Değiniler- 143

Değiniler- 143

Benliğimi dizginleyerek feragat ettiklerim; vazgeçtiklerim kısa sürede beklediğimin fevkinde güzelliklerle ihsan edildi. Benliğimi zaptedemeyip ısrarla istediklerim; mücadele ettiklerim hızla uzaklaştı, imkansıza karıştı. Kovaladıkça kaçan bıraktıkça bulan mıdır Nasip dediğin? Geçim sorunları vardı. "Erkek karısını Kraliçe bilir ve öyle davranır; Kadın kocasını Kral bilir ve öyle davranırsa sorun kalmaz" dedim. İkisi de aynı anda ne dese beğenirsin? "Böyle bilmeye hangimiz önce başlayacak?" Şaştım, ibret aldım... Ne feci imiş Benlik illeti?! Hep bir şeyleri düzeltme ve dönüştürme…Devamını Oku
Değiniler- 142

Değiniler- 142

UYKUSUZ Bir kere uyandı mı bir daha uyuyamayacaksın. İstesen de dönemeyeceksin rüyana. Gece yarısı herkes uykudayken uyuyamayan nasıl dolaşır durur evin içinde, aynen öyle olacaksın. Yatsan olmaz, kalksan olmaz. Bil ki hakikatin kokusunu almak böyle bir şey. "Marifet Kuşanmak" mı dedi biri?! "Marifet Kuşanmak" veya "Halk içinde Hakla olmak" ne güzel laflar! Uyanan; uyurlar arasında uyur gibi yaşayacak onlara uyumlanacak. Uyur gibi yapacak da gönlü hiç rahatsız olmayacak. Hem uykusuz, hem uyuyanların rüya zevkinde olmak?…Devamını Oku
Değiniler- 141

Değiniler- 141

ŞEYTAN, AMELİNİ SÜSLÜ GÖSTERDİ Hayat Anlayışı olarak benimsediği inanç, bakış açısı ve prensiplerinin tartışılmasını istemeyen; onların boş, desteksiz, sığ bulunmasını duymak ve görmekten endişe eden; buna dair ima ve işaretlerden bile kaçınan; yaşadığı kör kuyuyu saray diye etiketleyen acınası bir zavallıdır. Zihin; doğrulamaya programlıdır. Neye inanmış, neyi benimsemiş, neyi kendinize ilke edinmişseniz zihniniz sizin dünyanıza onları destekleyen olgu, olay, kişi ve sahneleri çeker. Zihin, inançlarımızın yanlış veya doğruluğuna bakmaz. Onun işi kayıtsız- şartsız "BEN"i desteklemektir.…Devamını Oku
Değiniler- 140

Değiniler- 140

ESNEKLİK VE HOŞGÖRÜ Esneklik ve Hoşgörü her ne kadar dışa; insanlara dönük olarak bilinse de aslında öncelikle kendimize dönük yaşanası olgulardır. Diğer konularda olduğu gibi esneklik- hoşgörüde de işin kendimize dönük yönü unutulmuştur. Kendine esnek- hoşgörülü olamayan hakiki manada gelişir mi?! Her insanın aldığı kültür, yetiştiği çevre itibarıyla belli bir inancı ve değerlendirme tarzı var. Bu çok doğal. İnandığın, benimsediğin hatta yücelttiğin Görüş, Kişi, Din hakkında yazılmış bir kitabı okuyabilir misin? İnancına en ters konferansı…Devamını Oku
Değiniler- 139

Değiniler- 139

ROLÜNÜ OYNA, KORKMA MÜNAFIK OLMAZSIN Dışa açık vitrinimle yakın çevrem beni nasıl görmek istiyorsa öyleyim. İç alemimde? Sadece Kendim gibi. Bu dediğim sana bi çeşit Münafıklık göründü değil mi? Erbab-ı Tasavvufun "Marifet Kuşanma" dediğidir bu. Yapamaz mısın? Çok mu zor? Kendini sahtekar mı hissedersin? Bi düşün... Ne isen o olacaksın herkese! Hem bu doğruluk ve dürüstlük aynı zamanda. Üzerine ahlakı da ekledin mi, tamam inandırdın kendini. Yok, yok sen herkese aynı olacaksın. Marifetle davranmak sana…Devamını Oku
Değiniler- 138

Değiniler- 138

ANLAM YÜKLEMEK veya KANDIRMAK KENDİNİ Kendi kendini kandırabilen ve bu kandırmaya çok çeşitli anlamlar yükleyebilen, yetinmeyip o anlamları çeşitli yerlere bağlayarak değerler haline getirebilen biricik varlık insandır. Kendi kendini kandırma adına insanlığın geliştirdiği düşünce, inanç ve bilgi sistemlerini açıklayacak olsak, eminim ki çoklarımız bunu hazmetmede zorlanacaktır. Kendi kendini kandırmaya, anlam yükleme de diyebilirsiniz. Bu da bizi yaşama bağlayan bir çeşit kabiliyettir. Anlam yükleyemesek çekilir miydi acep şu hayat?!.. Dini literatürde kendi kendini kandırmaya veya daha…Devamını Oku
Değiniler- 136

Değiniler- 136

GERİ DÖNÜŞÜMCÜ GÖNÜLLER Kaybetmeyiniz! "Seninle konuşunca, sana içimi açınca rahatlıyorum. O an tüm sıkıntılarım alınıyor sanki. Sesin, üç beş kelamın, iki satır mesajın yetiyor kendime gelmeme, yeniden sevgiyle dirilmeme" dediğiniz kişiler var ya, işte onları kaybetmeyiniz! İçini açtığın zaman sana birkaç cümlesiyle anında ferahlık hissettiren kişi "Geri Dönüşümcü Gönül"dür. Nasıl ki çöpe attıklarımız geri dönüşüm tesisinde yeniden yararlı hale dönüşüyorsa; ona anlattığınız negatif, kötü ve çirkin işler, güzellik ve pozitif enerji olarak size döner. Geri…Devamını Oku
Değiniler- 135

Değiniler- 135

BUZLAR ERİRKEN - Gerçekleri fark ettikçe ağlamalarım arttı. Tam bir sulu göz oldum. Hikmeti? - Baharla birlikte Güneş yüzünü gösterdikçe Dağ zirvelerinde eriyen Buzlar Dereleri çağlatırdı bizim köyde. - Yani? - Hakikat Güneşi Gönle vurdukça Erir Benlik Kalıpları. Başka bi izaha gerek var mı?! - Bildiğin gibi değil. Ağlamalarım dinecek gibi değil. - Bildiğim gibi değil? Seni ağlatan kitapları yazana? - Özür. Çok yoğun. Diner mi göz yaşlarım? - Baharda coşan dereler Yazın neredeyse kurur…Devamını Oku
Değiniler- 134

Değiniler- 134

İYİYİM DEDİKÇE İYİ OLURUZ Kötümserlik çoğunluğu kuşatmışsa sizin iyimser ve ümit var olmanız genellikle gerçeklere gözlerini yummak, siyasilere yalakalık, işine gelmeyeni örtmek, taraftarı olduğu görüşe toz kondurmamak olarak anlaşılacaktır. Kim ne anlarsa anlasın siz yine de İyimser ve Ümit var olunuz. İnsanlar nefretlerine hakkı savunma, öfkelerine adalet talebi, kötümserliklerine gerçekçilik, ümitsizliklerine durum tespiti adını takmışlar ve buna inanmışlarsa onlara içinde bulundukları girdap ve cehennemi göstermeniz güçtür. Yine de anlatıp uyarınız. Değerlendiren çıkacaktır. Evde yangın çıktığı…Devamını Oku
Değiniler- 133

Değiniler- 133

RÜYA VE GERÇEK Bencil yapılar, henüz beşeri benliği aşamamış olanlar Mutlu olmak isterler. Benliği aşanlar ise Mutluluğun, mutlu etmekte olduğunu fark etmişlerdir. Kendi adlarına mutlu olma beklentileri yoktur. Onlar insanları mutlu ettikçe mutlu olma sırrına ermişlerdir. Aşk, filmlerde; Mutluluk, masallardadır. Nice insan gerçek olmayan bu sahneleri hayatlarında aramakla ömrünü heba eder. Bilenler, bunların film ve masallardaki ümit ışıltısı olduğunu sezenler; sevginin ve de hayatın hakkını, gerçekler doğrultusunda vermeyi seçmişlerdir. Hayatın zorlukları karşısında en büyük teselli…Devamını Oku
Değiniler- 132

Değiniler- 132

GÜNDEM VE BİZ Gündemde sahnelenen bir olayı değerlendirirken öne çıkan roller ve repliklerden ziyade arka planda yönetmenle senaristin size ne düşündürtmek, ne algılatmak istediğini sorgularsanız; oyuna gelmekten, yanlış önyargılar ve haksız hükümlere düşmekten büyük ölçüde korunmuş olursunuz. Kamuoyu nezdinde izlenen bir olaya gaddar veya mağdur; zalim veya mazlum cihetinden yaklaşmak; olayda boğulmaktır. Genellikle de toplum böyle yapar. Oysa geri çekilip "Bize, kim, kimi zalim, kimi mazlum algılatmak istiyor?" sorusunu mutlaka sormamız lazımdır. Ki zanna düşmeyelim.…Devamını Oku
Değiniler- 131

Değiniler- 131

NE ZAMAN? - Ne zaman gerçek manada Özgür oluruz? - Özgürlük arayışınızın dahi bir tutku ve her tutkunun bir bağımlılık perçinleme olduğunu fark edip özgürlüğü aramaktan vazgeçtiğiniz zaman. - Ne zaman ihtiyaç sarmalından kurtuluruz? - Hiç bir şeye ihtiyaç duymayacak biçimde her şeyin yaratılışınız ve yaşamakta oluşunuzla zaten size hazır edildiğini fark ettiğiniz; ihtiyaç denenin ihtiyacınız değil, size ihtiyaç diye empoze edilen olduğunu fark ettiğiniz zaman. - Ne zaman tüm insanları sever hale gelirim? -…Devamını Oku