Nasip

Nasip

(NASİP, NASİPLİ- NASİPSİZ)

Nasibuke yusibuke velev kâne tahte’l-cebel:  NASİBİN SENİ BULUR; ŞAYET BİR DAĞ ALTINDA OLSA BİLE.  (Arap Atasözü)

Kısmet ise gelir Hint’ten, Yemen’den; kısmet değilse ne gelir elden. (Türk Atasözü)

*

“Gezdim Şam’ı Bağdat’ı/ Buldum rızkımı arayı arayı” (Derviş)

“Niye gezdin ki Şam’ı Bağdat’ı/ Bulurdu rızkın seni arayı arayı” (Ârif)

*

Önerilerine karşı “İyi ama…” diye başlayan cümleler kuran “Nasipsizim ben” itirafında bulunmaktadır. Onlar için yorulmaya değmez!..

Derdini açar, zikir-dua önerirsin. “Nasipli” ise derhal uygulamaya geçer. “Nasipsiz” ise “Yoğundum, yapamadım; hem başkası da şunu dedi” der.

Sordu, anlattım. Durdu, ne dersin dedim. “Ben şüpheciyim, başka bilgilerle de test edeceğim” dedi. Şüpheciliği sorgulamak sanan nasipsiz…

*

MÜRIYD esmasının, kendi nasibini tanımak ve açığa çıkarmak üzere benlik dağına vurduğun ilk kazma olduğunu hala fark edemedin mi?

Nasip; birimin esmâ terkibi”ni anlatmaktadır! Esmâ terkibinin oluşturacağı açılımın izin verdiği ölçüde, anlamındadır! {Ahmed Hulusi}

Nasibi olan, üstüne gider ve alır!… Nasibi olmayan da, bana ne, deyip bir yana bırakır eline verileni… {Ahmed Hulusi}

Nasibinde olmaması, yaradılışındaki mahrumiyetindir; ki asla değişmez. {Ahmed Hulusi}

Nasip; yapılabilecek ölçüde kolaylaşan dua, fiil ve seyrin tamamıdır.

Üstad Ahmed Hulusi nin “Müriyd” esması üstünde çok durmasının en büyük nedenlerinden birisi bizce; birimi “Nasipsizlik” ten kurtarmaktır!..

*

Bir cihazın fabrika ayarları ve oluşturulma kapasitesi ne ise insan için Nasip odur. Nasibini aramak; fabrika ayarlarına dönüş çalışmasıdır.

Nasibi olanın; nasibini alması gücü, bilgisi, çalışması ölçüsündedir. Yeterince çalışmadan tembelliğine “Nasibim yok” kılıfı geçirmek Şirktir.

“Patronum; Razzakımdır” diyen işinden bol nasip alır.  “Patron sadece vesile, veren Allah” diyen; Şirkinden uyanır mı bilmem…

“Müşteri Velinimetimdir” diyen esnaf uyanmıştır. “Müşteri kim ki, Allah verir” diye öteye atana hayırlı uykular, renkli rüyalar dilerim.

“Müdürümle karşı karşıya geliyoruz sık sık” dedi. “Razzakın kendisinden açığa çıktığı mahale karşı gelmekten Allah’a sığınırım” dedim.

*

Yahudi, gelirin çoğunu Reklama ayırmış. Müslüman, aşırı bu demiş. Yahudi “Ticaretin nasibi reklamla tetiklenir” demiş. Hangisi sistemi okudu?

Nasibinin sınırsızlığını düşünerek çalış, gayret et. Eline geçen az da çok da olsa şükret. Nasibim az diyerek yola çıkan; hükmen mağluptur.

*

Nasip; ayakta tutmak yani KAYYUM isminin açığa çıkışı. Ve de ‘’KAYYUM’’ ismi ‘’ HAYY’’ ismiyle birlikte zikredilir ‘’ Ayetel Kürsi’’ de!…

HAYatiyet- KAYYUMiyet iç içeyse; nasibimiz; Rızkımızdır. Biz olmadan rızkımız; rızkımız olmadan biz olamazdık. Rızık kaygısı niye o zaman!?

Nasibinin yaratılışı gereği garanti olduğunu bilenin huzur ve sükuneti; telaşlılar nazarında umursamazlık ve tembellik olarak algılanmıştır.

“Nasip kesikliği”,”Kısmet bağlılığı” vb kavramlar; nasibin hakikatinden cahil olanların züğürt tesellisi olarak icat edilmiş; sistemde hiç geçerliliği olmayan kavramlardır.

Sana karşılıksız olarak hibe edilen Esma Terkibin hem Nasibin hem Rızkındır. Daha neyin telaşı, neyin savaşı? Değerlendir ve seyret.

Nasibin; Rızkın olarak senin Bilinç Seviyen, Bakış Açın, OKUma Düzeyinle aynı frekansta titreşir. (Bilirsen şah cümle, sırlı gerçek budur.)

*

Niyetlerine birimsel duyguları; Hırs, Korku ve Endişe gibi vb ni karıştırmak; nasibini kendi elleriyle kesmektir.

Birimsel duyguları kontrol altında tutarak, endişe- telaşsız tam teslimiyetle niyetine yönelmek; nasibin açılması demektir büyük ölçüde.

Şartlanmalar, kalıp öğretiler, kibir, ego, ahlak anlayışları vb bilinç kilitleri; çoğu insanı önünde hazır duran nasibinden perdelemektedir.

*

Hakiki Nasibimiz; hayata ve insanlığa kattığımız anlamla doğru orantılıdır.

Kuvvelerini ne yönde kullandığını görebilen ve okuyabilen; nasibinin nereden, ne şekilde ve nasıl açığa çıkacağını da görür ve okur…

Amacına ulaşsın veya ulaşmasın kişinin nasibi; çabası, gayretidir. Sonuç Allah’a aittir. Gayret zevki alanın neticeyle zaten işi olmaz.

Kişinin hakiki nasibi; Özüyle teması kaybetmemesidir. “İrtibatı koparmayalım” söylemini Rabbine yönelik düşün. İrtibatı koparma sakın!..

Allah İlminden nasibini çoğaltmanın kestirme yolu mu? Üst Bilincin gündemine yoğunlaşmak. O doğrultuda düşünmek,okumak,araştırmak, yaşamak.

*

Beyin input (girdi), proses (veri işleme), output (çıktı) sistemi ile bilgiyi değerlendirir. Nasibin; çıktılarındır. Kimseyi suçlama!

Herhangi bir sistemin işleme süreci; onun kabiliyetidir. Kabiliyet; birime kolaylaşandır. Süreç; Kader, değerlendirilen Nasiptir.

*

“Su damlasında okyanus, tohumda orman gizli. Ya B-ende neler gizli?” sorusunun ciddiyet ve gayretle peşine düşen; nasibine koşar.

İnsan için en büyük Nasipsizlik; Hz. Muhammed Mustafa (sav) in açıkladığı gerçekleri değerlendirmeden dünya yaşamından ayrılmaktır.

İnsan için en büyük Nasip; kendisine ölmeden evvel ölme bahtiyarlığını yaşatacak ilimle tanışmasıdır.

(“Tefekkürü İbadet Bilen” dost bilinçlerin çalışmalarından derlenmiştir.)