Hadis-i Kudsi Tahlilleri- 2

Hadis-i Kudsi Tahlilleri- 2

DÜNYA SEVGİSİ HER HATANIN BAŞIDIR. (Hadis-i Kudsi)

Dünya sevgisi düşük frekans, bağırsak beyinden ve amigdaladan çıkan dürtülerdir. Hata diye kabul edilen tüm fillerin altında yatan bağırsak beyindir.

İbrahim

Dünya’nın batını anlamını sizden öğrenmiştim; esfeli safilin, düşük ferekans, düşüklük, seviyesizlik, alçaklık yani alt bilinç bağırsak beyine ait duygular.

O zaman  bu hadisin manasını şöyle algılıyabiliyorum; Eğer sadece bedenin bağırsak beynin istekleriyle yaşarsam esfeli safiline düşer, tabiatıma hoş gelen şeyleri yapmak ve bir şeylere sahip olmak için hiç bir sınır tanımazsam bu hatam dolayısıyla da halife yanımı tanıyamamış, kendi ellerimle cehennemimi hazırlamış, tard edilmiş,  uzak düşmüş olurum.

Hatun

Dünya sevgisi denilen şey esasında beyinin çalışma prensibi gereğince zihin üretimi tüm oluşlardır. Sonsuz  ve sınırsız yapıyı esas işlevi neredeyse hesap makinesi gibi olan zihinle çözmeye çalışmak büyük bir hatadır. Zihne  hapsolmak sonsuz büyüklükleri elindeki hesap makinesi ile hesaplamaya çalışan birimin içine düşeceği kaçınılmaz bir durumdur. Üstelik  zihnin zanlara dayalı olarak oluşturduğu karşılaştırma ve kıyasa dayalı sahte dünyanın oluşturacağı yakınlık ve çekime kapılmak da başlı başına büyük bir hatadır.

Güven

Dünya hayatı;

Sadece bir oyun, Bir eğlence, Bedensel arzu ve zevkler, mal ve evlat çokluğu yarışı 

Beyin;

  • Yeryüzünde Halife
  • Varoluş özelliği dolayısıyla insanda hayal yollu madde kabulünü oluşturan yapı. Boyutsal derinliği itibariyle “ruhlar âlemine” ait yapı…
  • İsmi “ALLAH” olarak tanıtılanın, algıladığımız boyuttaki en büyük mucizesi…
  • Yeryüzündeki en mükemmel ve en muhteşem yapı …
  • Zaman ve mekân kavramlarının ötesinde, derindeki bir varlığın hükmünün, başka bir boyuttan gönderdiği projeksiyonların girişim frekanslarını, matematiksel olarak değerlendirerek, gördüğümüz yapılara dönüştürücüsü
  • Yüklenen verilere göre çalışan yapı… Yüklenmiş olan verilere göre kendi doğrusunda devam eden (Yanlış veriler yüklendiğinde kendini aldatan)yani kendi sıratı üzerine devam eden yapı…(AH Kavramlar)

Dünya; bedensellik, 5 duyu ile algılanan, yok’un var,  varın yok kabul edildiği durum.

Dünya sevgisi; aslında yok olan, bedensel arzu ve zevkler, mal ve evlat çokluğuna olan sevgi.

Dünya ve madde dediğimiz yapıların aslında bilimsel olarak ne olduğuna bakarsak;

İnsan beş duyu ile maddeyi algılar. Beş duyu ile dışarıdan alınan enerji dalgaları, elektrik dalgaları biçiminde beynin çalışma özelliklerine yansıtılır.  Beyinin içinde görüntü ya da koku duyusu yoktur. Alınan görüntü ya da kokunun dalga frekansına göre beyinde önceden belleğe kayıtlı frekansların karşılaştırılması sonucunda duyu algısı ortaya çıkar. Görüldüğü gibi beynin çalışma özellikleri tamamen enerji temelinde oluşur. Beyin, çevremizde var olan enerji çeşitliliğini beş duyu ile madde olarak algılamamızı sağlar.  Haliyle madde algısını yaratan beyindir. Einstein’in izafiyet kuramına göre madde, enerjinin bir beliriş biçimidir. Madde, insana göre beynin yarattığı ‘göreceli’ bir kavramdır. Aslolan enerjidir. (Dr Güçlü ILDIZ Kutsal Makine Beyin kitabından)

Sizin şu anda ben derken kastettiğinizle, her varlığın ben derken kastettiği aynı şeydir. Çok sayıda algılayıcı (insan beyni) olmasına rağmen, evrende tek akıl yada tek bilinç vardır. Evrenin herhangi bir yerinde birbirinden bağımsız iki ayrı bilinç mevcut olamaz. Dolayısı ile ben derken kastettiğiniz bir hayaldir, yanılsamadır. Gerçek ‘evrensel tek’tir.(Kuantum fiziği Profesörü Fred Alan Wolf )

Bilinçli durumdaki siz, sabah uyandığınızda sizinle birlikte uyanan BEN beyninizde olup bitenlerin dışarı sızan küçük bir parçasıdır aslında içsel yaşamımızın varlığı için beyin işleyişine bağımlı olduğumuz halde, beyin kendi gösterisine kendisi karar verir; yürüttüğü etkinliklerin çoğu da bilinçli zihnin güvenlik yetki alanı dışında çalışmaktadır. Sözünü ettiğimiz BEN’in bu bölgeye giriş hakkı bile yoktur.  Neşeyle ‘aklıma bir şey geldi’ diye böbürlendiğinizde beyniniz aslında muazzam bir iş çıkarmış ve bu deha anınıza hazırlamıştır oysa sizi. Sahne arkasından çıkarıp ortaya sunduğunuz bilgi, nöral devrelerinizin bu bilgi üzerine, saatler,  günler belki de yıllar öncesinden başladığı çalışmanın, onu pekiştirip sürekli olarak denediği yeni kombinasyonların ürünüdür. Ancak siz sahne arkasında gizlenmiş muazzam düzeneğin üzerinde bile durmadan, sonucu rahatlıkla kendinize yontarsınız. (David  Eagleman Beynin Gizli hayatı kitabından)

Dünya hayatının bir oyun, bir illüzyon olduğu,  gerçekler ile bizim algımızın çok farklı olduğu yukarıdaki uzman görüşlerinden anlaşılıyor.  ‘İnsanlar uykudadır ölünce uyanırlar’ hadisi de gördüklerimizin gerçek olmadığına işaret ediyor. Ardından da ‘ölmeden önce ölünüz’ hadisi ile dünyada iken bu oyunun, illüzyonun farkına varıp uyanmamız tavsiye ediliyor.  Gelmiş geçmiş en uyanmış bilinç olan Resulallah, bu hadisler ile dünyada bir tür rüyada olduğumuzu ve bundan uyanmamızı tavsiye ediyor. Uyanmamamız halinde, boyut değiştirdiğimizde bizi büyük sürpriz bekliyor anlaşılan.

‘Yarabbi bana eşyanın hakikatini göster’ hadisi ile de eşyanın hakikatinin göründüğü gibi olmadığına dikkat çekiyor.  Bu duaya bakınca, eşyanın hakikatinin bu olmadığını anlamamış birisinin bu duayı etmesi mümkün değil. Bence bu dua çevresine de fark ettirmek için edilmiş. Duayı duyan insanlara, ‘gördüğünüz eşyanın hakikati bu değil haberiniz olsun’ denmiş.

Günümüzde bilim de eşyanın hakikatinin bu olmadığında hemfikir.

Mal, eşya, para, vs. bunların hepsi birer madde olduğuna göre, bilime göre de maddenin gerçekte olmayıp beynin bir algısı olduğuna göre, uykudan bizi uyandıracak dışarıda biri olmadığına göre, kendi kendimizi, kendi çabamızla uyandıracağımıza göre,  önce uykuda olduğumuzu kabul etmemiz gerekiyor. Psikologlar bir kişinin iyileşmesi için önce sorununun olduğunu kabul etmesi ve düzelmek için önerilere uyması gerekir diyor. ‘Ben iyiyim’ diyen birine yardım etmenin çok zor olduğu söyleniyor.

Bu bilgiler ışığında, beden ile sınırlı olmadığımız, algılarımızın tüm var olanı göstermediği gerçeğini bilerek yaşamamız gerekiyor. Aksi takdirde beş duyu ile bilinene tutku ile bağlılık ‘dünya sevgisi’ olarak tanımlanabilir. Uyanmak için beden bilincinden sıyrılmamız şarttır, çünkü;

Beden bilinci ile hakikate varılmaz, çünkü beden kaydı beynin sonsuz sınırsıza açık özelliklerini kapatır. (Rabbim hayretimi arttır- 8)

Burada uyku hali, illüzyon hali dünyamızdır. Kuran’da geçen dünya kelimesi, fizik olarak dünyayı değil DünyaNı anlatır. (A.H)

Beyin – bağırsak beyin çalışma yapısı olarak durumu ele aldığımızda, dünya sevgisini (Bedensel arzu ve zevkler, Mal ve evlat çokluğu yarışı) bağırsak beyin yönetiyor. Bu yönümüze odaklandıkça bağırsak beyin yayını güçleniyor ve beynimizin yayınını, bağırsak beyin yayınına göre zayıf kalıyor. Yayın güçlendikçe bedensel arzu ve zevklere eğilim artıyor, eğilim arttıkça yayın güçleniyor. Bu döngüden çıkmak haliyle gittikçe zorlaşıyor. Döngüden kurtulmanın yolu bu iki yönlü yayını azaltacak ibadetler ve Rasulallah önerileri.  Yani, beyin – bağırsak beyin yayınlarından, beyin yayınını hâkim hale getirmek, dünyevi zevk yayınını frenlemek. Yani dünya sevgisini frenlemek.  Dünya sevgisi arttıkça, hakikatimiz olan üst frekans yayınlarına uzaklaşacağımıza göre, bu bizim sonsuz geleceğimiz için büyük bir hata olacaktır.  Sonra tiyatro bitip uyandığımızda,  ‘keşke toprak olsaydım’ deriz ama artık iş işten geçmiştir.

Bir tiyatroda oyuncuyuz. Ama padişah, ama dalkavuk. Perde kapanacak ve herkes evine gidecek. Tiyatro kapısından çıkınca kendimizi hala padişah sanıyorsak vay halimize.  Bu rüyadan uyanmak için önce, bir tiyatroda olduğumuzu ve rolümüzü oynadığımızı kabul etmemiz gerekiyor. Üstelik rolleri de isteğimizle seçmedik. Tiyatroda iken, senariste saygı gereği, oyunculuk gereği rolün hakkını vermek gerekiyor.  Ama rolü gerçek sanmak tiyatro bitimindeki azabımızı arttırmaktan başka bir şeye yaramaz.  Dünyadaki rolümüzü ne kadar gerçek sayarsak hakikatimizden o kadar bihaber olur, dünyamıza daha çok yoğunlaşırız.  Hakikatinden bihaber olanın arayacağı bir hakikat de yoktur doğal olarak.  Bu durumda da dünya sevgisi, dünyadaki asıl amacımız olması gereken hakikatimizi anlama ve bulma çalışmasının önündeki en büyük engeldir. Yani dünya sevgisi her hatanın başıdır!

Ünsal