Değiniler- 255

Değiniler- 255

DİNLEME VE ANLAMA GERÇEĞİMİZ Bir kere daha anlıyor ve kabul ediyorum ki; sözlerimizi dinleyenler bizi dinlemiyor. Onlar bizi dinler görünüp kafalarının ardındaki bize dair ön bilgi, ön kabul ve ön yargıları dinliyorlar. Ve bu dinlemeleri esnasında gerçek bizi değil, kafalarındaki sanal bizi duyuyorlar... Bir kere daha anlıyor ve kabul ediyorum ki; yazılarımızı okuyanlar önlerine yazılanı değil, kafalarına önceden kazınanı okuyorlar. Ve bu okumaları esnasında yazının gerçek beyanını, odak noktasını, amacını değil kafalarında kazılı olana uyan kısımlarını okuyorlar. Böylesi bir dinleme ve okuma hemen hepimiz için geçerli biliyor musunuz? İnsanın acı gerçeği bu. Hitabı duymak istiyoruz dediğimizde, kendimizce olanı duyuyor; yazıdan…Read more
Değiniler- 254

Değiniler- 254

POSTACI "Fedakârlık ve İyilikten Beslenen Ego"yu fark edebilmenin çabuklaştırılmış stajı "Nankörlük Görmek"tir. Diyebilirim ki bu manadaki Nankörlük; lütf-u ilahidir. Çünkü fedakârlık ve iyilik etmek gibi kafadan iyi, güzel, sevap kabul edilen olgularda egoyu sezmek çok ama çok güçtür. Diyorsun ki; Genellikle nankörlük görüyorum ve çok canım yanıyor. Ben de diyorum ki; Tırnağı etten ayırmak çok can yakar! Sen, iyilik ve fedakârlık olgularını egona öyle yapıştırmış, öyle benimsemişsin ki ayırmak aklına bile gelmiyor! Nerede kaldı bunlarda ego görmek!.. Nankörlük gördün ha? Canın yandı ha? Nasiplisin dostum Hem de çok nasipli Neden mi? Dedim ya, zihnimizin peşin peşin iyi, güzel, makbul ve…Read more
Değiniler- 253

Değiniler- 253

BÜYÜK LAF- BÜYÜK SINAV Allah, büyük sınavlar yaşatacağı kişilere büyük laflar ettirir! Tarihte yaşamış büyük zatlardan hayatı zorlu ve ölümü şehadet olanların hemen hepsi kendi sonlarını yazı veya sözle dile getirmişlerdir. Büyük Laf- Büyük Sınav arasında ne tür bir ilişki var peki? Sorgulasak mı? "Allah istisnasız her duayı kabul eder. İnsanlar Onun kabul ediş biçimlerini bilmedikleri için duam gecikti veya kabul edilmedi derler" deniyor duaya dair bir açıklamada. Doğrudur. Dua; çağırmak, davet etmek olduğuna göre insan neyi, nasıl davet ettiğini düşünmeli öncelikle... Her çağrı bir özenti ile başlar. Gerçeğin esas yüzünü henüz görmemiş bilinçler; özenirler bazı şeylere. Çocuklar misali. Onlar…Read more
Değiniler- 252

Değiniler- 252

ÖZÜR DİLEME VE HELALLİK ALMADA İNSAN SEVİYELERİ Özür Dileme ve Helallik İsteme konusunda insanlar, bilinç seviyelerine göre geliştirdikleri tutumlar çerçevesinde birkaç seviyede değerlendirilebilirler. Her konuda olduğu gibi bu konuda da insanların davranış biçimlerini erişmiş oldukları olgunluk seviyesi belirler. Buna göre; Egosunun kölesi olanlar, hayata duyguları veya aklınca yaklaşanlar, imanın gereği hakkaniyet bilinci ile yaşayanlar, empati yetenekleri geliştiği için insani değerleri üstün tutanlar ve sırf kendini düşünenlerin özür dileme/ helallik alma karşısındaki tutumları farklı farklıdır. 1- Kesinlikle Özür Dileyemeyenler; Bunlar ego kölesi olduklarından kendilerini haklı çıkarmayı varlık sebebi sayarlar. Haksızdım, yanlış yaptım derlerse nefes alamazlar. Özür ve helallik istemek idam sehpasına…Read more
Değiniler- 251

Değiniler- 251

KALBİYLE DÜŞÜNMEK Yalnızlık, insanın çevresinde insan olmaması demek değildir. İnsan kendisinin önemsediği şeyleri başkalarına ulaştıramadığı ya da başkalarının olanaksız bulduğu bazı görüşlere sahip olduğu zaman kendisini yalnız hisseder. Hastalığımdan sonra insanın kendi kaderini onaylamasının önemini anlayabildim. Ancak bu yolla anlaşılmaz olaylarla karşılaştığında yıkılmayan, gerçeklere dayanabilen, dünyayla/ kaderle başa çıkabilen bir kişilik oluşturabiliriz. Böyle bir durumda yenilgi aynı zamanda zafer olur. Günümüzde bizi tehdit eden tehlikenin doğadan gelmediğini, insan ve kitle ruhundan kaynaklandığını apaçık görüyoruz. Tehlike insanın ruhundan kopmuş olmasında. Her şey ruhumuzun doğru dürüst işlevini yerine getirip getirmemesine bağlı. Tutkularının cehenneminden geçmemiş bir insan hiçbir zaman onların üstesinden gelemez çünkü…Read more
Değiniler- 250

Değiniler- 250

SEVDİĞİN GİTMEDEN, SEVDİĞİN GELMEZ Yukarıdaki söz bir halk deyişi. Tüm atasözleri ve deyişlerimiz gibi bu söz de aslında bir Sistem Okumasıdır ve belki de gözden kaçırdığımız bir mekanizmaya dikkat çeker. Nedir o gözden kaçırdığımız mekanizma?! İki dost sohbet ediyordu. Biraz mahzun olan diğerine dedi ki; "Yıllardır beraber olduğum arkadaşımla sudan bir sebeple aramız açıldı. Ve adeta hiç görüşmeyecek biçimde koptuk. Ne benim içimden geliyor onu aramak, ne de onun. Çok canım sıkkın çok. Ne oluyor bi anlayabilsem..." Hayat tecrübesi daha fazla olan, bi ömür girmediği kılık kalmayan, hem feleğin çemberinden geçmiş hem de onun türlü türlü sillelerini yemiş olan, konuya…Read more
Değiniler-249

Değiniler-249

EN GÜÇLÜ TESELLİ; EN DİRİLTİCİ NEFES En güçlü teselli, en etkili sağaltma, en şifalı terapi; Dost Sesidir. Sizi yargılamayacağından, kınamayacağından ve sizi en az sizin kadar anlayacağından emin olduğunuz dosta sıkıntınızı açınız. Onun gönlünün negatifinizi pozitife dönüştürdüğünü hayret ve sevinçle göreceksiniz... YARDIM ETMENİN RUHU VE 4 BİLİNÇ SEVİYESİ İnsanlara yardım etmeyi seven 4 ayrı kişiye bunu neden yaptıklarını sordular. Onlar sırasıyla bunu şöyle açıkladılar: 1. Kişi; "Yardım etmek benim görevimdir; ahlaki, vicdani, dini, insani sorumluluğumdur bu benim..." 2. Kişi buna isyan edercesine şöyle dedi. "Ahlaki sorumluluk mu? O sorumluluğun canı cehenneme! Sadece sıkıntı çekenleri gördüğümde yardım etmeden duramadığım için bunu…Read more
Değiniler- 248

Değiniler- 248

KENDİNE İNANMAK Çocukluğumuzdan beri bize öğretilen yanlış akıl yürütme, suçsuzu suçlama ve cezalandırmadır. Çocuğun ayağı taşa takılır, annesi taşı döver çocuğun acısı geçsin diye. Taşın suçu var mı? Ne saçma! Yanlış akıl yürütme, suçlama, suçsuza ceza kesme bize ta çocukluktan yerleşmiştir. Sağlık bir hayır, hastalık bir şerdir. Yanlış düşüncedir bu. Sıhhati iyi kullanmak hayır, fena kullanmak şerdir. Hastalığı iyi idare etmek hayır, fena idare etmek şerdir. Dileyen her şeyden hayır çıkarabilir. Ölümden bile hayır devşirmek, sızdırmak mümkündür. Nasıl oluyor da cahiller ve kötü adamlar, münakaşalarda iyi insanları bastırıp galip geliyor? Onlar, kendilerine inanmışlardır. Siz, hakkı savunanlar; cahiller ve kötüler kadar…Read more
Değiniler- 247

Değiniler- 247

BİR MUCİZE ANAHTARI Samimiyet; insanoğlunun sahip olabileceği en değerli mucize anahtarıdır. Samimiler kolay kolay kaybetmezler. Tökezler ama düşmezler. Tökezlemeleri, sarsıntı geçirmeleri, mağlup görünmeleri; sistemin onlara ikinci bir şans vererek yepyeni enerjiyle ayağa kaldırmasının arifesidir. Samimiler girdikleri bazı yarışlarda yenilgiye ramak kala ipi göğüslerler. Nasıl olmuşsa olmuş, bir şekilde yeniden öne geçmişlerdir. Hazmedebilirsen sistemde şu istisna kuralı da unutma; "Samimiysen geri kalsan dahi öndekilerin ayakları tökezler, sen yine öne geçirilirsin..." Samimiysen alenen başarısız, alenen yenik, apaçık dağılmış olsan da ortam bi şekilde sana göre yeniden şekillenir. Başarı, zafer adaylarının işleri öyle karışır, düzenleri öyle bozulur ki seni başarısız, mağlup, kusurlu görenlerin…Read more
Değiniler- 246

Değiniler- 246

RUHU OLAN TEK BİR DUAN VAR MI? Kur'an-ı Kerimde geçen Peygamber Duaları; her biri türlü mücadelelerle insanlığa mesajını ileten; bu uğurda hayatını ortaya koyan Resul- Nebilerin yaşadıkları zorlu, çileli, nefse, egoya ağır gelen sahnelerden sonra onların gönüllerinden doğaçlama doğan niyaz ve yakarışlardır. Tabiri caizse onların duaları; ham zeytinin ezilmesi sonucu süzülen berrak yağ gibi özden; derundan, Anadolu tabiriyle taa ciğerden gelen dualardır. Ve hepsi bir sınav sahnesinin ürünü, getirisidir. Hiçbir nebi ve resul yaşamadan ezbere, şiirimsi, klişe sözlerle dua etmemiştir. En önemlisi; bu dualar onların istemli dilekleri değil ansızın, doğal, samimi, hesapsız yakarışlarıdır. Yani, onların bilinçli zihinlerinden değil, bireysel bilincin…Read more
Değiniler- 245

Değiniler- 245

ANNE- BABA, ÇOCUK, EŞ, AİLE VE BİZ İnsan, ana-babasını ne kadar reddederse o kadar onlara benzer. Sözgelimi baba alkolik, anne evlilik dışı çocuk sahibi olduğu için ebeveyninden birini reddettiğinde senin odağın, inkâr edilene çevrilir. Odaklandığın; hayatın olur. Şişman kadınlar reddettikleri annelerini yerler!.. Yaşamı tehlikeye sokan bağımlılıklar kimi zaman örtülü bir intihar denemesidir.... Bağımlılıklar; baba boşluğu duygusundan beslenir. Doğrusunu isterseniz insan hayata ana babasından değil, ana babası aracılığıyla geliyor. Yaşam çok uzaklardan, bilmediğimiz bir yerden geliyor. Oraya bakmak, dinsel bir şey. Yakına değil, adlandırmaksızın İlk Nedene bakıyoruz. Birisinin annesiyle derin bir bağı olmadığını nasıl görürüz? Böyle bir kişi çok az sever…Read more
Değiniler- 244

Değiniler- 244

İYİ OLMUŞ İYİ Allah bir kulunun tek başına, kendi irade ve kudretiyle ayağa kalkmasını, dirayetle yürümesini dilemişse onun bazen koltuk değneği, bazen dayanak, bazen baston, bazen payanda misali yaslandığı, güç aldığı kişileri hayatından çıkarır ve çevresini aşama aşama boşaltır... Bu işlevin ruhunu ilk planda fark edemeyen kul, derin iç yangılarına gark olarak siteme başlayacaktır, kullar üzerinden hayat akışına; Rabbine isyan ettiğinin farkında olmaksızın. Nankörler, kıymet bilmezler, hainler, dost görünümlü düşmanlar vb diye diye yanacak, sızlanacaktır. Evet, kısmen haklıdır. Duygusal yangındır, hazmı zor süreçtir bu. Nankörlük, ihanet, darbe, dışlama, yok sayma insan gönlüne ağır gelir ve gelecektir. Kolay değildir. Ancak, hayata;…Read more