Rabbim, Hayretimi Arttır- 7

Rabbim, Hayretimi Arttır- 7

SEVGİ- AŞK- YUSUF KISSASI

Sevginin mazereti olmaz.

Sevgi, ar- namus bırakmaz.

Sevgi kumar gibidir, helak eder. Yusuf yoluna Züleyha’yı helak etmiştir.

Yusuf, adam gibi adamdır, ahir ömründe helak olmuş, yaşlanmış Züleyha’yı yanına almıştır. 

Aşk; cünundan (delilik ve cinni boyuttan) bir şubedir. 

Yusuf Kıssasını batini manalarla okumaya zorlama kendini. Bir aşk yaşanmıştır. Aşk hikâyesi neden olmasın Yusuf Kıssası? Az şey midir senin Aşk Hikâyesi diye basite alıp batini mana aradığın şey?

Anadolu kültüründe Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Leyla ve Mecnun üstüne anlatılanlar, yazılanlar az şey midir? Bu yaşanmışlıklarla insanlara verilenler az mıdır?

Aşk; Allah’a giden yolda en büyük enstrümandır.

Aşk yaşanmadan, aşk uğruna tüm varlık feda edilmeden kesinlikle Vahdet Yaşantısı açığa çıkmaz (A.H)

Aşk, Nefsi Mülhimede yaşanır. Hiçliği hissettirir.

Kişinin, kendisine Hiçliğini tattıranın peşine düşmesidir Aşk. 

Sana hiçliğini tattırana her şeyini verirsin. (Mevlana- Şems)

Anka Kuşu, küllerinden doğar. Üzerinize idrar, pislik atıldı mı? İşediler mi başınızdan aşağı? Aşık işte bunlardan sonra yeniden doğar.

Aşk; Fıtratında olduğu halde açığa çıkaramadığını açığa çıkaranı görünce ona kapılmandır. Adeta ördek yavrusu gibi onun peşinde koşmandır.

 EV ÖDEVİ- İLİM KAYNAĞI

Ev Ödevi Vermek; “Sana anlatılanı içselleştir, sindir” demektir. Okulda anlatılır, eve gelirsin, çalışırsın, sindirir, içselleştirirsin. Bu Allah İlminde de böyledir. Bilgiyi ne kadar dinlediğin değil, ne kadar içselleştirdiğin sana idrak ve mesafe aldırır.

Beynine alacağın kavramları iyi analiz et ki doğrultun güzel olsun.

İlim kavramlarını Ehlinden alın. Yoksa çok sapmalar yaşarsınız.

EV ÖDEVİ sana ait. Sen çalışarak bu işi çözeceksin. Biri sana anlatsa da iş sende biter.

RESUL; RESULLE TANINIR- HAKKA ve HALKA DÖNÜK ESMA- ÖLÇÜLERİMİZ

Resülleri Resullerle tanıyın. Veritabanınızla, duygularınızla değil.

İbni Arabi; “Davut as ilk Yeryüzü Halifesidir Adem değil” der. Davut ef’alin de kralı çünkü. (King David)

Ölçü birimlerimiz küçük olunca, küçük düşünüyoruz.

“Biz can çorbası içeriz tarhana değil” demiş Mevlana. Büyük ölçülerle düşünen bak böyle diyor.

Esma-i Hüsnada “Hakka Dönük Esmalar” “Halka Dönük Esmalar” vardır. Hakka Dönük esmalar büyük ölçü birimleridir. Büyük düşünmeyi getirir. Cebbar, Mütekebbir bunların kast ettiği manayı düşünebiliyor musun?

“Samed” ismi Hakka dönük. “Rezzak” Halka dönük. Samediyetini fark eden, Samediyet açılan için Rezzak düşer, ölür. İhtiyaçsız olana, som olana, entegre olana kim ne verebilir ki? Nasıl rızık verebilir?

“Ahad” denince “Lem Yelid ve Lem Yuled” denince esma mı kalır? Hakka ve Halka dönük esmayı böyle anla.

Esmalar Hakka dönük ve Halka dönük olarak iki kısım. Rezzak halka dönük. Herkes rızıklanıyor bir şekilde. Ama “Mütekebbir” öyle mi? Kim anlamış Allah’ın Ekberiyetini. Zirve konu bunlar.

Esmai Hüsna; Sistemin Ölçü Birimleridir.

Resulü, Resullerle tanı. Davud’a bak Yusuf’u anla.

Kral Davud’un 99 koyun hikayesini Kur’andan da Tevrattan da okuyun. O hikayedeki kadından doğdu Süleyman!

Yusuf, bir medeniyet ve insanlık inşa etmek istiyordu İsrailoğullarından. Gözü bu hedefte idi, “Bunu bir kadına harcamam” diyor, “Bu enerjiyi bir kadına harcamam” dediği için zindana razı oldu.

“İsrailoğulları; Halifeliğini fark edenler nesli.” Sonra şimdiki Yahudi soyu bunu bozdu. Yahudi ile Kur’anın İsrailoğulları kavramını ayrı düşünün.

Kıssalara farklı yerlerden ve noktalardan da bakmayı öğreniniz.

Resulü Resulle tanı. Kendi duygularınla Resulü de Veliyi de tanıyamazsın. Duygularınla, değerlerinle anlamaya kalkarsan tutar “Hz. Muhammed neden Zeyd’e karısını boşatıp kendisi aldı?” diye sorar, kendini sakatlarsın.

Einstein E=MC2 demiş. Sen tutuyorsun, Einstein kaç karı ile yaşadı onu sorguluyorsun. Büyük adamlar bu duygularla anlaşılamaz. E=MC2 az şey midir? Sana ne nasıl yaşadığından?

Bunlar küçük hesaplarla küçük değerlerle düşünmektir. Çıkın buralardan.

ALLAH EHLİ NAİFTİR

Yusuf, “Benim nefsim kötülüğü emrediyor” derken kendi nefsini kast etmedi. Nebi ve Resuller, en az Mardıye bilinç ve üzerine sahiptir. Emmare Nefs olmaz onlarda. Bu naif bir tavırdır. Yusuf aynalama yapmış, bunu derken Züleyha’ya onun nefsinin kötülük emrettiğini kibarca söylemiştir! Allah İlmi de bu naifliği gerektirir.

Naif olacaksın. Nazik olacaksın. Kibar olacaksın. Sen Allah İlmine talipsin.

BİLGİYİ ÇÖZMEDE ANA KONU; VARLIĞIN BİRLİĞİ

Kur’an Çözümü; bilgi çözümüdür. http://www.ahmedhulusi.org/kuran/kuran-anlamak-icin-on-bilgi.htm

Maide Suresinde Şeriat ve Minhac geçer. Şeriat; örfe dayalı konularda kurallar. Minhac; genel geçer değişmez kurallar.

İnsanlar değiştikçe kurallar değişir. (Hz. İsa)

Örfe dayalı ayette kadından 2 şahit demiş, mal gördükleri kadının hiç olmazsa ikisini erkeğe denk saysınlar diye. Kadına yarım pay demiş mirasta. Hala kafası basmayan öyle sanıyor. İnsanlık gelişmiştir. Bugün kadından tek şahit ve evlatlara eşit miras Kur’anın ruhuna uygundur!!!

KUR’AN’IN RUHU: 

https://www.youtube.com/watch?v=fVbv3LXITkI

Değişen şeylerin ucu ve önü açıktır. Sünnetullah yazısını okuyunuz.

http://www.ahmedhulusi.org/yazi/sunnetullah.htm

Batı’nın 20. Yüzyılda ancak geldiği VARLIĞIN BİRLİĞİ konusunu 1400 yıl önce Kur’an İhlas Suresi ile anlattı. Yöresel ve göresel bakışların üstünden bakınız.

Ana konu; Varlığın Birliği konusudur.

Orijin Ölçüyü anlamayan kendi ölçü birimleriyle sonsuz- sınırsızı örter. Allahu Ekber kavramını Tanrı Uludur diye çevirip örttükleri gibi.

Bu hataya düşmemeniz için ilk şart yolunuzu bilim üzerinden çizmeniz, bilim üzerinden yürümenizdir.

Batı, orijine salt bilgi ve data diyor.

Bilgisayarda banner sistem. 0-1-0-1-0-1-0-1 şeklindeki bilgi. Ekrana çıkınca renklenir, 3D olur. Aslı 0-1 şeklinde 2D sistemidir.

Rahman- Rahiym (0-1)

İlim- Kudret (0-1)

Data- Wave (0-1)

Bilgi- Dalgaboyu (0-1)

Bunların aynı olduğu yani madde- mana bir olduğu noktaya “ARŞ” denmiş.

Dalga ve Frekans kendi arasında kesişip girişince buna da HALK OLUŞ- “YARATMA” demişler. Yaratılış dendi mi 2D sistemi 3D – 4D- 5D gibi boyutlar kazanır.

Evren holografik esasla yaratılmıştır. Boyutlardaki oluşumlar gölgedir, bilgidir 2D dir asıl olan. (Alemlerin aslı hayaldir.)

Üç boyutlu dünyanın elinden çıkması din dilinde “KIYAMET” olarak anlatılmış.

Ölümden sonra yaşam gerçeğini hisseden Firavun, dirilince lazım olur diye eşyalarını yanına aldı. Hissetti ama hazırlığı yanlış yaptı.

Kefenin cebi yok! Ama beynin cebi var. 1 cm2 sinde 10.000 bilgi depoluyor beyin ve bunu kodlayarak ahrete taşıyor.

“Beyin de çürüyecek” diye bu denenlere itiraz ederler akılları sıra. Hala yerel bilgide kaldıkları için anlayamazlar. Oysa kast edilen et beyin değil o bir dalga frekansı.  

Veritabanın ebedi!!! Yok olmaz veritabanı. Lavesier i hatırla. Yok olmaz, yok olan çürüyen et beyin. Frekans yok olmaz.

“BASÜ BADEL MEVT” bir manada et çürür ama dalga diridir, bakidir demektir.

“LATİF VE HABİYR” geçer yan yana Kur’anda. Latif; enerjik, frekans. Habiyr de haberdar ve iletişim halinde demek. Bu, o boyutta her şey birbiri ile iletişim halinde, birbirinden haberdar demektir.

“Bende, özümde evrensel bilgi paketi var”diyen, 3 boyutun beş duyu algısından kaynaklandığını anlayan İslam’a girer.

Üç boyutlu dünyanın hakikatte algıdan kaynaklandığını anlayan “LA İLAHE İLLALLAH”, olanın bilgi, data, dalga frekansı olduğunu kavrayan “İLLALLAH” demiş olur.

Bunlardan sıyrılmak, bilgiyi almak ve yaşama geçirmekle mümkün.

“NEBİ”; potansiyel enerjiyi kinetik enerjiye çevirir. Özünde mevcut kuvvelerle tahakkuk edendir. Her şeye karışır nebi. Tırnak kesmenden beden traşına kadar karışır. 

“Sakal ve kaşlarını yolma” der nebi. Neden? Sakal ve Kaş, evrensel bilginin antenidir. 

“Etek traşı ol” der. Kötü koku olmasın diye. Neden? “Kötü kokuyu melekler sevmez” der. Asıl kasdı beynin kötü koku algılayınca kısıtlanması, çalışmasının dumura uğramasındadır. Bunu melekler hoşlanmaz diye anlatmıştır.

“RİSALET” Varlığın Birliğini anlatır.  “SALAVAT” data boyutunu kendinde açana yönelmektir.

“VELİ” iç dünya kuvvelerini keşfederek yaşar.

Sorduğun soru ve aldığın cevabın evrenselliğe uyması lazım. O zaman doğrultun düzelir.

HÜSNÜ SUAL; NISFU İLİM; Güzel soru İlmin yarısıdır.

Sorularınız Varlığın Birliği için olsun.

Medya ve Toplum gündemi ile yaşayan buna göre zihnini yönlendiren henüz hayvani boyuttadır.

Beyni benzer çalışanlar benzer Vortekslere girerler. Bu da gruplaşma, ekolleşme, cemaatleşme doğurur.

Varlığın Birliği ilminin sende oturmasının işareti gelen veriyi süzebilme kabiliyetinle ölçülür. Dinde buna, bu süzmeyi yapabilene “MUTTAKİ” denir.

Gelen her bilgiyi alma. Süzerek veritabanına al. İncele, araştır, öyle beynine al. Beyne giren bir daha kolay çıkmıyor çünkü.

Kabe; Mescidi Harem; Beynindir. Ona girmek için Mikat sınırı vardır. İhramsız da girilmez. Mikatını çiz, bilgiye ihramını giydir öyle al.

“HEVASINDAN KONUŞMAZ” Toplumun gazına gelmez, konjonktüre göre konuşmaz, duruma göre görüş değiştirmez demektir.

Varlığın Birliğini bilen karşısındakine el kaldıramaz. HABİL Kabil’e “SEN BANA NE YAPARSAN YAP BEN SANA HİÇ BİR ŞEY YAPMAYACAĞIM” dediğinde bu bilgiye vakıftı.

Aşerei Mübeşşereden bazı zatlar sahabe içinde çıkan Cemel Vakası ve Sıffin Harbine tahta kılıçla gitmişler. “Ben öleyim kardeşim ölmesin” diye. Bunlar cennetlik zatlar.

Bazı sorular dağa kaçırır, bazıları sırra erdirir.

Aşık olan kan dökebilir mi? AŞK kitabı yazmış, seçimde şöyle olura kan akar diyebiliyor. Aşkı anlayanın ağzından kan çıkar mı?… Aşık olan; hasım olabilir mi?… 

Aşk; büyük laf! Nasıl kolayca kullanır da sonra kan ve hasımlıktan bahsedersin?

Sorularınız Varlığın Birliği için olsun.

“ABDEST” veri giriş yerlerini temizlemektir. Ağız, dil, kulak, göz, burun vb… 

“CENABET” Varlıkta hafif meşrep ilişki kuran demektir. Bedenselliği ile varlığa yönelendir.

Bu ilimle sabah akşam yatıp kalkman lazım.

Beyne doğru alınan bilgi yerleşik eski bilgiyi otomatik olarak değiştirir veya siler.

Kavramlarını yenile!

“HARAM” Beyne zararlı. 

Kavramlarında evrensel dil kullan. İçkiye haram dersen Batılıya, Allah Emri dersen takmayabilir ama BEYNE ZARARLI dedin mi durur, düşünür.

RAHMAN; Kuantum Potansiyel. 

Tanrısal veritabanınızdan ancak güncel bilimsel kavramlarla çıkabilirsiniz.

“BANA BİR ADIM GELENE BEN 10 ADIM GELİRİM” diye başlayan hadisi kudsi beynin çalışmasına dair müjdedir. Sen bir doğru bilgiyi al, uygula; bu en az 10 yanlış ve eski bilgiyi siler manasınadır.

Allah’ın “MUKADDİM” ve “MUAHHİR” isimleri var. Beyin bazı bilgileri öne çeker, bazılarını geri iter demektir.

Aslında bilgi silinmez; ondan hasıl olan ecir, kazanım, algı silinir veya değişir.

“ADEM’E İSİMLERİN HEPSİ TALİM EDİLDİ” demek beyninde evrende olan tüm bilgi var demektir.

“YERYÜZÜ HALİFESİ”; beynin hologram çalışmasının eseridir.

Beyni sadece Güneş Sistemi çerçevesinde çalışan azap çeker.Buna “CEHENNEMLİK” denmiştir.

Beyni Galaktik çalıştırmak lazım. Bu da ZİKİR ile mümkün. MÜRİD- KUDDÜS- NUR- FETTAH gibi isimler beyni galaktik çalıştırmak; cehennemden kurtarmak için önerilmiştir.

Bilgileri doğru kavrama ve doğru açıyla açığa çıkarmak için ZİKİR verilir.

BAĞIRSAK BEYİN Güneş Sistemi bilgileri ile çalışır. Gastronomi…. Astronomi… Üst beyne galaktik beyne astronomi, alt beyne Gastronomi…

“ALLAH YARATICILARIN EN HAYIRLISIDIR.” Hayrı ve nimeti kişiye, birime mal etmeyin; bilgiye mal edin demektir bu. Açığa çıkışı kişiye bağlama!

“HAMD ALLAH’A MAHSUSTUR.” Değerlendirme salt bilgiye aittir.

Her beyin bir baz istasyonudur. Bilgi alır bilgi verir. Dalga alır dalga verir.

Bir yere değil bütün insanlığa ait olduğunuzu hissetmeye bakınız.

“TESPİT TAHKİR DEĞİLDİR.” Bir konu bir yanlış hakkında tespitte bulunmak işleyen kişiyi aşağılamak anlamına gelmez. Kişiyi aşağılama ama orada ne yaşandığını da tespit et. (Faile değil fiile buğz)

“VİTRİYET” Çokluğun bakandan ve algıdan kaynaklandığını tespit edip çokluğun hükmî olduğunu fark eden ve bunu kendinde oturtanın halidir.

Günde iki defa Çokluğu Tekleriz ( Akşam Namazı ve Vitir 3 rekat)

Varlığın Tekliğinde birim yok, seçim yok, sadece özelliklerin açığa çıkışı var.

“ACZ” Kuvvetin olduğu halde açığa çıkarmamandır. Yoksa acizlik değil.

HOŞ GÖRÜ hoş göreyim diyerek yapılmaz. Varlığın Tekliğini Bilenin doğal halidir hoş görü.

“DİNİNİZİ TAMAMLAMAYA GELDİM” ayetini anlayan Reddiyeci olmaz. Hiçbir bilgiyi ve kişiyi reddetmez, dışlamaz.

Resulullah kendinden önceki Resulleri Nebileri ve Bilgileri reddetmedi. Onları tamamladı.

“CENNETLİK” beyninin sonsuz potansiyelini dilediği gibi kullanan. Huzurlu.

“CEHENNEMLİK” beyninin sonsuz potansiyelini bedensellikle sınırlayarak için azap çeken.

“CENNETTEN KOVULMA” Beyninde sonsuz gücü kullanırken Bedenselliğe düşmek.

“YANMA” Veritabanına ters gelen bilginin seni üzmesi, sıkıştırması.

VERİTABANI YENİLENMEDİKÇE YANMA DEVAM EDER.

Yanmamak için yazısını oku.

http://www.ahmedhulusi.org/yazi/yanmamak.htm

(Bir Hakikat Meclisinden sohbet notlarıdır.)