Bismillâhirrahmânirrahîm

Bismillâhirrahmânirrahîm

Vehim ve vesveseden sıyrılarak bir yaratım startını tetiklemektir Besmele.

Besmele insana, Allah’ın Rahmetini bilinçli bir şekilde açığa çıkartmaya sevk eder ve işte o zaman Rahim oluşuyla cennet boyutunu yaşatır.

“Allah insanı Rahman suretinde yarattı” Hadis-i Şerifi, insanın iradesinin Allah iradesi olduğuna işaret eder. Allah İradesini insandan açığa çıkarmak için basılacak buton Besmeledir.

En büyük sığınma ve korunmalardan biri de etrafa karşı sadece “Gözlemci” olmaktır. Gözleyen, tepeden, büyük fotoğraftan seyreden için Eûzü kolaylaşır, Besmele verimli ve bilinçli yaşanır.

B’ismiLlahirRahmanirRahim’i okumaya başlayınca an oluyor ki; ellerim – kollarım sanki gördüğüm koca bir çınarın dallarıymış gibi büyüyor, içime çektiğim nefes değil sanki gökyüzü, varlığımda vücut tanımaz bir algı sanki yer çekimi yok, uçmak değil hissettiğim, her şey sanki bende mevcut! Benliğimde değil şuurumda hizmet. ‘Ba’ nın “noktasıyım” sanki!

*

Allah’ın bir tanrı olmadığının en büyük işareti; Besmeledir.

Varlık bir frekans okyanusu. Bu Rahman isminin karşılığıdır. Burçlar denilen yapı da hakikatini, varlığını bu dalgalardan; esmalardan alır. Burçların bizde açığa çıkışı da Rahime işarettir, Rahman bizdeki sonsuz potansiyel, Rahim de bu potansiyelin bizde burç adı altında açığa çıkışıdır.

Bize bu yaşamda ne kolaylaştırıldı ise o bizim Besmelemizin projektörüdür.

İnsan bu taşıdığı Allah isimleri ile yeryüzünde Allah halifesi olarak vardır, dolayısı ile Eûzü Besmele; potansiyelindeki ana manaları, şeytaniyetsiz olarak açığa çıkarma işlemidir. Yani robot bir üretim değil, farkındalıklı olarak Halife özelliğinle doğru ve yerli yerince bir üretim.

Bilinçli Besmele; alışkanlık haline döndüğü için bize hükmeden özelliklerimize yeniden bizim hükmetmemize imkân verir. Besmele; melekelerimizi kendimize secde ettirmektir.

Bismillahirrahmanirrahim; zehrin panzehiridir. Bilince karışan bedensellik zehrinin panzehiri.

*

İnsanın zatı itibariyle kendini tanıyışı Rahmaniyet. Bilinçli varlıkları hakikatlerine erdirmek suretiyle; seyretmekte ve Esması özellikleriyle yaşatmakta olanın kendisi olduğu farkındalığıyla yaşatması gereği kişiyi bir an çıkartır koca benliğinden ve hakikatini sorgulatmaya başlar gerçekliğini bildirmek için. Sorgulama; Besmelenin kişide gerçek manada açılmasına vesiledir.

*

Vehim kuvvesi kişide ne kadar güçlü ise o oranda yanarak arınacak ve o kadar Besmelesini daha zorlu ve de daha geç yaşayacaktır.

Etraf ve çevre etkisine, “Elâlem ne der?” virüslerine ne kadar açıksanız Besmeleniz o kadar zorlu oluyor.

Herkes sıkıntı çekebilir hayatta. Besmele farkındalığının sıkıntıyı ve acıyı küçülttüğünü fark etmeliyiz.

*

Rahman sıfatı gereği yaptığımız duaya sadık kalır, şartlar ne olursa olsun o duamızdan vazgeçmez ve ona vehim katmazsak; Rahim gereği onun aynen istediğimiz biçimde bize verilmesi kaçınılmazdır.

Rahman; bir anlamda yaratımın projesi, hammaddesi, planlaması ise dualarımızı ince ince işlemeli, projelendirmeli ve dualarımıza gönülden iman etmeliyiz.

Ben, iş arama konusunda Rahman sıfatı gereğince duamı zihnimde detaylı biçimde projelendirdim. Sonunda da hem çevre, hem alan, hem maişet olarak aynen planladığım işe girdim.

Besmele; senin dünyanı senin yarattığını fark etmendir. Ötede tapındığın tanrının yerle bir olmasıdır. Yaşamın senden sana aktığını idrak etmendir. Sen- ben gibi kavramların sona erip ikilikten tekliğe geçmektir. Besmele; bir hayat felsefesidir.

*

Yaşadığınız ortamı, çalıştığınız işi ve oradaki insanları ne kadar ötekileştirirseniz o kadar Besmelenin ruhundan uzak düşer, kendinize zulmedersiniz.

Sahiplendiğim hiçbir konuda Besmelenin getireceği esenliği yaşayamadığımı fark ettim.

Besmele; içimizdeki virüsleri çekip çıkarmak sonra da inşa etmek üzere insana verilmiş en kıymetli anahtardır.

*

İçine vehim karıştırmadan ettiğim duaların ve samimi olduğum yönelişlerimin bir bir yaratıldığını gördüm hayatımda.

BismillahirRahmanirRahiym bilinçli bir kulluk ile bizdeki hayal kuvvesini fiile dönüştürme, tercihlerimizi hayata geçirme anahtarıdır.

Rahmaniyet olarak bende mevcut bir hayalim var; bir okuma salonu açmak. Kütüphane gibi, sadece çay ve kahve servisi olan, okuma tutkusu olanların uğrayıp kitap alıp orada nefeslenmelerini sağlayan bir okuma salonu. İç tasarımı bile beynimde hazır. Ancak henüz Rahimiyet boyutuna geçmemiş, öylece bekliyor. Rahman olarak tasarlanın Rahiyme dönüşmesi biraz da duamızı fiille desteklememizle gelişir.

Çevremden çok etkilendiğim süreçlerde başkalarının Eûzüleri ve başkalarının Besmeleleri ile kayda girdiğimi fark ettim. Bu da bende eziklik ve stres oluşturmuş. Oysa bize düşen kulluk ödevi kendi Eûzümüzü ve kendi Besmelemizi yaşamaktır.

Zamanında yanlış ya da eksik yapılmış bir Euzü, eksik Besmele, seni yaprak gibi savuruyor. Korkuların, vesveselerin, bir an önce hayata atılma ve para kazanma, yük olmama takıntıların, kendi Besmeleni yaşatmıyor. Çünkü bilmiyorsun, din adına sana yıllarca korku pompalanmış, cehennemde yanarsın denmiş.

Besmeleyi Allah namına okuyabilmek, Allah’ın Kün / Ol demesinin insan eliyle açığa çıkarılmasından başka nedir ki?!.

*

Var oldum, ismi Allah olanın ( BismillaH ) başta “ 7  zati sıfatlar ” diye bilinen –  hayat, ilim, irade, kudret, kelam, semi, basar özellikleri olmakla bildirilen diğer tüm potansiyel özellikleri ile (erRahman) ve bu potansiyel ile üretiyorum/ bu potansiyeli açığa çıkarıyorum (erRahiym).

Rahman  dediğimiz gibi; – tüm potansiyel esmayı / algılanmayan soyut – batın alemi, evveli – sebepler  alemini ; Rahiym ise – bu potansiyel boyuttan  algılanır  / somut boyuta tenezzülü, apaçık ortada olanı – sonucu – zahiri – ahiri   işaret eder… Yani; Rahmandan Rahiyme doğru bir yaratımsöz konusu… Özden dışa doğru… Rahman öz, Rahiym dış…

“Euzu” bilinçli kulluk (tezkir) yapmak isteyenlere önerilen bir tekliftir… “ Besmele ” ise; tüm yaratılmışların bilinçli bilinçsiz yaptığı kulluktur / tesbihtir…

Gün içerisinde devamlı kendimize hatırlatalım bu isimlerin özelliklerini ve artık farkedelim bu özelliklerle mücehhez olduğumuzu!..  Ki, olaylarla ve bizi sıkan / yakan / bunaltan düşüncelerle ( kabuller, sahiplikler, gayrına bağlantılar, takıntılar, saplantılar ve s. ile ) nasıl başedebileceğimizi bilelim !..

İçin ne  ile doluysa Besmelen de o yolda çekilir… Girdilerin ne ise Besmelen de ona göre şekillenip yaşatılır…

*

Şu an araştırarak, gözlemleyerek, düşünerek bu satırları oluşturan BEN değil, sonsuz- sınırsız özelliklerle varlığımı oluşturan Allah ismiyle işaret edilenin kuvvet ve kudretidir.

B Sırrı, matematikteki 0’ın çarpan etkisi gibidir. B harfinin anlamı idrak edip yaşanmadıkça rahman ve rahiym kuvvelerinin, bedenselliğe çeken tüm hallerden arınmanın ve sığınmanın dolayısıyla BESMELE ve EUZUyu oluşturan, yaratan diğer faktörler etkisiz kalır.

RAHMAN özelliği sürekli olarak açığa çıkmaktadır bizden. Rahiym ise aslında Rahman isminin, özelliğinin sonucunun yaşanmasıdır. Yani özelliklerin seyrinin oluşmasıdır Rahiym.

Soyutluktan somuta, düşünceden davranışa geçiren yaratım kuvvesidir Besmele.

Besmelenin gerçek manada hayata geçmesinde bedensellik içeren tüm davranış, duygu, istek, alışkanlıklardan samimi bir şekilde arınmak çok önemli. Samimiyet önemli.

Karşılaştığımız ve problem olarak nitelendirdiğimiz her şey EUZÜ ve BESMELEmizin eksikliğinden değil mi?

Besmele; bize esmalar olarak verilmiş özellikleri yerli yerince kullanarak seyir oluşturmaktır. Tıpkı karışık verilmiş bir puzzleı tamamlayarak resmi oluşturmak gibi. Besmele yaşayan, kendi fıtratını da hayatı da büyük resimden okuyandır.

Kişisel hırslardan arınmak; Eûzü ve Besmele Yaşamının temelidir.

BESMELE, yaşanması takdir edilenin; vehim etkilerinden arınarak, kendi varlığını ortadan kaldırarak, düşünerek- hayal ederek bu düşünce ya da hayali fiiliyata geçirme aşamalarıyla oluşturulması, yaratılmasıdır.

*

Moloz ve pislikten arınmamış bahçeye çiçek ekilmez. Öncelikle nelerden arınmam gerektiğini bu ilim fark ettirdi. Sonra da Besmelemin kolaylaştığını gördüm.

Yürekten söylediğim her bir Salavatla düştüğüm yerlerden kaldıracak beni Muhammedî Nur, tutacak ellerimden. Yokluğumu hissettirecek ve taa ciğerlerimden koparcasına ‘ Bismillah ‘ dedirtecek bana.

İlme samimiyetle odaklandığımda içimde öyle bir güç hissettim ki; sanki o an ‘ Bismillahirrahmanirrahim‘ desem bütün dünya içe doğru dürülüp toparlanıp avuçlarımın içine girecekmiş gibi…

Vermek istemeseydi eğer, nasibimde olmasaydı, bu isteği düşürmezdi gönlüme. İşte bu Besmele çekip girişeceğim her işte bana çok güçlü bir sıçrama noktası oldu.

Kendi benliğimden sıyrılmadan dilediğim her şeyin ayaklarıma dolandığını fark ettim. Sahiplenme vehmi bana en çok engel olan şeymiş hayatımda. Besmele; Bensiz bir Özbene kapı açıyor.

Kur’an’dan ayet taramaları yaptığımda, Rahman esmasının ne kadar çok tekrar ettiğini gördüm.

Hayatın fiilen hakkını vererek yaşadığında, Allah namına yaratımda bulunuyorsun! Daha büyük bir mucize olabilir mi? Üstelik Besmeleyi yaşamak geleceği şekillendirdiği gibi; geçmişi de dönüştürüyor. SÜBHANALLAH !! Hem müjde, hem mucize !!

*

Allah, nasip etmeyeceği şeyin hayalini kurdurmaz. (Hz Osman) Bu sözü; düşünebildiğine göre, Rahman olarak potansiyel var,  Rahman ve Rahiym olduğuna göre, bu da Besmelede birlikte zikredildiğine göre Rahiym potansiyeli de var hepimizde diye anlıyorum.

Besmele; kişinin daha evvel bilinçsizce veya yanlış dua ve talepleri sonucu içine düştüğü açmazlarla ilgili olarak KÜN/Ol emrini verip yeni bir alan açmasıdır kendisine.

Dünün beğeni ve nefretleri ile bugünü ve yarını oluşturduğumuzu fark etmektir Besmele.

*

Besmele’yi yaşayan; Kulluk Bilinci (ben) diye algılayanın Rahman ve Rahimin  Allah olduğu Üst Bilinç’dir. Ego (alt bilinç) ise vehminin getirdiği sahiplik duygusu ile Besmele çekemez.

Besmelenin içe ve dışa dönük çekimi yani yönelişi (salâtı) vardır.

İçe dönük besmelede; kendi rabbine yani sınırlı bilincine besmele çekmiş olur dolayısıyla vücut mülkündeki firavunluğu yaşar.

Dışa dönük besmelede ise; Özü itibari ile Üst Bilince (Muhammedi bilince) besmele çekerse (uruc) kendindeki esma potansiyelini en üst noktada tetiklemiş olur. “Allah’ın RAHMAN ve RAHİM olmasının sonucu,  benden çıkan şey, O’nun nâmınadır” farkının idrakinde olan bilinç O’nun izni ile O işi yapıyorum demektedir.

Düşüncelerimde olmasını istediğim şey üzerinde yoğunlaştırarak beyinde soyut bir şekilde oluşturduğum isteğimi, dünyam da somut olarak açığa çıkartabilirim.  Yani enerjiyi maddeye çevirebilirim. Düşüncenin fiiliyata dönüşebilmesi için bilinçaltımızın sahip olduğu veri tabanı tarafından bu isteğin olacağına inanarak onaylanması gerekir.

Bilinçaltımız da olan genetik ve şartlanmış veri tabanı onay vermediği için soyut istekler, somut hal alıp beş duyuyla algılanabilecek, yaşanabilecek şekle gelmekte zorlanabilir. Bir şeye karşı kendini kapatmak, kilitlemek, ondan uzak kalmaya neden olmaktadır. İman etmek yani Âmin demek o şeye karşı kendini açık hale getirmek demektir.

“Besmele” çıktığı mahallin haliyle ilgilidir.

*

Besmele ne midir?

Farkındalığın başladığı An.

Vehimsiz yola çıkış.

Geçmişi ve geleceği bırakıp An’ın hakikatini yaşamak.

Her zerrede ondan gayri olmadığı görmek.

Rüyadan uyanmak Besmele.

Kabulleniş ve itiraftır özüne.

Korunmadır…

Her zerrenin hakikati haykırmasıdır Besmele…

Besmele özümde olana bağlılık, sevgi, aitlik…

Veee  tüm kainatın iyi niyetini üstüme çekmektir Besmele!

Benlikten sıyrılıp seyre dalıp teslim olma halidir Besmele… Benliğimde ben sandığımda kilitlediğim her ne var ise Besmeleyi B sırrını anlamadan açılmayacaktır.

*

“Rahmetim her şeyi kuşatmıştır” buyurması “Her şey ile beraber “olduğunu da anlatır bize. O nun rahmeti ile bağdaştıramayacağımız kişi, hal, durum ne olursa olsun! Halbuki bağdaştıramayan, birleştiremeyen zihindir! Zihinde kalan müşrikler o yüzden “Rahman da nedir?” diyorlar. İkilikte olan zihin “Rahman”ı göremez, tanıyamaz, değerlendiremez.

“Kendim ettim kendim buldum” u kabullenip, istiğfar ve tevbeyle Rabbime yönelmem gerekiyor. Bu yapılmadan Besmele sağlıklı yaşanamaz.

Aklıma “TevvaburRahim” “GafururRahim” ile biten ayetler geldi. Gafurdan sonra Rahim, Tevvabdan sonra Rahim… Rahim isminin açığa çıkması için yanlışı kabullenme, ve doğruya yönelme gerekiyor. Yine kendine dönmek, kendinle hesaplaşmak, yanlışları görüp itiraf etmek ve bunlardan dönmek için azmetmek, karar vermek, gayret sarf etmek. Sonuçta ne olur? Rahim ismi açığa çıkınca ne olur? “Bir mümin olarak; yani vehmin kalktığı bir birim olarak; zuhur eden şeyler” Rahim olan Allah’tan ” olur.

*

((B’eynimde/benlik Zannı olmaksızın)). Allah adına, namına…. ((onun esmasının açığa çıkışıyla//gelen impulsa// ulaşan dalga yapıyla)) düşünüyorum/tasarlıyorum. Yapıyorum/ Açığa çıkarıyorum.

Besmele yaşayamamanın en büyük sebeplerinden biri de Besleme yapmamızdır. Benliği beslemek, vehmi beslemek Besmeleye mani oluyor.

Herkesin Besmelesi kendineymiş. Başkasından bekledikçe Besmeleyi, şirkin dibiymiş bu. Konu ne olursa olsun başkasının Besmelesinin peşine takılmak Tanrıcılık oyunuymuş kıymeti kendinden menkul.

Teslim olmak, çerini çöpünü teslim etmek değilmiş. Teslimiyet çersiz çöpsüz bir zihne bırakmakmış kendini.

Bir tam besmele için binlerce eksik besmele çekeriz çoğu zaman.

Bir dağ başında inzivada kolaymış meğer! Zan /zihin perdesini yırtmak ve An ‘i bulmak..

teklikten kesrete düşene lazımmış Besmele en çok. Kalabalıkların içinde Besmele’ siz gezilmezmiş. An’ın kapısıymış Besmele. Ve Besmelesiz An yapsa yapsa Firavun yaparmış insanı. Besmele kapısından An’a girene bir ses yükselirmiş içerden; Yaa Selaaaam!!!

*

Yaşadıklarımızın çoğu; BEYNİMİZİN HER AN BESMELE HALİNDE OLUYOR OLMASINA RAĞMEN, FARKINDALIĞIMIZIN, BİLİNCİMİZİN ORDA OLMAYIŞIndan dolayı karşımıza çıktığının ve bizim onu elimiz kolumuz bağlı ve isyan halinde seyrediyor olduğumuzun SAĞLAMAsıdır…

SEÇME HAKKI ancak İRADE koyabilme durumunda oluşur. Yani;” SİSTEMİNE GİRECEK OLANI SEÇ” DER BESMELE. Yani; karnının acıkması sünnetullahtır ama ne yiyeceğini seçebilirsin.

Hayat; beyin fabrikasında BESMELE YASASIyla üretilen süreçtir.

SEMPATİ ve ANTİPATİ yasası KADERimiz OL’ANı bize sahneler yani algılarımızla KAYITLAR…

İnsan; beş duyu kaydında olması sebebiyle Beyninde Besmele Yasası ile üretilenleri dışarıda gibi algılar.

RAHİM her AN her zerrede SEÇEN ÖZELLİKTİR.

Veritabanımız denilen kendi mevcut beyin sistemimiz tarafından her AN tehdit altındayız.’’Şeytan size apaçık düşmandır’’ derken meğerse bu gerçeği işaret ediyormuş. ‘’Bedenselliğin, mevcut veritabanın senin şeytanındır; bunun farkında olarak bu uyanıklık içinde BESMELE mekanizmanı kullan’’ yani besmeleden önce EUZİ YAP demek istiyor.

Seni, diğerlerinden özel kılandır Besmelen…

BEDENlerimize zulmederek, onun hakikatini inkar ederek ve de ona HAKkından fazlasını lütfederek BESMELE yaşanamaz..

Besmele yapım ve inşa aşaması; tevbe ise yaratımdan önce yıkım ve temizlik gerektiren bir durumdur.

Beynin her an üretimini yaptığı hayattan habersiz yaşayanın farkındalıklı Besmele ile bu üretime katılmasının kapısını Tövbe açar.

TEVBE bize ”Kendine gel!” diyor; EUZÜ ;”Sana verilecek olan nimetin, rızkın kıymetini bil, koru” diyor; BESMELE ise ;”Hakkettin, senindir, al yaşa” diyor.

“AKLINI BAŞINA ALIRSAN, SİSTEME GERİ DÖNÜŞ ŞANSIN HEP VAR” deniyor insana. DIŞARI ATILMA, UYAN!!! deniyor. Yani; BESMELE; DAİRESEL BİR DÖNGÜDÜR.. TEVBE ise; dairede kalma konusunda bir uyandırma mesajı.

BESMELEnin farkına varılmadan yaşanan hayatlar KABZ hali; sıkma ve stres yaşamlarıdır.

Zekatı verebilmenin sırrı: Bilinçli ve kaliteli bir beynin besmelesiyle üretilmiş olan gıdaları kendi BESMELENde kullanmakla anlam kazanır. (Üst Bilincin ilmini kendi algı dünyamızda değerlendirmek)

RAHMAN BEYNİMİZİN HİÇ TÜKENMEYEN BİR KALEM ÖZELLİĞİ; RAHİM, SONSUZ OLASIKLARA GEBE KALMAYA HAZIR BOMBOŞ BİR SAYFASI. ”B” İSE KENDİ HİKAYESİNİ YAZANIN ELİ- İŞLETMECİSİ- PROGRAMCISI.. KENDİ HİKÂYESİNİ YAZAN MI KİM?   O; HERŞEYİ KENDİNDE BAŞLATIP VE DE KENDİNDE  BİTİREN… ”NOKTA”.. 

*

Düşünme ve sorgulamaya başladığımızda Besmelenin Rahmanı bize açılmaya başlamıştır.

Kur’an ve Sünnete uygun bir yaşam; en güçlü Eûzüdür ki Besmele bu sağlam arsada yükselecek bina sırf huzurdur.

Hayatın verileri çok fazla negatif ve olumsuz olsa da Euzü ve Besmele yönelişinde bunlarla kendini kayıtlamayanlar için hayran olunası mucizevi oluşumlar başlar.

Sabır; duruma uyum sağlayabilme becerisi. Kriz yönetimi ya da. Gönülden alıp kabul ettiğinizde; içinden çıkana inanamazsınız. Acı görünümlü paketten, derin bir huzur çıkar size.

Korkular, öfkeler, kinler ve kırgınlıklar Euzümüzün ve Besmelemizin önünü keser.

Aynı hedefe yönelen ve aralarında sevgi bağı güçlü olan aile bireyleri; Tekliği toplu bir Besmele olarak huzur içinde yaşarlar.

(“Tefekkürü İbadet Bilen” dost bilinçlerin çalışmalarından derlenmiştir.)