Değinler- 69

Değinler- 69

SALÂVAT; EN BÜYÜK, EN ZAHMETSİZ YATIRIM

Selimime selam söyle https://www.youtube.com/watch?v=KyWl3gum3xg

Evrenin Kalbi Hz. Muhammed (sav) buyuruyor ki;

Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salâvat okuyandır.

Kim bana bir kere salât ederse; Allah Teâlâ ona on salât eder, on günahını siler, on kat derecesini artırır.

Yeryüzünde Allah’ın seyyah melekleri vardır. Onlar ümmetimin selâmını (anında) bana tebliğ ederler.

Şüphesiz bana salâvat getiren kimsenin selâmını almak için Allah bana ruhumu iade eder (canlı canlı selamını alırım).

Bana bir defacık Salâvat getiren için Allah görevli meleklere: Kulumun 3 gün içinde oluşan günahlarını yazmayın emri verir.

Üzerime bin defa Salâvat getiren kimseye Allah (c.c.) narı ile azap etmez.

Kabrimi bayram yerine çevirmeyin. Bana salâtü selâm getirin. Zira nerede olursanız olun salâtü selâmınız bana ulaşır.
*
Sensin varlığın incisi Ey Sevgili
Yüzün senin güneşler incisi
Sen gel ki, Aşk olsun, Aşk olsun Ey, Ey Nebi…
https://www.youtube.com/watch?v=IPJbYsa5rAk

“O sensin ki” https://www.youtube.com/watch?v=imd9Y-1rG50

Ay dahi, Güneş dahi, Nurundan Muhammedin
Cümle şekerler tadı, Tadından Muhammedin https://www.youtube.com/watch?v=uYCtBjba8hc

Her senfonide bir başka güzelsin Ya Resulallah… https://www.youtube.com/watch?v=aeVkWENXpKk

HAKİKAT VE UYUM

“N’olacak benim halim?” sorusunu derinlemesine tahlil etmek yerine “Nolacak milletin hali?” sorusuna öncelik veren; baştan kaybetmiştir…

Hakikat adına öğrendiği gerçeklerle yaşadığı çevrenin halini birbirine bağdaştırma çabasına girişen; beynini bulamaç etme işine girişmiştir.

Ego iç çatışma sevmediğinden her şeyi kendine uydurmayı uyumlanma zanneder. Oysa Hakikat; bitmez tükenmez iç çarpışmalardan doğan ışıktır.

“Hem hakikati öğreneyim hem de çevremle çelişmeyeyim hiç sorun çıkmasın” öyle mi? ‘Hem şoför mahalli hem cam kenarı’ yok bu yolda, üzgünüm.

- Hakikati öğrendikçe çevremin yanlış halleri beni onlardan soğutuyor.
- Egoya bak egoya! Bırak, öğrenme sen hakikati. Git, kendine tap!

- Semti, camiyi, dostları terk edesim geliyor. Onlara uyarsam gerçeği kaybederim sanki.
- “Sen ve Onlar şirki” oldukça böyle azaplar olacaktır.

- İsterim ki sokaktaki din ile dinin hakikati çelişmesin. Sorun çıkmasın kafamda.
- Kafanı sokaklardan içeri çekersen hiç sorun çıkmaz!

- Hangi nefs mertebesindeyim? Avamdan bana mikrop bulaşır mı?
- Mertebe-rütbeyle hiç işim yok. Avam Samimiyetini ise havas geçinenlerde hiç görmedim!

- Bu iş bende ne zaman oturur? Çelişkilerim biter?
- Oturmak? Akış çok hoş, niye oturalım? Ebediyete akan döngüler çok güzel. Niye bitsin?

- Her şey çok karışık. Etraf çelişkiler yumağı. Tezatlar can sıkıcı.
- Her şey çok renkli. Bir Esma cümbüşü ki zevkine doyulmaz. Zıtların ahengi gönül açıcı.

- Bu işi halletmek, çözmek, başarmak istiyorum. Önerin?
- Ego çözmek, başarmak ister elbet. Şuur mu? O sadece seyirdedir. Bırak, izle sadece.

- Bırakmak boş verme, izlemek duyarsızlık sanki. Açsan?
- Hikâyeyi dikkatle oku. Bırakma- İzlemenin hakikati burada. http://www.cinmacerasi.com/cin-dusunuru-lao-tzunun-oykusu/

FİLLER VE BÖCEKLER

Aynı hayatı, aynı ortamı, aynı duyguyu paylaşmadığınız; aynı dili konuşmadığınız insanların sizi anlamasını beklemeyiniz ki üzülmeyesiniz…

Aynı Dine İman etmek, aynı Hakikat Gündemine yoğunlaşmak dahi aynı duygularda titreşmek demek değildir. İdeal konuşmuyorum ben, Realite bu!

Yola makam şoförüyle çıkanla randevulaştın geç kaldın. Mazeretin metro arızasıysa ikinci buluşmayı zorlama! Davul bile dengi dengine di mi ama?

“Din Kardeşliği” ve buna dayalı Kardeşlik Hukuku; İmanî bir idealdir. Ne var ki her dönemde çoğu insan ilişkilerini Para ve Statü belirler.

“Benze bana benzeyeyim sana” ilişkilerin temel dinamiği. Benzeyemeyeceksen, niye beraber değiliz, niçin koptuk deme! İlke bu, kızma dostum!

Filler ve Böcekler aynı ormanda, aynı havayı solur. Ne var ki koşmaya başlayan Filin, yerde böcekler ezilir mi derdi hiç olmaz! Olmalı mı sence?

Böceklerden biri acısını haykırmış ormana. Duymasını bekledikleri duymadı diye üzülmüş sonra. Böceği böcek, karınca, solucan duyar ancak. Fil nasıl duysun?

Süleyman Kıssasında “Süleyman Ordusu geliyor kaçalım, ezer” diyen karınca vardı di mi? Süleyman gülmüş, ezmemişti. Ne ibretttir düşünenlere.

Sana yakın olanlar iki sınıftır; 1- Statü, Konum, Grup aidiyeti sebebiyle seni sevenler. 2- Seni Sen Olduğun için sevenler. İkinci gruptakileri çok özel tut!

Statü, Konum, Grup aidiyeti için seni seven; bunlardaki ufak bir değişimde ustaca sıvışır. “Seni Sen Olduğun İçin Seven” ise bi ömür senindir, seninledir.

- Kahırlanmadan, hayal kırıklığına düşmeden nasıl yaşarım bu hayatı?
- Yürürlükte olanın Orman Kanunu olduğunu kabul edersen yıkılmazsın!

- Orman Kanunu sistemin bir yanı, Kardeşlik Hukuku diğer yanı. Ne yapmalı?
- Orman Kanununu unutmadan Kardeşçe ve İnsanca yaşa! Allah Resulü (sav) de öyle yaptı!

“BİZDEN DEĞİLDİR!”

Evrenin Kalbi Hz. Muhammed (sav) buyuruyor ki;

Bizi aldatan bizden değildir.

Bize silah çeken bizden değildir.

Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.

Irkçılık yapan, ırkçılık için savaşan ve ırkçılık uğrunda ölen, bizden değildir.

Yahudilere ve Hıristiyanlara benzemeyin. Bizden başkasına benzeyen bizden değildir.

Komşusu açken tok yatan bizden değildir.

Müslümanın derdiyle dertlenmeyen bizden değildir.

İlim öğrenmeyen bizden değildir.
Elinde varken ailesini sıkıntı içinde yaşatan bizden değildir.

Karşı cinse benzemeye çalışan bizden değildir.

Bela gelince, üstünü başını yırtan, bağırıp çağıran bizden değildir.

Yılandan korkup öldürmeyen bizden değildir.

İbadetleri bizim gibi yapmayan, bizden değildir.

İyiliği tavsiye etmeyen, Kötülükten sakındırmayan bizden değildir.

Selamı almayan bizden değildir.

“İMAN ETMİŞ OLMAZSINIZ!”

Evrenin Kalbi Hz. Muhammed (sav) buyuruyor ki;

İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız.

Kendiniz için istediğinizi kardeşiniz için de istemedikçe iman etmiş olmazsınız.

Muhtemel fenâlıklarından dolayı komşusu kendisine güven duymayan kişi gerçek manada iman etmiş olmaz.

Kendi arzu ve istekleriniz benim tebliğ ettiklerime uydurmadıkça gerçek manada iman etmiş olmazsınız.

Beni evladından, ana-babasından ve bütün insanlardan daha fazla sevmeyen, iman etmiş olmaz.

Allah’ın düşmanlarını düşman bilmeyen, gerçek manada iman etmiş olmaz.

KOPARILAN FIRTINANIN ASIL NEDENİ

Başkanlık Sistemi etrafında kopan fırtınanın asıl nedeni Milletin, tarihinde ilk kez nasıl yönetileceğini kendisinin belirleyecek olmasıdır.

Cumhuriyet rejimi halka sorularak kurulmamıştır. Anadolu İhtilalinin İnkılâba dönüşmesinin bir neticesidir. Biraz yakın tarih okuyunuz.

Cumhuriyetimizden şikâyetimiz yoktur. Sıkıntımız da yoktur. Ama bu, gerçeği dile dökmemize engel de olamaz. Halka sorularak kurulmamıştır.

289 üyeli Mecliste 130 muhalif üyeye toplantı çağrısı yapılmadan oldubitti oylamasıyla rejim ilan edilmiştir. http://www.ahaber.com.tr/gundem/2013/10/29/armagan-cumhuriyet-ittifakla-kabul-edilmedi-513464230408

Oldubittiyle iş bitirip üzerine demokrasi kılıfı geçirenlerin nesli; millete yönetim usulü sorulacak diye deliriyor! Sakin olun Efendiler!

“Halk için, halka rağmen yönetim” anlayışıyla gelinen seviye ortada. Şimdi “Halka sorarak, halk nasıl isterse öyle yönetim” dönemi başlıyor.

Bu kadar gerilmeyin efendiler! Çıkarın Başkan adayınızı çıkın milletin huzuruna seçsin millet. Seçer mi? İşte asıl korkunuz, endişeniz budur.

Spiker, 15 Temmuz işgal girişiminde soruyor:
- Siz neredesiniz efendim?
- Bakırköy’de bir evden gelişmeleri izliyorum. (Yele göre yelken açmak için havayı kokluyorum)

Spiker sormadan 15 Temmuz işgal girişiminde bağlanıyor:
- Halkım meydanlara çıksın. Ben de geliyorum! (Hava koklamıyor, Duruş gösteriyor)

Milletin bir ferdi olarak söyleyin lütfen; Bakırköy’de bir evde havayı koklayanı mı, yoksa Milletim meydanlara insin ben de geliyorum diyeni mi seçer bu millet?

Millet, Başkanını 15 Temmuzda seçti Efendiler! Kusura bakmayın gerçek bu! Seçti, kanıyla da imzaladı. Referandum sadece malumun ilanıdır…

Dünyanın en kalkınmış, en ileri, en gelişmiş ülkeleri Başkanlıkla yönetilen ülkelerdir. Tesadüf müdür? Kandıramazsınız uyandı millet uyandı!

Biraz yakın tarih inceleyiniz. Lise Resmi Tarih bilgisiyle tarihi gerçekler anlaşılamaz! Desteksiz atış yok bizde. Okuyor tahlil ediyoruz…

Sakin olunuz. Kalkınmış, şaha kalkmış, bölgesinin değil dünyanın etkin gücü Türkiye geliyor! Başkanlık Sistemi; hayırlı bereketli olsun. ÂMİN

“Tasavvuf anlatan siyasete girmemeli” imiş. Hristiyan mısın sen? Bu neyin kafası? İslam’da Ruhbanlık yok. Vatandaşım ben, vatan için görüş bildiriyorum.

KALP KALBE KONUŞMALAR

- En çok ihtiyaç duyduğum anda dostları yanımda bulamıyorum.
- Hakikatinin İhtiyaçsız ve sınırsız Kudret olduğunu fark edesin diyedir.

- Düşenin dostu olmazmış, bunu çok iyi anladım.
- Hiçbir şey anlamamışsın! Koltuk değneği arayan egona prim vermeyi bırak da kalk ve yürü!

- İnsanlık birbirine yardım etmeyi, kollamayı gerektirir. Çok şey mi bekliyorum?
- “Olmalı” veya “Olmamalı” ile yaşıyorsun. Olanı anla olanı!

- Fırsat verilse, neler yapardım neler? Vermediler.
- Evcil olan, sahibinden yem bekler. Vahşi olan, avını doğada bulur, doğada yer. Doğal ol doğal…

- Sistem dediğin çok acımasız. Biraz merhamet olmalı.
- Ünv. sınavı kazanırken yüzlercesini eledin başarınla. Hiç merhamet ettin mi onlara?

- Başım sıkışınca hep destek çıkar. Annem iyi ki var.
- Sıkışınca devreye girmesine alıştığın annen atılım potansiyelini nasıl da öldürmüş!

- Piyasa kastı beni. Allah’ın Vehhab (sebepsiz veren) oluşunu da unuttum.
- Sebepler Dünyası; düşük frekans kapanıdır. Kapan, avını salmaz!

- İşim, portföyüm belli; sebepsiz nasıl verecek, aklım almıyor. Günaha mı girdim?
- Bu kafaya vermez zaten. Kapalı kaba su dolmaz! Tövbe et.

- Dolar kuru çok canımı sıkıyor. Piyasa alt üst.
- Rezzak kuru çok iyidir. Vehhab piyasası da hep akışkan. Kerim, borsası hep bereketli.

- Her şey net. Ortam bu. Ne yapılabilir?
- Hem “Ortamların Rabbi” hem “Ortamlardan Gani”. Allah’ı ortamla kısıtlama ki Gani ile tanışasın!

- Annem ne zaman üzülsek “Sabahın Sahibi var” der, sığınırdı.
- Sen? İlk işin kahvaltı haberinde dolara bakmak! Sen de sığınsana Rabbine!

- Bu zihinsel girdaptan nasıl çıkarım?
- Zihnin Şeytanın olduğunu fark ederek. Şükret, Azmet, Seyret, Zevk et. Akışa teslim olanı boğmaz su!

- Somut önerin var mı silkinmem için?
- Gece yarısı Hastane Aciline uğra bir saat izle. Rabbinden utanır silkinirsin! Dualarım seninle. ÂMİN.

TERS KÖŞE İŞLEVİ

İnsanlar sürekli biçimde kime sövüyor, hakaret ediyor, aşağılıyorsa Onu negatif yüklerinden arındırmak üzere “Toplu Dua” ediyorlar demektir.

Firavun, Musa kavmini; Mekke Müşrikleri Hz. Muhammed (sav) ve müminleri güçlendirmek için neler yapmadı neler… Sistemin ters köşe işlevidir bu!

15 senedir iktidarda Erdoğan. 15 senedir şahsı, ailesi, sülalesine yapılmadık hakaret ve iftira kalmadı. Sonuç? Başkanlık Sistemine merhaba!

Nefretle birine odaklanan kendi pozitif enerjisini ona onun negatifini de kendine aktarmaya odaklanmıştır. “Günahını almak” tabirini duydun?

Kimi affedemedin? Kime gıcıksın? Kimden alındın? Onlar kadar delik açmışsın kovanın altına. İbadet, tefekkür, zikirle dolar mı dersin kova?

Sevebildiklerin kadar güçlü ve korunaklı; Sevemediklerin kadar zayıf ve saldırıya açıksın. Sevmek çok mu zor ki delik deşik her yanın?!

Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın;/ Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!

Anlatmak istediğim Sistem işlevini Necip Fazıl özetlemiş. Enerjini kimseye çaldırmamanı, kimseden negatif yüklenmemeni niyaz ederim. (ÂMİN)

“CENNETTE BENİMLE BERABER OLUR!”

Evrenin Kalbi Hz. Muhammed (sav) buyuruyor ki;

Kim benim sünnetimi ihyâ ederse kesinlikle beni sevmiştir. Kim de beni severse, benimle birlikte cennette olacaktır.

Kendi yetimini veya başkasına ait bir yetimi himâye eden, koruyup kollayan kişi ile ben, (işaret parmağı ile orta parmağını birleştirerek) cennette işte böyle yan yana bulunacağız.

Evinde çocuğunun terbiyesiyle meşgul olan müslüman kadın cennette benimle beraber olacaktır.

Kim beni, bu ikisini (Hasan ve Hüseyin) bunların baba ve annelerini severse kıyâmet gününde benimle beraber olur.

Ey Ebû Zer! Yemeyi ve Konuşmayı azalt! Böyle yaparsan cennette benimle birlikte olursun.

Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına kadar büyütüp terbiye ederse kıyamet günü o kimseyle yan yana bulunacağız.

Ashabımı, zevcelerimi ve Ehl-i Beytimi seven ve onlara dil uzatmayan, Cennette benimle beraber olur.

KİTAPLARI SUYA ATMAK

- Hz. Şems Mevlana’nın kitaplarını suya attı, biz hala kitapla, okumayla meşgulüz.
- Kitapları Suya Atma sembolizmini zerre kadar anlamamışsın!

- Kitaplar suya atıldı. Sembol bunun neresinde?
- Sandığın gibi suya atılan kitaplar olsa Mevlana kitap yazmazdı. Ciltler dolusu eser verdi.

- O halde kitabı suya atmakla anlatılan ne?
- Kitap; her kişinin veritabanınca gelişen düşünme, anlama, algılama tarzıdır
- Su?
- Hakikat İlmi

Kitapların Suya Atılması; o ana kadar veritabanı etkisinde yaşadığından habersiz olana kayıtları, kilitleri, girdaplarının gösterilmesidir.

Kitapların Suya Atılmasını; Bireysel Bilginin Evrensel Bilgide, Benlik Buzunun Hiçlik Denizinde erimesi diye de anlayabilirsin…

Kitapların Suya Atılması; mevcut bilginin silinmesi, yok sayılması değil; bilgiye erişim ve bilgiyi değerlendirme tarzının değiştirilmesidir.

- Kitapları suya atma manasında Mürşidin işlevi?
- Mürşid; kafandaki eski işletim sistemini kaldıran, yeni versiyonu kurandır.

- Bir zat gelecek bir anda tüm anlayışımı yıkacak, zor olmaz mı?
- Biraz acıyor ama zor olmuyor. Çünkü Kitapları Suya Atana Aşık oluyorsun!

- İstemekle olur mu kitapları suya atma işi?
- 99 umremde Kâbe duvarında bir duam oldu: ŞEHADET nasip et.
- Sonra?
- Umre sonrası değişti her şey…

İşyerimde bir mimar elinde Kara Kitaplarla geldi. Ak Saçlı Bilgenin Kara kaplı kitaplarıyla. Direndim, “Allah’a enerji diyeni okumam” dedim ilk anda.

Kara Kitaplar çekti beni. Okuyuş o okuyuş. Yıkılması gereken yıkılmaya, açılması gereken açılmaya başladı. Nereden bilirdim ki kitaplarımı suya atacak?

- Peki, okuyunca kitaplar hemen suya atıldı mı?
- Hemen mi? Bak yine karıştırdın. O suya atma bir anlık iş değil. Kiminde bir ay, kiminde bir yıl, kiminde bir ömürdür.

- Kitapları suya atma süreci niye uzar peki?
- Güçlü veritabanı, inatçı benlik uzatır. İlahiyat veritabanı üstüne Yazar kimliği yapıştı, kolay mıdır?

- Kitaplarının tümden suya atılacağına emin misin?
- Hiç şüphem olmadı ki zaten. Atılmayacak olsa duam kabul olmaz, karşıma O çıkmazdı…

- Kitapları suya atmak için önerin?
- Gözleri gözünün önünden gitmeyen, Sözleri Kalbini titretenin ilmini bırakma! Hazmıyla kolaylaşacaktır. ÂMİN