Hadis-i Şerif Tetkikleri-1

Hadis-i Şerif Tetkikleri-1

“Dünyanızdan Bana Üç Şey Sevdirildi. Güzel Koku, Kadın ve Gözümün Nuru Namaz” 

(DÜNYA-NIZ-DAN ve GÜZEL KOKU)

DÜNYANIZDAN; Bu kelimeyi incelersek, görürüz ki “dâni”; (aşağı, beride, alçak) sözcüğünün dişil halidir. Hem aşağı, alçak! Hem de dişil bir kelime. Kavram olarak bakarsak; sayısız ilahi isimlerin kuvveden fiile dönüşümü, Hikmet yurdu. Yani manaların surete bürünmüş hali. Hikmet yurdu; hüküm yurdu, nedensellik, sebepler, gerekçeler, vesileler ile Kudret’in örtüldüğü sistem.

Demek ki nedensellik ve sebep sonuç olarak gördüğümüz yani Kudret i göremediğimiz oluş ve olay ve bakış açısı dünya yani aşağılık, alçaktır.

Dünya, üzerinde yaşadığımız yuvarlak küre değil, insanın ve insanların “birbirlerine bakma ve değerlendirmeleridir. İşte bu insanın tek kişilik “dünyasıdır. Bu bakış ve değerlendirmeler toplum, ülke, ırk, töreye vs. göre çevreyi algılama yurdu olan dünyasındadır insanın. Göreler, kimliğini belirler, bireysel kimliği onun dünyasıdır. O halde bir tek dünya yok!?! İnsan sayısı kadar kimlik ve algı olduğuna göre “dünyalar” var ve herkes kendi dünyasında yaşamakta aslında.

Dünyanızdan diyerek bize seslenen kim? 1400 yıl önce yaşayan Muhammed Mustafa olarak değil de, bunu insanın şuur tada ruh boyutunun beden (dünya) boyutuna seslenişi diye anlarsak, diyor ki; ey beden diye isimleşmiş yapı! Atomlardan meydana gelmiş kitle!. Hücrelerden meydana gelmiş toprak yapı! İşte ben bu biyolojik yapıdan ibaret değilim. Ben senden ve bakışından ve dahi yargılarından münezzehim, uzağım. Seninle kayıtlı ve kısıtlı kalamam ama bu madde âlemi, dünya üzerinde 5 duyu ile sınırlı olan bedeni kullanarak yapmam gerekenler var. Sen(beden) bana hizmet için varsın. Sana tabi olmam mümkün değil. Hatta seni meydana getiren, hayatiyetin dahi Ben (şuur, ruh) ile kaim. (Mülk 15) O halde bu boyuta da hakkını vererek yani bedenselliği de yaşayarak, halifetullah bilinci ile yoluma devam edeceğim. Anladım ve fark ettim ki, bu yolda şu üç şeyi kullanarak hakikatime ulaşmam gerekiyor. Bunlar bana sevdirildi yani adeta bu bir mecburiyet. Sevdirildi sanki kolaylaştı gibi.

GÜZEL KOKU; Koku;  bedenin dünyadan haber alma yollarından bir tanesi. Diğer duyulara oranla farklı koku duyusu. Görme ve dokunma gibi duyular daha somut gibidir. Kokunun eşya ile ilişkisi daha soyut, müphem ve ele gelmezdir. Kokuyu tanımlamamız için yanına bir sıfat ya da isim koymak lazım. Gül kokusu, ekmek kokusu, yağmurun toprağa değmesinin kokusu gibi, ayrıca nefes (hava) olmadan kokunun buruna taşınması da mümkün değil. Sanki koku da hava gibi. Hissediyor ama göremiyorsun, belki soyutu somuta çevirme özelliğimizi bize anlatan en önemli duyu koku alma.

Melekût hakkında bizim düşünmemizi, uyanmamızı sağlayabilir koku. Yani görmediğin, elle tutamadığım bir şeyi hissediyor ve ona bir anlam, isim veriyorsun. Bu boyut yani melekûtu algılama sevdirilenler arasında ve demek ki düşük frekansta. Koku duyusu şeffaf, belirsiz. Adeta ruhumuza yerleşmiş. Arapça “rayiha” (koku) kelimesi de ruh kelimesi ile aynı kökten! Güzel kokuyu, güzel hissediş, güzel algılama, güzel ruh olarak anlayabilir miyiz? Ya da insanlar arası soyut iletişim biçimi olarak? Ruhtan ruha, beyinden beyine iletişim? Koku duyusu uyku esnasında dahi kapanmayan tek duyu veri alışverişi devam ediyor. Ve “anlayabildiğim kadarıyla” diye başlıyorum ya bazı cümlelere, işte o! Anlamam, idrakim kadarı demek. Mesele konu ne ise onun hakkında, soyut olan “ilim” boyutunun, yani idrakimin şu anda yetebildiğini kadarıyla bu konunun “kokusunu” alıyorum… İdrakin güzel olup olmaması ise, hilafet boyutum ile ilgili olup olmamasına bağlı…

*

DÜNYA deyince ne anlama geldiğini (önceden) sığ bir düşünce ile sadece bu gördüğümüz yaşadığımız mekân diye sanıyordum, bununla sınırlı olmadığını hissettiklerimizin de düşüncelerimizin de ve bedenimizin bu kapsama girdiğini; çünkü hepimiz farklı şeylere ilgi duyuyoruz sevdiklerimiz bize kolay gelenler ve bize zor gelenlerde var. Yaratılış gereği.  

RASULALLAHIN SEVDİKLERİni düşününce; O’nun Tekliğini yaşaması için  bedene ait esfeli safilindeki  ile beş duyu algılamaları ile bunun gerçekleşmesi için kullandığı araçlar diye düşündüm. Çünkü İNSAN lığın zirvesi sistemi çözmüş ve bunun gereklerini bilen ve uygulayan olarak.

GÜZEL KOKU hakkında paylaşımlarınıza baktım değişik kokuların anlamlarını görünce bunun önemli olduğu hangi yönümüzü uyardığını, RASULALLAH’IN, gülün en yüksek frekansa çıkardığını bildiği ve yaşadığını içinde bunu  sık sık kullanmış ve bize de bildirmiş.

*

Güzel koku eminim herkesin ilgisini çekmiştir lakin kokunun güzel olması dahi kişinin algısıyla alakalıdır göreceli bir kavramdır. Koku öyle bir şey ki ne şekli ne şemali ne rengi vardır. Kokunun sureti olmadığı gibi kokunun ismi dahi yoktur koku algıdır aslında, önce kokuyu algılayan beyin daha sonra isimlendirmeye gider koku manadır koku algıdır. Koku olayına çok farklı açılardan bakılabilir zannımca hadiste anlatılan koku algıdır ama güzel algıdır algıyı güzelleştirmek lazımdır. Olayları işte bu algı ile değerlendiririz eğer algıya benlik bedensellik karıştırırsak algıyı güzelleştiremezsek azap olur yaşantımız lakin hilafet tacını takmak için algıyı güzelleştirmek şart olmuştur. Benlikle bakan (algılayan) azap görür Güzel bakan (algılayan) Hakkı görür…

*

دنياكم –  “ DünyaNızdan ” demek olan bu kelime üzerinde düşünmeye deyer…  “ Beş duyunun / insanın dünyaSı ”ndan bahsediyor… Beyin, gerçekte; her türlü frekansı değerlendire bilecek bir kapasiteye sahip… Ancak ne varki; 4000 – 7000 angströmlük bir kapasiteye sahip göz penceresinden varlığa / Varlığındakilere  nazar etmektedir… İşte bu NAZAR EDEN; dünya ve varlık tasavvurunu ve dahi kendini algılama biçimini  “ bu sınırlı gözün vehmettirdiği  farkındalığı ”yla Gaybdan  / hakiki boyutundan  sesleniyor: “ dünyaNızdan…”  diyor.  Çünki, normal bir insanın yaşamı;  bu beş duyu dediğimiz organların verileriyle kayıtlanma  esası  üzere  oluşur…  Ve “ dünyaNızdan ” ifadesi; varlığını kabullendiğimiz dünyanın da aslında algılama aracının kapasitesinden doğduğunu ve algılar dünyasında yaşadığımızı bize işaret ediyor, zımni olarak…  İşte AllaH Rasulünün ( s.a.v. ) muhteşem  özelliği; “ cevamiu – lkelam ”…  Hayran olmamak elde değil…

حبّب الى  –  Bu fiil; ل  ile işlendiyi vakit sevdirmek / çekici – kabuledilebilir kılmak demek…  الى ile işlendiyi vakit ise ÖNERMEK demek… Hadiste de zaten bu şekilde gelmiştir… Yani “ önerildi ” manasında…  Dikkat etsek; hem “ dünyanızdan ” diyor… Realiteyi vurguluyor… Bi bakıma üst noktadan sesleniyor… Ama bir yandan da   “ kul ” olduğunu beyan sadedinde “ önerildi ” diyor…  Sanki; Kibriyadan Abdiyyete doğru… Mesela yani…  

الطّيب – El takısı (ال ) ile belli / özel bir duruma işaret eder…  Tekil kullanılmıştır…  Namazda,  Ettehiyyatüdeki; “ vetTayyibat ”tan da gelir, diyebilirim… Aynı şey kasdedilmiş olabilir mi, bilmem… Yani; kelimenin köküne inersek; farklı anlamlar çıkar… Ancak bence burada çok ilginç bir husus var…  Koku ve kadın… Bu ikisi zaten bir biriyle  ilintili… Kadınlar koku sürünür… Erkek de sürünür, ama;  koku en çok kadınla özdeşleşmiştir…  Peki, neyin kokusu olabilir ?.. Hangi koku ?.. Öyle bir koku ki; mesela ölümü tatmış müminin ruhundan da hoş koku gelir – hadislerden  biliyoruz…  Tıb  ( طّيب) her çeşit güzel kokunun  adıdır…

*

DünyaNIZdan

Eğer kozanı delemediysen,  terkibiyetini kıramadıysan, yaptığın hareketler bir ezber üzerine ise, sen dünyanda yaşıyorsun ki bu dünyan Resulallah’ın dünyası değil. Dünyandan çıkmaksa amacın 7 kat semaya, beynine tırmanmaksa niyetin bu üç aşama senin için elzem bir çalışmadır. Hakkını verirsen dünyandan çıkar kendini seyredersin âlem suretlerinde.

Adım Adım MİRACA-EPİFİZE…

KOKU ve Çalışma mekanizması:

Koku duyusu hayvanlarda ve insanlarda farklı çalışır. Talamusta (Koku hariç tüm duysal uyaranlar için ara istasyondur. Uyaranları azaltma, güçlendirme, iletmeme fonksiyonu mevcuttur, önemsiz uyaranlar filtrede azaltılırken, önemliler artırılır, bu sayede konsantrasyon mümkün olmaktadır.)Süzülmeden doğrudan beyine giden tek duyu kokudur. Bu özellik hayvanlarda heyecanların düzenlenmesinden sorumlu koku beynini oluşturur, İnsanlarda ise bu bölgeye limbik sistem denir. Nedir limbik sistem? Limbik sistem, temel içgüdüsel tepkilerin hiç düşünmeksizin karar verildiği amigdala da değerlendirilerek, “savaş, dövüş, ye, yeme, cinsel ilişkiye gir-girme ) kararı verilir ve bu karar beynin bütün bölgelerine gider. Hayvanlar feromonlar denilen kokular yayar, idrar, yaşama alanını işaretleme, eş bulma, çiftleşme gibi temel davranışları düzenler. İnsanlarda frontal lobun (alın bölgesindeki beyin kısmı)bulunması bu olayı kırmıştır ve daha gelişmiş karar verme mekanizması vardır. Neyi, niye hangi hedefe yönelik yaptığını bilmeden yaptığın her hareket limbik sistemine tabi olman demektir ki buda tabiatının gerektirdiği bir biçimde yaşamandır. İşte onlar hayvanlar gibidir ayetini yaşarsın da algılayamazsın.

Peki, Neden Güzel Koku?

Güzel koku Epifizi tetikler ve Algı kapasiteniz belirli bir seviyedeyken bakış açınızı ve görüşünüzü değiştirebilir.Rahman suresinin kokusunu aldın mı? Derler, Halk arasında çok yaygın bir deyim daha vardır “Sen bir şeyler karıştırıyorsun burnuma kötü kokular geliyor” demek ki koku algılamak, sezinlemek, hissetmek manasına da gelebilir. Peki nasıl algılamak gerek? Güzel koku; Öyle bir algıla ki limbik sistem devreye girmesin, beşeri değer yargılarınla, gelenek görenek, örf adetlerin ile yargılama, anlama, algılama. Epifiz ve Pfc kontrolünde algıla Güzel koku olsun aldıkların. GÜZEL ALGILA. Kötü koku – negatif algılama ise amigdalayı tetikler ve bedene dönük hal ve hareketler için beyini uyarır, buda seni kendi cehennemine odun taşımaya iter.

*

HAKİKATE ULAŞMAK… Varlık amacımız ve neredeyse tüm tefekkür çalışmalarımızın odak noktası. Bu çalışma da amacın sonuca ulaşmasına yönelik navigasyon cihazı gibi bir anlamda.

BEN KİMİM? sorusuyla filizlenen farkındalığın, ‘’Tek Bilinç‘’ gerçeği ve ‘’Varlığında HAK tan başkasının olmamasının‘’  anlaşılması noktası arasındaki olmazsa olmazlardır hadiste karşımıza çıkan. Mümkün olduğunca da kelime ve kavramların şifrelerinin çözülmesiyle algılanacak bir HADİS. Tıpkı hakikatimiz gibi…

DÜNYANIZDAN vurgusu ile kastedilen durum, aslında oluşum ve doğum itibariyle kendisini bu bedende bulan, ailesinin koyduğu isim ve diğer etkileşimlerle Ahmet, Ayşe, Emrah vb isimleri alan ve toplum içindeki konumlarına göre yaşayan, değerlendiren ve bedeninin istek ve dürtülerine uyumlu yaşam tarzıdır.

DÜNYANIZDAN, birimselliğin hüküm sürdüğü ve yokun var sayıldığı ortam ya da durumun tasviridir.

DÜNYANIZDAnın çağrışımı, alt bilinç kademesidir. Emmare özelliklerine tabiliğin ağır bastığı tasvirdir. Beden kaydıyla, 5 duyu ile algılamaya yönelik değerlendirmeler, algıların hepsi düşük boyutsa, düşük frekansa ve sahiplenmeden sadece hakkını ver denmişse; DÜNYANIZDAN kelimesi ile aslında bu gerçek aktarılmışsa tabii ki GÜZEL KOKU – KADIN ve NAMAZ da aynı gruba girer. Yani geçiş noktaları olarak görerek, değerlendirerek hedefimize yönelik araç olarak algılamayız.

Bir başka deyişle Anadolu yakasından Avrupa yakasına karayolu ile ulaşım için köprüleri kullanmamız gerekiyor. Bizi gideceğimiz noktaya ulaştıracak tek güzergâhtır. Peki, geçiyoruz diye köprüler bize ait mi oluyor? Tabii ki hayır. Sadece aynı güzergâha gitmek için herkesin geçmesi gereken alternatifsiz yol. Bu örnekte aslında SEVDİRİLDİ kelimesi de bir anlamda başka alternatif olmadığı için sevsen de sevmesen de her gün oluşan uzun uzun trafik konvoylarına rağmen bu yolu kullanacaksın anlamındadır.

Yine hayatın içinden bakarsak SEVDİRİLDİ, vapur iskeleye yanaşırken tamamen yanaşmadan atlayabilecek potansiyelin olduğunu bildiğin halde kesin şekilde karaya ulaşmak için iskeleye kurulan merdiven üzerinden inerek vapurdan inmektir.

SEVDİRİLDİ futbola çok yetenekli olsan da kazanmak için teknik direktörün verdiği taktiklere bağlı kalman ve saha içinde uygulaman gerektiği anlamındadır.

KOKU konusunun şifresinin algılama anlamıyla ortaya çıktığını özümsedik.

Bu âlemde, diğer bir deyişle dünya yaşamında ulaşılmak istenen bir hedef ve bu hedefe ulaşmak için gerekliliklerden birisinin başına GÜZEL kelimesi eklenmişse algılamanın da belirli özelliklere ve şartlara tabi olması gerekliliği ortaya çıkar.

Bilimsel çalışmalar da göstermiştir ki koku molekülleri beyinde koku lobu denilen bölgede sinirsel faaliyet ve elektriksel bazı türbülanslara neden olmaktadır ki bu türbüslanslar o kokuya ait bir kalıp bir karakter oluşturur. Her kokunun da oluşturduğu farklı bir kalıp vardır.

Ayrıca bir koku algılandıktan ve kendine ait bir kalıbı beyinde oluşturduktan sonra arada başka kokular duyup, sonra ilk koklanan tekrar algılanıldığında o kokuya ait kalıbın değiştiği görülmektedir. Yani, ALGI; TECRÜBE, YENİ BİLGİ ile şekillendiriliyor.

Hadise göre bu bilgiyi değerlendirecek olursak algılamak geçmiş bilgilerin, kabullerin ve şartlanmalarınla olursa sonuca ulaşılamaz. Ancak yeni bilgi ile bu şartlanmalardan, bakış açılarından arınmak gerekir ki KOKU GÜZEL olsun. Hedefe götürecek GÜZEL KOKU ismiyle işaret edilen de bu durumdur.

Ayrıca koku- kadın ve yöneliş olarak nitelendirildiğinde namaz arasında bilimsel olarak çok ciddi bağlantılar da bulunuyor. Bu bağlantılar, özellikle bu benzetme ile yapılan anlatımların şifrelerini de bize verebilir.

KOKUnun bütün düşünce ve davranışlarımızı etkileme özelliği vardır. Hafızayı etkiler ve depresyon durumlarında belirleyicidir.

GÜZEL KOKUlarla birlikte öğrenilen bilgiye becerilerin daha kalıcı olduğu da yine bilimsel bir ispattır. Görülen bir sahnenin hatırlanma oranı 3 ayda %50’nin altına düşerken, kokular 1 yıl sonra bile % 65 hatırlanma oranına sahiptir.

Bu bilgiyi şöyle de uyarlayabiliriz: Şartlanma ve değer yargılarından arındırılarak ortaya çıkan algılarımız, yönelişimizle hayata geçirmemiz için kalıcı, geçerli ve sonuca yöneliktir.

NAMAZ ile düşünsel anlamda ifade edilen yöneliş, iman; sağlıklı beyin, düşünce ve psikoloji gerektirir. Sağlıklı üretimler için sağlıklı altyapılar gereklidir. Dolayısıyla KADIN ile ifade edilen açığa çıkış için gerekli şartların oluşmasını doğrudan etkileyen bir unsurdur KOKU.

Aşk Hormonu = Feromon

Feromon koku almada önemli bir moleküldür. Burun içindeki koku merkezini uyarır ve uyarı cinsine göre beynin ilgili yerine sinyal gönderir. Feromonun özellikle böcek ve arılarda uzaktan karşı cinsi tespit edip sinyal göndermesine aracılık ettiği belirtiliyor. İnsan için % 100 kanıtlanmamış henüz. Yani AŞKı dahi kontrol ettiği söyleniyor bu moleküllerin zahiri anlamda.

Aşk, bu maddenin vücutta salgılanmasıyla başlıyor. AŞKIN KOKUSU diye de adlandırılıyor.

Ayrıca her insanın kendine özgü kokusu mevcut ve bu koku ile kendilerine en uygun eşi seçmektedirler.

*

Güzel koku; Algılamak, hissetmek, fark etmek

*

DÜNYAMIZDAN MUHAMMEDİ BİLİNCE ULAŞMA ARACI KOKU…

Koku; koku alma duyusuyla anlaşılan ve hissedilen genellikle çok küçük zerrelerle  havada çözülmüş olarak bulunan moleküllerdir. Kokular algılamaya göre iyi ve kötü kokular diye ayırt edilebilir, her yaratılmışın bir kokusu vardır. İnsanın koku alma duyu organı burun’dur. Diğer mahlûkatta bu değişebilir. Koku alma işlemi Burnumuzun yalnızca % 5’lik bir bölümünde oluşmaktadır. Beynimizde bulunan yüz milyar hücre hayatımız boyunca hiç yenilenmezken, burnumuzda bulunan milyonlarca koku hücresi sadece 45 gün yaşar. Bu sürenin sonunda ölen hücrelerin yerini yenileri alır. Burnumuzda yaklaşık 1000 tane koku reseptörü olduğu ortaya çıkmıştır. Bu 1000 reseptörle, 10.000’den fazla kokuyu algılayabilmekteyiz.

İnsan ve hayvanların kokusu birbirinden farklıdır. Kokularında cinsinin tanınması için bazı şifreler vardır. İnsanın imanının mertebesine göre kokusu da değişmektedir. İmanı ne kadar kuvvetlenirse çevresine o kadar güzel koku yaymaktadır. O halde karşısındaki de ona göre o düzeyde etkilenmektedir ve algılamaktadır.

İnsanların, hayvanların, bitkilerin, mevsimlerin, hastalıkların vb. her şeyin bir kokusu vardır, hatta her ayetin ve her esma nın dahi bir kokusu var kanımca.

Koku bilinçli bir şekilde kullanılabilir. Örneğin bir sohbet meclisinde manevi havayı etkili bir şekilde teneffüs etmek için misk kokusu kullanılabilir. Ama önemli kararlar alınacağı bir toplantıda hükmeden taraf olunduğu an sözünün dinlenmesini kolaylaştıracak bir etkiye sahip olan çam kökü ve kehribar aroması karışımı bir koku kullanılabilir.

Hanımların sadece hanelerinde koku sürmeleri uygun görülmüş, hatta teşvik dahi edilmiştir. Fakat dışarı çıkarken, koku sürmeleri uygun görülmemiştir. Hanımların güzel koku sürünerek insanlar arasına karışması kesinlikle yasak edilmiştir. Hatta bir hanımın kalktığı yere hemen bir erkeğin oturması uygun görülmemiştir. Eğer  oturursa zina nevi’nden sayılmıştır. Çünkü kokuda kişidendir ve belirli bir süre geçmezse kokular karışabilir düşüncesi hâsıl olduğundan böyle söylenmiştir. “Koku yaratılanların genetik şifresidir.”

*

Bulunduğumuz bu âlem en düşük frekans, en kaba boyut diye adlandırılan madde âleminde kendimizi beden diye kabul ettiğimiz bu boyuttan çıkma yolları diye düşünüyorum bu hadisi.

Dünyanızdan sevdirildi diye bahsedilen kısım; Bu dünyadan geçmek zorunluluğumuz var ise ve bu dünyada halife boyutumuzu açığa çıkarmak için varsak, hakikatimizi bulmak için burada isek, bize bunun bilgisi verilmiş bir şekilde bize ulaşmış ise bu hadis bize bu güzel en güzel hazineye ulaşmanın yollarını, araçlarını söylüyor. RâsulAllah bu hadisle durumunu bildirmiyor bize. O değerli hazineye ulaşma yollarını açıklıyor.

Koku sözsüz suretsiz algılama. Eğer bu dünyamızın sanal ve yanılsama olduğunun farkına varmış isek başka bir şeylerin kokusunu da almışız demektir. Bu koku ile bulunduğumuz düşük frekanstan çıkmaya başladığımız içinde gelen üst frekans algısı yüksek olduğundan yani bu kokuyu bir kere algılamışsak, bize değmişse ondan kopmak mümkün değildir artık.

Artık hamile kalmışızdır. Bu bizim içimize dolmuştur ve bunu ille doğuracağızdır. Yani bu kokusunu aldığımız şeyin açığa çıkarılması ihtiyacı oluşur. Bu aşktır. Yana yakıla, yalvara yakara algıladığını yaşama aşkı oluşur. Eğer ki bu aşk oluşmasın bu hamilelik düşükle sonuçlanmaya mahkûmdur. Doğum gerçekleşemez.  Böyle bir aşk olunca şu ayet düşer aklıma;

İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince Rahman onlar için bir sevgi oluşturacaktır. Meryem 96 (bunu yaşamak için kolaylaştırılmış yollar, kişiler, konular açığa çıkar)

(“Tefekkürü İbadet Bilen” dost bilinçlerin çalışmalarından derlenmiştir.)