Meryem 96. ayet tefekkürü

Meryem 96. ayet tefekkürü

İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, Rahman onlar için bir sevgi oluşturacaktır. (Meryem- 96)

Bir konuyu tefekkür ederken yapılacak ilk iş; o tefekkürde verilen açıklamanın temel kavramlarını bulmak ve onları güncel, çağdaş, anlaşılır biçimde çözümlemektir. Biz de öyle yaparak bu tefekkürümüze gireceğiz. Meryem 96. Ayetin temel kavramları:

İMAN- İMANIN GEREĞİNİ UYGULAMA- RAHMAN- RAHMANIN OLUŞTURMASI ve SEVGİ.

İMAN: İnsandaki kabul etme ve yönelebilme potansiyeli. Veritabanı kayıtlarına aykırı da olsa, bilgi birikimi içinde olmasa da, bakış açısına ters de gelse bir bilgiyi, bir veriyi kabul edebilme kabiliyeti. Kabul ettiği gerçeğe aklıyla, düşüncesiyle, ruhuyla kısacası tüm benliğiyle yönelebilme gücü.

İMANIN GEREĞİNİ UYGULAMAK: İnandığı, kabullendiği gerçek ne tür fiillerle kişide açığa çıkacak, hayata geçecekse onları tereddütsüz uygulamak. Her iman edilenin gerekleri vardır. Neye inandınsa ona ulaşma yolları vardır. İşte onları şeksiz- şüphesiz uygulamak. Misal olarak; Tasavvufun seni gerçeğe taşıyacağına iman ettin mi? Ettin. O halde tasavvufun gereği olan kitap okumaları, zikirler, tefekkürler, sohbetler, görüşmeler, istişareler senin hayatında uygulama safhasına geçmeli. Uygulamaya geçmeyen iman, sönük kalmaya, pörsümeye mahkumdur çünkü.

Tabi bir de şu var ki, iman kişide güçlü biçimde açığa çıkmışsa uygulama da doğal olarak o kişide açığa çıkar. İşte o açığa çıkanları istikrarla yaşamak ve yaşatmaktır imanın gereğini uygulamak.

RAHMAN; Beynimizdeki ve evrendeki Esma Potansiyeli; Kuantum Potansiyel. Beynimizden yola çıkalım. Bizde açığa çıkmamış, ham madde misali oluşmayı bekleyen melekeler, kuvveler, fiiller havuzu. “Kevser Havuzu” da denen, içine girenlerin, kullanabilenlerin cennet yaşayacağı esma hazinesi. Nerede? Beyinde… Sende…

RAHMANIN OLUŞTURMASI; Beynin, kendinde mevcut ham maddelerden RAHİYM sıfatı gereği fiiller, görüntüler, oluşumlar açığa çıkarması. Ham manaların hayata geçmesi. Suretsiz, şekilsiz, tasvir edilmeyenin adeta resme dökülmesi, hayat alanında varlık ve görünürlük kazanması, algılanabilir hale gelmesi.

SEVGİ; İşte konumuzun püf noktası kavram. Hemen hepimizin hatırında “Duygusal ilgi” olarak kayıtlanan kavram. Acaba sadece o mu manası?

Ayete bakalım. Ayette sevgi karşılığı kelime ne? VÜDD… VÜDDEN diye masdar olarak geçmiş. Bu kelime aslında VEDUD esmasının kökü. Vedud deyince de biz sadece sevgiyi anladık. Oysa VEDUD sadece insanda değil tüm mahlukatta, tüm birimlerde açığa çıkan ÇEKİM oluşturma kuvvesidir. Son dönemlerde Ehli bunu VORTEKS kelimesi ile açıklamıştır. http://okyanusum.com/ah/vortex-enerjisi/

Vedud; Çekim Gücüdür.

Şimdi bu açıklamalardan sonra tefekkürümüzü tek cümlede toparlayalım mı?

(İMAN EDİP) BİR KONUYU ŞEKSİZ- ŞÜPHESİZ KABUL EDEREK ONA YÖNELİP (İMANIN GEREĞİNİ UYGULAYANLARA) İNANDIĞI, KABULLENDİĞİ GERÇEK NE TÜR FİİLLERLE KİŞİDE AÇIĞA ÇIKACAK, HAYATA GEÇECEKSE ONLARI TEREDDÜTSÜZ UYGULAYANLARA (RAHMAN ONLAR İÇİN BİR SEVGİ OLUŞTURACAKTIR) BEYİNLERİNDEKİ ESMA POTANSİYELİNDEN, KENDİLERİNDEKİ HAM MANALARDAN YİNE KENDİ BEYİNLERİ BİR ÜRETİM, BİR YARATIM YAPACAK VE ONLAR İÇİN BİR ÇEKİM ALANI, BİR ÇEKİM MERKEZİ OLMA ÖZELLİĞİ OLUŞTURACAKTIR.

Hemen söyleyelim ki konunun sadece dindarlıkla, dinle, tasavvufla alakası yoktur! Meryem 96 insanın inandığını nasıl hayata geçirip de gerekli oluşumu kendine hazır edebileceğinin formülünü vermektedir.

Siz bir konuda başarılı olmak, o konuda geniş bir alanda oluşumlar tetiklemek, onu geniş kitlelere etkin kılmak mı istiyorsunuz? İşte formülü Meryem 96. Nedir formül?

İMAN; KONUYA İNANARAK ŞÜPHESİZ  YÖNELİŞ + ONUN GEREKTİRDİKLERİNİ YAPMAK = BEYİN HAVUZUNDA ÇEKİM ETKİSİNİN TETİKLENMESİ VE O KONUDA KİŞİNİN ETRAFINDA BİR ÇEKİM ALANI OLUŞMASI, ÇEKİM MERKEZİ HALİNE GELMESİ…  ONUN GAYESİNE YARDIM EDECEK KİŞİLERİN, OLAYLARIN, OLUŞUMLARIN ONA HİZMET EDECEK BİÇİMDE ONUN ÇEVRESİNDE ADETA ONUN YÖRÜNGESİNE GİREREK DEVREYİ TAMAMLAMASI.

Örnek mi? Veliler.

Örnek mi? Nebiler, Resuller

Örnek mi? Büyük liderler! Komutanlar! Yazarlar, Düşünürler, Şairler.

Davasına, görüşüne, gayesine inanan insanların tek başlarına etraflarında gayelerini hayata geçirecek oluşumların hayata geçişini nasıl tetiklerini görmek isteyen tarihe baksın.

1999 da Ehlinin eserleri ile tanıştığımda içimden gelen şu sese iman etmiştim:

“Bilgiyle sevgiyi, şeraitle hakikati, ilimle irfanı, avam ile elit kesimi; hepsini birleştirecek yazıları sen yazacaksın! Ağdalı tasavvuf kavramlarını, bilimsel ağır litaretürleri sen 7 den 70 e herkesin anlayabileceği hale getireceksin!”

İman ettim buna. Gereği olanı yapmam, okumam, tefekkür etmem ve sürekli yazmamdı. Yaptım ve yapıyorum. Etrafımda gayemi destekleyen bir çekim alanı oluştu mu oluşmadı mı? Siz karar verin dostlarım.

Örneği kendimden verdiğim için özür dilerim. İnsan en iyi kendi yaşadığını bilir ve anlatır diye bunu anlatmayı tercih ettim.

Meryem 96 da açıklanan sisteme dair mekanizmayı sizin de iman ettiğiniz, odaklandığınız konularda açığa çıkarabilmenizi niyaz ederim.

Selam, Dua ve Muhabbetlerimle.