Değiniler- 81

Değiniler- 81

DUA ve KALBİN SESİ

Dua edebildiğin konular; senin hayat filminden sana erken gösterilen fragmanlardır. Fragmanda gösterilip de filmde olmayan kare olur mu?!..

“Gerçekçiyim, boş hayallere ümit diye tutunmam” dedi beş duyu kaydında boğulan. “Ümit edebildiğim; nasibimdir” dedi uykudan uyanmış olan…

İnsanlar iki grup: 1- Mevcudu, gerçeği sayıp algısını sınırlayanlar. 2- Gerçeğinin, mevcudun fevkinde oluşunu fark edip sonsuza açılanlar.

Beş duyuyla gördüğü, duyduğu, dokunduğunu gerçek sayıp hayal, ümit, yönelişi hafife alan kendine zulmeder. Allah, kuluna niçin zulmetsin?

Kalbinin götürdüğü yere gitmekten korkmayıp sürekli değişen, dönüşen de var; Gözünün gördüğüyle kayıtlanıp olduğu yerde dönen de. Hay Allah.

Yeminle söyleyebilirim ki; kulak kesilirse Kalbi insana her şeyi söyler. İyiyi de kötüyü de… Olanı da olacak olanı da. Yeter ki dinlesin.

Yaşadığım acılar mı? Kalbimin ikazını dinlemeyişimin bedeli. Yaşadığım sevinçler mi? Kalbimin sesinden dışarı çıkmamanın getirisi.

Kalbinin sesini duyamıyor musun egonun gürültüsünden. Olsun, çare var. Bari “Kalbim” dediklerinle istişare et. Onlarda konuşan da Kalbindir.

Dua edip hayaline yoğunlaşırken zihnin “Olacak ama nasıl olacak; verir de nasıl verir” vehmine takılan pişmekte olan yemeğe zehir katmıştır!

Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin, ayetini sordu meczuba. Yakasına yapışıp “Duan kadar konuş uleyn” demez mi Malkoçoğlu misali.

Telefon ederken hat düşer mi, uydu nasıl aktarır, sinyal ulaşır mı diye düşünüyor musun? Dua ederken kabulüne, nasılına niye takıldın ki?

Şahdamarından yakın ama vereceğinden şüphe? Zaten sende ama sana ikramından tereddüt? İyi misin sen? Aklını başına al ki İmansız gitmeyesin!

METAFORİK ANLATIM ve BEYİN SİSTEMİ

Hakikat açıklamaları genellikle misal, sembol, mecazlardan oluşan Metaforlar içeriyor. Düz anlatılsa olmaz mıydı? Cevabı Beyinle alakalıdır.

Beynin en temel, en basit algı sistemi Suretlendirme; Resimleme, Şekillendirme biçimindedir. Akıl seviyesi ne olursa olsun herkeste öyledir.

Bilgiyi Hikayeleştirmenin hafızada kalıcılığı, bilince tesiri inkâr edilemez bilimsel gerçek. Hikâye; suretlendiren beyne en uygun tarzdır.

Soyut gerçekleri dahi hikâye kurmadan, resimlemeden anlatamayız, anlayamayız. Resim çizmeden bana Şefkati, Zulmü, Adaleti kim anlatabilir?

Şefkati anlatırken anne- bebeği, Zulmü anlatırken eli sopalı adamı, Adaleti anlatırken hiç olmazsa teraziyi kullanmak zorundasınız değil mi?

Beyin; görsel bir organ. Bu yüzden ona en uygun hitap tarzı görselliği öne alan doğal misaller, hayattan hikayeler, ibretli kıssalardır.

Suretlerle çalışan beyni anladık. Peki, metaforlarla öyle anlatımlar var ki kimi düz anlıyor kimi bundan boyut boyut mana çıkarıyor. Niçin?

İnsanlar farklı algı-akıl düzeylerinde yaratılmıştır. Her ne kadar beşer “Eşitlik” lakırdısını sevse de Yaratılış Sisteminde eşitlik yoktur.

Öyle bi söz söylensin ki ondan her bilinç, seviyesince nasiplensin, değerlendirsin! İşte o metaforlar içeren sözdür ki her düzeye seslenir…

Hikâye- misal, resimler arası bağlantılarla örülür. Beyin de bağlantılar kurup zihin haritası oluşturmuyor mu? Bağlama niye? Düz niye değil?

Küçükken en sevdiğin oyun? Saklambaç! Saklama, bulma! Her insanda en etkin güdü Merak! Sır ve Gizem çok cazip. Düz olsa tadı çıkar mıydı sence?

Merakının peşine düşmekle buldu aydınlanan üst seviye insanlar…
Merakının peşine düşmekle yandı, maceraperest, tutkulu sıradanlar…

Merakı kadar sorguladı insan.
Merakı kadar yargıladı insansı.
Diyebilirim ki gelişme de çöküş de merakla tetiklendi.
Metaforla bağı ne mi?

Merakı gözüne, diline vuran; dedikoducu, fitneci kimlikle yer aldı sistem dişlisinde. Merakı gönlüne, aklına, idrakine vuran ne yaptı?

Sıradanlar, hitap metafor da içerse düz anlarlar. Fıtratları gereği. Orta ve Üst Akıl içinse metafor paha biçilmez araçtır. Neyin aracı?

“Arka Planda ne var?” sorusunu sorabilen için misal- semboller; adeta birer sondaj aracıdır. Beyinlerinin derununa doğru kazma vurma aracı.

Metaforla gerçeği anlatan; düz mantıkla yaşayanların düz anlaması merak edenlerin araştırması, üst aklın sondaj vurması için bu yolu seçer.

Metafor üzerinden anlatım her idrake uygun anlatımdır. Çocuk hikâyeyi, genç romantizmi, olgun tecrübesini, aydın bilgiyi deneyimler böylece.

Allah Sisteminin dili Matematik. Dört işlem de içinde denklemler de formüller de. Çözmeyi, bulmayı sever İnsan. Semboller ve misallerle…

Beyin- Metafor ilişkisi bilimin hala incelediği bi konu. Şunu okudum “Frontal Korteksten bilgi çekmede metafor çok etkiliymiş” Düşünenlere.

Front. Korteks beynin ebediyete; sonsuza dönük alanı.
Metafor çözümü; ondan beslenme, bakma ise!
İlimce Samimiyetle sorgulayana selam olsun.

MECAZLARIN DİLİ

Beşer:
- Hz. Süleyman Kuş Dili bilir, hayvanlarla konuşurdu.
İnsan:
- Süleyman’la işaret edilen bilinç; metaforları çözümleyen bilinçtir.

- Metaforik anlatıma niye Kuş Dili denmiş?
- Bilinen anlam ve tarzlarla kayıtlı olmadığı, kuş gibi özgür ve özgün söylemler oldukları için.

- “Mecaz, Hakikat Dili Süryanice” deniyor.
- Sembolik Arapça anlatımları kulak misafiri olan avam öyle sanıldı. Hakikat; Süryanice ile kayda girmez.

- Resulullah (sav) ın Ebubekir, Ali, Fatıma ile bazen başka dilden konuştuğu nakledilir.
- Düz mantık sahibine göre başka. Başka değil, sembol konuşma o.

- Sembol dili diye ayrı dil; şifreli, kripto lisan var mı?
- Öyle bir şey yok. Her dilin kendi içindeki zirve anlatım; avama başka görünür.

- Bu tam aklıma yatmadı. Daha net söylesen.
- Batı Klasiklerinden birini ilkokul çocuğuna versem, okur ama anlamaz di mi? Onun gibi…

- Bir dua önerildi. Arapça- Süryanice karma. Rivayet sağlam. Okusam mı?
- Cinler sağlam iş yapar! “Dua ve Zikir” de geçmiyorsa yoğurdu üflerim ben!

- Hakikatin açıklandığı özel bir yayın kanalı var mı?
- Yesevi (ks) Ocağından akan yayın; sembol- mecaz dilini çözen yayındır aynı zamanda.

- Yesevi Ocağı yayını?
- Horasan Erenlerinin; Yunus, Mevlâna, Hacı Bektaş Veli vb. nin yayını. Mecaz; sembol, metafor çözümü o kanaldadır…

- Neyi takip ederek hakikat dilini okurum?
- Yesevi Ocağı kanalı dediğim Ehli Beytin Gönül kanalıdır. O gönle sahip olanın yayını izlenmeli.

- Kur’an’da Müteşabihler, Hurufu Mukattalar Allah’la Resulü arasında saklıymış.
- Kur’an apaçık kitap. Allah ve Resulü ilmi saklasın? Haşa! Tövbe de!

- Kur’anda, Hadislerde anlaşılmayanları nasıl anlarım?
- Hakikatin günümüzdeki yayını Türkçe! Öteye beriye gitme de yayına kulak ver olur mu?

- Hakikati açıklayan sağlam bir kulpa tutunmak istesem önerin?
- Ölçü Yasin 21. İlmine ücret istemeyeni, karşılıksız paylaşıp yaşayanı izle!

- Sembolik anlatımı çözmede kolay yol?
- Çözeni izlemek ve hakikate odaklanmada sabit; yaşamada sadık olmak. En kolayı budur…

- Ben de çözmek istiyorum sembolleri kendim!
- Sen senliğinle hiçbir şeyi çözemezsin. Seni senden alırlarsa o başka! Aşk olsun Ya Huuu!..

ÇÖZECEKTİK AMA GELMEDİN

Beşer:
- Fil Suresi Ebrehe’nin Kâbe’ye saldırısını anlatır.

İnsan:
- Kur’an, çölde destanlaşan olay üzerinden bir şey söyledi. Ama ne?

Tek kişinin ölmeden önce dünya hayatında yaşayacağı Hakikatini tanıma süreciydi Kur’an. Görecektin… Yusuf- Züleyha aşkından beri gelebilsen…

“Kur’an’da Yusuf var ama Züleyha yok, geçmez” dedim. “MELİKİN KARISI” der Kur’an dedim. Uyanamadın. “Aşkı, kadını inkar bu” diye kızdın, köpürdün dönüp gittin…

“Kur’an’da Adem var, Havva yok” dedim. “Desene orada da kadının adı yok” dedin. “ZEVCESİ, EŞİ” der Kur’an dedim. “Fark etmez Havva işte” dedin, düşünmedin bile.

“Kur’an Ademe ilk insan demez HALİFE” der dedim. İlk insan efsaneleriyle bulamaç ettin Adem’i. Etmesen “Halife” konuşacaktık seninle. Olmadı.

“Salıverilen İki Deniz ve Aralarındaki Perde” ayetini konuşacaktık. “Bak bak Mucizeye bak” diye resmi önüme koydun. Sustum, he dedim geçtim.

“Belkıs yok Kur’an’da <Güneşe Tapanların Melikesi> var dedim. “Süleyman Belkıs’la hoşnuttun sen. Bir de tahtı ışınlayıp (?) getiren Hızır. Uff değme keyfine!..

“Hızır da yok o kıssada HAKİKAT İLMİ VERİLEN KUL diye geçer” dedim. Hızır efsanelerinden kopup da “Katından İlim Verilme” ne demek sormadın bile.

“Nuh’un Gemisi, Tufan da mecaz” desem “Yok artık, hep mecazsa ortada din de kalmaz, bu ne ya?” demeni göze alamadım. Nuh filmi de fena değildi hani.

Kardeşimi ebe getirdi diye inandım çocukken. Dostum din anlayışımız o seviyeyi hala geçmiş değil. Mecazda Hakikati görmek duamız olsun. ÂMİN

BEŞERCE- İNSANCA

Geldi mi üst üste gelir, sorunlar altında eziliyorum. (Beşer)
Yüklediğine göre Rabbim Kudretini seyretmek istiyor, seyre katılıyorum. (İnsan)

Neye girişsem tersine gitti, yıldım artık. (Beşer)
Giriştiklerim seviyemin altında ki Rabbim daha komplike olana beni hazırlıyor. (İnsan)

Derdi, sorunu olan beni bulur, biri de benim halimi sorsa ya! (Beşer)
Allah, Kullarının sükunetine gönlümü seçti. Şükründe acizim. (İnsan)

Bırak milleti evde çocuğuma sözüm geçmiyor, değersizim. (Beşer)
Özgüven sahibi çocuklar lütfeden Rabbime nasıl şükrederim nasıl? (İnsan)

Piyasa kötü, işler sıkışık, nolur bilmem. (Beşer)
Rızkımın kefili Razzak payımı bi şekilde verir. Ona teslimim. Piyasaya selam olsun. (İnsan)

Çekmediğim zikir, okumadığım dua kalmadı. Hani sonuç? (Beşer)
Kendine dua ettirdi, kendini zikrettirdi ya bana. Daha ne isterim? (İnsan)

İyilik ettiklerim nankör çıktı. Suçum ne? (Beşer)
Bende iyilik dilerse utanarak şükrederim. İyilik benim mi ki bana nankörlük edilsin? (İnsan)

Haksızlık, zulüm diz boyu. İçim sıkılıyor. (Beşer)
Allah Sistemi, orman kanunu gibi işler, çoğu sindiremese de. Gönlüm ferah çok şükür. (İnsan)

Kimseye güvenim kalmadı, en yakınım darbe vurdu. (Beşer)
Beni güvenden arındırıp Kudreti fark ettirenlere ne kadar teşekkür etsem az (İnsan)

Senin anlayışın ruhsuz, tepkisiz, ot gibi! (Beşer)
Yeşil cennet rengi. Yeşil doğa resmi. Kalp çakrası yeşil. Teşekkür ederim dostum

MERMERİ DELEN DAMLA VEYA DUA

“Duadan başka şey gelmiyor elimden” sözünün ne kadar büyük bir isyan olduğunu düşündün mü hiç?

Elinden dua etmek geliyorsa, sana dua ettiriyorsa, ne büyük bir lütufta bulunmuş ve ne büyük kudret kapısı aralamış sana! Bir bilsen…

Duanın tadını alanların kabul ile hiç ilgilenmediğini bilir misin? Biz kabul ve ikram beklerken onlar dua nimeti ile kendilerinden geçtiler.

- Dua etmek, Rabbime edepsizlik gibi geliyor. İsteyemiyorum.
- Şu an Rabbine en büyük edepsizliği yapıyorsun! Tövbe et ve Duaya dur hemen!..

Bütün ülke aynı gün ve saatte aynı konuda topluca dua edebilse; sosyal sorunların mucizevi çözümüne şahit olurdu. Bilinemedi, görülemedi…

“Duadan mahrum olan; hayrın tamamından mahrum olmuştur!..” {Hz. Muhammed sav}

Artık, Rabbimden utanıyorum isteyemiyorum demeyeceksin di mi?

“Ayakkabılarınızın bağına varıncaya kadar Allah’tan isteyin” buyrulmuşken ‘Rabbimden utanıyorum, isteyemiyorum’ diyen Şeytana uymuştur!..

Gençlerin sınavı için dua paylaştığımda “Çalışana verir, bunlar avuntu” yorumu yapıyordu Duanın en büyük çalışma olduğunu bilmeyen gafiller!

Damlayan bir su nasıl ki mermeri delerse, senin de hiç bıkmadan her gün devam ettiğin, vazgeçmediğin dua aynı etkiye sahiptir. İnan artık!..

İst. Camilerinde aşınmış mermer eşik, ayak yeri oyuk şadırvan görmedin mi? Devamlılığın kudreti! Durmak yok, Duaya devam!

Her gün birine çiçek yollasan ne çok sevinir di mi? Hadi çiçek biraz külfetli. Dua bedava kardeş. Dostlarına her gün yollasan eksilir misin?

“Vermek istemese İstemek vermezdi” demişler. İstetmişse? Bu, “Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz” in de tevili aslında. Aramızda kalsın!..

Fidan büyüyecek, mermeri parçalayacak dense kim inanırdı? Hiç kimse! Ağaç mı şerefli insan mı? Duandan hiç ümit kesme!

a

Bakar mısın çınara? Mezarları yutmuş da göğe uzanmış. Senin duan dertlerini, yutmayacak öyle mi? Unutma ki insansın sen!

C97WZijXcAQPTCE