Kur’an Çözümünde Kavramlar- 2

Kur’an Çözümünde Kavramlar- 2

“TAKVA; ALLAH’TAN KORKMA VE ALLAH’TAN KORUNMA”

A- ÖN OKUMA

1- Ayetler TAKVA VE TUREVLERİ  (yettekun, tettekun, muttaki, vettekullah) GEÇEN AYETLER (Bazı takva geçen ayetlerin, anlaşılsın diye bir evveli bir sonrası da alınmıştır…)

BAKARA

1-)Eliif, Lââââm, Miiiim.

2-)Hakkında şüphe edilmesi mümkün olmayan o Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi (KİTAP), korunmak isteyenlere gerçeği idrak etme kaynağıdır.

3-)İşte onlar gayblarındaki (algılayamadıkları) hakikate (Nefslerinin Allah Esmâ’sının anlamlarının bir terkip-bileşimi şeklinde meydana geldiğine) iman ederler, salâtı ikame ederler (fiilen edâ yanı sıra anlamını yaşarlar) ve kendilerine verilen maddi-manevî yaşam gıdasını Allah adına karşılıksız paylaşırlar.

4-)Onlar hakikatinden sana (boyutsal geçişle) inzâl olunana ve öncekilere inzâl olmuşlara iman ederler; geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine de ikân (kesin idrakten kaynaklanan kabul) hâlindedirler.

5-)İşte onlar, Rablerinden (nefslerini oluşturan Esmâ bileşiminden kaynaklanan) HÜDA (hakikati idrak) hâlindedirler ve onlar kurtuluşa ermişlerdir.

21-)Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratmış olan Rabbinize (hakikatiniz olan Esmâ mertebesine) kulluğunuzun farkındalığına erin. Ki böylece korunanlardan olursunuz.

63-)Hani sizden söz almıştık ve Tur’u da üstünüze kaldırmıştık (Musa’nın bir mucizesi). Size verdiğimizi (hakikat bilgisini) bir kuvve olarak hatırlayın ki korunabilesiniz.

178-)Ey iman edenler, öldürme olaylarında kısas (eşitlik esasına dayalı uygulama) yazıldı üzerinize! Hürriyeti olana hür olan, köleliği yaşayana köle olan, dişiliği yaşayana da dişi kısas olur. Katil eğer öldürdüğünün kardeşi (veya vârisi) tarafından  (kısmen) affa uğrarsa, o takdirde örfe uyulmalı, (diyeti) ödenmelidir. Bu da Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Kim bundan sonra haddi aşarsa ona feci bir azap vardır.

179-)Sizin için kısasta hayat vardır. Derin düşünen akıl sahipleri… Tâ ki böylece korunursunuz.

183-)Ey iman edenler, SIYAM (oruç-bedenselliği en alt sınıra indirip hakikatini yaşamak) sizden öncekilere olduğu gibi size de hükmoldu. Tâ ki korunasınız!

187-)Sıyam günlerinin gecelerinde kadınlarınıza yaklaşmak (cinsellik) helal kılındı. Onlar sizin, siz de onların elbisesisiniz (kişinin dış dünyasındaki en yakını).  Allah bu konuda nefsinize haksızlık ettiğinizi (gece de oruç devam eder cinsellik yapılmaz zannınızı) bilir ve yanlıştan dönmenizi kabul eder. Artık onlara Allah’ın hükmü kadarıyla yaklaşabilirsiniz. Gün başlangıcına (gecenin karanlığının günün aydınlığına dönüşme sürecine) kadar, yeyip için. Sonra sıyamı geceye kadar yaşayın. Mescidlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır ki onlara yanaşmayın. İşte Allah, işaretleri böylece açıklar ki bilfiil korunasınız.

189-)Sana hilâllerden (ay takviminden) soruyorlar… De ki: “Bunlar (ibadetlerin ay takvimine bağlanması ile) insanların yararlanması ve hac için ölçülerdir.” Birr, evlere arka kapıdan girmek (hakikate dolaylı yoldan ulaşmak) değil, korunanlardan olmak için ön kapıdan (direkt kestirme yoldan)  girmektir. Allah’tan korunun ki felâh bulasınız.

194-)Haram ay, haramınız olan aya bedeldir… Ve buna hürmette eşitlik esastır. O hâlde haddi aşıp (bu süreçte) size saldırana, saldırganlığının misliyle siz de saldırın! Allah’tan korunun, kesinlikle Allah korunanlarla beraberdir.

196-)Haccı da umreyi de Allah için tamamlayın. (Bunu yapmaktan) engellenirseniz hediye kurban da yeterlidir. Kurbanınız kesilene kadar başınızı tıraş etmeyin. İçinizden kim hasta olursa ya da başında (hacca engel) bir sıkıntısı olursa, oruç yahut sadaka veya kurban diyet gerekir. (Engelleme kalktığında) emin olduğunuzda kim hacca kadar umreyi yaşamak, yararlanmak isterse, kolayına gelen bir hediye kurbanı kessin. Fakat bulamayana hac günlerinde üç, döndükten sonra da yedi olmak üzere on gün oruç gerekir. Bunlar ailesi (yerleşim alanı) Mescid-i Haram civarı olmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten korunun. Allah, hak edilen karşılığı şiddetle verir.

197-)Hac bilinen aylardadır. Kim o aylarda haccı edâya azmederse, artık hacda seviyesiz konuşmalar, hacca yakışmayan davranışlar, fiiller, kavga yapmamalıdır. Ne hayır yaparsanız Allah bilir. Azıklanın ki en hayırlı azık takvadır (Allah için beşeriyetinin noksanlarından korunma). Ey derin düşünen akıl sahipleri, benden korunun (yanlış yapmanız yüzünden karşılığını vermemden korunun)!

203-)Bir de sayılı günlerde (kurban bayramı 2./3./4. günleri) Allah’ı zikredin (tekbir getirin). Kim iki gün içinde aceleyle işini bitirirse ona bir suç yoktur. Kim tehir ederse ona da suç yoktur. Bu korunan kimse içindir ve sonunda O’na haşrolacaksınız.

223-)Kadınlarınız sizin (evlat verecek) tarlanızdır. Ona göre, nasıl isterseniz öylece ekin tarlanızı. Nefsleriniz için geleceğe hazırlık yapın. Ve Allah’tan korunun ve iyi bilin ki, O’na kavuşacaksınız. İman edenlere müjdele!

224-)Allah adına yaptığınız yeminler;  iyilik yapmak, korunmak, insanlar arasını düzeltmek gibi konularda size engel olmasın. Allah Semî’dir

237-)Kendilerine bir mehr tayin ettikten sonra, onlarla yatmadan önce boşamışsanız, karar verdiğiniz mehrin yarısını kendilerine verin. Ancak kendileri veya nikâh akdi vekîlleri vazgeçerse bu haktan, o başka. Sizin (mehrin tümünü ona) bağışlamanız ise takvaya daha uygundur. Birbirinize faziletli davranmayı unutmayın. Muhakkak Allah yaptıklarınızı Basîr’dir (değerlendirmektedir).

241-)Boşanmış kadınların örfe göre geçimlerini temin için nafaka alma hakkı vardır; ki bu takva sahipleri için bir görevdir.

282-)Ey iman edenler, belli bir süre ile borç verdiğinizde onu yazın. Aranızdan âdil biri yazsın. Yazmayı bilen de Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazsın ve bundan kaçınmasın. Ayrıca hak üzerinde olan (borçlu) da yazdırsın. Rabbi olan Allah’tan ittika edip, borcundan hiçbir şeyi eksiltmesin. Eğer borçlu anlayışı sınırlı veya çocuk ise, onun velisi yazdırsın. Erkeklerden iki kişiyi de şahit tutun. Eğer iki erkek yoksa o zaman şahitler bir erkek ve iki kadın olsun. Onlardan biri unutur veya şaşırırsa diğeri hatırlatır diye. Davet edildiklerinde şahitlikten de kaçınmasınlar. Küçük veya büyük borcu vâdesine kadar yazmaktan geri kalmayın. Bu Allah indînde en uygun ve sağlam tarz olduğu gibi ileride şüpheye düşmemeniz için de en sağlam yoldur. Meğer ki aranızdaki alışveriş peşin paraya dayanan bir işlem olsun. O zaman bunu yazmamanızda bir beis yoktur. Alım satım yaptığınızda dahi şahit tutun. Bir de ne yazan ne de şahit bu işten zarar görmesin. Eğer onlara zarar verecek bir durum oluşursa bu kendinize verdiğiniz bir zarar olur. Allah’tan korunun. Allah size öğretiyor. Allah Bi-küllî şey’in Alîm’dir.

ALİ İMRAN

102-)Ey iman edenler… Allah’tan (size yaptıklarınızın sonuçlarını kesinlikle yaşatacağı için) hakkıyla korunun ve ancak teslim olmuşluğunu yaşayanlar olarak ölün.

114-)Allah’ın Esmâ’sının nefslerinin hakikati olduğuna ve sonsuz geleceğe iman ederler, Hak ve hakikatle hükmederler, Din’e ters düşen şeylerden insanları sakındırırlar ve (maddi-manevî) hayırlara koşuşurlar. İşte onlar sâlihlerdir.

115-)Yaptıkları hayırlar asla inkâr edilmeyecektir. Allah korunanların varlığındaki Esmâ’sıyla Alîm’dir.

130-)Ey iman edenler, kat kat arttırılmış riba (faiz) yemeyin (tefecilik yasaklanmıştır)! Allah’tan (yaptıklarınızın getirisini kesinlikle yaşatacağı içindir ki) korunun; kurtuluşa eresiniz!

132-)Allah’a ve Rasûle itaat edin ki rahmete erdirilesiniz.

133-)Koşuşun, Rabbinizden (hakikatinizdeki Esmâ bileşiminden kaynaklanacak olan) mağfirete ve semâlar (idrak mertebeleri) ile arz (bedensellik) genişliğindeki (Allah Esmâ’sının kuvveleriyle tahakkuk ortamı olan) cennete… Korunanlar için hazırlanmıştır o!

134-)Onlar ki, bollukta ve darlıkta Allah için karşılıksız bağışta bulunurlar, kızdıklarında öfkelerini kontrol ederler, insanların kusurlarını affederler. Allah ihsan edenleri sever.

137-)Sizden önce kendine özgü yaşam tarzları olan toplumlar gelip geçti. Arzda (fiilen veya bilgi yollu) gezinin de (hakikati) yalanlayanların sonu ne oldu görün.

138-)Bu insanlar için açıklama (ibret),  korunanlar için de hidâyet ve öğüttür (aydınlatma).

139-)Gevşemeyin, hüzünlenmeyin; siz en üstün olanlarsınız, eğer iman edenlerseniz.

199-)Muhakkak ki, kendilerine hakikat ilmi verilmiş olanlardan öyleleri vardır ki, hakikatleri olan Allah Esmâ’sına, size inzâl olunana, kendilerine inzâl olunana Allah için huşû duyarak iman ederler. Allah’ın işaretlerindeki varlığı realitesini, kendilerini bu hakikatten perdeleyecek az bir dışsal zevke değişmezler! İşte onlar için Rableri indînde (kendi Esmâ bileşimlerinden açığa çıkan) mükâfatları vardır. Allah, hesabı anında görendir.

200-)Ey iman edenler… (İçinde bulunduğunuz zorluklara) dayanın, birbirinizle dayanıklılıkta yarışın, düşmana karşı hazır ve bütünlük içinde olun ve Allah’tan korunun ki kurtuluşa eresiniz.

Not:
Sık geçen “Allah’tan korunun” uyarısının anlamı bize GÖRE şudur: Allah sizden açığa çıkan fikir veya fiillerin her an sonucunu yarattığı içindir ki; hoşlanmayacağınız şeylerle karşılaşmak istemiyorsanız, onları oluşturan davranış ve düşüncelerden uzak durarak özünüzdeki Hasîb mekanizmasına karşı korunun. Allahu Âlem! (AH)

NISA

1 -)Ey insanlar, sizi tek bir nefsten (insan şuurundan) yaratan ve ondan da kendi eşini (beden) halk eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadın üretip (Dünya’ya) yayan Rabbinizden korunun! Korunun O Allah’tan ki, siz O’nun hürmetine (kişinin hakikatinin Esmâ olması sebebiyle hakikatte Allah’tan) ve de Rahimlerin hatırına (Esmâ mertebesinin oluşturduğu insanî hakikat dolayısıyla) birbirinizden istersiniz. Çünkü Allah, Esmâ’sıyla sizi her an kontrolünde tutandır (Rakîb’dir).

MAİDE

2-)Ey iman edenler! ŞeairAllah’a (Allah nişanelerine, Allah’ı çağrıştırana-hissettirene), haram aylara, Beytullah’a hediye olunan kurbanlıklara, özel gerdanlıklı kurbanlara, Rablerinden bir fazl ve rıdvan isteyerek Beyt’e gelenlere, hürmetsizlik yapmayın… İhramdan çıktığınızda avlanabilirsiniz… Mescid-i Haram’a (daha önce) girmenizi engellediler diye bir kavme olan nefretiniz, sizi haddi aşmaya sevketmesin… Birr ve takva üzere yardımlaşın; zulüm ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın… Allah’tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun… Muhakkak ki Allah, Şedîd ül İkab’dır (şiddetle kötülüğün sonucunu yaşatandır).

4-)Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar… De ki: “Size güzel-temiz gıdalar helal kılınmıştır… Bir de Allah’ın size talim ettiğinden öğrettiğiniz, alıştırıp eğittiğiniz avcı hayvanların, sizin için tuttuklarından yiyin ve üzerine Allah ismini zikredin… Allah’tan korunun…” Muhakkak ki Allah Serî ül Hisâb’dır (serî ül hesap=açığa çıkanın sonucunu bir sonraki anda oluşturan).

7-)Üzerinizdeki Allah nimetini ve sizi onunla bağladığı sözleşmeyi hatırlayın; hani “İşittik ve itaat ettik” demiştiniz… Allah’tan korunun! Muhakkak ki Allah içinizdekilere, onların Esmâ’sıyla hakikati olarak Alîm’dir.

8-)Ey iman edenler… Allah için dosdoğru durun, âdil şahitler olun… Bir topluluğa olan nefretiniz sizi adaletsizliğe sevketmesin! Âdil olun, bu anlayış korunmaya daha yakındır… Allah’tan korunun! Muhakkak ki Allah tüm fiillerinizi (onların yaratanı olarak) Habîr’dir

11-)Ey iman edenler… Üzerinizdeki Allah nimetini hatırlayın… Hani bir topluluk ellerini size uzatmaya (zarar vermeye) niyetlenmişti de, onların ellerini sizden çekmişti… Allah’tan korunun! İman edenler, Allah’a tevekkül etsinler (hakikatlerindeki El-Vekîl isminin, gereğini yerine getireceğine iman etsinler).

46-)Daha onların (teslim olmuş Nebilerin) izleri üzere, Tevrat’tan, ellerindekini (gerçek olanını) tasdik edici olarak Meryemoğlu İsa’yı gönderdik. Ona, içinde Hüda (hakikat ilmi) ve Nûr bulunan; Tevrat’tan Ona ulaşmış olanı da tasdik eden, korunanlar için bir hidâyet kılavuzu mahiyetindeki İncil’i öğüt olması için verdik.

57-);Ey iman edenler… Sizden önce kendilerine hakikat bilgisi verilenlerin, dininizi alay, eğlence konusu edinenlerini ve hakikati inkâr edenleri velîler edinmeyin! Eğer iman ehliyseniz Allah’tan korunun!

88-)Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden helal ve tayyib olanı yeyin… Korunun Allah’tan ki siz O’na, Esmâ’sıyla nefsinizin hakikati olduğu inancıyla, iman edenlersiniz!

96-)Hem sizin hem de yolcuların bir faydalanması için, denizde avlanmak ve onun yemeğini yemek helal kılınmıştır… Fakat ihramlı olduğunuz sürece karada avlanmak size haram kılınmıştır! Allah’tan korunun ki, O’na haşrolunacaksınız.

108-)İşte bu, şehâdetlerini onun vechi üzere getirmeleri (Allah adına yapmaları) için yahut da (yalancı şahitlerin) yeminlerinden sonra, yeminlerinin reddolmasından korkmalarına çözümdür… Allah’tan korunun ve algılayın! Allah fâsıklar (bozuk-asılsız inançlılar) topluluğunu hakikate erdirmez

ENAM

32-)(Esfeli sâfîliyn olan) dünyanızın yaşamı oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir! Sonsuz olan gelecek yaşam ortamı korunanlar için elbette daha hayırlıdır… Hâlâ aklınızı değerlendirmeyecek misiniz?

51-)Rablerine haşrolunmalarından korkanları O’nunla (nefslerindeki Esmâ kuvvelerinin yaşatacakları konusunda) uyar… Onların O’nun dûnunda ne bir Velî’si ve ne de bir şefaat edicisi vardır… Umulur ki takvayı gerçekleştirirler.

68-)İşaretlerimiz hakkında uygunsuz konuşmalara dalanları gördüğünde, başka bir konuya geçene kadar, onlardan yüz çevir… Eğer şeytan sana unutturur ise, fark ettiğin zaman artık zâlimler topluluğu ile beraber oturma.

69-)Korunanlar, onlardan sorumlu değildir… Fakat gerçekleri de hatırlatmalılar… Belki onlar da korunurlar.

152-)(Yetim) olgunluk yaşına ulaşıncaya kadar, en güzel şekilde idare amacı hariç, yetimin malına yaklaşmayın… Ölçme ve tartmayı adaletle tam yapın… Hiçbir nefse kapasitesinin üstündekini teklif etmeyiz. Söylediğiniz zaman da hakkı söyleyin, isterse yakınınız olsun! Allah’a olan sözünüzü yaşayın! Aklınızı kullanmanız için, (Allah) size bu uyarıyı yapar!

153-)Bu benim dosdoğru sıratımdır, ona tâbi olun, (başka) yollara tâbi olmayın; (aksi takdirde) sizi O’nun sırat-ı müstakiminden ayırırlar… İşte, bilfiil korunasınız diye (Allah) size bu uyarıları yapıyor!

ARAF

65-)Ad (halkına), kardeşleri Hud’u… (O da): “Ey halkım… Allah’a kulluk edin… O’nun gayrı ilâhınız yoktur… Hâlâ korunmayacak mısınız?” dedi.

26-)Ey Ademoğulları… Hakikaten size bedenselliğinizi örtecek giysi (hakikat bilgisi) ve süs-zinet olan giysi (fazlından gelen ikramlar) İNZÂL ettik… Korunma libası elbette en hayırlısıdır… İşte bu Allah işaretlerindendir ki; belki düşünüp ders çıkarırlar.

169-)Onlardan sonra, yerlerine hakikat bilgisine vâris olan, yeni nesiller geldi… Şu en sefil dünyanın zenginliğini elde etmek için yaşıyorlar, sonra da “Mağfiret olacağız nasıl olsa” diyorlardı. Şayet onlara onun misli bir dünyalık gelse, onu da alırlardı… Kendilerinden, Allah üzerine Hak olmayanı söylemeyecekler diye, hakikat bilgisi adına söz alınmamış mıydı? Onda olanı ders edinip incelemediler mi? Korunanlar için sonsuz olan gelecek yaşam ortamı daha hayırlıdır… Aklınızı kullanmayacak mısınız?

170-)Hakikat bilgisine (Kitap) sımsıkı sarılanlar ve salâtı ikame edenler (e gelince); doğrusu biz ıslah olan ve ıslah edenleri, mükâfatsız bırakmayız.

171-)Hani o dağı sanki bir gölgelik gibi üstlerinde yükseltip kaldırmıştık da, onu, üzerlerine düşüp, kendilerini helâk edecek diye düşünmüşlerdi… “Size verdiğimize kuvvetle sarılın ve onda olanı hatırlayıp düşünün ki korunabilesiniz.”

156-)”Bize hem şu dünyada güzellik yaz hem sonsuz gelecek yaşamında… Doğrusu biz sana yöneldik”… Buyurdu ki: “Azabımı, kime dilersem ona isâbet ettiririm… Rahmetim her şeyi kapsar! Onu, korunanlara, zekâtı verenlere ve işaretlerimizdeki hakikate iman edenlere yazacağım.”

163-)Onlara, deniz kıyısında olan şehir halkından sor!.. Hani Sebt’te (Cumartesi gününde balık avlayarak) haddi aşmışlardı… Çünkü balıklar, Sebt gününde bollaşıp ortaya çıkardı da; diğer günler görünmezdi! Yoldan çıkmaları yüzünden, onları böyle denedik.

164-)Hani onlardan bir ümmet şöyle dedi: “Allah’ın kendilerini helâk edeceği yahut şiddetli bir azapla azaplandıracağı bir kavme niçin öğüt veriyorsunuz?”… Dediler ki: “Rabbiniz indînde mesûliyetimiz kalksın diye; ayrıca belki onlar da korunurlar (diye).”

ENFAL

56-)Onlar (Medine-i Münevvere civarındaki Yahudi kabileler), kendileri ile antlaşma yaptığın kimselerdir… Sonra da her defasında sözlerini bozarlar… Onlar korunmazlar (Allah’tan sakınmazlar).

69-)Elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yeyin… Allah’tan korunun. Muhakkak ki Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.

TEVBE

44-)Esmâ’sıyla hakikati olan Allah’a ve yaşanacak sonsuz sürece iman edenler, mallarıyla, canlarıyla mücahede etmekten (geri kalmamak için) senden izin istemezler… Allah korunanları (Esmâ’sıyla onların hakikati olarak) Bilen’dir.

45-)Esmâ’sıyla hakikati olan Allah’a ve yaşanacak sonsuz sürece iman etmeyen ve bilinçleri şüphe dolu kimseler (seninle sefere çıkmamak için) senden izin isterler… Onlar şüpheleri içinde tereddüt edip dururlar.

108-)O mescidin (mescid-i dırar’ın) içinde asla namaza durma! Tâ ilk gününden temeli takva üzere tesis edilmiş mescid, içinde kıyam etmene elbette daha lâyıktır… Orada arınmışlığı seven rical vardır… Allah arınanları sever.

109-)Binasını Allah’tan bir takva ve rıdvan üzere kuran kimse mi hayırlıdır yoksa binasını yıkılmaya yüz tutmuş uçurumun kenarı üzere kurup da onunla Cehennem ateşinin içine yuvarlanan kimse mi? Allah zâlimler topluluğuna (şirk, küfür ve nifak ehline) hakikati yaşatmaz!

115-)Allah bir topluluğu hakikate erdirdikten sonra, saptırmaz; korunacakları şeyler kendilerine açıkça belli olup, onlardan sapma olmadıkça! Muhakkak ki Allah Bi-küllî şey’in Alîm’dir.

YUNUS

5-)O (Allah’tır) ki, Güneş’i yaşam ışığı (enerjisi) olarak meydana getirdi; Ay’ı nûr (insanda duygusal boyutu düzenleyici kıldı, çekim gücünün etkisiyle hormonal yapı üzerindeki etkileri), senelerin adedini ve hesabı bilesiniz diye Ay’ı menziller sahibi olarak takdir etti… Allah bunları Hak olarak (Esmâ’sındaki özelliklerle) yaratmıştır. Düşünebilenler için işaretlerini böyle detaylı açıklıyor.

6-)Gece ve gündüzün dönüşümünde, Allah’ın semâlar ve arzda yarattıklarında, korunmak isteyenlere nice işaretler vardır.

62-)Kesinlikle bilin! Allah Velî’lerine korku yoktur ve onlar mahzun da olmazlar.

63-)Onlar ki iman etmişler ve korunmayı gerçekleştirmişlerdir.

31-)(Müşriklere) de ki: “Sizi semâdan ve arzdan kim rızıklandırıyor? Yahut işitme ve görme kuvvelerinin sahibi kim? Ölüden (ölü hükmündeki kendini sırf beden sanma yaşamından) diriyi (Hayy olanın Esmâ’sıyla diri olduğu bilincini) kim çıkarıyor ve diriden (Hakikati itibarıyla diri iken) ölüyü (kendi veya karşısındakinin hakikatini görememe veya kendini sırf beden olarak kabullenip, toprak olup yok olacağını sanma hâlini) kim oluşturuyor? Kim Hükmü tedbir ediyor?”… “Allah” diyecekler… De ki: “O hâlde niye korunanlardan olmuyorsunuz?”

NAHL

30-)Allah’tan korunanlara: “Rabbiniz ne inzâl etti?” denildi… “Hayır” dediler… Şu dünyada güzel davrananlara güzellikler vardır… Gelecekteki vatan ise elbette daha hayırlıdır… Muttakilerin vatanı ne güzeldir!

31-)(Muttakilerin vatanı) Adn cennetleri… Altlarından nehirler akan o cennetlere dâhil olurlar… Orada her diledikleri kendilerinindir… Allah, takva ehlini işte böyle cezalandırır!

50-)Derûnlarından hükmeden Rablerinden korkarlar ve emrolunduklarını yaparlar.

51-)Allah buyurdu ki: “İki ilâh edinmeyin! ‘HÛ’, sadece Ulûhiyet sahibi BİR’dir (cüzlere ayrılmayı ya da cüzlerin bütünü olmayı kabul etmeyen TEKilliktir)… O hâlde yalnız Ben’den korkun.”

52-)Semâlar ve arzda ne varsa O’nun içindir! Din de daimî-ebedî-yalnız O’nundur! Allah’ın gayrından mı sakınıyorsunuz?

127-)Güven ve dayan! Senin sabrın, yalnızca Allah’ladır! Onlar üzerine mahzun olma! Kurmakta oldukları tuzaklarından sıkıntı duyma!

128-)Kesinlikle Allah korunanlar ve muhsinlerle (Allah için yaşamakta olduğunun farkındalığında olanlarla) beraberdir.

YUSUF

56-)İşte böylece o ülkede (Mısır’da) Yusuf’u yerleştirdik… Orada dilediği yerde dolaşır, konaklardı… Rahmetimizi dilediğimizde açığa çıkartırız… İhsan edicilerin yaptıklarını karşılıksız bırakmayız.

57-)Sonsuz geleceklerine dönük karşılığı ise, iman etmiş ve korunmakta olanlar için elbette daha hayırlıdır.

RA’D

35-)Korunanlara vadolunan CENNETİN TEMSİL (misal-benzetme) yollu anlatımı şöyledir: Altından nehirler akar… Yemişi de daimdir, gölgesi de… İşte bu takva sahiplerinin geleceğidir… Hakikat bilgisini inkâr edenlerin geleceği ise, o malûm ateştir.

TAHA

112-)Kim imanlı olarak doğru fiiller ortaya koyarsa, o, bir haksızlığa uğramaktan ve hakkının çiğnenmesinden korkmaz.

113-)İşte böylece O’nu Arapça bir Kurân olarak inzâl ettik; O’nun içinde tehditkâr haberleri, sonları türlü türlü açıkladık… Umulur ki korunurlar (arınırlar) yahut (Kurân) onlara bir öğüt olur.

132-)Yakınlarına salâtı (rabbine yönelişi) yaşamalarını emret; kendin de onda devamlı ol! Senden bir yaşam gıdası istemiyoruz; (aksine) senin yaşam gıdan bizden! Gelecek korunanındır.

ENBİYA

48-)Andolsun ki biz Musa ve Harun’a Furkan’ı (Hak ile bâtılı ayırt edeni), korunmak isteyenler için bir ışık ve bir hatırlatıcı olarak verdik.

49-)Onlar ki gaybları olarak Rablerinden haşyet ederler… Onlar o Saat’ten de titrerler.

HİCR

44-)”Onun yedi kapısı vardır… Her kapı için onlardan taksim edilmiş bir bölüm vardır.”

45-)Muttakiler ise cennetlerde ve ayn(kaynak)lardadırlar.

46-)”Oraya âminler olarak (Bi-)Selâm ile girin.”

ŞUARA

10-)Hani Rabbin Musa’ya: “Zâlimler topluluğuna git!” diye nida etmişti.

11-)”Firavun’un halkına… Korkup korunmayacaklar mı?”

89-)”Sadece, Allah’a kalb-i selîm (şuurunda hakikat açığa çıkmış olan) ile gelmiş kimse müstesna!”

90-)Korunmuşlara cennet (yaşantısı) yaklaştırılmıştır.

105-)Nuh toplumu da Rasûlleri yalanladı.

106-)Hani kardeşleri Nuh onlara dedi ki: “Korkup sakınmaz mısınız?”

107-)”Kesinlikle sizin için güvenilir bir Rasûlüm.”

108-)”O hâlde Allah’tan (kesinlikle yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun ve bana itaat edin!”

123-)Ad (Hud a.s.ın halkı) da Rasûlleri yalanladı.

124-)Hani kardeşleri Hud onlara dedi ki: “Korkup sakınmaz mısınız (korunun; takva elde edin!)?”

125-)”Şüphesiz ki ben sizin için güvenilir bir Rasûlüm.”

126-)”O hâlde Allah’tan (kesinlikle yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun ve bana itaat edin.”

141-)Semud da Rasûlleri yalanladı.

142-)Hani kardeşleri Sâlih onlara dedi ki: “Korkup sakınmaz mısınız?”

143-)”Ben kesinlikle güveneceğiniz bir Rasûlüm.”

144-)”O hâlde Allah’tan (kesinlikle yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun ve bana itaat edin.”

160-)Lût toplumu da Rasûlleri yalanladı.

161-)Hani kardeşleri Lût onlara dedi ki: “Korkup sakınmaz mısınız?”

162-)”Ben kesinlikle güveneceğiniz bir Rasûlüm.”

163-)”O hâlde Allah’tan (kesinlikle yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun ve bana itaat edin

176-)Ashab-ı Eyke de (orman halkı, Şuayb a.s.ın kavmi) Rasûlleri yalanladı!

177-)Hani Şuayb onlara dedi ki: “Korkup sakınmaz mısınız?”

178-)”Ben kesinlikle güveneceğiniz bir Rasûlüm.”

179-)”O hâlde Allah’tan (kesinlikle yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun ve bana itaat edin.”

123-)Muhakkak ki İlyas da irsâl olunanlardandı.

124-)Hani halkına: “Korunmaz mısınız?” dedi.

KASAS

83-)İşte Gelecek Yurdu (ölümsüzlük boyutu)! Onu, dünyada (beden yaşamında) başkalarına üstünlük taslamayan ve düzene uyanlar için oluştururuz… Mutlu gelecek (Allah için) korunanlarındır!

SAD

28-)Yoksa (hakikatlerine) iman edip imanın gereğini uygulayanları, arzda (bedensel yaşamda) bozuk inançları doğrultusunda yaşayanlar gibi mi kılarız? Yahut Allah için korunanları, füccar (yaratılış fıtratına uymayan şekilde yaşayanlar) gibi mi kılarız?

MERYEM

12-)”Ey Yahya!.. Hakikat Bilgisine sımsıkı sarıl!” (Yahya’ya) olayların oluş nedenlerini, sistemi OKUma özelliğini verdiğimizde, daha çocuktu!

13-)Ve ledünnümüzden bir ruhanî hayat ve bir sâfiye (zekât) verdik… Korunma konusunda çok hassastı!

14-)Ana-babasına iyi davranırdı, zorba ve âsi değildi.

63-)İşte kullarımızdan çok korunanları (yalnızca fiillerde değil, düşünsel anlamda korunanları) mirasçı yapacağımız cennet budur!

71-)Sizden Cehennem’e uğramayacak hiç kimse yoktur! Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.

72-)Sonra korunanları(korunmanın getirisi, nûrânî kuvve sahiplerini) kurtarırız; nefsine zulmedenleri de dizüstü orada bırakırız.

96-)İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, Rahman onlar için bir sevgi oluşturacaktır.

97-)Biz O’nu, O’nunla korunanları müjdeleyesin ve inatçı bir topluluğu da O’nunla uyarasın diye, senin anlatımınla kolaylaştırdık.

MÜZZEMMİL

15-)Muhakkak ki biz, Firavun’a bir Rasûl (hakikatine yönlendirici, arındırıcı) irsâl ettiğimiz gibi size de, şahit olarak bir Rasûl irsâl ettik.

16-)Firavun o Rasûle âsi oldu da onu kahredici tutuşla yakalayıverdik!

17-)Eğer (hakikatin bildirimine) nankörlük ederseniz, gençleri saçı ağarmış ihtiyar kılan o süreçte nasıl korunursunuz?

NEML

53-)İman edenleri ve korunmakta olanları kurtardık.

MUMINUN

23-) Andolsun ki Nuh’u kavmine irsâl ettik de (o kavmine) dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin (bunu fark edin)! “HÛ”nun gayrı olarak bir tanrınız olamaz! Hâlâ ittika etmiyor musunuz = korkup korunmuyor musunuz?”

32-)İçlerinde: “Allah’a kulluk edin… O’nun gayrından bir tanrınız yoktur… Hâlâ (yaptıklarınızın sonuçlarını yaşamaktan) korkup korunmuyor musunuz?” (diyen) kendilerinden bir Rasûl irsâl ettik.

86-)De ki: “Yedi semânın Rabbi ve Azîm Arş’ın Rabbi kimdir?”

87-)”Allah içindir”, diyecekler! De ki: “O hâlde korkup korunmaz mısınız?”

ZÜMER

10-)De ki: “Ey iman eden kullarım, Rabbinizden (yaptığınız her şeyin sonucunu kesinlikle yaşatacağı için) korunun! Bu dünyada güzellikler, iyilik yapanlar (mümin-kâfir fark etmez) içindir… Allah’ın arzı (Esmâ’sını açığa çıkarma alanı) geniştir… Sadece sabredenlerde bunun karşılığı hesapsız açığa çıkarılır.

27-)Andolsun ki şu Kurân’da insanlar için her türlü misali kullandık… Belki tezekkür ederler (unutmuş oldukları hakikatlerini hatırlayıp) üzerinde derin düşünürler diye!

28-)Pürüzsüz, net Arapça bir Kur’ân olarak (vahyettik)… Belki (anlayıp) korunurlar diye.

55-)Siz farkında olmadan, ansızın azap (ölüm) size gelmeden önce, Rabbinizden size inzâl olunan en güzele tâbi olun!

56-)(O süreçte) bir nefs şöyle der: “Allah’ı tanımada yetersiz kalmam dolayısıyla düştüğüm hasrete (kayıplarıma) bak! Elbette ben alay edenlerdendim! (İşin gerçeğinin ve ciddiyetinin farkında değilmişim?)”

57-)Yahut şöyle der: “Eğer Allah bana hidâyet etseydi, elbette korunanlardan olurdum.”

58-)Yahut azabı gördüğünde şöyle der: “Keşke bir kere daha (bedenle yaşama) sahip olsam da, muhsinlerden olsam.”

61-)Allah korunanları, açığa çıkardıkları başarılarla kurtuluşa erdirir! Onlara kötülük dokunmaz ve onlar mahzun da olmazlar.

62-)Allah her şeyin Hâliki’dir… “HÛ” her şey üzerine Vekîl’dir.

73-)Rablerinden ittika edenler (bedenselliklerinden korunanlar) ise sınıflar hâlinde cennete sevkolunmuştur… Nihayet oraya geldiklerinde ve onun kapıları açıldığında, onun muhafızları hitap eder: “Selâmun aleyküm! Ne hoş olmuşsunuz… Sonsuza dek kalmak üzere girin!”

ZUHRUF

34-)Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerlerinde yaslanacakları koltuklar…

35-)Altından süs eşyaları! İşte bunların hepsi dünya hayatının geçici zevklerinden başka bir şey değildir! Sonsuz gelecek yaşam ise Rabbinin indînde korunanlar içindir.

FUSSİLET

17-)Semud’a (Sâlih’in halkına) gelince, biz onlara hidâyet ettik de onlar âmâlığı (körlüğü) sevip, hüdaya (hakikate) tercih ettiler… Bu hâlleri yüzünden kazandıkları ile horlayıcı-alçaltıcı azabın yıldırımı kendilerini yakaladı.

18-)İman edip korunanları kurtardık.

HAC

30-)İşte böyle… Kim Allah’ın saygı gösterilmesi gerekenlerine saygı duyup gereğini uygularsa, bu yaptığı, onun için Rabbinin indînde daha hayırlıdır… Size bildirilenler hariç, en’am (deve, sığır, koyun cinsi) helal kılındı… O hâlde putların pisliğinden ve uydurma fikirlerden kaçının.

31-)Gayrını ona şirk koşmaksızın, Allah için hanîfler (dûnunda bir tanrı düşünmeyenler) olun! Kim Esmâ’sıyla hakikati olan Allah’a ortak koşarsa, o sanki semâdan düşmüş de kendisini kuş kapıyor yahut rüzgâr onu uzak bir mekâna atıp sürüklüyor gibidir.

32-)İşte böyle… Kim Allah’ın kurallarına saygı duyup uyarsa, muhakkak ki o, şuurun korunmak istemesi sonucudur.

37-)Onların etleri de kanları da Allah’a asla erişmez; fakat sizden O’na takva (itaatle elde edilecek yararlar) ulaşır… İşte böylece (Allah) onları size boyun eğdirdi ki; size hakikati fark ettirdiği kadarıyla Allah’ı tekbir edesiniz… Muhsinleri müjdele!

NUR

30-)İşte böyle… Kim Allah’ın saygı gösterilmesi gerekenlerine saygı duyup gereğini uygularsa, bu yaptığı, onun için Rabbinin indînde daha hayırlıdır… Size bildirilenler hariç, en’am (deve, sığır, koyun cinsi) helal kılındı… O hâlde putların pisliğinden ve uydurma fikirlerden kaçının.

31-)Gayrını ona şirk koşmaksızın, Allah için hanîfler (dûnunda bir tanrı düşünmeyenler) olun! Kim Esmâ’sıyla hakikati olan Allah’a ortak koşarsa, o sanki semâdan düşmüş de kendisini kuş kapıyor yahut rüzgâr onu uzak bir mekâna atıp sürüklüyor gibidir.

32-)İşte böyle… Kim Allah’ın kurallarına saygı duyup uyarsa, muhakkak ki o, şuurun korunmak istemesi sonucudur.

FURKAN

15-)De ki: “Bu mu daha hayırlıdır yoksa korunmuşlara vadolunan sonsuzluk cenneti mi? (O cennet) onlar için bir ceza (yaşamlarının getirisi) ve (hakikatlerine) dönüş yeridir.”

73-)Onlar ki Rablerinin, varlıklarındaki işaretleri (hakikatleri) hatırlatıldıklarında, (o hakikate karşı) sağır ve kör kalmazlar!

74-)Onlar ki: “Rabbimiz… Eşlerimizden (veya bedenlerimizden) ve evlatlarımızdan (bedenî çalışmalarımızın semeresinden) göz aydınlığı (cennet yaşamını) oluşturacakları bize ihsan et; bizi, korunmak isteyenlere uyulası önder kıl” derler.

75-)İşte onlar, (dünya-bedensel yaşam şartlarına) sabretmeleri nedeniyle gurfe (yüksek köşk-üst seviyede yaşam boyutu) ile mükâfatlandırılırlar! Orada tahiyye (hayat) ve selâm (Esmâ kuvvelerinin tahakkuku) ile karşılanırlar.

HICR

68-)(Lût) dedi ki: “Bu kişiler benim misafirlerimdir… Beni utandırmayın.”

69-)”Allah’tan çekinin ve beni rezil etmeyin!”

MUHAMMED

16-)Onlardan kimi de (gelip) seni dinler… Nihayet senin yanından çıktıklarında kendilerine ilim verilmiş olanlara dediler ki: “Az önce ne dedi?” (Anlatılan, taşa yağmış yağmur misali akıp gitti. A.H.)… İşte bunlar Allah’ın kalplerini tab’ettiği (şuurlarını örttüğü-bilinçlerini kilitlediği); sonu boş arzu ve heveslerine tâbi olmuş kimselerdir.

17-)Hakikate erenleri ise, hakikati yaşamanın getirisinde genişletmiş ve kendilerine (hakikat yaşamına uymayan hâllerden) korunma özelliğini vermiştir.

FETIH

26-)O zaman hakikat bilgisini inkâr edenler, kalplerine hamiyeti (köylülük-cahillik gururu), cahillik tutuculuğunu (yeniye kapalılık) yerleştirmişlerdi… Allah, Rasûlüne ve iman edenlere sekine inzâl etti ve onları kelime-i takva (lâ ilâhe illâllah) anlayışında sâbitledi… Onlar bu sözü bizâtihi yaşayarak hak etmiş ve ehil kimselerdi… Allah her şeyi Alîm’dir.

HUCURAT

1-)Ey iman edenler… Allah’ın ve O’nun Rasûlünün önüne (beşerî düşünce ve yorumlarınızla, değerlendirmelerinizle) geçmeyin; Allah’tan (şartlanmaya dayalı değer yargılarınızın sonuçlarını kesinlikle yaşatacağı için) korunun! Muhakkak ki Allah Semî’dir, Alîm’dir.

3-)Gerçekten Rasûlullah’ın katında seslerini kısanlar var ya, işte onlar Allah’ın anlayışlarının ne seviyede olduğunu ortaya çıkarttığı kimselerdir… Onlar için bir bağışlanma ve çok büyük karşılık vardır

9-)Eğer iman edenlerden iki topluluk çarpışırlarsa, onların arasını düzeltin… Eğer onlardan biri diğerine karşı haddi aşıp tecavüz ederse, o tecavüz edenle, Allah’ın emrine dönünceye kadar savaşın! Eğer dönerlerse, adaletle aralarını bulun. Muhakkak ki Allah, her şeyin hakkını verenleri sever.

10-)Muhakkak ki iman edenler kardeştirler! O hâlde iki kardeşinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korunun ki rahmete eresiniz.

12-)Ey iman edenler! Zannın çoğundan (doğruluğundan emin olmadığınız konuda fikir yürütmekten) kaçının! Muhakkak ki bazı zanlar suçtur (şirk veya şirke yola açar)! Tecessüs etmeyin (merakla başkalarının özel yaşantısını araştırmayın)! Kiminiz de kiminizin gıybetini yapmasın! Biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Bundan tiksindiniz! Allah’tan korunun! Muhakkak ki Allah Tevvab’dır, Rahîm’dir.

13-)Ey insanlar… Muhakkak ki biz sizi (hep aynı şekilde) bir erkek ile bir dişiden yarattık (Adem hariç kaydı yok bu bildirimde); tearuf (tanışıp birbirinizden farklı özellikleri, kemâlâtı elde) edesiniz diye sizi ırklar-türler ve toplumlar olarak oluşturduk… Muhakkak ki Allah indînde sizin en ekreminiz (en şerefliniz), sizin en muttaki (hakikate uygun şekilde) yaşayanınızdır! Muhakkak ki Allah Alîm’dir, Habîr’dir.

KAF

31-)Korunanlar için de cennet yaklaştırılmıştır… Zaten uzak değildir.

32-)”Bu vadolunduğunuzdur” denir, hakikatine yönelip bu hâlini koruyanlara…

33-)Gaybı olarak Rahman’dan haşyet eden ve (hakikatine) dönük şuurla gelen kimse için.

ZARİYAT

15-)Muhakkak ki korunanlar cennetlerde ve kaynaklardadırlar.

16-)Rablerinin kendilerine verdiğini alıcılar olarak (içten dışa çıkış olarak)! Muhakkak ki onlar bundan önce muhsindiler.

KAMER

54-)Muhakkak ki korunanlar cennetlerde ve nehir kıyılarındadırlar.

55-)Melîk-i Muktedir’in kuvveleriyle hakikati yaşam boyutundadırlar!

MÜCADELE

9-)Ey iman edenler… Birbirinizle fısıldaştığınızda kötülük, düşmanlık ve Rasûle isyan konusunda fısıldaşmayın… (Allah’a) yakınlığı sağlayıcı fiiller ve korunmayı getirici davranışlar hakkında fısıldaşın! O’na haşrolunacağınız Allah’tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için yanlış yapmaktan) korunun!

KALEM

34-)Muhakkak ki korunmuş olanlar için, Rableri indînde Naîm cennetleri vardır.

35-)Teslim olmuşları, inkârcı suçlular gibi kılar mıyız hiç?

HAKKA

48-)Muhakkak ki O (Kur’ân), korunmak isteyenler için düşündürücü hatırlatmadır!

MÜRSELAT

41-)Muhakkak ki müttekîler (korunmuşlar), gölgelerin ve kaynakların içindedirler.

TALAK

1-)Ey Nebi! Kadınları boşamaya niyetlendiğinizde; iddetlerini dikkate alarak (ay hâllerinden temizlendikten sonra) onları boşayın ve iddeti (sürecini) sayın… Rabbiniz olan Allah’tan korunun. Açık bir fuhuş yapmaları durumu müstesna, onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar… İşte bu Allah’ın koyduğu sınırdır! Kim hududullahı tecavüz ederse, gerçekten nefsine zulmetmiştir. Bilemezsin, belki Allah bundan sonra bir iş ihdas eder.

2-)İddetlerinin sonuna ulaştıklarında, ya onları örfe uygun nikâha devam ettirin veya örfe göre onlardan ayrılın… Sizden iki adalet sahibini şahit tutun… Allah için şehâdeti ikame edin… İşte bu, Esmâ’sıyla hakikati olan Allah’a ve sonsuz yaşam sürecine iman eden kimsenin kendisi ile öğütlendiğidir… Kim Allah’tan korunursa, ona bir çıkış yeri oluşturur.

3-)Ona ummadığı bir taraftan yaşam gıdası verir! Kim Allah’a tevekkül ederse, O, ona yeter! Muhakkak ki Allah, emrini yerine ulaştırandır! Gerçekten Allah, her şey için bir kader meydana getirmiştir!

MUMTEHINE

11-)Kadınlarınızdan biri ayrılıp kâfirlere giderse, sonra da bir şekilde onların eşlerinden size kaçan olur ya da ganimet olarak size kalırlarsa, eşleri gitmiş olanlara mehrlerinin mislini veriniz. O Allah’tan korunun ki, siz O’na iman etmişlersiniz.

HAŞR

7-)Allah’ın, fethedilen bölge halkından, Rasûlüne verdiği savaşsız ganimet (fey’), Allah’a, Rasûle, yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolcuya aittir… (Bu böyle takdir edilmiştir) ki (varlık) sizden (sadece) zenginler arasında elden ele dolaşan bir şey olmasın! Rasûl size ne verdi ise, onu alın (kabul edin); sizi neden engelledi ise, ona son verin! Allah’tan (yaptıklarınızın sonucunu kesinlikle yaşatacağı içindir ki) korunun… Muhakkak ki Allah Şedîd ül İkab’dır.

NEBE

31-)Muhakkak ki korunmuşlar için kurtuluş vardır.

32-)Sulak bahçeler, üzüm bağları… (“Meselül cennetilletiy” uyarısı hatırlanmalı. Cennete dair anlatılanların tümü semboller benzetmelerle anlatılmaktadır.)

33-)Yaşıt muhteşem eşler! (Cinsiyet kavramı olmayan şuur yapının hakikatinden gelen Esmâ özelliklerini açığa çıkaracağı muhteşem kapasiteli o boyutun özelliğiyle oluşmuş bedenler. Dişi-erkek ayrımsız! Allahu âlem. A.H.)

LEYL

14-)Sizi, çok alevlenen ateşe karşı uyardım.

15-)Ona sadece en şakî maruz kalır.

16-)O ki, yalanlamış ve (hakikatinden) yüz çevirmişti!

17-)En çok korunan ise ondan uzaklaştırılacaktır.

18-)O ki, arınmak için zenginliğini başkalarına harcar (yığmaz)…

19-)Bunu ne karşılık bekleyerek yapar (ne de kendisine yapılanların karşılığı olarak)!

20-)Yalnızca Âlâ olan Rabbinin vechini arzuladığı için!

21-)Elbette rızaya erecektir!

ALAK

11-)Gördün mü (bir düşün)! Ya o hakikati yaşamakta ise?

12-)Yahut korunmayı emretti ise!

13-)Bir düşün! Ya (hakikatini) yalanladı ve yüz çevirdi ise?

14-)Bilmez mi ki Allah kesinlikle görür?

ŞEMS

8-)Sonra da ona (bilince) hem fücurunu (Hak’tan ve Sistemden sapmayı) ve hem de takvasını (korunmasını) ilham edene ki…

9-)Gerçekten onu (bilincini) arındıran kurtulmuştur.

2- KONU HAKKINDA “KUR’AN-I KERİM’İN ÇÖZÜMÜ”NDE GEÇEN AÇIKLAMA:

 “Allah’tan korunun” ya da “Allah’tan korkun”un anlamı ise, bu ismin müsemması bir gökteki tanrı olmaması nedeniyle şu anlamadır… “El Esmâ”sıyla âlemleri yaratmış bulunan “Allah” ismiyle işaret edilen, “Sünnetullah” diye tanımladığı biçimde âlemlerin oluşum ve gelişim sürecini meydana getirmiştir. Burada kesin geçerli olan kanun, açığa çıkan “Esmâ bileşiminin”, varlığındaki “El Hasîb” ismi özelliği dolayısıyladır ki, sonraki aşamada, öncekinin sonucunu yaşamasıdır! Kısaca, senden ne açığa çıkarsa düşünce ya da fiil olarak, bir sonraki aşamalarda onun sonucunu, getirisini yaşarsın; demektir bu! Bu duruma da “hesabı anında gören = Serî ül hisâb” veya “kesinlikle en şiddetli şekilde yanlış davranışın sonucunu yaşatan = Şedîd ül ikab” anlamına uyarılar vurgulanmıştır. İşte böyle işleyen bir sistemde, çok düşünerek, bu şartlara göre tedbir alarak yaşamak, Allah’tan korunmak veya korkmak diye anlatılmıştır. “Allah sistem ve düzeni = Sünnetullah”ta açığa çıkan “EL ESM” olduğuna göre de, bu durum “Allah’tan korkma veya korunma” anlamına gelmektedir! Dolayısıyladır ki, birime yapılan “nankörlük” Allah’a yapılmış nankörlük olarak kişiye sonucunu yaşatmaktadır! İşte bu yapılanın karşılığını görme diye anlatılan ve “ceza” ismiyle anlatılan olay, esasında karşılık değil, yapılanın sonucunun otomatik yaşanmasına işaret etmektedir.

3- KONU İLE İLGİLİ OKUNACAK YAZILAR:

KORUNMA- TAKVA:

http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/takva/index.htm

HAKKA GÖTÜREN KORKULAR:  

http://www.sufizmveinsan.com/sohbet/hakkagoturen.html

 

B- ÇÖZÜMLEME

 1-TANIMLAR:

ALLAH’TAN KORKMAK VE ALLAH’TAN KORUNMAK: “El Esmâ”sıyla âlemleri yaratmış bulunan “Allah” ismiyle işaret edilen, “Sünnetullah” diye tanımladığı biçimde âlemlerin oluşum ve gelişim sürecini meydana getirmiştir. Burada kesin geçerli olan kanun, açığa çıkan “Esmâ bileşiminin”, varlığındaki “El Hasîb” ismi özelliği dolayısıyladır ki, sonraki aşamada, öncekinin sonucunu yaşamasıdır! Kısaca, senden ne açığa çıkarsa düşünce ya da fiil olarak, bir sonraki aşamalarda onun sonucunu, getirisini yaşarsın; demektir bu! Bu duruma da “hesabı anında gören = Serî ül hisâb” veya “kesinlikle en şiddetli şekilde yanlış davranışın sonucunu yaşatan = Şedîd ül ikab” anlamına uyarılar vurgulanmıştır. İşte böyle işleyen bir sistemde, çok düşünerek, bu şartlara göre tedbir alarak yaşamak, Allah’tan korunmak veya korkmak diye anlatılmıştır. “Allah sistem ve düzeni = Sünnetullah”ta açığa çıkan “EL ESM” olduğuna göre de, bu durum “Allah’tan korkma veya korunma” anlamına gelmektedir! Dolayısıyladır ki, birime yapılan “nankörlük” Allah’a yapılmış nankörlük olarak kişiye sonucunu yaşatmaktadır! İşte bu yapılanın karşılığını görme diye anlatılan ve “ceza” ismiyle anlatılan olay, esasında karşılık değil, yapılanın sonucunun otomatik yaşanmasına işaret etmektedir.

 Allah sizden açığa çıkan fikir veya fiillerin her an sonucunu yarattığı içindir ki; hoşlanmayacağınız şeylerle karşılaşmak istemiyorsanız, onları oluşturan davranış ve düşüncelerden uzak durarak özünüzdeki Hasîb mekanizmasına karşı korunun. Allahu Âlem!

 MÜTTAKİ:”TAKV”, karşılaşacağı bir tehlikeden korunma anlamınadır… Kişinin neticede azâb ve sıkıntı, üzüntü duymasına yol açacak her türlü olay mânâsına gelir…”MUTTAKΔ ise “KORUNAN” anlamını ihtiva eder…

 2- KUR’AN ÇÖZÜMÜNDE “KORKMA” VE “KORUNMA” TANIMLARINDAN ÖRNEKLER:

-   Allah için beşeriyetinin noksanlarından korunma

-   Yanlış yapmanız yüzünden karşılığını vermemden korunun

-   Allah’tan (size yaptıklarınızın sonuçlarını kesinlikle yaşatacağı için) hakkıyla korunun.

- … Allah’tan(yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için)korunun…Muhakkak ki Allah, Şedîd ülİkab’dır(şiddetle kötülüğün sonucunu yaşatandır).

-  Allah’tan korunun…” Muhakkak ki Allah Serî ül Hisâb’dır(serî ül hesap=açığa çıkanın sonucunu bir sonraki anda oluşturan).

-  Allah korunanlar ve muhsinlerle(Allah için yaşamakta olduğunun farkındalığında olanlar.)beraberdir.

- İşte kullarımızdan çok korunanları(yalnızca fiillerde değil, düşünsel anlamda korunanları)mirasçı yapacağımız cennet budur!

-   Rablerinden ittika edenler(bedenselliklerinden korunanlar)

-   O’na takva(itaatle elde edilecek yararlar)ulaşır…

-  Hakikate erenleri ise, hakikati yaşamanın getirisinde genişletmiş ve kendilerine(hakikat yaşamına uymayan hâllerden)korunma özelliğini vermiştir.

-    Allah’tan(şartlanmaya dayalı değer yargılarınızın sonuçlarını kesinlikle yaşatacağı için)korunun!

3- TAKVANIN BOYUTLARI:

“KORUNMAK” isteyenler için olayın üç boyutu vardır;

1-“Şirk”ten korunma: Allah yanı sıra tanrı kabullenmekten kaçınma.

2-“Günah” kabul edilen hususlardan uzak kalmak suretiyle korunma.

3-”ALLAH”ın “KULU”na yakışmayan düşüncelerden arınmak suretiyle korunma.

4- KORUNANLARIN (TAKVA EHLİNİN) ÖZELLİKLERİ VE KORUNMA (TAKVA) NIN GETİRİLERİ: (Tamamen ayetlerden özetlendi)

1-    Kur’an; korunanlar için Hidayet Rehberidir. (Bakara 2)

2-    Kur’an; korunanlara idrak açılımı getirir. (Bakara 2)

3-    Takva ehli; gabya iman eder, salatı ikame eder, zekatı verir, kendisine verilen rızıklardan infak eder. (Bakara 3)

4-    Gayba imanları ve takvaları onları yakıyn halıne taşır. (B.4)

5-    Kurtuluşa ermişlerdir. (B.5) (Neml-53)

6-    Kulluğunun farkında olmak takva ile mumkundur. (Bakara- 21)

7-    Kısas; takvadır. <Toplumsal huzur için adil olmak>(179)

8-    Oruç; takvadır. (183)

9-    Kişinin hanımı ile Allah’ın ölçüleri dâhilinde yaşaması takvadır. (187) Kadınlara iyi muamele takvadır… (223) Boşanan kadının nafakasını vermek haklarını korumak takvadır (243)

10- Allah sınırlarına (Hududullah) uymak takvadır. (187) (Hac 32)

11- Allah, takva ehli ile beraberdir. (Bakara- 194)

12- Hac, umre, kurban ve bunların şartlarına riayet takvadır. (196-197)

13- Kurban Bayramı günleri teşrik tekbirleri okumak takvadır. (203)

14- Alışverişi karşılıklı yazışarak yapmak takvadır. (282)

15- Takva; teslimiyet getirir. (Ali İmran-102)

16- İnsanlar arasında hakkaniyetle hüküm vermek, hayırlara koşmak, dine ters davranışlardan insanları sakındırmak, faiz yememek, tefecilik yapmamak takvadır. (102-132)

17- Takva; cennete taşır. (133)

18- Bollukta ve darlıkta infak, suçu bağışlamak, öfkesini yutmak- kontrol etmek takvadır. (134)

19- Geçmiş helak olan ümmetlerden ders almak takvadır. (137-138)

20- Zorluklara sabır, dayanışma ve birlik içinde olmak, düşmana karşı hazır bulunmak takvadır. (200)

21- Şeairillaha ( Allah nişaneleri; Allah’ı hatırlatan şeyler), haram aylara, beytulllaha, kurbanlıklara hürmet takvadır. (Maide 2)

22- Allah zikri, helalinden yeme içme takvadır. (4)

23- Allah’ın üzerimizdeki nimetini hatırlamak, verdiğimiz sözü hatırlamak takvadır. (7)

24- Doğruluk, adalet, doğru şahitlik takvadır. (8)

25- Takva tevekkülü açığa çıkarır. (11)

26- Dinle alay edeni dost edinmemek takvanın bir gereğidir. (57)

27- Takva sahibi olunmaz ise kişi fasıklığa doğru ilerler…(108)

28- Ahreti dünyaya tercih etmek takvadır. (Enam 32) (Zuhruf- 35)

29- Yetimlere güzel muamele, ölçü ve tartıda doğruluk, insanlara kapasitesince davranmak, hakkı söylemek takvadır. (En’am-152)

30- Sıratı Mustakıme tabı olmak takvadır. (153)

31- Dünya ve ahret güzellikleri takva ile erişir. (Araf-156)

32- Yapılan anlaşmayı verilen sözü bozmak, takvayı bozar, azabı davet eder.(Enfal- 56)

33- Allah yolunda malı ve canı ile koşmak takvadır. (Tevbe- 44)

34-  Hayatını takva ve Rıdvan üzere kuran kurtulur. (Tevbe- 109)

35- Gece ve gunduzun donuşumunde sema ve arzda takva ehlı için işaretler vardır. (Yunus 5-6)

36- Veliler; korunmuştur. (Yunus- 63)

37- Müttaki; şirkten uzaktır. Teke yönelmiştir. (Nahl- 51)

38- Korunanlar Muhsinlerle ( Allah için yaşamakta olduğunun farkındalığında olanlarla beraberdirler. (Nahl-128)

39- Müttakiler için dünyada da beladan selamete çıkış vardır. (Yusuf- 56)

40- Adn cennetlerindedirler. (Rad- 35)

41- Kur’an kıssalarından ibretler almak korunma vesilesidir. (Taha- 113)

42- Kendimiz dini yaşamakta devamlılık göstereceğimiz gibi, yakınlarımıza da bunun  yaşamını emretmek korunmanın bir gereğidir. (Taha-132)

43- Korunmak Haşyete götürür. (Enbiya 48)

44- Korunanlar kıyamet saatinden titrerler. (E.49)

45- Korunmuşlar için cennet yaşamı yaklaştırılır. (Şuara- 90) (Kaf 35)

46- Rasüllere itaat korunma sebebidir.( Şuara- 105-179)

47- Mutlu gelecek korunanlarındır. (Kasas 83)

48- Başkalarına üstünlük taslamak korunmayı bozar. (83)

49- Sisteme uymak korunmaktır. (83)

50- İmanın gereği fiiller ortaya koymak; korunmaktır. (Sad-28)

51- Ana babaya iyi muamele korunmaktır. (Meryem- 14)

52- Korunanlar, nar boyutu cehennemi nurları ile kolayca geçenlerdir. (72)

53- Korunanlar için özel bir sevgi oluşturur Rahman (96)

54- Hakikat bilgisine (Kitaba, Risalet bilgisine) nankörlük korunmayı bozar. (Müzemmil- 17)

55- Korunmak; başarıyı, kötülüğün dokunmamasını, mahzun olmamayı getirir. (Zümer- 61)

56-  Korunmak; selamette olmaktır. (73) (Nebe- 31)

57- Sabır; korunmaktır. ( Furkan- 75)

58- Misafire ikram ve hürmet korunmaktır. (Hicr- 68-69)

59- Takva ehline sekine, sükun ve şuur açıklığı vardır. ( Fetih-26)

60- Risalet bilgisine karşı kendi birimsel fikrini ileri sürmemek korunmaktır. (Hucurat- 1-3)

61- Kavga edenleri barıştırmak, kardeşlerin arasını bulmak korunmaktır. (9-10)

62- Gıybet etmemek ve kişilerin özel hallerini araştırmamak korunmaktır. (12)

63- Irk, milliyet, memleket ayrımı yapmadan insana insan olduğu için muamele korunmaktır. (13)

64- Korunanlar cennetlerde, gölgeliklerde ve kaynaklardadır. (Zariyat-15) (Kamer-54) (Mürselat- 41)

65- Nikâhlanmak, örfe göre nikâh yapmak, iki şahitle akdetmek korunmadır. (Talak-2)

66- Korunmak; umulmadık yerden rızık verilmesini davet eder. (Talak- 3)

67- Rasülün verdiğini almak, engellediğinde uzak durmak; korunmaktır. (Haşr- 7)

68- Korunanlara üzüm bağları, sulak bahçeler, yaşıt muhterem eşler var. ( Nebe- 32-33)

69- Korunmak; rızayı davet eder. (Leyl- 21)

70- Korunmak; bilinci arındırır. (Şems- 9)

 C- SONUÇ:

Hakikati” net ve tek görmek için de basîrete ve ilim gözlüğüne ihtiyaç vardır ki onun iki camından birisi, “B” harfi ilmi, diğeri “el AHAD-üs SAMED” ilmidir!

Birinci ilim, Kurân’ın en başına konmuş “B” harfidir… Anlamı, “TEK’in SEYRİ” isimli kitabımda açıkladığım “Holografik Gerçeklik” paralelinde, Rasûlullah (aleyhisselâm)’ın bildirdiği “Zerre küllün aynasıdır!” açıklamasıdır. Birim, zerre olarak algılanan her noktada, tüm “el Esmâ”sıyla mevcudiyetini anlatır.

İkinci ilim ise, Kurân’ın sonuna yerleştirilmiş olan “İhlâs” Sûresi’ndedir. “Allah” ismiyle işaret edilenin, “el AHAD-üs SAMED” olduğu vurgusudur! “HÛ”dur! O’nun gayrı veya “dûnu” mevcut değildir! “Es Samed”, “içine bir şey girmesi, katılması veya ondan bir şey çıkması oluşması söz konusu olmayan som TEK’illik” anlamını ihtiva etmektedir.  (Kur’an Çözümü Önsözden)

BU IKI GÖZLÜK CAMINI DENGEDE VE İYİ KULLANMAK; TAKVA KELİMESİ İLE İŞARET EDİLEN ANLAMI HEM DÜŞÜNCEDE HEM FİİLDE YAŞAMAKLA ERİŞİLECEK BİR HALDİR.

Dileriz, kolaylaşarak, hazmıyla yaşamımız olsun!…