İhlâs Suresinde Anlatılan

İhlâs Suresinde Anlatılan

Ehlinin anlatımına göre Kur’an iki önemli gerçeği bize söylemektedir.

1- FATİHA SURESİ ile işaret edilen B SIRRI,
2- İHLÂS SURESİ ile işaret edilen AHADÜSSAMED GERÇEĞİ.

Fatiha ve B sırrı bu işin başı; İhlâs ve Ahadüssamed ise nasibinde olanın gelebileceği, erebileceği nihai nokta. Ehli, AHADÜSSAMED gerçeğine “Kur’an Çözümü”nü ilk yayınladığında vurgu yapmış sonra uzun süre bu konuyu açmamış, bir dönem “VELİ ALLAH’TIR” diyerek farklı şeyler sezdirmeye çalışmış, anlatımını da “VELİ; SADECE ALLAHTIR. KULDAN VELİ OLMAZ. KUL ALLAH OLMAZ” diyerek çerçevelemiştir. … 

Tüm bu tespitler ve biraz sonra anlatacaklarım bendenizin şahsi görüşüdür. Kimseyi bağlamaz. Yanlışlarım bana aittir. Ehlini de bağlamaz.

Bizce İhlas Suresi; “AHADUSSAMED GERÇEĞİ”ni ve “VELİ ALLAH’TIR” olgusunu işaret etmekte, bunun bizde nasıl ortaya konacağının yollarını göstermekte, ortaya koyunca da ne olacağımızı söylemektedir.

Öncelikle bir başka tespitimizi de söylemek isterim. Bir dostumun çok hoş bir tespiti ile bunu ifade edeyim: “HİRADA ALLAH’I BULMADI, HİRADA BULDUĞUNA ALLAH DEDİ”

Biz de bunu bir dönem şöyle ifade etmiş idik:

Hz. Muhammed (sav) hirada fark ettiği gerçeği; halkın arasında en çok bilinen Allah kavramı ile anlatmıştır. Yoksa bulduğu; halkın bildiği Allah değil; daha farklı bir şeydir ammaaa o, bulduğu gerçeğe Allah adını takmayı uygun görmüştür!

Şimdi gelelim sureye. Önce bir çeviri hatasını daha doğrusu tefsir ve meallerde klasikleşmiş hatayı zikredelim.

Surenin ilk ayeti DE Kİ; O ALLAH BİRDİR diye çevrilmektedir ki; bu çeviri Arapça Grameri açısından da yanlıştır. Ne var ki işin sırrını bilen zevat da bu çeviriyi, bazı gerçekleri ehli olmayana saçmamak adına bilinçli olarak tercih etmiştir.

DE Kİ HU; ALLAH; TEKTİR de diyebileceğimiz asıl mana; Türkçemizde zincirleme isim tamlaması olarak nitelenebilir. Bu tamlamaya göre; doğru çeviri şöyledir: DE Kİ; HU; ALLAHTIR, (HU) TEKTİR…

Nitelikleri ALLAH ve TEK olarak açıklanan isim HUdur… Allah değil !!!!!!!
İşte bu nedenle bizce İhlâs Suresi ALLAH’IN SIFATLARINI değil, HU’NUN SIFATLARINI ANLATIR!

HU; Birimlerin özünde orijin olarak mevcut olan Kendilik; mevcut olan Allah, diye açıklanmakta. Şu halde özdeki HUnun nasıl ve ne şekilde kişiden açığa çıkacağının formulüdür İhlas Suresi….

Bu ışık doğrultusunda kısaca sureyi değerlendirelim.

1- DE Kİ (Sezinle ve Yaşa ki) HU (Sende orijin olarak bulunan potansiyel) ALLAH’TIR… (O potansiyel) AHADDİR (Biriciktir, eşsizdir, orijinaldir…)

2- ALLAHUSSAMED; Allah Olan HU; SAMEDDİR.. Somdur, yekparedir, parçalanamaz tektir… Yani, sende kendi kendine yeten, dışarıya ihtiyaç duymayacak kadar her şeyiyle bütün entegre bir sistem mevcuttur. Çünkü ESMASINI SANA TALİM ETMİŞTİR… Çünkü RUHUNDAN ÜFLEMİŞTİR… Sen, muhtaç değilsin hiçbir şeye ve dışsaldaki oluşumlara… Bunu fark et… Bunu fark ettin, yeterli mi?.. Hayır..

3- LEM YELİD VE LEM YULED: Sendeki HU; ne doğdu birinden, ne de birilerini doğurdu… Sen ne genetik bir mirasın imalatısın, ne de sürekli kendine benzerleri doğuran, üreten bir yapısın… Senden çıkma, sana girme diye bir şey de yok… Onun için, kadere sığınıp da örtme potansiyelini… “Belli bir terkiple kayıtlıyım, sistem bu kader bu”, dahi deme!!! “Belli bir burca tâbîyim” filan da deme… Çünkü HU bunların hepsinin üstündedir…

Bunları fark ettin. Yani sende som, tekil, muhtaçlık duymayan bir boyut olduğunu anladın; bunun ancak kalıtım ve genetik, astroloji ve burçlar kaydından çıkarak, kadere de yaslanmadan, terkipsel yapıyım demeden hissedileceğini de gördün…

Ne olacak şimdi? Senden HU açığa çıkacak…

Bize göre VE LEM YEKÛN LEHU diye başlayan kısım; HU nun sıfatlarını “VE” bağlacı ile sayan bir kısım değildir… Buradaki “VE”; önceki “VE” lerden farklı olarak sıfatları değil “OL”UŞAN NETİCEYİ SÖYLEMEKTEDİR… Yani,tüm bunlar yaşanırsa kişide ne olur, onu işaret etmektedir. Devam edelim.

4- VE LEM YEKUN LEHU KUFUVEN AHAD. Ve HU ya eş ve benzer olmayacak derecede tek, biricik bir durumdur o, diye çeviriyorum burayı… Buna göre;

Ey, Fatihadan başlayarak kendinde ve evrende aynı olarak işleyen sistemi okuyan “Halife Adayı” insan!… Sen bunları yaşadığında; SENDEN ÖYLE ORİJİNAL, ÖYLE EŞSSİZ, ÖYLE TEKİL BİR YAPI KARANLIKTAN AYDINLIĞA GECEDEN GÜNDÜZE AÇILIRCASINA BAŞINI ÇIKARIR Kİ; O YAPININ EŞİ BENZERİ YOKTUR ARTIK!….

İşte; bir kul görüntüsündeki o yapının adıdır; VELİ… İşte; bir beşer görüntüsünde ortaya çıkan o yapının adıdır; HALİFETULLAH! VELİ; ALLAH’TIR! HU; ALLAH’TIR!

Bu anlamda bendeniz “Veliler Silsilesi” gibi bir algıyı da pek doğru bulmuyorum. Velilerin silsilesi olmaz!! Çünkü onların her biri zincire, silsileye, kategoriye girmeyecek ve sığmayacak kadar özeldir, orijinaldir HU gereğince!

Daha nasıl denir bilmem ki! Bu kadar diyebiliyorum…

Kur’an aynasında kendimizi seyredebilirsek eğer karşıda göreceğimiz Beşer Sureti altında İNSANdır… HALİFETULLAHtır.. HU dur!…

Seyredebilene aşk olsun!

{“Kur’anın Kalbinden Hayatın Kalbine Yürüyüş” kitabından alınmıştır.}

http://www.kitsan.com/MEHMET-DOGRAMACI-11-KITAP-TAKIM,PR-925.html

pr_01_2363