Değiniler- 246

Değiniler- 246

RUHU OLAN TEK BİR DUAN VAR MI? Kur'an-ı Kerimde geçen Peygamber Duaları; her biri türlü mücadelelerle insanlığa mesajını ileten; bu uğurda hayatını ortaya koyan Resul- Nebilerin yaşadıkları zorlu, çileli, nefse, egoya ağır gelen sahnelerden sonra onların gönüllerinden doğaçlama doğan niyaz ve yakarışlardır. Tabiri caizse onların duaları; ham zeytinin ezilmesi sonucu süzülen berrak yağ gibi özden; derundan, Anadolu tabiriyle taa ciğerden gelen dualardır. Ve hepsi bir sınav sahnesinin ürünü, getirisidir. Hiçbir nebi ve resul yaşamadan ezbere, şiirimsi, klişe sözlerle dua etmemiştir. En önemlisi; bu dualar onların istemli dilekleri değil ansızın, doğal, samimi, hesapsız yakarışlarıdır. Yani, onların bilinçli zihinlerinden değil, bireysel bilincin…Read more
Değiniler- 245

Değiniler- 245

ANNE- BABA, ÇOCUK, EŞ, AİLE VE BİZ İnsan, ana-babasını ne kadar reddederse o kadar onlara benzer. Sözgelimi baba alkolik, anne evlilik dışı çocuk sahibi olduğu için ebeveyninden birini reddettiğinde senin odağın, inkâr edilene çevrilir. Odaklandığın; hayatın olur. Şişman kadınlar reddettikleri annelerini yerler!.. Yaşamı tehlikeye sokan bağımlılıklar kimi zaman örtülü bir intihar denemesidir.... Bağımlılıklar; baba boşluğu duygusundan beslenir. Doğrusunu isterseniz insan hayata ana babasından değil, ana babası aracılığıyla geliyor. Yaşam çok uzaklardan, bilmediğimiz bir yerden geliyor. Oraya bakmak, dinsel bir şey. Yakına değil, adlandırmaksızın İlk Nedene bakıyoruz. Birisinin annesiyle derin bir bağı olmadığını nasıl görürüz? Böyle bir kişi çok az sever…Read more
Değiniler- 244

Değiniler- 244

İYİ OLMUŞ İYİ Allah bir kulunun tek başına, kendi irade ve kudretiyle ayağa kalkmasını, dirayetle yürümesini dilemişse onun bazen koltuk değneği, bazen dayanak, bazen baston, bazen payanda misali yaslandığı, güç aldığı kişileri hayatından çıkarır ve çevresini aşama aşama boşaltır... Bu işlevin ruhunu ilk planda fark edemeyen kul, derin iç yangılarına gark olarak siteme başlayacaktır, kullar üzerinden hayat akışına; Rabbine isyan ettiğinin farkında olmaksızın. Nankörler, kıymet bilmezler, hainler, dost görünümlü düşmanlar vb diye diye yanacak, sızlanacaktır. Evet, kısmen haklıdır. Duygusal yangındır, hazmı zor süreçtir bu. Nankörlük, ihanet, darbe, dışlama, yok sayma insan gönlüne ağır gelir ve gelecektir. Kolay değildir. Ancak, hayata;…Read more
Değiniler- 243

Değiniler- 243

DAHA HUZURLU BİR HAYAT İÇİN Hepimiz acınmaya layığız, ama kendi kendimize acımalıyız. Başkasına merhamet etmek, ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki ne kendimizi bu kadar büyük, ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yok. Hayat dediğin başka nedir zaten? Ben şuna inanıyorum ki, üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız. Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: ‘Dünyada neler gördünüz?' dese herhalde verecek cevap bulamayız. Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki… Kitaplar yeni tanıdıklarına karşı çok ketum olurlar. Bir kere de onlarla laubali oldunuz…Read more
Değiniler- 242

Değiniler- 242

“ÇEKİM YASASI” VAR, “İTİM YASASI” YOK MU? Belli değerleri kabulünüz haline getirir de muhatabınıza değişmez prensipleriniz olarak hissettirirseniz; kendi ellerinizle onu size karşı resmî, sahte ve samimiyetsiz davranmaya itersiniz. Çünkü kalıplar insanı zorlar ve her zorlayan da etrafında itici, sığ bir hava oluşturur... Sevgi; bir anlamda sevilene göre esneme kabiliyeti gösterebilmektir. Güçlü sevgi; kural- kabullerin üstünde gelişir ve onların itici, sığ, zorlayıcı havasını kırar, yumuşatır. Sevgiyi, prensiplerle yaşamaya kalkanlar kaybederken prensipleri sevgide eritebilenler kazanmışlardır. Samimiyetsizlik, sahtelik üzücü ve yıkıcıdır. Resmiyet isteyen etrafına duvar örerken etraf da ona olduğu gibi olmama, içtenlikli davranmamayı benimser. Kim yaptı? O sana samimiyetsiz, sahte, soğuk…Read more
Değiniler- 241

Değiniler- 241

İKAZ ET AMA TAKDİRİNİN ÖNÜNE ÇIKMA! Gidişatını riskli, tehlikeli gördüğünüz dostunuzu ikaz etmek, silkeleyip uyandırmak, sarhoşluğundan ayıktırmak istemeniz doğal insani bir tutum ve kardeşlik vazifenizdir. Elinizden geleni yapınız. Tabii ki dostunuzun verdiği işaretleri ve tepkileri okuyarak, iyi yorumlayarak... Dostunuz bütün uçarılığı, bütün kafa karışıklığı, tüm zihin bulanıklığına rağmen söz dinliyor, nasihat kabul ediyorsa uyarılara devam ediniz. Yalnız dikkat; sizinle müzakeresinde sizden bilgi kaçırmıyor, bazı şeyleri sizden saklamadan açıklık sergiliyorsa devam ediniz... Ammmaaa, Nasihat kabul etmiyor, akılcı önerileri kıvrak zihinle kendince çarpıtıyor, zihin bulanıklığını aklınca haklılandırıyor ve sizden bazı şeyleri saklıyor, bilgi kaçırıyorsa size düşen; ısrarla ikaz ve korumacı tavır değildir…Read more
Değiniler- 240

Değiniler- 240

HAMURUMUZDAKİ İKİ MAYA; İTAAT VE BAĞLANMA İnsan doğasının derinliklerinde çok güçlü bir "İtaat ve Bağlanma Güdüsü" saklıdır. Her insan, az veya çok kendisinden daha güçlü, kendisinden daha bilgili, kendisinden daha ileri görüşlü bir insana bağlanmak ve ona itaat etmek ister. Hemen hiç kimse bundan istisna değildir... “Ben hiç kimseye ve hiçbir şeye bağlanmam, kula kulluk etmem” isyan ve iddiasıyla kafa tutanlar da buna dâhil. Onlar da insanın derin bilinçaltında mevcut İtaat ve Bağlanma güdüsünün emrindedirler. Neden bunda iddialı ve ısrarlıyım? Neden, nasıl ve niçinini açalım o vakit... İnsan, isyan ederken, karşı çıkarken, muhalefet ederken, aykırı davranırken dahi birilerinin zihninden doğan…Read more
Değiniler- 239

Değiniler- 239

DEFTERDEN SAYFA SİLMEK Genç adam bilgeyi ziyarete gelir ve o hafta sonu yaşadığı biraz hayret, biraz heyecan ama çoklukla garipseme dolu deneyimi paylaşır: - Çok değil 10 sene önce acı- tatlı bazı deneyimler yaşadığım mekân, kişi ve ortamları ziyaret ettim. Hep eski duyguyu, coşkuyu aradım ama yoktu. Acı yaşadığım yerlerde içim acımadı. Gözümde büyüttüklerimi yine gördüm ama hiç de büyük değil hatta sıradandılar. Kalbimi titreten mekanlarda gönlüm coşmadı. Heyecan aradım; sevgi- nefretlerimi hissetmek istedim. Ama yoktular. Donuktu her şey... Ben ne yaşadım efendim?! Bilge, ne zaman ilmin yaşama dönüştüğü bir sahne izlese yüzüne çok değişik bi tebessüm yayılırdı. Yine öyle…Read more
Değiniler- 238

Değiniler- 238

KENDİNLE BARIŞ! DOĞRU TAVSİYE Mİ BU? "Kendinle Barış, mutlu ve huzurlu ol" diyorlar. Sakın ola ki kendinle barışma dostum!.. Çünkü kendim dediğin yapı gerçekte sen değilsin. Senin, Kendim adını verdiğin şey oluşmuş düşüncelerinden doğan sanal kimlik. Ve o sanal kimliğin senin gerçeğinle zerre kadar alakası yok! "Kendini Tanı" mı? "Sen düşünceden ibaretsin" mi? "Düşüncelerini değiştir hayatın değişsin" mi? "Bakış değişince akış değişir" mi? Hepsi de insanlığın dolap beygiri misali tekrarladığı ama gözleri bağlı olduğu için yerinde dönüp durduğunu fark etmediği anlayışların demeti... Kendini Tanı! Hangi kendim? Kendim dediğim; nasıl duygulandığım, nasıl düşündüğüm, ne tür alışkanlıklar ve zevkler edindiğim mi? Bunları…Read more
Değiniler- 237

Değiniler- 237

ÇARPMADA YUTAN ELEMAN; SIFIR "Sıfır, çarpmada yutan elamandır." Bu bir matematik kanunu. Hangi sayıyı sıfırla çarparsan çarp sonuç sıfırdır. Sayının milyonları, milyarları bulan büyüklükte olmasının önemi yok, sıfırla çarpılmışsa milyarları bulan büyüklük anında Sıfıra iner! Bu, sana bir şey söyler mi?! "Sıfırlanmak" var bir de sıfırla bağlantılı. Sıfırlanandan da sıfırın işlevleri açığa çıkar. Çünkü o, o haliyle sıfır olmuştur. İyi anla! Konuşmanın sıfırlanması; Susmak Eylemin sıfırlanması; Durmak Düşüncenin sıfırlanması; Beklentisizlik Hareketin sıfırlanması; Akışa Salmak. "Sıfır Çarpmada Yutan Eleman" di mi? Yutan elemana çarpan, ne oluyor? Gerisin geriye düşüp sıfır! Gücü, sayısı, büyüklüğü önemli mi? Hayır, hiç de değil. Yutan elemana…Read more
Değiniler- 236

Değiniler- 236

ANLAMLI GÜZELİ SEVER GİDERİZ Konuşmak küçülür- küçülürse Adı değişir, susmak olur Ağlamak büyür- büyürse Adı değişir, susmak olur Her şeyi süpürebilirsin; Sonbaharı süpüremezsin. Sevgiye var olduk sevdik sevildik Kavgalara girdik öldük dirildik Bir anlam fırını içinde piştik Anlamlı güzeli sever gideriz. Yalnızlık paylaşılmaz Paylaşılsa yalnızlık olmaz Yalnız; Bir ordudur Kendi çölünde... Sonsuz savaşlarında Hep yener Kendi ordusunu… (Özdemir Asaf) HASTALIKLAR MI ANLAYIŞLAR MI IRSÎ? Bazı hastalıklar için genetik, ırsî deniyor ve onları soyumuzdan miras devraldığımız kabul ediliyor. Genetik olan; Bedensel Hastalıklarımız mı? Yoksa Anlayış- Düşünce Tarzlarımız mı? Soyumuzdan organ zayıflıklarını mı devralırız, yoksa düşünce, anlayış, bakış zaaflarını mı?! Bedenin herhangi…Read more
Değiniler- 235

Değiniler- 235

BİR DAMLA HUZUR Varlığını sevebiliyor musun? Uzviyetine (organizmana, bünyene, bedenine) dua edebiliyor musun? Ey gözüm, ey boynum, ey kollarım, karanlık ve aydınlıklarım, size şükrediyorum... Bu dakikanın sarayında, bu anın mucizesinde beraberce var olduğumuz için şükrediyorum. Ey Organlarım, Sizinle bir andan öbürüne geçebildiğim için; anları birleştirip düz ve yekpare zaman kurabildiğim için şükrediyorum! Talihimizin en hazin tarafı neresidir, biliyor musun? İnsanın yalnız insanla meşgul olması... Bütün bina onun üzerinde kuruluyor; dışarıda ve içerde. Farkında olsun olmasın, insan insanı malzeme gibi kullanıyor. Kinimiz, garazımız, büyüklük arzumuz, aşkımız, yeisimiz, ümidimiz hep onunla (insanın insanı kullanması üzerine) Dilenciyi ve fakiri çıkar, merhamet ve gufran…Read more