Kıblesi Aşk; Salâtı Vuslat

Kıblesi Aşk; Salâtı Vuslat

Bismillahirahmanirahim,

Namaz bir başlangıç değil bir sonuçtur. İkrardır, sözdür, davandır. Suret-i Âdem olarak kâinata attığın imzandır. Kader diye yazdığın yazının altına bu yazıyı yazdığını ve onayladığını her zaman aynı biçimde yazıp işaret etmektir. Okumadan atılmaz ki bir imza. Bilgin ve iraden dahlinde, hiçbir etki altında kalmadan ‘’okudum, onayladım’’ demektir. Sahi ‘’OKU’’ diye mi başlıyordu sende yazılı, sen olarak yazılmış kelam olan KUR’AN-I KERİM  denilen  Kitab-ı Mübin? Sıfatı mübîn olanı, varlığı gizli olmayan, apaçık olan, hakkı İzhar eden, gerçeği beyan edeni sezmektir. Yani diyor ki bu apaçık olan sözleşme: Oku ve at imzanı. Suret-i Âdem olan kabından fışkırsın halife olan manan. Çünkü tek şahidin bu imzan.

Dur, Rabbin Namazda!

Demek ki  namazı RABBİN kılıyor.   Sonra da, kul olup buna şahit oluyor yani  ‘’Ben namaz kılmasını sevmem, bende namaz kılanı severim.‘’{Ahmed Amiş Ef. ks}   diyor. Namaz aynasından kendini seyreden, aynaya tapmadığını beyan ediyor.

Aşkım kendimedir, görüntüme değil; aşkım özümedir, gölgeme değil! İşte bu yüzden kapamam gözlerimi, tüm ihtişamımla görmek için kendimi! Dur Rabbin namazda diye sesleneni ve aşk ile kendi gönlüne secde edeni.

Farz; Aşkın Daveti

Nasıl gidilir sevgilinin koynuna? Vuslat için seslenen RABBİNdir sana! Nasıl ak pak olmadan varılır yanına? Gönlündeki şirk ile utanmaz mısın, gözüne baka baka zina edersin! Bu Negatif kozan ile vuslatı dilersin? Arınmadan görülemez ki Cemalullah! Necasetten ve Hadesten taharet lazım gelir biiznillah. Manadan manaya, suretten surete ne görmüş olursan ol, gördüğün kendindir. Ak pak olarak gitmiş olduğun kendi RABBİNDİR. Zaten kul RABBIN sadece bir yansımasıdır. Temiz olması gereken de kul aynasıdır.

SETTAR olan Rabbinin gözbebeğisin. Bir tek kendi görsün diye ÖRTÜNMEKTESİN. Şirk dokunamasın diye hiçbir zerrene, alçaltılmış tüm nazarlardan gizlisin. Rahminden yaratılıyor hep o cennetler, Rezzak olup fışkırıyor göğsünden pınarlar. Sakın ola şehvet ile kirletmeyesin. Kevser denen hazinenin kıymetini bilesin. Cehennem bu kapılara destursuz giriştir. Aşksız bir yolculuğun sonundaki bitiştir.

KÂBE yıkılmadan kopmaz imiş kıyamet. Yıkmadan KABE’ni uyan da kıyam et. Sevgiliye giderken kayarsa gözün, gözünün nurundan mahrum kalır özün. Zina ondan gayrısı ile olan her iştir. KIBLE AŞK olan sevgiliye koşulsuz gidiştir.

‘’Yemin ederim O Asra (içinde akıp giden insan ömrüne) ki, Muhakkak ki insan, hüsran içindedir! Ancak (hakikatlerine) iman edip imanın gereğini uygulayanlar, birbirlerine Hak olarak tavsiye edenler ve birbirlerine Sabrı tavsiye edenler hariç’’ der ayet. Sermayeni tüketmeden o VAKTE itaat et! ‘’ Sakın Zamana küfretme, zaman BEN’İMDİR. Kaderini yazarken ettiğim yemindir. Seni bir tohum gibi koynumda ben büyüttüm, alnındaki perçeminden tuttum da yürüttüm. İstesen de istemesen de zaten gelirsin, seni kendinden çok sevdiğimi bilirsin. İyisi mi iman edip Hakkı ve sabrı tavsiye et! Dilersen de nefsinle ört, kendine zulmet!

O NİYETİN ile şimdi huzurumdasın, hay ve kayyum olan müstakim yoldasın. Sevemezdin sen de ben sevmeseydim, HABİBİM deyip gönlümü sırat eylemeseydim. Niyetim sana tüm hazinemi hibemdir, cemalimle arandakini yırttığım son perdemdir.

Şimdi hazırız bak BİZ TEKBİR olmaya. Kibriya kapısından vuslata, kavuşmaya. Burada kendimden gayrısını bırakmam. Masiva olmadıkça ateşimi yaratmam. “Kibriya benim ridâm (belden yukarı giyilen elbise, bir anlamda gömlek), azamet de ızârım (belden aşağı giyilen elbise). Bu konuda ters düşene azab eden KAHHARIM.”

‘Namazını doğrult’ der ALLAH! Sende yatan var!
‘Mağara yatırını’ uyandıramamak âr !’’

(M.H.Uluğ Kızılkeçili)  

Ağacın (santral sinir sistemi) tamamını tohum et meyvede (merkezi sinir sistemi-beyin) topla. Kökünden (arzın- toprak bedenin ) al öz suyunu (ilmin- manan) semana git tekrar yolla.  Azamet ayağınla elif ol huzurumda, ben eğil demedikçe KIYAM ETbu d(i)avanda!

‘’OKU, YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU!’’

Sevdiğine söz verdiğin dünyaNı doku. KIRAAT ET prizmandan (Nefsinden) akseden o NURUMU, NURUMU AŞK etmeden (NEFS-NEFES ETMEDEN) üflemedim RUHUNU! Bu yüzden O nefsini AŞK ile NEFES EYLE, bu nefesi (HAYATI) de BİRTEK RAB için israf eyle!

“Yâ Meryem, Rabbine kanit ol (huşû duyarak yaşa), secde et (Allâh indînde varlığının yokluğunu hisset) ve rükû edenlerle rükû et (varlığında açığa çıkan Rabbinin Esmâ’sını hissederek itiraf et). ”  RÜKÛ demek hissedip tadabilmendir. EŞSİZ OL’AN AŞKIMIZI ilk fark etmendir. ‘’Nice güzel gördün ama hep ayrı ayrı’ ,HAKİKAT GÖZÜN ile hepsini TEKBİR etmendir. BANA EĞİL dememdeki muradım budur, Ne varsa aşktan gayrı hep reddetmendir.

‘’EMANETİ SAHİBİNE TESLİM EDİNİZ!’’ SECDE edenlerle demez ayet, dikkat ediniz! SECDE ile kendimden gayrı bırakmam, TEK çıktım bu noktadan TEK te toplandım, CEM olup, âlemlerimi secdede katladım. Artık seninle ne maşuk ne de aşığız; ikimiz de aşkın bir SECDEGAHIYIZ. Artık şahit oldun sen ve ben biriz, tüm ümmetin ile TEK teki BİZ iz, Orda kalma uyan da geri dönelim, seni bekleyen ümmetine rahmet edelim. SELAM vermeden secdede dalman, İSA RUHULLAH gibi semada kalman.  MİRAÇ tan geriye dönemeyişindir. SELAM veren RAB bini göremeyişindir.

Dedim cennet nerde, dedi sinemdir

Dedim kahraman kim, dedi yanandır

Dedim Rabbin kimdir, dedi canandır

Bildiğin sultanlar kul, dedi bana.

 

Dedim namaz nedir, dedi niyazdır

Dedim Muhammet kim? dedi bir özdür

Dedim sidret nedir, kapalı sözdür

Canlı posta namaz, kıl dedi bana.

(Âşık Mahzuni Şerif)

Meryem VERÂ