Değiniler- 25

Değiniler- 25

OKUL HER ŞEY Mİ?

Şartlanmaların sistematik olarak verildiği yerin adıdır Okul. {@AhmedHulusi}

Okul kalıplarına sığmayan Einstein için Öğretmen annesine der ki: “Oğlunuz ileride ne olursa olsun, hiçbir zaman başarılı bir insan olamayacak”

En iyi romancı Edebiyat fakültesinden, en iyi düşünür Felsefe bölümünden, en iyi idareci Kamu Yönetiminden mezun değilse bu size ne söyler?!..

Yerel bilgin Celaleddin Hocadan Evrensel İnsan Hz. Mevlana’yı çıkaran; Konya Medreseleri değil, halkın tuhaf ve garip bulduğu Şems’tir!

KORKU- GÜDÜLME

Korkusu- vehmi baskın olanları, korunma dürtüsü çoban aramaya sevk eder. İlme değil kişiye bağlanmayı arınma- aydınlanma sanarak yaşarlar.

Vehim-korku etkisiyle birine yönelenlerin uyanık çobanları; vehim-korkuyu canlı tutarak sürüye sürü olmanın kudsiyetini (!) empoze ederler.

“Sürüden ayrılanı kurt kapar” a inandırılmış bilinçler, öz kudretleriyle tanışamayacak olmanın ebedi kayıp- körlüğünden de habersizdirler.

“Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur” Bir tutam cennet vaadine koşan yığınlar aşk ile şevk ile uçuruma atlıyor sözde insanlık hizmeti için.

Kur’anda “Resule, bizi güt demeyin bizi gerçeğe yönelt deyin” şeklinde ayet olduğunu biliyor muydunuz? Kur’an güdülme- sürüleşme önermez!

İşte o ayet. Güdülmeyi değil, görüşünüzün tetiklenmesini isteyin diyor Kur’an:

http://tasavvuf.gen.tr/tasavvuf-yazarlari/mehmet-dogramaci/raina-%e2%80%93-unzurna/

 

LUTİLİK

Allah Sisteminde açığa çıkışlar Besmele ekseninde Rahman’dan Rahiyme doğrudur. Düşünceden eyleme, hayalden fiile, imandan amele doğru.

Bilgiyi düşüncede bırakmak, düşünceyi düşünceyle eşleştirmek, imanı amele geçirememek Rahmaniyette kalmaktır ki bu kısırlık; üretimsizliktir.

Eyleme dönüşmeyen düşünceyle, hayata geçmeyen bilgiyle yaşamayı sevmek; bunu tutkuya dönüştürmek Kur’an’da “LUTİLİK” olarak anlatılmıştır.

Lut kavmi helak yaşadı. Bilgiyi bilgiyle,düşünceyi düşünceyle,hayali hayalle eşleştiren; bunu tutku edinen, yaşama geçiremeyenin akıbeti?!..

“Siz, kadınları bırakıp erkeklerle yatıyorsunuz!” (Araf-81)

Siz bilgiyi yaşama geçirmek yerine bilgi dedikodusu- felsefe yapıyorsunuz!..

Kur’an Kıssalarının zahir manası inkâr edilemez. Hakikatine yönelen;bu Kıssaları “Arınma adayının geçiş istasyonları” gözüyle de okumalıdır.

“Lut’un <karısı> geride bırakılıp kavmiyle helak olur”

Kişi hangi konuda arınma yaşamışsa o konudan kaynaklanan <bakış açısı>ndan da arınır.

 

İMTİHAN VE AZABIN HAKİKATİ

Biz bir Rasûl oluşturup (bâ’s edip) onunla uyarmadıkça azap yaşatmayız (İsra15)

Rasûl ba’s olmadıkça azap yok. Rasûlle azap bağlantısı?!

Evrensel Bilgi kişide olgunlaşıp açığa çıkmadıkça eski bilgiden arınış süreçleri tetiklenmez! (Rasûl ba’s etmedikçe azap etmeyiz)

Kur’an, kavimlerin helakini anlatırken onların üzerine pişirilmiş kızgın taşlar atıldığından bahseder. Ne demekse pişirilmiş kızgın taş?!..

Su; İlim… Toprak; Bedensellik… Ateş; Egosal tutkular…

Pişirilmiş taş?!.. Hadi ama, tefekkür edelim biraz…

Helak olan kavimler tanrının gazabıyla helak edilmemiştir. Elleriyle ürettiklerinin sonuçlarını yaşamışlardır Sünnetullah otomasyonu gereği!

(Suyu) Allah İlmini (toprağa) bedensel yaşam algına (karıştırır) göre yorumlar, (ateşte pişirirsen) egosal tutkularına alet edersen (Pişirilmiş azap taşlarını) ileride acı çekeceğin, imtihanın vesilesi eski anlayışlarının bedelini ödetecek malzemeyi hazırlamış olursun!

 

SENDEN SANA SIĞINIRIM

Allâhumme innî eûzü birızake min sehatike v bimuâfâtike min ukubetike v eûzübike minke.Lâ uhsiy senâen aleyke ente kemâ esneyte alâ nefsik

Hoşnutsuzluğundan rızana Cezalandırmandan bağışlamana SENDEN SANA Sığınırım

Senin kendine olan senân gibi senâ etmekten aczimi itiraf ederim.

SENİ SENİN GİBİ SENA EDEMEM, NE DEMEK?

Lâ uhsiy senâen aleyke ente kemâ esneyte alâ nefsik

Senin kendine olan senân gibi senâ etmekten (değerlendirmekten) aczİmi itiraf ederim.

Beyin saniyede 400 MİLYAR veri alış- verişi yaparak bilgiyi işliyor. Biz bu 400 MİLYAR veriden sadece 2.000 ini değerlendirebiliyoruz.

İnsan, deha seviyesinde akla sahip olsa da kendi beyninin saniyede işlediği 400 MİLYAR veriyi bütünüyle değerlendirmesi muhal…

Lâ uhsiy senâen aleyke ente kemâ esneyte alâ nefsik

Senin kendini değerlendirşin gibi seni değerlendrmekten acizm, işareti neye, sezdin mi şimdi?

UZAYIMIZ; BEYNİMİZ 

Uzaya yöneliş beşerin Öteleme algısı; Kibri ve Egemenlik hırsındandır. Uzaya atılan para Beyin araştırmalarına harcansa seyreyle neler olur.

DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY

Ülkelerin anayasalarındaki “Değiştirilemez Maddeler”; “Değişime, Yeniye Kapalılık” beyanıdır. Oysa sistemde değişmeyen tek şey; değişimdir!

KİME UYALIM?

Yasin 21-) İttebi’û men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun; “SİZDEN BİR KARŞILIK İSTEMEYEN; KENDİLERİ HAKİKAT ÜZERE OLANLARA TÂBİ OLUN!”

“Sizden karşılık beklemeyen hakikat ehline uyun” buyrulmuş.

Din adına para toplayan, kurumlar oluşturan sürü çobanlarına uyun buyrulmamış.

 

FETİH VE İSTANBUL

“Fetih siyasi, askeri, milli bir olay değildir. İstanbul’un Fethi İslami bir olaydır” sözüyle farklı ufuklar açan Cerrahpaşa İmamına şükranla.

İstanbul’un Fethi; askeri- siyasi zaferden öte ahir zamanın evrensel değişim- dönüşüm öncüsü Yenileyiciye zemin açma harekatıdır.

Sultan Mehmet’i İstanbul’a sevdalandıran; beşeri ideal değil ahir zamanın dönüşüm-yenilenmesine katkıyı ibadet bilmesi buna iman etmesidir.

Asr-ı Saadette iman edenler için Medine ne ise evrensel yenilenmeye iman edenler için ahir zamanda İstanbul odur. Fark edene mübarek olsun.

 

AŞKIN GERÇEĞİ

Aşkın hakikatine erişenden aşkın ne olduğuna dair tek kelime duyamazsınız. HİÇ olan konuşur muymuş hiç?!  Yandı, Bitti, KÜL oldu ZATen O!..

Gerçek manada özgürlük- bağımsızlığı kalıcı olarak açığa çıkarabilsin diye kişiye pik noktada yaşatılan kölelik- bağlanmanın adı; Aşktır.

Dip yaptığı yerden tam tersi açığa çıkışla pik yapmak; pik yaptığı zirveden tam aksi inişle dip yapmak da istisna bir sistem mekaniğidir.

 

NEZAKET- İNCELİK- ZARAFET

İnsan ilişkilerinde nezaket ve incelik; yapmacık olmayan esas gerçeğiyle sadece Varlığın Tekliği bilgisini hazmedip yaşayandan açığa çıkar.

Şimdi hoş görmeliyim diye sergilenen hoş görü, şimdi nazik olmalıyım diye gösterilen nezaket; sahtekârlık- samimiyetsizliğin ta kendisidir.

Garson nezaketi, esnaf inceliği, manken zarafeti hoş görünse de gönlünüzü titretmez. Çünkü vazife kabilinden yapar bunu. Ya içten olanı?

Kuşu ölen çocuğun evine taziye ziyaretine gidecek kadar incelik- nezaket – zarafet numunesi Hz. Muhammed (sav) e salât ü selam olsun.

Varlığı, kendisinden gayrı olmayan tek bir bütün görenin kendi hakikatine saygısı ve sevgisi; çevresine incelik ve nezaket olarak yansır.

Modernlik, gelişmişlik, teknoloji, bilgi yükseldikçe incelik-nezaket-zarafet dip yapıyorsa “Eksik ne, nerede?” sorusu çok ciddi düşünülmeli.

 

DİN NASİHATTİR

EDDIYNUN NASIYHA (Hadis)

Din Nasihattir [Zahir mana]  Din Samimiyettir [Hakiki mana]

Nasihat; iki anlama da gelir. Herkes nasibince anlar!

RABBİN İÇİN KURBAN KES

FESALLİ LİRABBİKE VENHAR (Ayet)

Rabbin için namaz kıl, kurban kes. [Zahir mana]

Öze dönük olarak gerçeğe yönel ve benliğinden geç. [Hakiki mana]

 

TAKİP VE SALDIRI

Fikirlerine her fırsatta karşı çıkan ama takipten de vazgeçmeyenler; hakikate sevdalanmışlardır. Sorsan inkar ederler ama kopamazlar da…

Takip eden ama hep saldırana aldırma sen Ruhum. Dönüşüm eşiğindeler. Her şeyin zıddı ile kaim olduğu alemde neler nelere dönüşmüyor ki?!..

Böyledir Beynin evreni. Yoğun nefreti aşka, yoğun aşkı nefrete de çevirir Rahmanın cilvesi. Seyret güzelim seyret. Seyre doyum olmaz ki…

“Sevdiğini ölçülü sev; bir gün düşmanın olabilir. Sevmediğine de ölçülü buğz et; bir gün dostun olabilir.” Hz. Muhammed as (Tirmizî, Birr 60)

 

İSLAMİ ÖNERİLERİN RUHU

İslam’ın getirdiği öneriler- yasaklamalarla sadece müslümanların değil bütün insanlığın ebedi huzuru amaçlanmıştır.

Bilimsel araştırmalarda Alkolün Beyne Zararlılar Listesinde başa alınması İslamî önerilerdeki esas gayenin beyni korumak olduğunun ilanıdır.

Dünyayı değerlendirip ebedi hayatı kazanmak; beynin değerlendirilmesine bağlıdır. Haram beyni koruma, Helal beyni besleme amaçlı öneridir.

Haram- Helal ölçüsünü o konuda kuvvetli nas (ayet-hadis) bulunmasına bağlamak Evrensel Bilgiye dogmatik bakıştır. İslam dogmatizmi reddeder.

İçki hakkında ayet var ama sigara, esrar, eroin, ot, kokain, tiner, bonzai hakkında ayet yok. Haramlığı ayete bağlayan hocam, ne diyeceksin?

Sigara sorulunca Tahrimen Mekruh kavramına sığınanlar; kıvırmanın adına fetva demeyi bırakın da bilimsel gerçekle şu dini birleştirin artık.

Kur’an’ın SARHOŞLUK VEREN tabirini sadece içkiye kilitleme! “Beyni duygusal, yerel, kısıtlı değerlendirmeye iten her şey” diye de anla bunu.

Sarhoşluk Vereni yasaklamış Kur’an. Bir de “Aşk Sarhoşluğu” vardı, hükmü ne ola ki?

(Sus Mehmet sus, elma şekerlerini alma çocukların)

“Bebeleri,“aşk”la emzirin ki, büyüyüp Allah’a ersinler!” @AhmedHulusi

Ağır konuşmuş. Tarikatlar aşkı zirve makam sayarken olacak şey mi bu?!

“Sarhoşken salata yaklaşmayın” buyurmuş Kur’an. “Aşıkken sistem okumaya girişme, zaten okuyamazsın” desem fincancı katırlarını ürkütür müyüm?

İnsanlık Ailesinin kişisel, toplumsal sağlık, huzur ve güvenlik amacıyla kabul ettiği ortak medeniyet kuralları da Allah ayetlerindendir.

 

UYKU

NEBE’ 9-) Ve ce`alna nevmeküm sübâta; Uykunuzu bir dinlenme kıldık.

Boş kaldığında kendine uyuyarak iyilik et. Uykuda ne dedikodu olur, ne fitne çıkar. Beynini güzelce beslemiş olursun. http://okyanusum.com/makale/uyku-onyargilari-azaltabilir/

“Uyku beynin sultanıdır ve bedenin dayanağı ve güç kaynağıdır.” {İmam Rıza as}

“Uyku bedenin rahatlık sebebidir, söz ruhun rahatlık sebebidir, sessizlik ise aklın rahatlık sebebidir” {İmam Sadık a.s}

Gece sükûnetinden sonra evden dı­şarı çıkmayı azaltın. Çünkü Allah’ın bir takım yaratıkları vardır ki bu vakitte çevreye yayılırlar. (Hadis)

Bilgisayar için güncelleme ve virüs tarama ne ise beyin için uyku odur.

http://okyanusum.com/makale/uykusuzlugun-alzeimer-ve-hafiza-kaybi-ile-baglantisi/

 

ÖZGÜNLÜK; ÖZGÜRLÜK

Sistem; kendi suyuyla kendi tarlasını sulayıp kendi meyvesini derenden yanadır. Su üzerine hayaller, vaatller, rüyalar düzenden yana değil.

Özgürlük rüzgarı; özgünlüğünün farkında olanın etrafında eser. Ona saldıranlar ne mi yapıyor? Rüzgara tüküren kime tükürmüştür gerçekte?!

Hz. Muhammed (as) gücünü özgünlüğünden alıp hep aktı setlere rağmen. Fetih günü Ebu Süfyan “Baştan biliyordum ama hazmedemedim” diyecekti!

Çölde susayan çoğunluk, suya dair ne anlatılırsa dinler hararetle. Ama son tercihleri hayal anlatan değil işte çeşme diyen olur daima…

Muhammedi kimdir dedim. “Mürşidi de müriydi de kendisi olandır” dedi. Ne demekse? Nasıl bir halse müriyd, mürşid kendinde, hep kendi içinde.

 

DURUŞ VE SAMİMİYET

Kişi, gayesi ve duruşunda samimi ise karşısında blok halinde cepheler oluşsa bile Allah ona çeşitli ve beklenmeyen oluşumlarla yardım eder.

Duruşu samimi beyin; duruşu samimi olmayanların vuruşlarını tersine döndürecek kudrete sahiptir. Bazıları onca saldırıya rağmen niye ayakta?

Duruşunda samimi olmanın sandığın gibi günah-sevapla alakası yoktur! Duruş, yöneliş samimiyse tek kişi milyarlara hükmeder! Ne beyinmiş ama!.

“Allah, suretlerinize değil kalplerinize bakar”.

Sistem; fiile, söze göre değil niyete- duruşa göre insanı yükseltir veya alçaltır desek mi?

Samimiyet; kudrettir. Dostu yücelten, düşmanı körelten bir kudret.

Samimi tek beyin; riyakar binlerce beynin yayınına parazit yaptırarak onlarda istediği etkiyi oluşturacak dönüştürme gücüne sahiptir.

Kabul görme kaygısı olmaksızın kendini olduğu gibi sunanla “Kendimi nasıl sunarsam kabul edilirim” kaygısı taşıyarak davranan bir olur mu?!

 

BİLİNÇALTININ GÜCÜ

http://okyanusum.com/belgesel/david-eagleman-bilincaltinin-gucu/

“Bu konuda görüşüm bu” dediğinde yalan söylüyorsun! Görüşüm dediğin; çeşitli iç- dış etkilerle oluşmuş veritabanının meyvesidir gerçekte.

Düşünmüş, tefekkür etmiş, böyle davranmaya karar vermiş. Veritabanı da alttan alta gülermiş bizimkine, nasıl da sahiplendi ürettiğimi diye.

Bilinçaltının su yüzüne çıktığı anlar; Yemekte, Yolculukta, Alışverişte.

“İnsan tanımak istersen onunla bunları yap” niye dendi sezdin mi?

Bilinçaltını saklamadan açık eden üç grup insan: Çocuklar, Sarhoşlar, Öfkelenenler.

Dindar çevrede dini tahsille yetiştim. Dindarın derdini ötekinden çok sahiplenen bilinçaltımı ilimle fark ettim. Sen hiç böyle tarttın mı kendini?

Anne- babandan daha çok bilgilisin. Bu, onların DNA ve Yetiştirme Tarzıyla bilinçaltına attıklarından kurtulduğun anlamına gelir mi sence?!

“Onu kurt yemesinden korkuyorum” dedi, pusu kuran kardeşler “Onu kurt yedi baba” dediler. Bilinçaltı korkularını dillendirirsen ne olurmuş?!

“BEN ŞEYTANIMI MÜSLÜMAN ETTİM” (Hz. Muhammed sav)

Bilinçaltı verilerimi okudum, arındırdım ve beynime onların yön vermesinin önüne geçtim.

Bilinçaltı verilerinin düşünce- davranışa etkisinden tamamen arınarak yeni bir yaşam rotası çizmenin tasavvuf literatüründeki adı Miraçtır.