Değiniler- 20

Değiniler- 20

İLMİN TESTİ

Kişinin gerçeği ne kadar hazmettiği bilgisine bakılarak değil damarına basılarak anlaşılır. Kişinin damarı; dokunulmazı, tartışılmazıdır.

Ehil zatlar, senin beşer kalıbından insan çıkıp çıkmayacağını dokunulmazına dokunarak test ederler. Damarsız olana kadar damarına basarlar.

“Dini tahsil almış olmak” damarımmış meğer. Ne zaman beni muhatap alsa oraya basardı. “Cahilin tekiyim, öğret” diyene kadar bastı damarıma!

“Ar u namus şişesini taşa çaldım” diyen; öyle bir arındım ki basılacak bir damarım; dokunulmazım, tartışılmazım, vazgeçilmezim kalmadı diyordu.

ALLAH İZİN VERİRSE

“Allah izin verirse” niyazını “Veritabanım el verirse” diye okuyabilen insanın önüne yeni ve sonsuz ufuklar serilir.

“Allah izin vermedikçe yaprak kımıldamaz” diye dillenen samimi inanç dahi beyindeki işlevle alakalıdır. Bir sezebilsek!

ASTROLOJİK ETKİ VE KORUNMA

Bilgisayarında antivirüs programı olan siber saldırıya karşı güvendedir. Bilincinde Dua-Zikri çalıştırabilen astrolojik etkiye karşı güvendedir.

“Merkür rötarda” demek bir gezegenin beyni etkilemesi mi yoksa dışarıda Merkür içeride nöronlardan bir grubun ortak frekansta titreşmesi mi?

“Beyin için iç-dış farkı yok”sa astrolojik etki dışarının içeriyi etkilemesi mi olay beyninde mi? Beyindeyse anahtarı Dua- Zikir zaten elinde.

HAYAL VE GERÇEK ARASINDA

Hayaline iman etmiş tek kişinin binleri hatta milyonları yönlendirmesi şeklindeki beyin işlevine halk arasında Liderlik ve Karizma denmiştir.

Yönetici Beyin; iman ettiği hayalleri çekincesiz- riyasız uygulama alanına süren.

Yönetilen Beyin; iman edilmiş hayale iman edip takip eden.

Bunca darbe-saldırıya rağmen neden hiç kimse onu yerinden edemedi dedi. Hayaline iyi iman etmiş dedim. Hayaline iman; gerçeğini yaratmaktır!

Salât; Yöneliş demek biliyorsun. Peki, Salâtın aynı zamanda hayaline iyi iman ederek odaklanmak olduğunu da biliyor muydun?

“Öyle bir demokrasi istiyorum ki; günün birinde Padişahlık, Halifelik isteyenlerin de partileri olabilsin” (K. Atatürk) Hayale bakar mısın?

İMAN EDİLEN HAYAL; ZAMAN- MEKÂNI DA AŞAR

Hollywood son yıllarda Kuantum başta olmak üzere Allah İlmini destekleyen ne çok film çekti değil mi? Yönetmenler kimin hayaline uydu acaba?

Yenileyici tek beyinden çıkan hayalin dünyayı etkileyecek icraatlar yaptırdığını sezersen Allah İlmine destek gelişmelerin nedenini anlarsın.

“İnsan ömrü “Allahû Ekber” demeye yetmez!” demiş Ehli. Bu sözü, insan ömrünü aşan hayaller kurar gerçekleşir, kendisi göremez diye de anla!

Dua; hayaline iman edebilenin halidir.

Vehim Nuru; arınmış bilinçten çıkan hayal. Vehim Narı; arınmamış bilinçten çıkan hayal.

SEVGİ

Her bilinç bilgiye açık olmayabilir. Bilgi değerlendirme kapasitesi de olmayabilir. Her bilincin koşulsuz açık olduğu biricik olgu Sevgidir.

Evrenin ortak paydası Sevgidir. Sevgi anahtarının açmayacağı kapı yoktur.

Bir kişinin sevgisi bin kişinin nefretini soğuracak güçtedir. Ne var ki nefretin nagatif gücü sevginin pozitif gücüne genellikle perde çeker.

Ben gelmedim dava için

Benim işim sevi için

Dostun evi gönüllerdir

Gönüller yapmaya geldim.

(Bizim Yunus)

HUZURUN BASİT FORMÜLÜ

Herkesin sadece ama sadece yaratılışının gereğini yaptığını, başka da bir ihtimalinin olmadığını kabul edersen kimsenin tavrı seni üzemez.

HERKESİ KENDİ GİBİ SANMAK

Herkesi kendi gibi sanmayı fazilet sayan; sistemi okuyamayışına anlam yükleme peşindedir. Yanlışa yüklenecek anlam Yanışı söndürür mü?!.

Aldanışını kabullenmek istemeyen ego, yanışına kutlu etiketler bulur. Bu, yangını hafifletir gibi görünse de basirete kalın bir perde çeker!

ŞEYTANA UYMAK?

Bedene göredir insanın beş duyudan ibaret olduğu zannı. Ruhundan üflemiş, esmasını külliyen talim etmişse sınırsız duyular bütünüdür insan.

Ölümü tadan bilincin yaşayacağı en büyük azap; sınırsız duyulara sahipken beş duyuyla kayıtlanma pişmanlığıdır ki bu ateşten daha yakıcıdır.

Halk arasında Şeytana Uymak denen şeyin hakikati; kişinin gönüllü biçimde sınırsızlığına sırt dönerek kendini beş duyudan ibaret saymasıdır.

ÜÇ AYLAR

Makineler için yıllık bakım, araçlar için periyodik muayene, sağlıklı yaşam için check-up yapmak ne ise İnsan Bilinci için de Üç Aylar odur.

Recep – Şaban – Ramazan… Teşhis – Tedavi – Şifa… Mübarek olsun…

“Recep Allah’ın, Şaban benim, Ramazan Ümmetimin ayıdır” (Hz.Muhammed as)

Bu hadisin aşamalı kulluk gelişimi içerdiğini çözen işi bitirir.

“RECEP ALLAH’IN AYI” Recep; esmasıyla bilinecek Allah’ı tanımaya dönük bir kolaylık frekansının beyinde- dünyada akışkanlık kazandığı ay.

“ŞABAN BENİM AYIM” esmasıyla sıfatlanma sembolü Resulullah’ı tanımaya dönük bir kolaylık frekansının beyinde-dünyada akışkanlık kazandığı ay.

“RAMAZAN ÜMMETİMİN AYI”; esma-sıfat kemaliyle bizatihi var olanı müşahedeye dönük kolaylık frekansının beyinde-dünyada akışkanlık kazandığı ay.

Recep Esma, Şaban Sıfat, Ramazan Zati müşahedeye ait evrensel yayın süreçleri.

Recep Öğrenim, Şaban Eğitim, Ramazan Staj.

Recep “BEN”in, Şaban “BİZ”in, Ramazan “HİÇ” in seyri…

KUR’AN; MUSHAFA ZİPLENEN EVREN

Kur’anın toplanıp kitap yapılmasına kayıtsız kalan Hz. Ali’ye soruldu; Kur’an mushaf olmalı mı? “Bence gerek yok ama siz bilirsiniz” dedi!

Şah-ı Velayet Hz. Ali, Kur’anın mushaf oluşuna neden kayıtsız kaldı ve neden BENCE GEREK YOK gibi cesur bir söylemde bulundu?! Düşünülesi.

Kur’an’ın mushaf haline gelişi neler götürdü bilinçlerden, neler getirdi bilinçlere? Müslümanların Kur’an algısı yeniden gözden geçirilmeli!

Kur’an Mealleri- Tefsirleri gerçekte yazıldıkları an ile kayıtlıdırlar. Yazılan meal veya tefsir yazıldığı anda vereceğini vermiştir.

Bazı meal-tefsirlerde çağını aşan işaretler olsa da bu, sonsuz-sınırsız manaların özü Kur’anı birebir yansıtma özelliği anlamına gelmez.

Kur’an’ı anlamaktan murad; ruhunu kavramaktır birebir kelime- cümle açıklamak değil. Tefsir de meal de yazıldığı anda bitiyorsa çare nedir?

Kur’an’ın ruhu; onun mantık örgüsünün neye göre inşa edildiğini görmek- kavramakla anlaşılır ancak. Nedir Kur’an’ı kavrama anahtarı o halde?

Kur’an’ın Ruhunu kavrama anahtarı; Allah Esmalarıdır ve ağırlıkla esmalarla inşa edilen ayetlerdeki anlam sistematiğini çözmektir.

Kur’an Çözümü meal veya tefsir değil, Kur’an’ın Ruhunu Kavrama Anahtarıdır. Bu manada Ahmed Hulusi çağlar boyunca yapılmamış olanı yapmıştır.

Kur’an’ın ruhuna dönük yazılan Kur’an Çözümü; Allah Esmaları ve Tetikleme Sistemi anahtarıyla yeni ve köklü bir Kur’an algısı inşa etmiştir.

HEDİYELEŞİNİZ

Bilgisini hazmedip yaşam stajını, nefis sınavını verdiğin ve derununu çözdüğün bir konudaki düşüncen; dostuna vereceğin en anlamlı hediyedir.

İster yakasına broş takarak, ister gecesine ışık tutarak, ister derdine merhem olarak, ister neşesine tempo tutarak… Ne yap et hediyeleş dostunla.

SORU- SORGULAMA VEYA SİLKİNİŞ

Yerinden kımıldamayan hiç kimse zincirlerini fark edemez.

Bireysel benliğin zincirine vurulmuş insani bilincin yerinden kımıldama adına ilk ve büyük hamlesi; Sorgulama melekesini çalıştırmaktır.

Soru sormayan beyin için, “Allâh”a giden yol kapalıdır! (Ahmed Hulusi)

Sorgulamayan beynin mekânı ağıldır. (Ahmed Hulusi)

“Soru sormayan beyin için Allah’a giden yol kapalıdır” O bilincin bağlarını, kısıtlılıklarını fark etme, kendini tanıma imkânı yoktur.

“Soru ilmin yarısıdır” hadisindeki muazzam işareti görebilseydik sorgulamayı ibadet bilir, sorusuz bir an bile geçirmek istemezdik.

Soru ilmin yarısı. Yarım tüme ait. Yarısı tümden çıkanın diğer yarısı nerede olur? İlmin yarısı soru senden çıktı öbür yarısı cevap nerede?

KAFA NASILSA ALGILAMA ODUR

Keskin köşeli düşüncelerle kalıplaşmış kafa, kalıp olmayanı bile kendine göre anlama ve aktarma eğilimindedir.

Gelen veriyi veritabanı eğilimleriyle değerlendiren ile gelen veri ile veritabanını gözden geçiren arasındaki fark; beşer ve insan farkıdır.

Bakış açınızın daima veritabanınızla biçimlendiğinden habersizseniz, yeni veriyi dahi eski bulamaçla yoğurduğunuzu fark etmeden gidersiniz.

Mezhepler ve Meşrepler; Dini veritabanı ve çevresel kültür ekseninde algılama gruplarıdır. Dini, özüyle anlama çabası; bunların üstündedir.

KABİR VE AZABI NE OLA?

Beşer, kabir azabı denen sıkmayı mezara girince yaşayacağını düşünürken İnsan; kendini beden sanmanın kabir azabı olduğunu fark etmiştir.

Beden olmadığını fark eden bilincin bu fark edişiyle yaşayacağı eylem ve idrak değişikliği kabir azabını (bedensellik sıkıntısını) bitirir.

Kişinin veritabanına göre oluşmuş bakış açısı; kabridir. Bakış açısını geliştiren, genişleten, değiştiren, dönüştüren; arındıran kurtulmuştur.

Aynada gördüğüne “Ben” diyenin kabir azabı bitmez.. Kur’an’ın ebedi cehennemlik dedikleri kendini sürekli olarak beden sananlar olmasın?!

Bakış açın; ebediyete akan süreçlerde her ortama uygun biçimde seninle var olacak. Dinde buna mahşerde kabirden diriliş denmiş.

“Nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz” (Hadis) Yaşamda geldiğiniz en son idrak, algılama düzeyi ne ise ebedi süreçlere onunla devam edersiniz.

“Bu kabirde azap var, bir yeşillik dikin azabı hafiflesin” (Hadis) Bu bilinçte bedensellik sıkması var, yaşanabilir ilim verin huzur bulsun!

“Azap olarak kaynamış su içirilir” diyor ayet. Su; ilim, Ateş;benlik. Huzursuzluğun; içine egonu karıştırarak bilgiyi değerlendirmendendir.