O, doğrudan zatı ile meşgul!..

O, doğrudan zatı ile meşgul!..

Bir televizyon programında İlahiyatçıların; isimlerinin önünde kocaman unvan olan hocaların tartışmasına şahit olduk. Konu; İmam-ı Azam’dı. Akıl ve gelenek sorgulamaları çerçevesinde Evliyaya ve Ehlullaha öyle çok dil uzandı ki, konuşanlar adına hayıflanmaktan kendimizi alamadık. Tarihi perdelilik devam ediyor, İbn Arabi ve bazı ehlullah hakkında tekfire varan ithamlar sıralanıyordu!

Konu İmam Azam olunca heyecanla onun ölmeden evvel haykırdığı gerçeğe dokunulmasını bekledik. Ama semtine bile uğranılmadı. İmam; şöyle diyordu: “HAYATIMIN SON IKI YILI OLMASA HELAK OLMUŞTUM!…”

“O, son iki yılda ne oldu ki?”, sorusunu sormak ürkütürdü İlahiyatçıları. Çünkü İmam, son iki yılda Ehli Beytten İmam Cafer önüne diz çökmüş, ömrünü serdiği zahiri değerlendirmelerden geçip; Özdeki Hakiki Din ile tanışmış, yüzleşmişti. Heyecan ve şükrünü de bu sözle ifade etmişti.

Biz, İmam-ı Azam deyince televizyonda değinilmeyen bir başka çarpıcı ifadeyi de idrak ve tefekkürlerinize sunmak istiyoruz:

Küfe Camiinde bir sütun altında ders veriyor İmam-ı Azam. O esnada meczuplardan İBRAHİM BİN EDHEM (ks) kapıdan başını uzatarak selam verir. İmam derhal yerinden ayağa fırlar, büyük bir tazim ve hürmet duruşu ile selamı alır. İbrahim bin Edhem gözden uzaklaşıncaya kadar da oturmaz yerine.

Durum, talebelerin gözünden kaçmamıştır. YA İMAM, O BİR MECZUP DİVANE! SİZ İSE DİN-İ İSLAMIN BÜYÜK İMAMISINIZ! NEDEN BU KADAR HÜRMET?

Ebu Hanife şöyle diyecektir:

BİZ ALLAH’IN İLMİ İLE MEŞGULÜZ, O İSE DOĞRUDAN ZATI İLE MEŞGUL!!!…

“Allah’ın İlmi ile meşgul olmak” ve “Zatı ile meşgul olmak” arasındaki derin fark nedir dostlarım?!..

Mehmet DOĞRAMACI

İstanbul- 27.09.2009

dogramacimehmet@hotmail.com

There are 5 comments for this article
  1. Ahmet YILMAZ at 19:42

    Allah’ın adı ve selamıyla,
    Mehmet bey,
    elinize sağlık.
    Ancak o dediğiniz kişiler başta olmak üzere çoğu din adamları
    sözünü ettiğiniz imam-ı azama ait rivayetlerin asılsız ve kaynaksız olduğunu
    savunuyorlar.
    Sizden ricam böylelerine sunmak için naklettiğiniz olayların geçtiği
    kaynakları bildirmenizdir.
    Rabbim birinizi bin eylesin.
    Ahmet YILMAZ/ Öğretmen
    Selam ve duayla

  2. Hayri KASAPOĞLU at 20:30

    Sayın Hocam Laik kesimin Allah ismini gericilik sayıp Tanrı ismini nasıl kullanıyorlarsa adının önünde prf.olan şahıslarda veli Allah dostu insanlara aynen öyle bakıyorlar ilahiyat okumayan birşey bilmez.

  3. hasan albayrak at 23:48

    hocam allahın izniyle sayenizde çok şeyleri öğrenmiş bulunuyorum ALLAH sizlerden razı olsun o idrak edenlerden oluruz inşaallah

  4. süleyman yazıcı at 12:34

    selamun aleykum
    öncelikle bu önemli konularda soylenmesi gereken gercekleri açik yureklilikle cevaplandirdiğiniz için allah cc sizden razi ,ve sizn gibi değerli ufkumuzu genişleten insanlari tanimayi nasip ettiği için rabbime sonsuz hamd ve şükürler olsun… o programlar birkez daha göstermiştirki (acizane fikrimdir).ilmi yaşamakla soylemek arasindaki gercekler benliklerle ayri manalar kazanmakta ne yazikki insanlari hakkikat gerceğinden tefrikaya sürüklemektedir .ve insanlar şekilcilikten kurtulamamakta zanlarla ve gerçekleri b sirriyla görememekte hz. ali (k.v.) dediği gibi İLİM BİR NOKTA İDİ ONU CAHİLLER ÇOĞALTTİ. SÖZÜ ASİRLAR ÖNCE SOYLENMESİNE RAĞMEN HAKİKATİ NE GÜZEL İFADE ETMİŞTİR. yalniş bir ifade kullandiysak af ola..sonsuz sygilarimla ……………………………………….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir