Değiniler- 88

Değiniler- 88

SİSTEMİ OKUYAN TEBESSÜM

Bana damdan düşeni getirin {Nasreddin Hoca} Sizin halinizi uzmanlar değil, bilenler değil, okumuşlar değil; sadece o hali yaşayanlar anlar.

Parayı veren düdüğü çalar. Talebiniz varsa bedelini ödemelisiniz. Talep eden değil gereği olan bedeli ödeyen maksada erişir.

Dünyanın merkezi durduğum yerdir. Senin dünyandır esas olan. Dünyanda senden başkası yok. Aldanma. Seyir; kendinden kendine!

Eski ayları ne yaparlar Hocam? Kırpıp yıldız yaparlar. Soru düzeyine göre cevap ver! Teneke düzeyinden sorana altın düzeyinden anlatma!

Hırsızın hiç mi suçu yok? Mağduriyetini herkese açarsan sürekli akıl satar; kafayı yedirir, çıldırtırlar seni. İyisi mi açma!

Bodrumda kaybedilen yüzüğü karanlık diye dışarıda aramak. Esas gerçeğine dönerek sorgulamak korku verir. Kaçarız genellikle bundan…

Göl maya tutar mı? Ya tutarsa? Toplumun genel kabul ve inançları seni yolundan döndürmesin. Saçma da deseler denemekten çekinme!

Doğurdu senin kazan. Çoğunluk beklentisiz iyilik yapmaz. Karşılıksız alma! Verdilerse bile küçük de olsa sen de karşılık ver…

Allah’ın rahmetini çiğnememek için kaçıyorum. Önder, Bilgin, Lider kişilerde tutarlılık arama! Her soruya makul cevapları vardır.

Bir tepsi baklava gidiyor. Bana ne! Kendi özel, özgün gündemine odaklan; dışsal gündeme kapılma. Hızlı gelişim bunu gerektirir.

Ama baklava sizin eve gidiyor. Sana ne? Özel gündemime kimsenin burnunu sokmasına izin vermeyerek korunuyorum. Huzur, budur…

El, elin eşeğini türkü çığırarak arar. Önemli işini kimseye havale etme! Danışmanlık alsan bile her safhasını birebir takip et.

Düşmesem de inecektim. Beşer, su yüzüne çıkan gerçeği hazmedemez. Beyni, ustaca bir kılıf bulacaktır. Bulur da millet yutar mı?

Timurla fil görüşmesi ve kaçan halk. İnsanlara öncü olmuşsan en küçük sıkıntıda seni çok rahat satabileceklerini de bilmelisin.

- Hocanın Türbesinde her yer açık ortada kilitli kapı. Hikmeti?
- Kilit ve korunma sana göre. Beyin, her an herkesle her yerle alış verişte.

- Nasreddin Hoca kim? Düşünür veya ozan?
- Sistemi okumuş ve mizah diliyle aktarmış bir büyük Allah Adamı. Fıkraları Sünnetullah Okumasıdır.

İNSAF VE VİCDAN

Ortada mağdur, üzülen, kalbi kırılan birileri varken, bunu ısrarla görmezden gelerek hep bir tarafı haklı görme/ gösterme Hakka uygun mudur?

Sadece gördüklerimizden mi sorumluyuz; görmemiz gerekirken görmezden geldiklerimizden de sorumlu muyuz? Onlar da bedel ödetir mi bize?

Hatayı filan yapınca yanlış derken veya nötr izlerken, yakınınız olan yapınca kayıtsız- şartsız savunmak neyin nesidir? Hangi kitapta yazar?

Başınızı öteye çevirince mazlumun, mağdurun kırıklık enerjisi beyninize gelmiyor olabilir mi? Kurtuluyor musunuz? Vicdanınız ne der buna?

Kusura bakmayın; sakız şaklatmak ayıpsa “Bizim Fadime’ye yakışıyor” diyemem. Ne kamuoyu aptaldır ne de Sistem yutar bunu. Son uyarım budur.

Kafanıza göre inanç ve anlayış geliştirmeniz Tek ve Bir olan Allah Sisteminin size, sizin kafanıza göre muamele edeceği anlamına gelir mi?

Tarih, zalimlerin ve zulme ses çıkarmayanların uğradıkları felaket ve belaların özetidir. Bile bile lades demek akıllı işi değil…

“Şeytan ona amelini süslü gösterdi” bir Kur’an tabiridir. Sonucu korkunçtur. Bilinen bir yanlışı süslemeye çalışan ne oluyor bu durumda?

“Kızım Fatıma ahirete hazırlan” diyen Resulün ümmetiyiz. Manen kollandığı hissiyle Seriül Hisab- Zülintikamdan sıyrılacağını sanana acırım.

Görmezden gelen; mağdurun acısından, zulmü süslü gösteren; zalimin ödeyeceği bedelden mutlaka pay alır. Allah, bizi kendimize getirsin! ÂMİN

AYKIRI GERÇEKLER

- Ne zaman gerçek manada uyanırım?
- Uyandırıcıların da gerçekte birer uyutucu olduğunu anladığın zaman.

- Ne zaman gerçek manada kurtulurum?
- Kurtarıcıların da gerçekte birer bağlayıcı olduğunu anladığın zaman.

- Ölüm korkusu benden ne zaman düşer?
- Doğduğuna inandıkça düşmez. Doğum günü ve Yaş zincirini kırabilirsen ne âlâ.

- Kaybetmekten en çok korktuğumuz sahiplik; Benlik mi?
- Hayır.
- Ya ne o zaman?
- İnancımız!
- Nasıl?
- Karıştırma fazla… Düşün…

Oruç tutuyor musun demişler Meczuba. “Kaçıranlar kovalıyor tutmak için. Ben hiç kaçırmadım ki tutayım” demiş, Allah’ın meczubu…

- İnsan inançsız yaşayabilir mi? Korkunç bi boşluk olur gibi geliyor.
- O tip korkularla korkutulan bilinç böyle düşünür elbet.

- Her tür inancı incele, sorgula.
- Aklım karışır, zihnim bulanır, korkuyorum.
- “Bulanmayınca durulmaz” demiş atalar.
- “Ben” böyle iyiyim.

- “Arif hiç bir inançla kayıtlanmaz demiş İbni Arabi.
- Bana söz nakliyatı yapma! Varsa kendi cümleni kur.
- Yok.
- Otur, sıfır. Taklitçi seni! Kurtarma sözlüsüne çalış.

Özgürlüğe koşuyorlar bak! Vermiş birileri gazı, hepsi özgürlüğe koşuyor. Özgür ol diyenlerin asıl gerçek amacının böyle olmadığı ne malum?

go_freedom_go___farhad_foroutanian

- Özgürlüğe kanat açmalıyım.
- Sen kanat açınca o boğulacak ama?
- Olsun tekiz, ben kendi hayatımı yaşarım.
- Sevsinler inancını. Aferin (…)

Adsız2

- Kimse için kendimden fedakârlık etmem. Böyle bir mecburiyetim yok.
- Annen aynısını dese; vaktini ve uykularını sana vermese, senin gibi bir beyinsizi tanıyamazdık.

- Dost; güven verendir.
- Yanlış. Dost seni birisine güvenmekten kurtarandır.
- Nasıl kurtarır?
- Kendisinin güvenilmez olduğunu sana göstererek!

“Her şey bende biter” dese şeytan derlerdi. Dolandırarak dehşet bir gerçeği haykırmış. İyi ki hakikatini herkes fark etmiyor. Selam olsun Şahı Velayete.

page_7

SECDE, ŞİRK VE SALÂT

Allah’a şirk koşmama adı altında kendi hakikatimize ne çok şirk koştuk farkında mısın?

İslam barış demekti. Özü; kendinle barışmaktı. Benlik olur korkusuyla barışamadık kendimizle. Ne çok lanetledik kendimizi farkında mısın?

“Secde” nedir dedim. “Dik durmak” dedi. Anah, demekten alamadım kendimi. Nasıl olur eğilmek kendini yok saymak demişlerdi dedim. Açıkladı…

Dik durmak; taklit veya tahkik adına Özü Hak olan hakikatini kimsenin yönlendirmesine izin vermemektir. Sistem cesuru, dik duranı sever dedi.

Biz cüz cüz okuyor, tefekkür ediyoruz kitabı Ramazanda, dediler. “Hakikatimi hiç cüzlere ayırıp parçalamadım ki okuyayım?” dedi meczup…

Personele seminerler veriliyordu. Rıza, Sabır, Ahlak vb. Ücretli motive edilmezse çark dönmezdi. Patron mu? Sermaye arttırımı ve İhale peşinde.

Araştırmayı salât bilen buluşa; Tefekkürü salât bilen kitaba imza attı. İnfakı salât bilen garip gönüllere girdi. Senin salâtın? İmzan hani?

Vicdanına aykırı işlere girişmeyen, hayat akışıyla didişmeyen, birilerini ezmeyen, birilerini yüceltmeyen Özüne Secde etmiştir. Dik durarak!

İnsan; en büyük, en muhteşem ayet değil miydi? Ayet okumaktan İnsan okumaya sıra gelmedi mi? Allah sana acısın ve de affetsin…

İçeride dünyalığını pekiştirip konfora erişenler; dışarıya şöyle seslendi; “Hayat geçici, ahirete hazırlanın.” Allah onlardan razı olsun (!)

ASKERİ DİSİPLİN- SİVİT İTAATSİZLİK

Erlere askerlik yaptırmanın esası; onların zihninde boş vakit kavramına yer bırakmamak, sürekli eğitim adı altında 24 saat meşgul etmektir.

Askere giderken valize kitap koydum. Tecrübeli yakınım “Alma okuma vaktin olmayacak” dedi. Şaşırmıştım. Nasıl olmazdı? Hiç olmazsa akşam?

Gündüz sıcağın bağrında eğitim, gece serin havada nöbet. Kalmışsa boşluk çuval gibi yığılmak yatağa. Okumak mı? Düşünmek mi? Onlar da ne ki?

Ara dönemde boş mu kaldık? Derhal mıntıka temizliği. Zaten temiz olan yerlerde yaprak aramak, zaten boyalı olan trabzanları boyamak.

Sivil hayatı unuttuk. Emir-Yasak kelimeleri arasında dönen bi hayattı sürdüğümüz. Kitap okumak? Düşünmek? Uykulara doyamadık ki onlar olsun.

Hafta sonu girdiğim lokantada aşçıya “Usta” yerine “Komutanım” dediğim gün, sen tamamsın, şimdi asker olsun dediler. Kafam, askerdi artık.

Zihni, belli ve istenen bir kalıba dökmenin biricik yolu; onun 24 saatini, birtakım rutin ve Tekrarlarla meşgul etmektir.

Rutin ve Tekrar; mantık ve akletmeyi devre dışı bırakarak kişide otomasyon oluşturur. Hem de çok kısa sürede. O artık kalıp bir beyindir!

Beşer; meşgul edilmez de günlük hayatında boşluk bulursa hayvaniyete sapar. O nedenle inanç disiplinleri de askeri usulü uygulamışlardır…

İslamda her eylemin duası var di mi? Tuvalete girme duası, çıkma duası. Yeni elbise giyerken dua. Evden çıkarken, eve girerken dua. Maksat?

“Her fiile, her işe dua hatta zikir var Allah’ı unutma diye” dedim meczuba. “Ben tezkere alalı çok oldu, onu kışladaki erâta söyle” demez mi?

Tugaydan Bornova otogarına geldiğimde geçmiş olsun diyen diyene. Nasıl anladın dedim birine. Tornadan çıkan her halinden belli, dedi…

Tesbihe yan bakana “Allah’ı hatırlatır. Sen de çek” dedim. Gırtlağıma sarıldı Allah’ın delisi. “Unutmadık kiii unutmadık kiii” diye bağırarak!

“Boş kalınca Rabbin için yorul” buyurmuş ayet, Rabbiyle yaşayana. Allah için yorul niye dememiş, onu da sadece Allah için yaşayan bilirmiş.

Çok karıştı di mi? Yaşlanınca böyle oluyor. Askerlik nostaljisi, tespih, meczup falan fıstık. Pardon, oruç biraz sarstı da. Kal sağlıcakla.
SIKINTININ ASIL NEDENİ

İnsanoğlu kendi potansiyeline sırt çevirmeseydi, kimse ona sırt çeviremezdi. İnsanoğlu kendini yok saymasaydı, kimse onu yok sayamazdı.

İnsanoğlu kendini çok sevseydi, kimse onu sevgisizliğe mahkûm edemezdi. Kendini gereğince sevemeyişinin aynası değil miydi üzüntü dedikleri?

Size hükmediliyor, bir türlü kendiniz olamıyorsanız; bilin ki size hükmedilmesine siz izin verdiniz. İzin vermeseniz bunu kim yapabilirdi?

Tam kendiniz olmaya adım atacağınızda bu “Benlik” olur, ucu “Firavunlaşma”ya çıkar bilgisi mi aklınıza geliyor? Şartlandırılmış olmayasınız?

Hakikatinize taşıma adına, aslınıza sırt dönmenizi istemiş olmasın birileri? Hakikat adına aslından perdelenmek? Trajik ve ağır değil mi?

“Sürüden ayrılanı kurt kapar” “Her kuş sürüsü ile uçar” sözleri bilinçaltına neler kodluyor sorguladınız mı? Yaldızlı Korku Empozesi hepsi.

İnsanlık tarihinde en etkin yönlendirme, gütme, sürüleştirme hareketleri “Özgürleştirme” vaadiyle işini yürütmüştür. Çok mu Hazin? Garip mi?

Üst Bilinç kabul ettiklerine insanüstülük yükleme arzusu; kişinin kendi potansiyeliyle yüzleşmesisinin önüne konmuş en büyük barikattır.

İlkokuldan Akademik seviyeye kadar tüm eğitim aşamaları; bizi hayata kazandırma etiketi altında kendimiz olmaya set çekme faaliyetleridir…

Tuttuğunuz hayat- inanç yolunun aksi istikametindeki görüşleri inceleme cesareti gösteremediğiniz sürece kendiniz olamayacaksınız. Üzgünüm.

Boşluk mu? Kendi olmayı niyete alan insana zincirlenmiş bilinçaltının havlaması! Korkacak mısın? Unutma, ısıracak köpek dişini göstermez!

Potansiyelini fark ettirmeye çalışırken felsefe yaptığımı mı düşündün? Bunu söyleyen ben miyim yoksa Kur’an’ın manaca en ağır ayeti mi?

Kendine sırt dönme, sen izin vermedikçe üzemezler, güdemezler mesajlarımın özü AYETEL KÜRSİ dir. İndir, oku lütfen. 

http://mehmetdogramaci.com/e-kitap-beyin-ayetini-gordunuz-mu/

İKİ KANATLIDIR GERÇEK

İnsanları kınamamak- dedikodu etmemek ne kadar önemli ise kınama- dedikodu süreci tetikleyen hallerden kaçınmak da en az o kadar önemlidir.

Günaha girmemek, Harama bulaşmamak ne kadar erdemse; günah ve harama sebebiyet verecek etkilerden kaçınmak da en az o kadar erdemdir.

Allah Sistemi; çift kanatlıdır. Beden- Ruh gibi. “Yargılamayın” diyenler “Yargılamaları tetiklemeyin” demiyorsa bir kanadı koparmışlardır…

Geceleyin zevcesi Safiye ile yürüyen Resulullah (as) köşede sohbet eden gençlere gitti ve “Bu eşim Safiyedir çocuklar” dedi. Neden ki?

Sistemin iki uçlu olduğunu bilen Allah Resulü (as) gençlerde oluşacak suizanın önüne geçmişti. “Kimseye hesap vermem” diye meydan okumadı…

Yakası kapalı önlükle ders veren bayan lise hocasına terlersin dedi. “Sınıfımda ergen erkekler var, hormonları uyandırıp vebal alamam” dedi.

Dolmuşta yanımda oturan amca su içerken eğildi: “Böbreklerim rahatsız efendi, yoksa mübarek gün malum” dedi. Herkes özgür, neyi fark etti ki?

Suizanda bulunan negatif enerji (günah) yüklendi de suizanna sebebiyet veren nötr mü kaldı? Aldanmayın! Sistem iki uçlu çalışıyor, dikkat!

Kimseye hesap vermemek işin bi yönü ve ne kadar haksa; kimseden olumsuz etki almamak da işin diğer yönü ve o kadar hak. Özgür ol ama Korun!

Bedeni aşma iddiası bedenî etkiyi yok saymayı getirmişse kişi bir gözünü gerçeğe kapamıştır. Tek manzara; İki gözün eseri! Daha ne diyeyim?