Beden ve Ruhun Şarj Dinamosu

Beden ve Ruhun Şarj Dinamosu

Namaz; dilimize Farsça’dan geçmiş bir kelimedir. Farsça’da ibadet manasında kullanılan namaz kelimesi dilimizde Kur’an’daki salat kelimesinin karşılığı olarak kullanılır. Kur’an’ daki salat kelimesi yönelmek, arkasından gitmek, destek olmak, dua etmek, yalvarmak vb. gibi anlamlara gelir. 

Namaz insan hakikatine açılan penceredir. Namazın İslam dininin en önemli farzlarından biridir. Namazın önemi hakkında birçok ayet ve hadis mevcuttur. Namazın bizlere kazandıracakları şeyler hususunda saymakla bitmeyecek kadar yönü olduğunu düşünüyorum günümüz bilimi ile tespit edilen bazı gerçeklere değinmek isterim.

Namaz kılmak doktorlara göre hastaların eklem romatizmasını önleyen en etkili koruyucu tedbir olarak öğütleniyor. Rükuda sırt ve mide kasları takviye edilir mide civarı üzerindeki yağların eritilmesi sağlanır. Midedeki besinlerin iyi karışması safranın kolay akması sağlanır sonuç olarak pankreas enzimlerinin kolay boşalmasına yardımcı olur. Böbreğin ve idrar yollarının çalkalanması da böbrekte taş oluşumunun engellemesine mesanenin boşalmasına yardımcı olur. Secdede baldır ve uyluk kasları hareketlenir. Bağırsakların hareketi sağlanıp kabızlığı önlemeye yarar. Namazdaki tüm hareketler kalbin çalışmasını etkileyip kanın vücudun en uç noktalarına gitmesini hızlandırırken aynı anda sinirlerinde hareketini sağlayıp rahatlatır. Gözler de kan dolaşımının artmasından nasibini alır göz tansiyonunda denge sağlanır ve gözün ön kısmındaki sıvının devamlı değişmesi sağlanır gözü katarakt ve karasu hastalığından korur. Uykusuzluğu giderir ve düzene sokar. Secdede taze kanla yıkanan beyin zindeleşip namaz kılanda bunamayı engeller. Günde kırk rekatla seksen secde eden vücudun ömür boyu bu hareketi ağır ağır yaptığı düşünülürse bir çok hastalıktan bedenimizi koruyacağı neticede huzur vereceği aşikardır.

Mısırlı bilim adamı Prof. Dr. Muhammed Ziyaeddin Hamid’in gözünden namaz;

Mısırlı bilim adamı Prof. Dr. Muhammed Ziyaeddin Hamid’in, vücutta biriken elektromanyetik yükün secde ile dışarı boşaltıldığının belirlendiğini dile getiren araştırması, Kozmik Bilim’in verilerini bir kere daha destekledi. Mısır’ın başkenti Kahire’de bulunan Ulusal Işın Teknolojisi Merkezi’nde yapılan bir bilimsel araştırma, secde etmenin insanı kanserden koruduğunu ortaya çıkardı.

Araştırmayla ayrıca secdenin hamile kadınlar için de oldukça yararlı olduğunu ve ceninin şekil bozukluğuna uğramasını engellediğini, bunun yanında yine birçok bedensel ve psikolojik hastalıklara iyi geldiği tespit edildi.

Araştırma sonucu vücutta biriken elektromanyetik yükün secde ile dışarı boşaltıldığının belirlendiğini dile getiren Mısırlı bilim adamı, bilimsel araştırmaların insan boyunun küçüldükçe elektromanyetik dalgalara uğrama oranının daha da azaldığını gösterdiğini söyledi.

Yedi azanın yerle teması enerjiyi boşaltıyor

İnsanın secde halindeyken elektromanyetik dalgalara daha az maruz kaldığını ve alnın yere değmesiyle vücuttaki elektromanyetik yükün dışarıya boşaltıldığını tespit ettiğini kaydeden Profesör Ziyaeddin, secde halinde olan bir insanın yedi organının yerle temas etmesinin boşaltımı hızlandırdığını ve bunun yorgunluk ve bazı hastalıklara iyi geldiğini ifade ediyor. Araştırmaların elektrik yükünün vücuttan sağlıklı bir şekilde atılması için secde anında kıbleye dönmek gerektiğini gösterdiğini bildiren Profesör Ziyaeddin, Kâbe’nin yeryüzünün merkezi olduğunu ve yeryüzünün merkezine yönelmenin vücuttaki elektrik yükünü dışarı atmak için en uygun pozisyon olduğunu söylüyor. 

Beş vakit farz namazın vücuttaki elektrik yükünün dışarı atılması için yeterli olduğunu belirten Mısırlı bilim adamı, uyku esnasında vücutta oluşan unsurların sabah namazıyla dışarı atıldığını ve insanın güne sağlıklı ve canlı bir şekilde başladığını kaydetti.

Öğle, ikindi ve akşam namazlarının günün yorgunluğunu ve stresini azalttığını ve insana psikolojik bir rahatlama sağladığını söyleyen Profesör Ziyaeddin, yatsı namazıyla gün boyu vücutta oluşan yükün geri kalanının dışarı atıldığını ve insanın rahat bir şekilde uykuya dalmasının sağlandığını belirtti.(okyanusum.com)

Namazın psikolojik açıdan da bizlere birçok faydası vardır;

Günde 5 defa yaklaşık bir saat kadar namaz kılmak gündelik işlerden, karmaşadan, gürültüden, sorunlardan, öfkeden kibirden, kısacası dünyalık düşüncelerden ve bunlara bağlı streslerden uzaklaşmak olumsuzlukları unutup Allah’ın merhametinin azametinin nimetlerinin sonsuzluğunu hissetmek neticede kişiye huzur verir ve her namaz kılışında bu huzurla kendini programlayarak daimi huzur halinin kişide gelişmesine imkân tanır. Namazın özünden mahrum olan şekil itibari ile namazı eda etmeye çalışanlarda bile kişinin ruh ve beden sağlığına etkisini sürdürür zira bedene en ağır gelen ibadetlerden biri namazdır.

Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)`in şöyle söylediğini işittim: “Sizden birinizin kapısının önünden bir nehir aksa ve bu nehirde hergün beş kere yıkansa, acaba üzerinde hiç kir kalır mı, ne dersiniz?” “Bu hal, dediler, onun kirlerinden hiçbir şey bırakmaz!”Aleyhissalâtu vesselâm: “İşte bu, beş vakit namazın misalidir. Allah onlar sayesinde bütün hataları siler” buyurdu.” (Hadis)

“Namaz müminin miracıdır“ (Hadis)

Vay hâline o (âdet diye) namaz kılanlara ki; Onlar, (iman edenin mi`râcı olan) salâtlarından (okunanların mânâsını yaşamaktan) kozalıdırlar (gâfildirler)! ( Maun 4-5)

Ayetten anlaşıldığı gibi namaz sadece yatıp kalkmaktan ibaret değildir. Namaz bir yönüyle de programdır bir anti virüs programı gibi kişinin hakikatine ulaşmasına engel olan virüsleri temizler ve gelen virüslere karşı koruma sağlar. Günde 5 defa eda edilen namaz gerek namaz hareketleri gerek okuduğumuz sureler gerek okuduğumuz duaların manaları doğrultusunda  kendi kendimizi programlarız! Nasıl mı?

 “Bir mümin, namaz kılmaya başlayınca, Cennet kapıları açılır. Rabbiyle arasındaki perdeler kalkar. Bu hâl, namaz bitinceye kadar devam eder.” [Taberani] (hadis)

Dedim ki;

 Yâ Rabbi, hangi namaz sana daha yakındır?

−O namaz ki, içinde benden başkasının kalmadığı, kılanın içinde kaybolduğu! (gavsiye açıklaması)

Niyet; Namaza hazırlanma düşüncesidir. Bu düşünce ile birlikte harekete geçen bilincin yönelişi başlamıştır.

Abdest; Vücuttaki statik elektriğin dışarı atılması ve beynin bioelektirik ihtiyacını karşılamak içindir. Bilince aldırılan abdest ise beşeriyetin, maddesel dünyanın şartlanmalarından ve şirk düşüncesinden arınmak içindir. Bu manada bilince aldırılan abdest ben bu beden değilim telkinidir!

Tekbir Allahu Ekber; Allah sonsuz sınır olması sebebiyle büyüklük kavramından dahi münezzehtir. Sonsuz azamet sahibidir. Kişinin acziyetini ifade eder.Namazda benliğe atılan ilk darbedir.

Kıyam; Elif misali dimdik durulur varlığın kudretini anlatır.Her an emrine amadeliği mutlak kulluğu teslim eder .Kıyam O sonsuz sınırsız tektir  var sandığım varlık ona aittir duruşudur.

Kıraat; Allah kelamının senden açığa çıkmasıdır.Özündeki Allah’ ın senden sana seslenişidir.

Rükü; Kıyam ve secde arası bir haldir.Ayaklardan bele kadar ki kısım benliğinden vazgeçememişliği belden yukarısı eğilen kısım varlıkta her an açığa çıkan Allah esması olduğunu ve varlığın tümünde hükümran olan O’ dur itirafıdır ancak bu bilginin benliğini yok etmeye yetersiz olduğunu benliğin yok olması için niyaz etmektir.Benliğinden geçemeyenin hakikatine boyun eğmesidir.

Secde;Varlığın sadece esma özelliklerinden ibaret bir yapı kendilerine özgü bağımsız vücutları olmadığının müşahedesiyle “yok”luklarını hissetme halidir. Ben yokum sadece Allah !

Bu manada yaşanan yöneliş kişinin hakikatine açılan kapıdan içeri girmektir. Benlik zannıyla başlayan namazın sonu yokluk bilincidir kişinin benlik zannını  silen varlığın tekliğini müşahede etmesine vesiledir. Bu farkındalık kişinin miracıdır. Mirac derken uzaya çıkmak değil! Bilinç sıçraması yapmak! bu beden olmadığını anlamak! Bedeni ve bilinci özündeki hakikatine secde ettirmektir! Yokluk derken ben yok oldum bende var olan Allah oldu değil ! sen zaten hiç var olmadın ki! Varlıkta tümüyle hükmünü icra ettiren O ‘dur işte sen bunu anladın! Yokluk bir hissetme meselesidir! Benlik zannı 5 duyuya dayalı kabuller ve şartlanmalardır. Bu kabuller ve şartlanmalar bilince bulaşmış virüslerdir. Namazın hakikatini yaşamak bizi virüslerden arındır! Ne diyordu hadis; Günde 5 defa hakikat şelalesinin altında yıkanan bilinçte benlik zannı  kalır mı?

Sürçü lisan ettiysek affınıza sığınırım Selam ve dua ile…

Emre TOLGALI