Değiniler-68

Değiniler-68

DÜNÜ SIRTLANARAK BUGÜNÜ YİTİRMEK

Ve insan dünkü benini bugüne taşımakla, bugünkü kendisini, dünkünün devamı ve aynı kabul etmekle, kendi kendine en büyük kötülüğü yapar…

Etkin Anıları, kişilik-karakterinin ayrılmaz parçası sayan insan, tonlarca yükü sırtlayarak geleceğe yürümeye çalıştığını biliyor mu? Ya AN?

Dünün hata, günah ve utançları ile bugünü yaşamaya çalışan nasıl bir akılsızlık ve “azap sevicilik” içinde olduğunu fark eder mi bir gün?!

Beden- Bilinç her saniye, her salise kendini yeniliyor. Bilimin tespiti bu. Dünkü değil, bir önceki andaki senle şimdiki sen apayrı. Öyleyse?

- İşlediğim günah- hataları zihnimden atamıyorum. Ne yapsam?
- Onları işleyen sen ile şimdiki sen aynı sen değil. Bunu sindir bitsin azabın!

- Onu yapan ben değildim, dersem kendimi yalancı- sahtekâr hissederim.
- Bilim böyle diyor. Sen hislerinle yaşıyorsan ne denebilir ki?

- Allah beni ne zaman affeder?
- Sen kendini affettiğin zaman!
- Ben kendimi ne zaman affedebilirim?
- Dünkü seni bugüne taşımadığın zaman!

KİBİR HAVASI ESTİREN BEDELİNİ ÖDER. NİYETİ KİBİR OLMASA DA!

Uçakta uçuş üstünlüğü sohbeti edebilirsiniz. Ancak bunu Otogarda veya Otobüs Durağındakilere yaparsanız; başınıza iş alırsınız? Ne midir o?

Uçak muhabbetini otobüs durağında, otogarda veya merkep kullanılan köyde yapan; Kibir algısına tutulacak ve mutlaka bedel ödeyecektir…

Niyetin kibir veya hava atma olmasa bile değil mi ki bir kul sözlerinden kalben incindi ve eziklik hissetti, yandın demektir dostum yandın!

Niyetinde aşağılama olsun veya olmasın incinen tek kalp varsa orada, ölmeden evvel o sözü sana yedirir, burnundan getirirler mutlaka dostum.

Bühller, Tanrısına Tapınanlar, Atadan Görmeler vs. Sen çok özelsin!? Onlarda kendini seyreden kim peki? Bazı vecihlerde aşağılık mı ki hâşâ!

Yaratılanlardan bir kısmını aşağılayarak Yaratana ermek mi? Yaratılan hakkında hüküm verme yetkisini kendinde görmek? Nasıl bir aymazlık seninkisi?

“Musa Çobanı” “İbrahim misafiri” anlatımları varken kullar ve seviyeleri hk ben dilimi oynatmaya korkuyorum. Maşallah, korkuyu aşmışsın sen!

Allah Sistemi; kendinde kudret, muhatabında düşüklük görenleri, bir gün düşük zannettiklerinin eline düşürmek üzere kurguludur! Aman dikkat!

KİTAP DERS, SOSYAL MEDYA TENEFFÜS

Sosyal Medya hiçbir konuda Kaynak, Ders,Temel Eğitim alanı değildir. Hele hele Hakikat İlmini sosyal medyadan öğrenme iddiası Aldanıştan ibarettir.

Sosyal Medya benim için sadece Dışarısıdır. Bazen çıkar hava alır, teneffüs yaparım. Ama hiçbir zaman İçerim değildir. İçerim; Kitaplarımdır.

Katılmayabilirsiniz, kanaatim şudur; kitabı ele alıp sayfasını koklayıp satırları çize çize tarlaya çevirmemişseniz o okuma, okuma değildir.

Kendine Namaz gibi farz kıldığın bir Hakikat Antrenmanın var mı? Benim var; her gün 50 sayfa kitap okumak! Gözünde büyütme, kolay. Niyet et!

Kitap okumada da akışa tabiyim. Nasıl mı? Bu ay okuduklarımda geçen yazar- eserler gelecek ay okuyacaklarımı belirliyor. Bu akış çok güzel.

Günde 50 sayfa okuma ayda 1500-1600 sayfa yapıyor. Az şey mi? Her ay 7 veya 8 kitap alırım. Toplam sadece 100- 130 TL civarı. Hakikatim için çok mu pahalı?

IMG-20161228-WA0004

GÖNÜLDEN SORULARA GÖNÜLDEN CEVAPLAR

“Dua edince niçin elimizi yüzümüze süreriz?” dedim. “Dua edenin, Dua Edileni okşayarak kucaklaması, hasret gidermesi için” dedi. Bayıldım…

- Salâvat okuyan elini Kalbine götürüyor. Niye ki dedem?

- Sevmek; dokunmaktır evladım. Maşuklarına dokunuyorlar, her an aşk tazelemek için.

- Ayna taşımak sünnet, diyorlar dedem.
- Camdan olanı sünnet, İNSANdan olanı farzdır oğul. Farz olanı buldunsa doyasıya bak, ibadettir oğul.

EDEPLE YOL ALAN; ŞEREFLE VARIR MENZİLE

Her konuda fikri olanlar; hiçbir konuda yeterli bilgiye sahip olmayanlardır.

Herhangi bir konuda yeterli ve doyurucu bilgi edinme peşinde olan; bilmediği konularda dilini oynatmama edebini doğal yoldan kazanandır.

Risk alınmayan, krizleri olmayan hayat vasat bir hayattır. Hiç yaşanmamıştır da denebilir.

Samimiyetle sorusuna cevap arayan, peş peşe yeni sorularla muhatabını yaylım ateşine tutan değil; verilen cevabı edeple dinleyendir.

Sorusunu dert edinen, kaynak bir cevap bulmuşsa ibadet aşkı ile ona secde ederek derinliklerine dalar.

Mükellef yemek sofrada, sohbet ederek, acele etmeksizin yenir. İlim konusuna Büfe önü atıştırmalık, fast food diye yaklaşana sofra kurulmaz!

Kurdun, kuşun doğada rızık arayış çabası-ciddiyetiyle ilme eğilmemişsek; nasibim bu kadarmış lafı, Allah’a isyandan başka bir şey değildir.

Midesini önemseyenin lokantası, bütçesini önemseyenin çarşısı, sağlığını önemseyenin doktoru bellidir. Rast gele gezinen? Allah ona acısın!

“Tuttuğu dalı kurutanlar”ı bilir misin? Boğarlar meyve vereni. Hakikatim için cevap vererek ışık olanları bunaltmaktan Allah’a sığınırım…

Samimi Arayış sahibini mutlaka kendi fıtratına uygun kaynağa götürecektir. Arayan samimi arayışına devam etsin. Bulacak, bayram edecektir.

SİZİN EN HAYIRLINIZ; EN İYİNİZ

Hz. Muhammed sav buyuruyor ki;

Sizin hayırlınız, çoluk çocuğuna hayırlı olanınızdır.

Sizin hayırlınız, Kur’an-ı Kerim’i öğrenen ve öğretenlerinizdir.

Sizin hayırlınız ahireti için dünyayı veya dünyası için ahireti terk eden değil her birine gerektiği kadar değer vereninizdir.

Sizin hayırlınız ödemelerini en güzeliyle yapanınızdır.

Sizin hayırlınız milletini savunanlarınızdır.

Sizin hayırlınız, bir işin ruhunu derinlemesine kavradıktan sonra ahlakı güzel olanlarınızdır.

Sizin hayırlınız, insanları doyuran ve selam verip alanınızdır.

Sizin hayırlınız güzel amellerle birlikte ömrü uzun olanınızdır.

Sizin hayırlınız, fitnelere maruz kaldıkça çok çok tövbe edenlerinizdir.

Sizin hayırlınız, ömrü uzadıkça ahlakı güzelleşenlerinizdir.

Sizin hayırlınız görüldüğünde Allah hatırlananınızdır.

Sizin hayırlınız benim zamanımda yaşayanlarınızdır, sonra onları izleyenler, sonra da o izleyenleri izleyenlerdir. Daha sonra gelen nesillerde istenmeden şahitlik yapmaya koşanlar, hıyanetinden emin olunmayanlar, söz verip yerine getirmeyenler çıkacak ve onlarda şişmanlık da baş gösterecek.

Sizin hayırlınız hanginiz, şerliniz hanginizdir söyleyeyim mi? Buyur, ey Allah’ın Resulü dediler. Sizin hayırlınız kendisinden hep hayır umulan ve şerrinden emin olunanızdır. Sizin şerliniz de kendisinden hayır umulmayan ve şerrinden emin olunmayanınızdır.

Hanginiz hayırlı, hanginiz şerli olduğunu siz kendiniz de hemen hemen bilebilirsiniz. Nasıl bilebiliriz diye sordular. Gidenlere övgü ile ya da yergi ile söz edilmesinden. Çünkü siz Allah’ın yeryüzündeki şahitlerisiniz, buyurdu. Yani Allah, ölenlerinizin arkasından sizin nasıl şahitlik edeceğinize bakar, onlara sizin söylediklerinize göre muamele eder.

İnsanların en hayırlısı, en iyi okuyanları, en takvalı olanları, iyiliği en çok emredip kötülükten en çok alıkoyanları ve akrabasıyla en çok ilgilenenleridir’. Yani sıla-ı rahmi ihmal etmeyenleridir.

SIKLET VE TERAZİ

Dünyanızdan Arınma öğütlerini değerlendirirken öncelikle dünyanızı bütün yönleriyle tanımanız; yani çapınızı iyi tahlil etmeniz lazımdır.

Arabanın motor gücü, silindir hacmini bilmek ne kadar önemliyse insanın kapasitesini; iç- dış âleminin çapını bilmesi en az o kadar önemlidir.

Otobana Hacı Muratla çıkmak yasak değil. Ne ki Hacı Murat, aynı otobandayız nasılsa diye Porche ile yarışa çıkarsa trajikomik hallere düşer.

Her aracın istiap haddi; her kulun sıkleti vardır. Sıkletini es geçerek başa güreşmek minderde kaburga sesleri duymaya aday olmaktır. Yapma!

Antrenör, Koç, Organizatör meslek icabı “Yaparsın, koçum benim, kim tutar seni” diyebilir. İtiraz etme ama sen yine de sıkletini hesaba kat!

“Girişimcilik” semineri gazıyla maaşlı işini bırakıp dükkân açan; hacizlik hale düşmüştür. Ne ki Gelişimci, bu tip fiyaskoları hiç anlatmaz!

Zinciri koparma, bağı atma heyecan verici di mi? Zincirli denen evciller sevgiyi, nimeti doyasıya yaşarken sokak zincirsiz sefalet kaynıyor!

Zincirsiz yaşam ortamını hazırlamadan özgürlük rüzgârına kapılan; gerçeğin zeminine çarpınca eski ortamı özleyecekse ne anladım ben o arınmadan?

“Ahiretimi nasıl kurtarırım?” diyen gence “Okulu bitir, iş bul gel, derinlemesine anlatacağım bunu” dedim. Biraz bozulsa da Hakkı söylediğimden eminim! Gaz veremem!

Ruhundan üfledi, İnsan esma bileşimi evet. Bu her insanın gerçeği ise de Hakikat nasip, çap, sıklet meselesi dostum. Dikkate almanı umarım.

HAYATIMIN FİLMİ; KAFAMIN İÇİ

Kafanda ne kadar ayrımcılık varsa hayatta o kadar ayrımcılığa maruz kalacaksın demektir. Ne kadar aşağılama varsa o kadar aşağılanacaksın!

Hayat; her insanın kafasının içerisini dışarıda bir dünya olarak görmesinden başka bir şey değildir. Bunu sindiren rahat eder…

Kendine bile söylemek istemediğin hırs, kapris ve cinsliklerin var ya; söylemedin de saklı mı kaldı? Hepsi de insan suretinde karşındadır!

Kendine özel hisar inşa edenin hisarı topa tutulur. Kendine özel yer biçenin yeri yağmalanır. Özel değilim, herkes gibiyim desen ölür müsün?

- Hayatım boyunca hep aynı aksilikler, aynı ters kişiler. Niye?
- Bahçıvan hangi ürüne gözü gibi bakmış, sulamışsa hep o büyüyecektir.

- Sevgi, hoşgörü saçıyorum yine aksilikler beni buluyor.
- Gizli Kibirle Lütfedercesine yapılanı sistem reddeder. Bi şey saçmalı mısın? Kimsin ki sen?

- İyilikten başka şey yapmadım. Hep acı gördüm. Bu mudur?
- İyilik, Kötülük Allah’tan biliriz. Senden mi? Şirk varsa azap tabi olacak. Evet, Budur.

- Sürekli canımı yakanlara ne demeli? Zebani gibiler.
- Her insan esmadır, esma güzeldir. Onlara Zebani- Huri etiketi vuran yine senin kafan!

- Resmen canım yanıyor birilerinden. Tatmin edici cevap ver!
- Arabamın motoru sürekli Cehennem. Cennet misali vuslatlara ereyim diye…

- Ben bu kafayı nasıl düzeltirim?
- Ben dediğin hiçbir şeye gücün yetmez senin. Önce ben demeyi bırak.

- İçimde ne illet varsa görmek istiyorum. Röntgen gibi, USG gibi. Mümkün mü?
- Mümkün. “Ehlullah Aynası”na bakıver. Hepsini gösterirler…

- İllet, ur, tümörler görüldü diyelim. Tedavi?
- Onları gören emin ol bırakmaz seni. Yeter ki teslim ol.
- Kurtulur muyum?
- Kurtuldun bile!

http://mehmetdogramaci.com/2011/07/concultation/