Değiniler- 92

Değiniler- 92

KALBE DOKUNANLAR

Yaşanmışlığın meyvesi sözler, kalbe dokunan açıklamalardır. Kalbe dokunan demek; dinleyen veya okuyanda dönüşüm azmini tetikleyen demektir.

“Sürücü Kursu Hocası”ndan trafik dersi almakla “Emektar Kamyoncu”dan yolları dinlemek her zaman fark hissettir. Etkin Fark; Yaşanmışlıktır.

Halkımızın “Felsefe Yapmak” dediği ve itibara almadığı anlatım; deneyimlenmeden, ezber bilgi ve kavram odaklı anlatımdır ki Kalbe dokunmaz!

Hisseden hissettirir. Ağlayan ağlatır. Gülen güldürür. Kısacası hangi konuda olursa olsun yaşayandan yansıyan; doğrudan muhatabı etkiler.

Kur’an 23 yılda “Önce Yaşam Sonra Tespit” metoduyla Kitaplaşır. Resulullah, Yaşadığını Okur! Kur’an’ın kalbe dokunuşunda bu gerçek etkindir.

Rüzgar gibi geçen müzikler biliriz. Hit olur sonra unutulur. Mümkünse Çökertme, Ormancı, Sarı Gelini unut. Yaşanmışlık ebediyete kök salar.

Öğrenilen Gerçeği, yaşamına adapte edemeyenin arınma ve aydınlanması zandan ibarettir. Papağanlar da konuşur ama insana seminer veremezler.

Beş duyu düzeyine indirgenerek açıklanamayan her bilgi en yüksek mertebeden de olsa felsefe kalmaya mahkûmdur. Hazım için indirgeme şarttır.

Hava Durumu ve Harita Bilgisine, Sefer Donanımına sahip olmanız; yolu geçmiş olandan tecrübe almanıza engel oluyorsa Allah size acısın!

Yaşanmışlıktan süzülen okumalarla gerçeği anlatanın bir saat sohbetini ciltler dolusu bilgiye değişmem. Değerlendirmek nasibimiz olsun. ÂMİN

DUANI KABUL ETMEMESİ DE İKRAMIDIR

Allah’ın kulunu koruma biçimlerinden biri de duasını kabul etmemesidir.

İnsan benlik zannından kurtulamadığı için genellikle aleyhine olanı da ister Allah’tan. Onu vermemesi Allah’ın kuluna şefkat ve korumasıdır.

Dünyanın en kısa, en özlü, en kapsayıcı, en mütevekkil ve en teslimiyetçi duasını Allah’ın Lazı yapmış: “Allah’ım, Sen Konuyu Bileyisun”

“Elâ Ya’lemu Men Halak ve Huvellatiful Habir” Ben ve yakın dostlarım, konu ne olursa olsun bu ayeti 70.000 zikretmenin çok faydasını gördük.
Anlamı: “Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.” (Mülk-14)

HAYAT; MASKELİ BALO

Gerçek manada mutlu olanlar mutluluk pozu vermeye; gerçek manada dertli olanlar dert imajı çizmeye ihtiyaç duymazlar.

Sürekli olarak birilerine mutluluk veya dert görüntüsü verme çabası; hastalıklı, kompleksli, ezik bilinçaltının dışa vurumudur.

İnsan eylem ve söylemlerini hangi bilinçaltı kodlarının yönettiğini anlatan eserler okudukça; Hayat denen Maskeli Baloyu ibretle izliyorum.

Tevazu göstermek gösteriş ehline ait bir olgudur. Gerçekten mütevazı olan, tevazu da göstermez. Yerine göre ne lazımsa onu yapar, onu yaşar.

Bilinçaltı kompleks ve takıntılarını örtme çabası da bir kompleks ve takıntıdır. Gerçekte örtemezsiniz bi şekilde yansır. Ayet var çünkü…

“Allah gizlediklerinizi de açığa çıkardıklarınızı da bilir” (Nahl-19) Örtmeye çalışsan da bilinçaltın söylem ve eylem olarak seni açık eder.

“İnsan yemekte, yolculukta, alışverişte tanınır” derler. İnsanın bilinçaltını saklayamadığı, ister istemez açık ettiği yerler bunlardır…

En yakınınız sinirlenip dağıttığında ağzından çıkana dikkat edin. Sizinle ilişkisinin, size verdiği değerin gerçeği o sözlerle aşikâr olur.

Öfke ve Sevinç tavan yaptığında bilinç kendini bilinçaltına bırakır. O anları dikkatli izleyen kendini de çevresini de en saf haliyle tanır.

Biraz psikolojik durum tahlili yapabilen, tanımak istediğinin sosyal medya profiline baksın. Birkaç foto, birkaç söz her şeyi ortaya serer.

Kompleks, Takıntı ve Yerleşik İnançlarımı tanıdıkça kimseyle uğraşamıyorum. Anladım, Yorumsuz Seyrin anahtarı kendi bilinçaltımı tanımakmış.

Düşünmeksizin söylediklerin, hesap etmeksizin yaptıkların senin gerçeğindir. Bilinçli tutum, bilinçsiz rutine dönüşmedikçe bil ki arınmadın!

Yolun başında “Tesbihini Tezkire dönüştür” denir. Yolun ortalarında “Tezkirini Tesbihe dönüştür” denir. Basitçe ne midir olması gereken?

“Tesbihini Tezkire dönüştür”; Bilinçsiz, doğal yaşadığını bilinçli yaşar ol. “Tezkirini Tesbihe dönüştür”; Bilinçli yaşadığını bilinçsiz; doğal yaşar ol.

Bilinçsiz söylem- eylemleri bilinçli yapmayı; bilinçli söylem- eylemleri doğal yaşam haline dönüştürmeyi Allah hazmıyla kolaylaştırsın. ÂMİN

HALK DEYİŞLERİNDE ÜMİT

“Gün doğmadan neler doğar.” Buhrandan çıkışı rutin döngülerle dahi kayıtlama! Sürpriz ve istisna ihtimaline kalbini aç ki hep diri kalasın.

“Çıkmamış canda ümit vardır.” Daralma çok ağır ve yoğun olsa da, her şey son kerteye gelse de, son dönemece girilse de Rabbinden ümit kesme!

“Korkunun ecele faydası yoktur” Olacak olan bellidir, olmaması muhaldir. Korku ve kaygı olacağı etkilemez sadece sahibini tüketir, çökertir.

“Her gecenin sabahı, her kışın baharı var.” Dertler, sorunlar, problemler bitmez gibi görünse de en büyük müjde; işleyen döngüdedir. Görene!

“Ümit fakirin ekmeği.” Üzgün ve mutsuzsan gelecekteki bir mutluluk hayal et. Bugünkü karamsarlığa en iyi ilaç yarının cennetidir. Alemlerin aslı hayalse neden olmasın?

“Allah bir kapıyı kaparsa bin kapı açar” En güçlü açılımı tıkanmışlık- çaresizlik hissi yapar. Her yıkım, yeni inşa potansiyelini tetikler.

“Allah diyen yolda kalmaz!” Sonsuz sınırsıza iman ederek tevekkülle hayatı okuyan ve uyana sonsuz sınırsız seçenekler sunulur. Allahu Ekber!

EMPATİ

Yaratılış gereği her birimiz diğerini kendi penceremizden görülen kadar anlarız. Empati; bunu muhatap penceresinden bakmaya dönüştürmektir.

Konumu ve koşullar ne olursa olsun insan insanı anlayabilir, insan insanı ferahlatabilir. Çünkü özü birdir. Yeter ki öze inerek bakabilelim.

“Bugün içim sıkılıyor galiba sen sıkıntılısın” diyerek seninle iletişime geçen; sana en üst düzeyde empati kurandır. O gönlü sakın kaybetme!

Biraz nefeslenmek için size açılana ilim ezberleriyle akıl verircesine konuşuyorsanız değil ilim insanlıktan da nasip almamışsınız demektir.

Kuşu ölen çocuğa taziye ziyaretine giden, cik cike ne oldu Zeyd diye başını okşayan bir Resulün ümmetiyiz. İşte sana empati ölçüsü…

“Bana içini dökerler, ya ben kime gideyim” diye sızlandı. Çevrim Santrali olmuş, elektrik arıyor. Dönüştürebilen muhtaç mı olur? Çok Şükret.

Şayet insanlar sizinle rahatlıyor, dertlerini unutuyorsa hazineyi kaldırmışsınız demektir. Böyle bir enerji beslemesine paha biçilmez…

Tanıdığının başına gelen hususunda “Gidişatı belliydi, olacağı buydu” hissine kapılıyorsan Takdire İmanını, Şeytana kaptırmışsın demektir…

Empati kuramadığın her nokta; gizli Kınama veya Duyarsızlık içerir. İkisi de insana yakışmaz. Varlığı, kendimiz olarak hissetme niyazıyla…

“Allah İlmini ne kadar yaşama geçirdim?” sorusuna cevap olacak hassas ölçülerden biri; Empatidir. Hepimize hazmıyla kolaylaşmış olsun. ÂMİN

ALLAH İLE ALDATMAK/ ALDANMAK

Kurtuluşu tek bir kişinin görüş ve anlayışında görerek sorgulamaya kendini kapatan kişiler; potansiyel kandırılma ve kullanılma adayıdırlar.

“Aidiyet Duygusu” zayıf bilinçlerin sığınağı, yüksek egoların oyun alanıdır. Din adı altında faal gruplara katılımda bu duygu ön plandadır.

Kimle, niçin fikir-inanç birliği içindesin? Objektif olarak sorguladın mı? Aidiyet zevkinin konforunu mu sevdin yoksa orada Hakkı mı buldun?

Dini anlatım Mehdiyet, Gavsiyet, Velayet vb etrafında döndüğü sürece aldatanlar da aldananlar da tükenmez. Kusura bakmayın acı gerçek budur!

Saygı, insanüstü görmeye Sevgi; keramet yüklemeye müsait kavramlar. Sayılana insanüstülük, Sevilene keramet yüklendiğinde sapma start alır.

Evrensel-Vicdani ölçülerde yanlış olana doğruluk; Evrensel-Vicdani ölçülerde doğru olana yanlışlık yükleyen dini anlayış; sapık anlayıştır.

İmandan öte Yakin çağındayız. Kayıtsız şartsız kabul değil Sorgulama esas. Teslimiyet telkinlerine dikkat ediniz. Orada bit yeniği vardır…

Dün Resulullah iman eksenli anlattı. Bilim-Bilinç gelişmemişti. Bugün Bilim de Bilinç de tavan yapmışken eksen kabul mü sorgulama mı olmalı?

Taklidin, itaatle kamufle edildiği; Sorgulamanın, teslmiyetle biçildiği anlatım seni hakikatine taşımaz. Mutlu bir gafil olursun, o kadar…

Hüsnü zan esas, uyanıklık farz. Herhangi bi yayın sende acaba oluşturduysa dikkate al. En iyi bu, dense de sen acabasız olanı yaşa kendinde.

- FETÖ olayını yaşadıktan sonra din adına aldatma-aldanmaya karşı uyandık bilinçlendik diyebilir miyiz?
- Evet demeyi isterdim. Henüz değil.

- FETÖ olayı nasıl bizi uyandırmaz?
- Bir damla huzur için aklını satacak, bir gram menfaat için benliğini teslim edecek milyonlar var hala.

- Sıkıntının temeli ne?
- Batı, bedel ödeyerek reformunu yaptı rönesansını gerçekleştirdi. Biz, dini anlama ve yaşamada henüz bundan uzağız.

- Dinde reform olmaz ama?
- Dinde reform olmaz, dini anlamada reforma ihtiyaç var. İşte biz onu yapamadık. O yüzden tam uyandık diyemem…

- Bütünüyle uyandık, bilinçlendik ne zaman deriz?
- Aşağıda anlatılan hazin istatistikler değişince. Gayret edelim, niyaz edelim ki kolaylaşsın hepimize… ÂMİN

http://www.oncevatan.com.tr/1-dakika-kitap-okuyoruz-makale,38230.html

GERÇEK HUZUR İÇİN

Sistemi kavramada birinci adım başkalarını suçlamadan hayata bakabilmektir. Ne var ki içsel dinginlik ve huzur için bu yeterlidir denemez…

Esas dinginlik ve huzur; kendini de suçlamamak sonucunda yaşanır. Vicdanla yüzleşmek, sindirmek zor olduğundan bunu elde eden pek enderdir.

“Veritabanı kabullerim, yerleşik değerlerim, yetişme- yaşam ortamım gereği bunu “Zorunlu” yaşadım, yaşamamam imkansızdı” diyebilir misin?!

“Yaptım, yaptıysam da oldu işte” ukalalığından bahsetmiyorum. İstiğfar farkındalığının bir adım ötesinden, kendini affetmekten bahsediyorum.

Birileriyle helalleşme kolay. Birilerinden özür, af dileme de kolay. En zoru; kendini affetmek, öylece kabul etmek. Bunu başaran Huzurdadır.

Çocukluğuna git. Kültür köklerini incele. Bakış açısı- duygularını sorgula. Varacağın netice şudur; Şimdiki karakterde olmaman imkânsızdı…

Tövbe, İstiğfarı bi ömür kendini kınama- aşağılama diye anlıyoruz genelde. Bil ki bu dahi Allah’a Şirk Koşmadır. Sende seni böyle dileyen O!

Benliğe; Firavunluğa düşmemeyi; Allah’a Şirk koşmamayı Kendimizi İnkar haline getirmişsek bilelim ki Kendini İnkar da Allah’ı İnkardır !!!..

Ve buradan haykırarak söylüyorum: Kendini Kabullenemeyen; Allah’ı Kabul Edemez!

Haddini bil, tövbe et.
Hakkını ver, kendini kabul et.
Suçunu özüne itiraf et.
Özün diledi bil, kendini affet.
Haydi, Huzurun daim olsun.

Kur’anda RAB ismi 80, ALLAH ismi 20 kez geçer. Bu sana bi şey ifade eder mi? Umarım Allah’a erme adına Kendini inkâr gafletinden çıkarsın.

ÇÖPLÜK KARGASI

Tepki ve tepkisellik üzerine kurulu yaşam; senin yaşamın değil tepki verdiklerinin artıklarıyla süren ikincil bir yaşamdır.

Eleştiri ve muhalefet odaklı bakış; hakikatini yaşamayı unutmuştur. Akvaryum çöpçüsü misali üsttekilerin döküntülerine muhtaç yaşamdır onunki.

Söylem, eylem ve yaşam gayesini birilerinin yanlışını düzeltme, ortaya serme üzerine belirleyen; bu haliyle onları beslediğini fark edemez.

“Reklamın iyisi kötüsü olmaz” sözü hedefine istikrarla ilerleyene yapılan her tür eleştiri ve karşı duruşun ona ivme kazandıracağının ifadesidir.

ŞEYTAN MÜKEMMELDİR

Daha iyisini bulmak üzere bir dizi araştırmaya girişen mevcutlar arasında salınırken, olandan biriyle yürüyen çoktan yolu yarılamıştır…

Armudun sapı, üzümün çöpü diye insan beğenmeyenler, evde kalanlar müzesini doldururken; göz gördü gönül sevdi diyenlerin yuvasından muhabbetler saçılır.

Kimi tren, kimi otomobil, kimi uçakla yol alırken kiminin kullanacağı araç henüz icat edilmemiştir. Kıyamet günü belki icat edilir de biner.

“Mükemmeli arıyorum. Tuttuğum elime geliyor. İnceliyorum, ne var bunda? ” dedi. “Şeytan da mükemmeli aradı. Âdem’i inceledi, beğenmedi” dedim.

İyi ki kader var. İyi ki Takdire iman etmişiz. Yoksa bunca ego “Beyinsizlik ettim” demek zorunda kalsa, o acıya nasıl katlanırdı, di mi ama?

İnce eleyip sık dokuyanlar akıl hastanesini boylarken iman eden buhller cennet kazanıyor. “Mükemmeliyet Şeytanı”ndan Allah’a sığınırım. ÂMİN

MÜJDEYİ GÖRÜYOR MUSUN?

Hatamı fark ettirmiş, tövbe imkânı vereceği için. Tövbe imkânı vermiş, affedeceği için. Affedecek, dönüştürüp yenileyeceği için. Bu kadar net.

Hayal ettirmiş, özendirmek için. Özendirmiş, gayret ettirmek için. Gayret ettirmiş, yaşatmak için. Hala mı program nasıl fark edilir sorusu?

Duasını edebildiğim hiç bi konuda gerçekleşir mi kaygısı taşımadım. Duanın tadını alınca gerçekleşir miye dönüp bakmadım. Tatmışım daha ne?!

İMAN VE YAKİN DÖNGÜSÜ

ÇOCUKLAR seçim haklarını kullanma bilincine erene kadar anne- babalarının kendileri için yapacağı tercihlere doğaları gereği İMAN ederler…

İman devresinde yemek yedirilen, kucağa alınan çocuk; olgunlaşınca bunların sürdürülmesini hakaret sayar. O noktada yakine ermiştir çünkü.

Büyüme aşamaları farklı İmanlar gerektirir çocuk için. Okula, Öğretmene, Arkadaşına, Derse iman ede ede ilerler Hayat denen Yakine doğru.

İman aşamalarından geçme imkânı olmayan SOKAK SERSERİLERİ ve bu aşamaları reddeden ARSIZLAR, hem kendi başlarına hem topluma bela olurlar.

İlkokula giden yemek yedirilmesini, ortaokula geçen oyuncağı reddeder. Ortaokuldakine ilkokula iman et, denmez. İman bitmiştir, gereksizdir.

Mutluluğun sadece ana ocağı olduğuna İman eden çocuk; Kalbini titretene vurulunca Yuva kurmaya iman etmeye başlar. İman; yön değiştirmiştir.

Yuva kurar mutlu oluruma iman evlenince, çocuklarla mutlu oluruma evrilir. İman Yakin, Yakin İman diye döner durur Çarkıfelek sonsuza doğru.

- İnsan için İmanın bütünüyle bittiği %100 Yakinin açıldığı nokta var mı?
- Hayır.
- Veli, Nebi, Resuller de dâhil mi?
- Evet, onlar da dâhil.

- İman ebediyen bitmez mi?
- İman Yakin döngüsü ebediyen bitmez!
- Delil?
- Allah Resulünün son duası; ALLAHUMME REFIYKI A’LÂ buna delil…

- Yüce Dosta, duası? Alaka?
- Yüce Dosta’nın aslı “EN ÜST İDRAKLERE” talebidir. Burada iman yakin bitse Ahirette üst idrak talep eder miydi?!

- Tam anlamadım?
- ALLAHUMME REFIKI ALA; Allah’ım, Üst Frekanslara; İdraklere dost eyle buyurdu irtihal ederken. Üstü varsa iman biter mi?!

- Yakine eren zatlar kâmilen yakinde değil mi?
- Çorba etme! İşimiz zatlar mı? Mekanizma konuşuyoruz. İman- Yakin döngüsü ebedi insan için.

- O zaman yakine ermek muhal mi?
- Bazı konularda yakine ermek mümkün. Bil ki ne kadar yakine ersen de iman gerektiren konular hep olacak. Her konuda yakine erme iddiası sistem gerçeklerine uymaz. İlla ki iman edilecek olanlar kalacaktır.

- Örnek, yakine ersen de imanın bitmeyişine.
- Dünyayı gezene dünya yakin olur. Uzayın tümünü gezmek ve keşfetmek mümkün mü?
- Hâşâ!
- İşte bitmeyen İman!

- Başka örnek?
- Adamsın erkeklik yakinin. Kadınlık?
- Evliyim, eşim var.
- Adet görüyorsun? Doğurabilirsin?
- !?
- Kafanı kırmadan sus!

- Eşim olsa da kadını kadın gibi bilemem yaşayamam. Kadın haline iman ederim ama yakinini yaşayamam.
- Sopayı görünce nasıl şarj etti saksı!

- İmanın ebediliğine tasavvufi delil?
- Tabi, ezberciyi yaşamdan misal açmaz. İlla tasavvuftan olacak. Söyleyeyim.
- ALLAH’I İDRAK; İDRAK EDİLEMEYECEĞİNİ İDRAKTİR!

- Anladım, bir şey desem kızarsın?
- Söyle!
- Mürşidimin %100 Yakinde olduğuna iman etmiştim.
- FETÖ cüler de öyle ettiği için sefil oldular !!!

Allah’ım! İman edilecek yerde Yakin ukalalığına düşmekten; Yakin yaşanacak yerde İmanda kalmaktan sana sığınırım. ÂMİN