Kur’an Çözümünde Kavramlar- 1

Kur’an Çözümünde Kavramlar- 1

{Bu ana başlık altında sizlere Kur’an kavramlarına dair tefekkürler sunulacaktır. Sn. Ahmed Hulusi’nin “Çapraz Okuma” adını verdiği; bir ayette geçen bir kavramı ele alıp onun başka ayetlerde nasıl ve hangi manada kullanıldığını tespit ederek asıl gayeye erişmek metodu bu çalışmada kullanılmıştır. İlk çalışmamız “ALLAH RIDVANI ve ONA TÂBİ OLMAK”}  

“ALLAH RIDVANINA TÂBÎ OLMAK”

A- ÖN OKUMA 

AL-İ İMRAN

162-) Allah rıdvanına (Esmâ kuvvesinin hakikatindeki varlığına) tâbi olan kimse, Allah’ın hışmının açığa çıktığı, yaşayacağı ortam cehennem olan kişi gibi midir? O ne kötü sondur!

172-) Kendileri yara aldıktan sonra (bile) Allah ve Rasûlün davetine icabet ettiler ki, onlardan ihsan sahibi olanlar ve korunanlar için azîm mükâfat vardır.

173-) “Sizinle savaşmak için bir ordu oluşturdular, korkun onlardan” dediklerinde; bu haber onların bilakis imanını arttırdı da şöyle cevapladılar: “Allah yeter bize, O ne güzel Vekîl’dir!”

174-) Bu inanç nedeniyle kendilerine hiçbir zarar dokunmadan Allah’ın nimet ve fazlıyla geri döndüler. Allah rıdvanına tâbi oldular. Allah azîm fazl sahibidir.

MAİDE

2-) Ey iman edenler! ŞeairAllah’a (Allah nişanelerine, Allah’ı çağrıştırana-hissettirene), haram aylara, Beytullah’a hediye olunan kurbanlıklara, özel gerdanlıklı kurbanlara, Rablerinden bir fazl ve rıdvan isteyerek Beyt’e gelenlere, hürmetsizlik yapmayın… İhramdan çıktığınızda avlanabilirsiniz… Mescid-i Haram’a (daha önce) girmenizi engellediler diye bir kavme olan nefretiniz, sizi haddi aşmaya sevketmesin… Birr ve takva üzere yardımlaşın; zulüm ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın… Allah’tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun… Muhakkak ki Allah, Şedîd ül İkab’dır (şiddetle kötülüğün sonucunu yaşatandır).

16-) Rıdvanına (insandaki Esmâ hakikatiyle tahakkuk kuvvesi-melekesi) tâbi olanları, Allah hakikatleri olan Esmâ özellikleriyle, hakikate erdirir; onları Esmâ bileşimlerinin elvermesiyle karanlıklardan nûra çıkarır ve onları doğru yaşam yoluna yöneltir.

TEVBE

20-) İman eden, hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla mücahede edenler, derece itibarıyla Allah indînde daha azîmdir… İşte bunlardır kurtuluşa erenlerin ta kendileri!

21-) Rableri onları “HÛ”dan (zâtlarından) bir rahmet, rıdvan ve içlerinde kendileri için kalıcı nimetler olan cennetler (mertebeler) ile müjdeler.

72-) Allah, iman etmiş erkeklere de iman etmiş kadınlara da, içinde sonsuza dek yaşamak üzere, altlarından nehirler akan cennetler vadetmiştir… (Bir de) Adn cennetlerinde tertemiz yaşam ortamları ve (bu nimetlerin) en muhteşemi olarak Rıdvan’ı! Azîm mutluluk budur işte!

109-) Binasını Allah’tan bir takva ve rıdvan üzere kuran kimse mi hayırlıdır yoksa binasını yıkılmaya yüz tutmuş uçurumun kenarı üzere kurup da onunla Cehennem ateşinin içine yuvarlanan kimse mi? Allah zâlimler topluluğuna (şirk, küfür ve nifak ehline) hakikati yaşatmaz!

MUHAMMED

28-)İşte budur! Onlar Allah’ı öfkelendiren şeylere tâbi oldular; O’nun rıdvanını beğenmediler de, (Allah) onların yaptıklarının karşılığını hiç etti!

FETİH

29-) MUHAMMED, Rasûlullah’tır! O’nunla beraber bulunanlar, küffara (gerçeği reddedenlere) karşı sert, kendi aralarında çok merhametlidirler… Onları rükû eder (varlıkta her an tedbir edenin Allah Esmâ’sı olduğunu müşahedesinin haşyeti, tâzimi içinde), secde eder (varlığın yalnızca Esmâ özelliklerinden ibaret olarak kendilerine özgü bağımsız vücutları olmadığının müşahedesiyle “yok”luklarını hissederler) ve Allah’tan fazl (lütfu-Esmâ kuvvelerinin farkındalığı) ve RIDVAN (Hakikatinin farkındalığıyla bunun sonuçlarını kuvveden fiile çıkarma özelliği) ister hâlde görürsün… Sîmalarına gelince, vechlerinde (şuurlarında “yok”luklarının idrakı olan) secde eseri vardır! Bu onların Tevrat’taki (nefse dönük hükümler) misal yollu anlatımlarıdır… İncil’deki (teşbihî) temsillerine gelince: Bir ekin ki filizini yarıp çıkarmış, sonra onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış da gövdesi üzerine doğrulmuştur; ekincilerin hoşuna gider… Böyle yapar ki, onlarla (Esmâ’sıyla açığa çıkardığı) küffarı (gerçeği reddedenleri) öfkelendirsin! Allah onlardan iman edip bunun gereğini uygulayanlara mağfiret ve çok büyük karşılığını yaşatmayı vadetmiştir.

HADİD

20-) İyi bilin ki dünya hayatı sadece bir oyundur, bir eğlencedir, bir süstür; aranızda bir büyüklenme ve mallarda ve evlatta çoğalma yarışıdır! (Bunlar) şu misaldeki gibidir: Yağmurun yeşerttiği ekinle mutlu olurlar ama sonra bakarsın ki o yeşillikler kurur, sararır ve toprak olur hepsi! Sonsuz gelecek yaşamda ise ya şiddetli bir azap veya Allah’tan bir mağfiret ve Rıdvan vardır. Dünya hayatı nesneleri, kendini aldatmaktan başka bir şey değildir.

27-) Sonra Rasûllerimizle onların eserleri üzere takviye ettik! Meryem’in oğlu İsa ile de takviye ettik; Ona İncil’i (müjde olan BİLGİ) verdik… Ona tâbi olanların kalplerinde şefkat, sınırsız hoşgörü ve rahmet ve Ruhbaniyet (Allah’a ermeyi) oluşturduk; bu amaçla yaptıkları ruhbaniyet çalışmalarını ise (çok büyük korku dolayısıyla sırf uhrevî-ruhanî yaşama dönük çalışma) onlar uydurdular! (Oysa) onu (Ruhbaniyeti) onlara mükellef kılmamıştık. Ancak Allah’ın rıdvanını (cennet nimetlerini) talep etmek için bunu başlattılar… (Ama) ona hakkıyla da riayet etmediler! Onlardan iman edenlere ecirlerini verdik… (Ancak) onlardan (ruhbanlardan) çoğunun inancı bozuktur!

HAŞR

8-) (O fey’) yurtlarından ve mallarından çıkarılmış, Allah’tan bir lütuf ve rıdvan isteyen; Allah’a ve O’nun Rasûlüne yardım eden muhacir fukara içindir… İşte onlar sadıkların ta kendileridir!

B- ÇÖZÜMLEME (Ayetlerdeki açıklamalardan yola çıkılarak)

a- Tanımlar:

ALLAH RIDVANI: Esma kuvvesinin hakikatimizdeki varlığı…. İnsandaki, esma hakikatiyle tahakkuk kuvvesi- melekesi. Hakikatinin farkındalığı ile bunun  sonuçlarını kuvveden fiile çıkarabilme kabiliyeti…

ALLAH RIDVANINA TABİ OLMAK: Esma hakikatiyle tahakkuk edebilmek üzere kendi özüne yönelmek! Özünde; “ESMAE KULLEHA” olarak mevcut olduğunu,HU’nun zatında oldugunu fark ederek yaşamak!… Şuuru; bilince egemen kılmak!

ALLAH FAZLI: Esma kuvvelerinin farkındalığı şeklindeki Allah Lütfu.

b- Allah Rıdvanının Açığa Çıkışı İçin Gerekenler:

1- İmanın Hakikatini yaşamak…

2- İmanının gerektirdiği fiiileri ortaya koymak üzere malı ile canı ile fedakarlıklar ortaya koymak.

3- Allah Rasülünün davetine icabet etmek; Kaynaktan gelen hakikat ve sunnetullah açıklamalarını şeksiz şüphesiz kabül ile gereğini yapmak!

4- İhsan Sahibi Olmak; Her an ilahi tasarruf altında olduğunun şuuru ile yaşamak.

5- Korunmak; takva sahibi olmak; sünnetullah gerçeğini, seriul hisab mekanizmasını bilerek gerekli tedbir ve uygulamaları yaparak yaşamak!

6- Her halukarda, en zor anlarda dahi “BİZE ALLAH YETER” diyecek farkındalıkta; El- Veki’lin kendi özünde oldugu şuuru ile, tevekkülün hakikatini açığa çıkarabilmek.

7- Korunmak üzere yardımlaşmak, nefret ve düşmanlıkta değil, dostlukta birleşmek…

8- Şeairillah (Allah nişanelerine), Haram aylara, Beytullaha hediye olunan kurbanlıklara, özel gerdanlıklı kurbanlıklara,Rablerinden ALLAH FAZLI VE RIDVANI isteyerek beyte gelenlere saygılı olmak….

Bu sembol yollu anlatımlarda çok derin mecazlar var… Bir parça anlayabildiğimiz şu ki; KENDİNİ ALLAH YOLUNA ADAYAN; ALLAH EHLINE, BU YOLA GÖNÜL VERENLERE, BENLİĞİNİ KURBAN ETMEK ÜZERE HAKIKATE ADANANLARA, İMANIN HAKIKATINI ARAYANLARA SAYGILI OLMAK VE ALLAH İÇİN SEVGI ILE YAKLAŞMAK ŞART…

9- Dünya hayatının; Oyun, nimetleri olatak görülenlerin Oyuncak ve geçici oldugunu bilerek; sonsuz- sınırsıza yönelerek yaşamak!..

10- Hicreti, yurdundan çıkarılmayı; kayıtlarını- şartlanmalarını- bunlardan beslenen duygularını bırakmayı, vehmi benliği terk etmeyi göze almak!

11- Fakr ve Sıdk halini hem hissetmek, hem bunun geregi fiilleri ortaya koymak…

c- Rıdvanı Açığa Çıkaran Ne Yaşar?

1- Cennet nimetlerinin en yücesi budur!

2- Cehennemden çıkış sebebidir. (Rıdvanı açamayan cehennem yaşar!)

3- Mükafatların en büyüğü budur! (Dünyada yaşanır, yaşayanın dunyası da ahıreti de cennetin zirvesi olur)

4- Tevekkülün; El- Vekîl’in hakikatini en güzel biçimde kullanır.. Tasarrufu kendinde açar ve yaşar.

5- Karanlıktan Nura, perdelilikten basirete çıkış sebebidir.

6- Hidayetin hakikati; Allah Rıdvanını yaşamaktır

7- Ahiret ödülleri ADN CENNETLERİ.

8- Rasulullah (sav) ın hakıkatını tanıyanlar ancak bunlardır!..

9- Şiddetli Azaptan Allah Mağfiretine koşmaktır Rıdvana tabi olmak!

10- Cennet yaşamının tüm nimetlerini otomatik olarak davet edip çekmektir, rıdvana tabi olmak!

11- Fakr ve Sıdk hallerinin tescilidir….

12- Binalarını (idrak ve düşünce sistematiklerini, yaşam algılarını) en sağlam biçimde kuranlar onlardır.

13- Kişinin tasavvufi çalışmalarla varacağı zirve hal; FETİH HALİ; rıdvanına tabi olmakla açılacak bir süreçtir, nasibi olanlar için… 

d- Rıdvanı Açığa Çıkaramayanın Hali:

1- Cehennem azabı çeker, hem burada hem orada.

2- Nefsine zulmeden kişi konumundan çıkamaz.

3- Allah Hışmını; sistem gereği, nankörlük ve yanlış halleri sebebiyle, sürekli olarak Allah’ın öfkesini çekecek bir yaşam sürer.

4- Nefret, düşmanlık, fitne üzerine insanlarla dayanışmaya girmek gibi bir felaketi yaşar…

5- Esması ile tahakkuk edemediği için kendini selamete çıkarak NURu açığa çıkaramaz, bilinci de şuuru da kapalı ve karanlık kalır.

6- Yaşam algısını da, sonsuz- sınırsız ahiret boyutunu da çürük bina kurarcasına inşa eder ki, pişmanlık ve gazap tohumu ekmektedir…

7- Hakiki huzur ve mutluluktan çok çok uzaktır…

8- Cehennem uçurmlarına yuvarlanması, ateşe dalması mukadderdir.

9- Ömrünü fani dünyanın peşinde koşma telaşı ile tüketir, heba eder.

10- Tevekkülün hakikatini yaşayamaz.

11- Allah Ehline saygısız, Allah Nişanelerine karşı umarsız yaşarlar..

12- İmanın hakikatinden, Allah yolunda mâli- insani ve bedeni fedakarlıktan uzaktır. (Özüne cimridir)

e- Rıdvanı Açığa Çıkarmanın Kestirme ve Kolay Yolu:

Ayetlerden edindiğimiz kanaat odur ki; Rıdvanı açığa çıkarmanın kolay yolu; RASULULLAHA TABİ OLMAKTIR!…

Bu tabi olmaktan kasıt; ötede bir Rasule yönelmekten ziyade; “BA’S OLUNAN RASULER” diye Kur’anı Kerimde işaret edilen, her çağda, her toplumda, kişinin yaşadığı dönemde hayatta olan, Ona Hakikat ve Sunnetullah Bilgisini açan, Risalet İlmini yayan zata; o zatın ilmine tabi olmaktır….

Böyle davranılırsa Rasulullahın Hakıkatı ile tanışılmış; Allah Rıdvanının yaşamı başlamış olur, bize göre….

Bunun  böyle olduğuna delilimiz mi?…

1- SAHABE BÖYLE YAPTI… ( Fetih Suresi 29 )

2- YAŞAYAN RASULE SÖZ VERİP BAĞLANMAK; ALLAH’A BAĞLANMAKTIR.

( Fetih-10)

f- Rıdvan Kavramının İslam Tarihinde Açığa Çıkışı:

Detaylar buradan okunabilir: http://dogru1903.blogcu.com/hudeybiye-antlasmasi_2616734.html

Özetle:

Rasulullah (sav) ve ashabı (13 mart 628) umre yapmak üzere Mekke’ye doğru yola çıkarlar… (1400 kışı olarak)… Mekke girişinde Hudeybiye denen yerde Mekke’ye girişin güç olacagı görülür, müşriklerce önleri kesilir… Bunun üzerine Efendimiz orada konaklar.

ŞECERETUR- RIDVAN ( Rıdvan Ağacı ) adlı bir büyük ağaç altında sahabesinden biat (el tutarak söz) alır Efendimiz (sav)… Bu biatın öncekilerden farkı; sahabenin HER NE OLURSA OLSUN “ÖLÜMÜNE RASULULLAHLA OLACAKLARINA” SÖZ VERMELERİDİR…

Bu biatten sonra Muşriklerle HUDEYBIYE ANLAŞMASI yapılır… Mumınler umre yapamadıkları için ve agır bir anlaşmaya imza atıldıgı için mahzun olurlar… Rasulullahtan bu esnada FETIH SURESI açığa çıkar ki bu sure mumınlere Mekke fethını , zaferi ve kurtuluşu müjdeler…

Surenin bu kısmını Kur’an Çözümünden dan okuyalım…

1-) Kesinlikle sana öyle bir fetih (açıklık) verdik ki, (o) Feth-i Mubîn’dir (apaçık açıklık-hakikati müşahede) !

2-)Bu yüzden Allah senin geçmiş ve (fethe rağmen oluşacak) gelecek tüm zenbini (bedenselliğinin doğal getirisi perdeliliklerini) mağfiret eder (örter) ve sana olan nimetini tamamlar; seni, hakikatini yaşama yolunda yürütür!

3-) Allah seni benzersiz, karşı konulmaz bir zafere erdirir!

10-) Gerçektir ki (Rasûlüm) sana biat edenler (el tutuşup bağlılık sözü verenler) Allah’a biat etmişlerdir ve Allah’ın EL’i onların elleri üzerindedir (Biat edenlerin elleri üstünde Allah’ın eli tedbir eder)! Kim sözünü bozarsa sadece kendi nefsi aleyhine bozmuş olur; kim Allah ahdinde bağlılık gösterirse, ona da büyük ecir verir!

C- SONUÇ;

Bedensel BİLİNÇLE yaşam girdabından ŞUURCA yaşam okyanusuna Allah Rıdvanına tabi olarak geçilir. Kestirme yolu; Risalet İlmine teslim olarak beşeri değerlendirmeleri devreye katmadan, birimsel benlik vehimlerini keserek, Ba’s olunan Rasule yönelmek; ondan geşen ilmi değerlendirmektir.

Rıdvanına tabi olmak; AN-I DAİM yaşamak, dünyada CENNET yaşamaktır.

Doğrular Ehlinden, Allah ve Rasulunden, yanlışlar kulluk acziyetimiz sebebiyle bizdendir…