Hadis-i Şerif Tetkikleri- 3

 Hadis-i Şerif Tetkikleri- 3

“Dünyanızdan Bana Üç Şey Sevdirildi. Güzel Koku, Kadın ve Gözümün Nuru Namaz” 

(GÖZÜMÜN NURU; SALÂT; Namaz )

GÖZÜMÜN NURU NAMAZ; Göz nurunu nasıl anlamalıyız? Gözbebeğim? Kıymetlim? Canımın içi? Vazgeçilmezim? Desek, Rasulallah’ın bundan kastettiği ne ola ki? Ya da beyinin bundan kastettiği?

Salât; Yönelişim, yoğunlaşmam benim vazgeçilmezim buyurmuş. Yani her daim yüzünü Allaha çevirmek, her yerden seslenişin O olduğu bilinciyle bakmak, okumak? Nur? Gözümün Nuru, bakışım, yani anlam katmak için yöneldiğim her şey Nur’dan ibaretmiş! Nur; İlim, evrensel sistemi tanımak, gerçeği fark etmek, duygusallıktan, cehaletten arınma ile aydınlığa ulaşma, ölüm ötesi yaşam bedeninin enerjisi. Hakikat i Muhammedîye. Nur un kaynağı ise; arayış! Arayış ile gelen aczi yet ve yoğunlaşma yöneliş ve kavuşulan cennet boyutu…

Salât, Nur. Demek yoğunlaşırsam, Nur a ulaşırım. Yönelişin özeti ise Fatiha da. Yaratılan her şey O’na kulluk etmede ve ben bilinçli varlık olarak Sırat ı mustakiym diliyorum Fatiha da. Bu düşünceyi, yönelişi her anımda yaşıyor olmam Nurumu arttıracak.

Sonuç olarak; gerek “güzel koku”, gerek “kadın” ve gerekse “gözümün Nuru Salât ile anlayabildiğim şey hepsinde ortak bir özellik olduğu? Soyut somut dengesi?

Güzel koku soyut, onu algılama, fark etme, isim verme somut?

Kadın, duygular değerler soyut; bunları yaşama, hale sokma somut?

Salât, namaz; yöneliş, yoğunlaşma soyut, bunları hal ve hareket ile (kıyam, kıraat, rükû, secde) eda etmek somut?

Her kişinin soyutu ve somutu farklıdır. Çünkü algıladıkları, düşündüklerini bir surete sokup, fark etmesi ayrı ayrıdır.

Ben işin içinden çıkamadım, bu nasıl bir döngüdür? Beden oluşturuluyor, ruhu üretiyor. Ruh ise bedeni kaim kılıyor. Beden olmasa ve dahi soyutu somuta çeviren beyin olmasa bunlar ne ifade eder bizim için? Bu Varlık? Rahman’ın Rahim ile birleşip “OLuşması” değil mi?

*

Beden senin sınırlanmış, somutlaşmış, katılaşmış halindir. Sınırsızlığı onunla bulmak zorundasın.  Onun aracılığı ile ancak onunla kayıtlanmadan… Onu kullanarak, ancak o olmadığını bilerek…

Köpek terbiyesini bilirsin.  Ona ilk andan itibaren patronun kim olduğunu öğretmen gerekir. En ufak bir tavizde, kendini patron sanan köpek seni yönetmeye çalışır. Bedenin, beş duyun, hayvaniyetin senin köpeğindir işin kısası… Ona kimin patron olduğunu öğretmelisin. Sıkı bir disiplin ve ciddiyetle bu hiç zor olmayacaktır.

Dünyanın işleyişini yöneten evrensel gerçekleri ve doğa yasalarını öğrenmeye başlayacaksın. Bunları bildiğin zaman onlarla uyum içinde olmayı başarabilirsin. Evrensel yasalarla uyum içinde olduğunda, hayatın doğrudan yoluna girer. Bu süreç içinde nasıl bir yol izleyeceğin ise Allah Resulü tarafından bildirilmiştir.  Dini hükümlerin havadan getirilmiş, desteksiz, keyfi hükümler olmadığına iman edeceksin. Onlar evrensel işleyişin üst okuması sonucu, bizim idrakimize indirgenmesidir.

Erken kalkacaksın… Sağlıklı besleneceksin… Spor vazgeçilmez bir disiplin olacak hayatında… Gözünü kötü görüntüden, kulağını kem sözden, elini şer işten uzak tutacaksın. Beynini yüksek frekansa kilitleyeceksin. O zaman açılacak algın. Algın açıldıkça bedenine hükmedeceksin; bedenine hükmettikçe algın açılacak. Bu yolda en önemli donanımlardan biri de algıdır. Algın açacak basiretini. Hakikate götüren fiillerin kokusu sevdirilecek sana. Pis kokacak düşük frekans, netleşecek kokular.

O zaman abdesti temizlik için almayacaksın. Beyninin elektrik ihtiyacını karşılayacaksın; abdestsiz gezmekten ar ederken… Orucu açın halinden anlamak için tutmayacaksın;  pazartesi – perşembeyi sabitleyeceksin enerjini ruhuna yüklerken… Zikir vazgeçilmezin olacak; beyin kapasiteni geliştirme ve kullanma yönünde… Namaz gözünün nuru olacak hakikat yolunda. Sadece bedeninle değil, ruhun ve şuurunla secde edeceksin. Olmazsa olmazın namaz, perdeyi kaldıracak. Bakışın keskinleşecek, görüş alanın genişleyecek.  Baktığını göreceksin artık… Bir vakit namazı kaçıma korkusu dizlerini titretirken,  yönelişin yeniye, evrensel gerçeğe olacak. Yönelişin doğrultusunda sayfaların açıldığını deneyimleyeceksin. Ve bu yönelişte gözün bir an olsun şaşmayacak. Hedefin özündeki hakikat; ödülün miraç olacak.

‘Yola rehbersiz çıkan, iki günlük yolu yüz yılda alır.’ Demiş Mevlana.  Nasipliysen yoluna bir üst bilinç çıkacak. Evirecek, çevirecek, hizaya getirecek seni. Sana rahim olacak, doğuracak yeni baştan. Algıladığın, uyguladığın önüne gelecek artık.  Demem o ki; Hz. Muhammed (SAV) rehberin, kuran ikiz kardeşin olsun. Ancak rastlarsan rehberine, sıkı tutun eteğine… O seni tutup kaldıracaktır.

*

GÖZÜMÜN NURU SALÂT (NAMAZ): Salata vurgu yapılmış gözümün nuru diyerek. “Namaz müminin miracıdır”  miracı yaşamak isteyen namaza dikkat etsin vurgusu olabilir. Namaz dahi bizi halifelik boyutuna ulaştıracak olan araçtır.

BENİM ANLADIĞIM: Bu hadiste sanki bir yol haritası bize verilmiş halife olma yolunda üç ana madde üç olmazsa olmaz. Dünyanız denmesi alt boyut bedensel yaşam boyutu kast edilmiş olsa gerek sevdirildi denmesi halife olma yolunda üç maddenin zorunlu olduğuna işaret edilmiştir. Birimsellik boyutundan halife boyutuna geçmek istiyorsan sırasıyla üç maddeyi uygula.

1.Bedeninle barışık ol, onu gerektiği gibi kullan, sen bu beden değilsin, bu beden senin aracın hakkını ver onu sev ama sahiplenme!

2.Algını güzelleştir  her gelenin Haktan olduğuna iman et, güzel bak, güzel gör!

3.İki maddeyi uygulayarak namazı kıl ki miracı yaşayabilesin!

*

GÖZ NURU: Üçüncü anahtar saklı inciydi gözün nuru idi. Salâttı yönelişti. Hedef olan, sır olan, adayı hakikate açacak olan anahtar namazda gizliydi yönelmede gizliydi. Üçüncü anahtarla kapı açıldığında varılacak hedef insanın kendi hazinesi olan MİRAC tı. Üçüncü anahtarla kapı açıldığında ada dönüşümünü gerçekleştirmiş ve öz bene kavuşmuş olacaktı. Bunun yolu da bedenen ve ruhen yönelişin gereği ne ise onun eksiksiz yapılmasıydı. Yönelişin net olması gerekmekteydi. Hedefe ulaşmanın hazinenin kapısını açmanın yolu da buydu.

Vehimden, vesvese veren duygulardan çevresel şartlanmalarda, toplum kültüründen, beklentilerimizden sığındık sıyrıldık Euzu sığınmasını yaparak birinci kilidi açtık. Bunlara sığınarak bir yaratım startı vererek Besmelemizi çektik. Bu besmele ilmin AŞK ın besmelesiydi. İkinci kilidi açtık. Bedenen, ruhen, zihnen, dua, namaz, zikir ile beslenerek yöneldik. İlmi kimden alacağımızı ilim kulvarımızı belirledik. (İlmi yaşamak anlamak konusunda (ümit ederim hazmıyla ve kolaylaşarak olur) Besmelemi çekmiştim ki Mehmet hocamın kitaplarıyla yazılarıyla güzellikleriyle karşılaşmıştım (Şükründe Acizim))

Yönelişimizin gereklerini yerine getirdik. Üçüncü kilidi de açtık. Hedef ve hazine ise kendi miracımızdı. Miraç yolunda da benliğimizi eriten sahneyi sahneleri yaşayarak Vakıa’nın miraç boyutunu yaşamış oluruz. Bu kıyamet kopuşundan sonra insanı hakikatine taşıyacak kuvveler belirlenmiş olur. Bunlar Allah’ın ipidir. Size kolaylaşandır. Bunlar size sevdirilen şeylerdir. Bir anlamda dünyanızdan çıkışın üç anahtarıdır.

Dünyanızdan üç şey sevdirildi; 1- Öğrenci yetiştirmek, ders anlatmak ve kendim için çalışmak, 2- İnsanların ihtiyaçlarını karşılamada köprü olmak, 3- İlmi almayı ancak M.D’nın dilinden anlamak.

*

قرة – İkrardan gelir… Manası doğrulamak, onaylamak, ŞAHİTLİK ETMEK demektir…

عين – göz, öz, GERÇEK, bakış ve s. gibi manaları vardır…

Buraya kadar yazdıklarım ek bilgi mahiyetindedir…   Hakikate biraz daha yakın  okumaya çalışsam… Kısaca şunları söylerim…

BEN RasulullaHın “ dünyaNızdan ” dediyi boyutta yeni bir biçimde oluşsa da ( ki bu yüzden, oluşmuş benlik diye işaret edilir… ) Hakikatine vuslatı mümkündür… Bunun gerçekleşmesi için; ilk önce hakikatini idrak ettirici ilim ona lütfedilmelidir…  İlmin de zahir olduğu  bir kaynak vardır ki; bu kaynaktır seni kaynağına götüren…  Ancak; bu ilmi yalnız ümmi olanlar algılayabilir…  Algılayabilmenin ön şartı da; samimiyet ve çabayla senin o kaynağa yönelmendir…

*

GÖZÜMÜN NURU NAMAZ-SALÂT:

“Rabbimle, pineal denen yerde görüştüm.” (Yâkub A.S).

Yaptığın ibadet adı altındaki bütün çalışmaların beynini geliştirmek için, verimli kullanabilmek için. Buradaki yöneliş her türlü olabilir, oruç, namazın her çeşidi, sürekli bir tefekkür hali, zikir gibi çalışmalar bir nevi epifizi devreye sokma çalışmalarıdır. Gözümüz belirli bir frekansı algılar ve beyine ulaştırır ama epifiz çalıştığında algıladığımız frekanslar değişir. Melei ala denilen melekleri dahi algılamak mümkündür. Resulallah hıra dağında cebrail ile görüşmesi dahi epifizin o dalga boyunu convert edip algılamasıdır yoksa uzak diyarlardan gelen bir cebrail hiç olmamıştır.

Eğer dünyandan çıkıp Resulallah dünyasına sıçrama yapmak istiyorsan bu 3 yol senin için elzemdir.

1.Limbik sistemi devreye sokmadan algılamak, değerlendirmek, kavramak

2.Değerlendirdiğini kavradığını fiilin ile açığa çıkartmak.

3.Bu oluşan fiiller seni miracına doğru adım adım ilerletecek olan çalışmalardır, hakikatini bil ve yönelimin devamlı olsun. Sonucunda miracına kavuşursun…

*

NAMAZ ile düşünsel anlamda ifade edilen yöneliş, iman; sağlıklı beyin, düşünce ve psikoloji gerektirir. Sağlıklı üretimler için sağlıklı altyapılar gereklidir. Dolayısıyla KADIN ile ifade edilen açığa çıkış için gerekli şartların oluşmasını doğrudan etkileyen bir unsurdur KOKU.

GÖZÜMÜN NURU ile sıfatlandırılmış, hakikatimizi anlama ve yaşama doğrultusunda gerçekleştirmeye çalıştığımız inşanın temelidir NAMAZ.

Beyinden beyine aktarımla işleyen mekanizmada, âlem suretleri ile tasarrufun gerçekleştiği idrakinde üst bilince bağlılığın ve teslimiyetin adıdır NAMAZ ismiyle işaret edilen.

Hem batıni hem he zahiri anlamdadır kanımca. Yöneliş, düşünsel teslimiyet anlamında batıni, bedensel uygulamalarında gerekliliği anlamında zahiridir.

Hadiste belirtilen üç konu aslında birbiriyle o kadar içiçe ki anlatımda da harmanlayarak ifade etmek gerekiyor sanırım.

*

Salat,yöneliş (namaz,dua,zikir ,ibadet..)

*

SALÂT yani dua ve namaz olmak üzere yapılan ibadet, yukarıda ve ötede olan bir tanrıya değil, varlığını da meydana getiren, özüne hakikatine yöneliş. Dua; kişinin, hakikatindeki ALLAH adıyla bilinene ait kuvveleri harekete geçirerek, istediğini gerçekleştirme faaliyetidir. Namaz, kişinin hakikati olan ALLAH ismi ile bilinene ait bir kısım özelliklerin idrak edilmesi, hissedilmesi, yaşanması ve namaz sonrasında da bunun günlük yaşam içinde devam ettirilmesi amacıyladır. Namazdaki kıyam, rüku ve secde hali;

Kıyam; İLMEL yakiyn hali; Namaz da kıyam da Fatiha ve bir sure okuruz, eğilirken değil, ayakta, besmele, Fatiha bir sure okumak, beşeriyeti temsilen ilmen yakinligi.

Rüku; AYNEL yakiyn hali;  İlmin getirisi olarak acziyetini hissetme, kul olduğunun bilincinde olmak

Secde; HAKKEL yakiyn Hali; Secde hali, teslim olmadır, hiç olmadır, hakikatininde o olduğunu idrak edip yaşama hali. Benliğimizden kurtulma.

İNSANIN HALİFELİĞİNİ İDRAK EDİP YAŞAMASI İÇİN, Dünyamız dan, algı boyutumuzdan, bu üç tema yı iyi okuması, halife insan olma yolundaki olmazsa olmazlarıdır.

*

Beş vakit eda etmeye çalıştığımız salât da zaten hatırlatıcıdır. Kendimizi kendimize hatırlatan. Bizi varlığımızın hakikati Halife boyutumuzla buluşturan.

(“Tefekkürü İbadet Bilen” dost bilinçlerin çalışmalarından derlenmiştir.)