Hadis-i Kudsi Tahlilleri- 11

Hadis-i Kudsi Tahlilleri- 11

İşlerinizde Sıkıştığınız Zaman “Kabir Ehli”nden Yardım İsteyiniz. (Hadis-i Kudsi)

Allah insanı halife olarak yarattı, potansiyelinde halifelik olan İnsan, insanlık merdiveninin hangi basamağında olacağı kendine yüklenen programla belli olan varlık… (Diğerlerinden farkı, oluşum formülündeki “Allah İsimleri”nin güç farkı olan varlık…) Dolayısı ile idrak ve kabiliyet yönünden insanın her zaman bir altı ve üstü olmuştur. İnsanlığın en üst kademesi Hz. Resulullahdır (sav).

İnsan kendisinde açığa çıkmamış bazı özelliklerinden dolayı, hayatın belirli zamanlarında sıkıntılarla karşılaşır, bir sıkıntı ile karşılaştığında ya da bir sıkıntıya maruz kaldığında kendisini bu sıkıntılarından kurtaracak bir güç arar. İnsan bu acizliğinden dolayı, çoğu zaman kendi elleri ile “put”lar (insandan, hayvandan, taştan, topraktan, değerli madenlerden vb.) yapıp bunlara tapınmıştır.

Hakikatini okuyan ve Evrensel Gerçeği özünde ve dışında fark edip; özünden gelen hakikat doğrultusunda insanları uyaran resul, nebi ve veliler, insanlara bu acziyetlerini bildirmiş, SÜNNETULLAH” adıyla bildirilen evrensel sistem ve düzeni açıklayarak “SÜNNETULLAH”a dayalı olarak, nelerin yapılmasının veya yapılmamasının insana yararlı olacağını bildirmişlerdir.

Allah Resulü Hz. Muhammed s.a.v. de bize hadisi şerifleriyle yol gösterip, hayatı okumamızı bize kolaylaştırmak istemiştir. Bu hadislerden biride

“İşlerinizde Sıkıştığınız Zaman Kabir Ehlinden Yardım İsteyiniz.” Hadis-i Şerif Rabbim anlamayı nasip etsin..

Bu hadisi şerifi ilk okuduğumda aklıma şu hadis geldi:

Bir gün Resulullah sahabelere “Siz hiç kabrini sırtında taşıyanı gördünüz mü?” der, sahabeler “Ya Resulullah hiç kabir sırtta taşınır mı der, Efendimiz; evet taşınır, Bedenleriniz kabirlerinizdir der.

Bu iki hadisi birleştirip yorumlamaya başladığımda ehli kabir; ehli beden olarak düşünürsek, işlerinizde sıkıştığınızda, sıkıştığınız konunun uzmanından, ehlinden yardım isteyiniz; yani bir nevi bize KORUNMAYI emrediyor, hastaysan doktordan, hukuksal bir işin varsa avukattan, tasavvufta ehlinden vb.. gibi harika bir açılım oluştu beynimde ve buna bir örnek olarak daha önce eüzü sığınma konusunda tefekkür çalışması yaparken de şunu konuşmuştuk; biri tarafından yanlışa uğradık ne yaparsınız sorusuna karşılık değişik cevaplar vermiştik ama doğru cevap ehlinden yardım almaktı.

Ayrıca bu hadis bana tasavvufla uğraştığım için başka bir pencereden daha bakmamı kolaylaştırdı, sadece tasavvufla oyalanmak, onun dışındaki her şeyi değersiz ve gereksiz görmek, ilgilenmemek, İşinin, eşinin, aşının hakkını vermemek, TASAVVUF DEDİKODUSUYLA ÖMÜR TÜKETENLERİN İŞİ, Onu yaşayamayanların halidir. Sadece öz sel değil bedenselinde hakkını vermek lazım, zahirinizi yaşamazsanız sıkışırsınız; bedeninizden de yardım alınız, olarak ta düşündüm.

Ayrıca bu hadis kabirlerdeki ölmeden önce ölmüş zatlara, üst beyinlere yönelişin, onların yanlarında eksiklerimizi dillendirmenin, beynimizdeki dua mekanizmasının enerjisini yükseltip, açığa çıkışı hızlandıracağının ve bunu mutlaka yapmamızın hayatımızı kolaylaştıracağı müjdesini veriyor. Bir veli ölünce ruhu, kı­nından çıkmış kılıç gibi olur, derler…

Bu yazı çok çeşitlenebilirdi örneklerle sade kalmak istedim, anlamını fazla dağıtmadan. Selam ve sevgilerimle…

Bayhan