Allah’a Döndürülme” geçen ayetlerde işaret edilen nedir?

ALLAH’A DÖNDÜRÜLME

(Evrensel Sırlar/ 3. Gün) Tümel akıl; bir birimin, bir mânânın oluşmasını irade ettiği anda; o birim, o varoluş gayesini gerçekleştirecek enerji olarak hayata atılmış olur… O birimin burada kaderi söz konusudur… Bazı birimler tâ insanlığa kadar ulaşır… Bazıları ise daha evvelki noktalardan dönüşe geçerler… O birim, insan olmak üzere var olmuş ise, enerji−ışın−atom−molekül−hücre yapılarından geçerek, yani bu dönüşümleri tamamlayarak, nihayet insan hâlini alır. Bu geçiş safhalarının her birinde, o birimin gayesi, sadece içinde bulunduğu aşamayı tamamlayabilmektir… Mesela, salt enerji hâlinde iken, bu hâli tamamlayıp çok yüksek frekanslı bir dalga boyu olmayı diler… Bu olduktan sonra, daha yoğunlaşmayı diler ve nihayet dönüşümler onu, atom olma hâline getirir… Atom sürecinin bir sonrası, maddeleşmesidir… Maddeleşmeden sonra nebatlaşmaya geçer… Nebatlaşmanın sonu ise insan olması takdir edilenler için, insanların yediği hayvanlardan olmaktır… Ondan sonrası hayvanlık ve nihayet insan vücuduna geçiştir… İnsan vücuduna geçtikten sonra, hedef, bir sperm olabilme aşamasına gelebilmektir. Sperm olduktan sonraki en büyük aşama ise, bir yumurta ile birleşerek, nihayet insanlığa ilk adımı atabilmektir…

(Evrensel Sırlar/ 2. Gün) Kozmik bilinç, yani Tümel akıl; hayalinde bir şeyi var ettiği anda, hayal âleminde o şey enerji olarak açığa çıkar… Bu enerji; dalga boyları dediğimiz kendine has bilinçli birimler, ışınsal yapı hâlinde, çeşitli yoğunlaşma aşamalarından geçerek nihayet atomlaşır… O dahi kitleleşerek, çeşitli, gayesine uygun maddeleri meydana getirir ve nihayet ölümü yani dönüşümü hâsıl olur… Ölümü hâsıl olduğu anda; gerçekte, o tekrar ışınsal yapıya dönüşmüştür, ama bunu siz tespit edemezsiniz… Ve bu yolun sonunda tekrar enerji hâline gelir ve böylece aslına dönmüş olur… Ve bir sonraki imajın temel elemanı olarak yeni bir oluşum hâline gelmeyi bekler…”

(Evrensel Sırlar/ 3. Gün) “Bakın, ‘insan’ kelimesi, bir isimden ibarettir; ve siz birtakım vasıfların toplamına, bu ismi veriyorsunuz… Bizse, ‘birim’ kelimesini kullanırız. Her ‘birim’in gayesi vardır. Bir noktadan çıkar, bir daire çizer ve tekrar o çıktığı noktaya döner. Birim; çıkış noktasından, sadece bir gaye ile, ve bir hedefe yönelik olarak hareket eder… Bu gaye, bazısında kısadır, bazısında uzun. Bazısı çıkış noktasına ışınsal yapıda döner, bazısı atomlaşmadan, bazısı nebatlaşmadan, bazısı hayvanlaşmadan ve nihayet bazısı da insanlaşmadan sonra döner… İşte bir birim, insanlaşmayı tamamlarsa o zaman ‘insan’ ismine hak kazanır ve bu gibilerin arasında bu isimle anılır. Ama gerçekte o, bu ismi kazanmadan evvel de, bize göre mevcuttur ve bir birim olarak gayesine uygun çizgide yürümektedir.”

(Evrensel Sırlar eserinde bu bölümler anlaşılırsa Allah’a Döndürülme ile işaret edilen olayı biraz kavramış olursunuz)

HASTALIĞIN KEFFARET OLUŞU

ED DÂRR…Birimlerin sıkılıp bunalarak KENDİNE DÖNMESİ İÇİN çeşitli azap veren hâlleri (hastalık, çile, belâ) yaşatan! 

http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm#ixzz3VdB32EeE

Dikkat et; KENDİNE DÖNMESİ İÇİN… 

BEYNİN RESİM ALGISI- “ALLAH KELİMELERİ”- “ALLAH VECHİ”

Var olan sadece “Dalga Hareketi” ve bunun ihtiva ettiği “Bilgi Paketi”.

Beyin, astroloji, insan, bitki, galaksi vb kısaca her şey dalga hareketi; bilgi paketi.

İsim verdiklerimize varlık vererek aldandık. Oysa isim işaret. Biz ona varlık verdik. İşte isme varlık vermeden onu bir işaret, bir bilgi, bir dalga hareketi olarak değerlendirmenin adı dinde “ALLAH KELİMELERİ” diye anlatılmış.

Ama bizim yaşam şeklimiz isme varlık verme üzerine kurulu. Oysa isme varlık vermek o varlığın hakikatine yapılan bir tecavüzdür.  

Beyin bilgiyi çevirir, dönüştürür.

İnsan; bilgi paketi. İnsan diye de bir şey yok insan adıyla işaret edilen bilgi paketi var.

Allah ismi işaret. İşaret demezsen beynin Allah’ı alır, varlık verir, bir yere oturtmaya, resmetmeye çalışır. Bu da Allah hakikatine tecavüzdür.

Ayette “Lekad haleknel insan fi ahseni takvim sümme radedna esfele safiliyn” buyurdu. İnsan ahseni takvim yaratıldı sonra esfeli safiliyne atıldı. Böyle çeviriyorlar. Bu neyi anlatıyor?

Dalga > algılayan > atom > algılayan > molekül > algılayan > hücresel yapı > algılayan > organ.

Dalga hareketinin aldığı isimler algılayana göredir. Beden dahi dalga hareketidir ama algılayana göre beden adını almıştır.

Orijine ulaştıracak isimler verilmeli. Ama biz isme varlık vererek “Dûnunda” kavramı oluşturuyoruz. Allah için dûnu da yok zaten. Yok hükmünde. Dûnu kelimesini dışında diye çevirdiler orada da anlam kayboldu.

(Allah Dûnunda; http://www.ahmedhulusi.org/kuran/kurancozumu.htm)

Madde yok, hayvan yok, galaksi yok, vb yok varlıkta sadece dalga hareketi ve onun içerdiği bilgi paketi var.

İsme varlık vermez de işaret olduğunu düşünerek yaklaşırsan bu seni “ALLAH VECHİ” denen gerçeğe götürür.

Madde ile mana aynı şeydir. Madde ve mananın aynı olduğunu bilen “ARŞ” tan bahsedebilir.  Bunu bilmeyen “Madde mana sınırı arştır” der. Oysa madde- mana sınırı diye bir şey yok!..

Vaktiyle Kabe’nin altından çıkan eski İbranice yazıtlarda “Rahmanı Rahiymden koparmayın” manasında bir cümle bulunmuş. Maddeyi manadan ayırmayın işareti.

Kur’anda BİZ, melekler, Cebrail, Münker Nekir vb hepsi isimdir. İşarettir. Ayrı varlık sanma. İşte bunu kavrayana “ALLAH VECHİNİ GÖSTERDİ” derler. “Zül Celali Vel İkram tecellisine uğradı” derler. Celal Nurları açılınca; dalga hareketi kavrayışı sana açılınca sana ikramlar erişir demektir. Bu kişi artık isim kaydına girmeden bilgi paketi diye bakar olaya. Bu da en büyük nimet, en büyük ikramdır.

“Denizler mürekkep, ağaçlar kalem olsa Allah Kelimeleri bitmez” Bilgiye, dalgaya sınır getiremezsin, sınır çizemezsin.

Beyinlerin de dalga hareketini bilgi paketini algılama tarzları var. Vaktiyle bu ekolazer sistemi diye anlatıldı. Mana aynı, esma aynı ama birimde veritabanı ve aldığı etkilere göre açığa çıkış dozu farklı. Dinde bu “RAB ve RUBUBİYET- TERKİP” diye anlatılmış.

Genel bilgi paketi, tümel bilgi paketi de “RABBÜL ALEMİYN” diye anlatılmış.

“BEYİN HARFİ GÖRMEZ, KELİMEYİ RESMEDEREK GÖRÜR” demek “Beynin ana çalışma sistemi Tümü görmek üzeredir” demektir.

“AHSENİ TAKVİM YARATILDI” demek BÜTÜNÜ GÖRMEYE PROGRAMLANDI demek.

Beyin bütünü görür. Hatta görür de demek doğru değil bütünün kendisidir beyin.

Tecelli tektir. Bir kere olur. Hira’da Kur’an bir kerede inzal olur 23 senede peyderpey irsal olur. Aslolan tecellinin tek olduğu.

Ehli de Tecelliyat eserinde bütünsel olarak gerçeği anlattı. Sonra detaya inmek zarureti oldu, algılayanlara hitaben diğer eserlerini kaleme aldı. Oysa Tecelliyat ona açılanın bütününü taşır.

“ZERRE KÜLLÜN AYNASI”; Beyin bütünün kendisi.

Allah ismine varlık verenler; siz Allah ismi işaret dediğinizde sizi sapıklıkla itham ederler.

“ALLAH’A DÖNDÜRÜLECEKSİNİZ” demenin bir işareti de İnsan ismi ile işaret edilen öz ile Allah ismi ile işaret edilen öz aynı, gerçeğidir.

SÜMME RADEDNA demiş ayet, sonra aşağılara attı diye çevirmişler.

Olduğu yerden ona kayıplar yaşatarak aşağı atmadı. “Sonra bunu etti” de değil. Ya ne? Süreçler yaşattı demek bu. Ama bir süreçten ötekine atarken sıfırlamadı, önceki sürecin potansiyelini, verisini sonraya taşıdı demek bu! Önceki bilgi formunu sonraki başka bir forma aynıyla taşıdı demek. Önceyi de içererek sonrayı oluşturdu demek.

İnsan, bilgiyi kamilen yansıtan ilk yapı.

“İman”; dini bir kavram olarak almayın imanı. Ona hapsetmeyin. İman; beyne bazı şeyleri kabul ettirme kuvvesidir.

“İMAN ETTİM ALLAH VE MELEKLERİNE”… Bilgiye ve bilginin aldığı formlara inanıyorum, dalga hareketlerini biliyor ve kabul ediyorum.

“BEN DE MİSLİNİZ OLARAK BEŞERİM.” Bende olan sizde de var. Ben et kemik beden değilim, sen de değilsin.

Bütünü gören bütünün yanı sıra detayı da anlatır. Bütünü görmeden detaya giren zannını anlatır.

EDDARR esmasını hatırla. Bedeninde bir yere diken battı. Orası hemen iltihaplanır. İltihap; beynin hemen orayı bir koruma bandına almasıdır.

Kadında basen yağlanması da koruma amaçlıdır. Tanrısal bakan gidip yağ aldırıyor. Oysa beyin bunu koruma adına yapar.

Hastalık beynin bedene zaman harcamasının kefareti.

“ASTROLOJİ UZAY ZAMAN NAVİGASYONU” demek kişi kendinde mevcut yapıyı ve özellikleri nasıl kullanacağının yolunu astrolojik verilerle öğrenir, çizer, tayin eder, ona göre pozisyon alması sağlanır demek.

Güneş tutuldu, bir beynin aklı tutuldu, olmayacak laflar etti. Zarar etti. Astroloji ona tecrübe oldu. Bilen biri gidecek onu uyaracak, bak senin burç özelliklerin tutulmada bunu yaşadı, ders al bir daha ki tutulmaya dikkat et diyecek. Nübüvveti tebliğ edecek. O da yolunu çizecek.

“ALLAH KELİMESİ”; isme varlık vermeden onun işaretini değerlendirme hali Allah Kelimesi diye anlatılmış.

Et beyin kuantum beyin; Kuantum beyin et beyindir.

VEL BASÜ BADEL MEVT… Algılama aracı değiştiği an dirilirim. Her an da bu değişiyor.

Ölüm; algılama aracı değişimidir.

Ba’s; başka bir algıya geçiştir.

Hatasız kul yok. Olamaz da. Mühim olan hatayı düzeltebilmektir.

Mehdiyet; bana gelen bilgi ile Resulullah doğrultusunda doğru çizgiye getirmem demek.

Tecelliyatta BEDEN EN BÜYÜK NİMET der. Kime göre? Değerlendiren için. Değerlendiremeyen için külfet ve perdedir beden.

SEYAHATTE SIHHAT VARDIR. Farklı algılama araçları denemek, ba’slar getirir, algı değişimi getirir, bu da düşünce doğrultusunu ayarlar demek.

İnsan insanı kurtaramaz. İnsanı sadece bilgi kurtarır.

Varlığın Tekliği düşüncesinden hiç kopmadan teklif edilen ibadetleri hiç bırakmadan ilerleyebilirsiniz ancak.

SİZİN EN HAYIRLINIZ KUR’ANI ÖĞRENEN VE ÖĞRETENDİR. Sizin en kazançlınız ve en faydalınız Varlığın  tekliği bilgisini kavrayan ve kavranmasına paylaşılmasına çalışandır.

RAB ve RABBÜL ALEMİYN FARKI neye göre?

Matematikte Sabit var bir de Değişken var. Fark ayrılık değil. Sabit aynı. Değişken bulunduğu yere göre farklılık gösteriyor.

Sabit Değer: Rabbül Alemiyn.

Dğişken: Rab, Rububiyet, Terkipler.

Mürid esması sabit mesela. Müriyd esmasının sende, senin terkibin, çalışman, gayretince açılma dozu Değişkendir. Rab ve Rabbül Alemiyni de böyle anla.

{Bir sohbet ortamından aldığım notlardır. Kendime ait değildir.}