Covid-19, ne kadarı gerçek ne kadarı hurafe?!..

Covid-19, ne kadarı gerçek ne kadarı hurafe?!..

Covid-19 laboratuar üretimi mi yoksa doğada mı gelişti?

Makalemin en başında belirtmek istediğim bir  konu var. Covid-19 laboratuar üretimi mi yoksa doğada mı gelişti? Kesinlikle doğada gelişti. Neden mi? Salgın hastalık yapacak bir virüs üretebilecek teknolojiye sahip ülkelere bakalım,aslında bu ülkelerin virüs üretebileceğini bilinç altımıza Holly Wood yazdı. Yoksa bu seviyede bir laboratuar gizli olur ve bilinmesine izin verilmezdi. Yüksek teknoloji sahibi ülkeler içinde milyarlarca dolar zarar etmeyen var mı? En az zararla Çin bu işi sıyırdı gibi gözüküyor dimi? Sadece vaka sayılarıyla karar verirseniz bu işi anlamak zorlaşır. Çin nerdeyse 4-5 ay boyunca ihracat yapamayacak seviyeye geldi. Çin satamazsa ölür.Kendisi toparladı ama ne oldu?Bu sefer müşterisi olan ABD darma duman.İnsanların harcamaları değiştiği için o güne kadar stoklanan ve satılamayan ürünler,sanayi şekillenmesini yeni ihtiyaç malzemelerine entegre etmek,inanılmaz masraflar çıkardı. Sözün kısası inanılmaz seviyede para kaybetmeyen büyük ülke kalmadı. İkinci kanıtım ise ” bir salgın yaratacaksanız kendinizi korumanız lazım, kendinizi koruyabilmeniz için virüsün kolay tespit edilebilir olması ve hedefleri hızlı bir şekilde etkiliyor olması gerekir.” 14 gün inkübasyon süresi olan bir virüsü hiç kimse üretmez,mantıksız. Bulaştan sonraki süre kısa olacak ki iş hemen başlasın bitsin. Yoksa virüsün takibini yapamazsın.

Sadece Corona’dan ölünmüyor Gripten de ölüm çok bakışı?

Değinmek istediğim ikinci konu ise H1N1 (influenza) ilişkili yanlış bakışlar. Yılda ortalama 380.000 kişinin (280.000-650.000) H1N1 nedenli hayatını kaybettiği düşünülüyor. Covid-19 salgını başlangıcından 08.09.2020 tarihine kadar (27.8 milyon vaka)902.000 kişi hayatını kaybetti. 01.04.2020-01.09.2020 arasındaki 5 ayda ise 800.000 kişi hayatını kaybetti. Çok primitif bir bakışla şunu söyleyebilirim ki bu yılı en az 1.200.000 insanın vefatı ile kapatacağız.Aşağıdaki grafik küresel ölümlerin grafiği.(lineer grafiktir bu.Logaritmik grafiklere bakınca sanki aşağı doğru bir eğim varmış gibi gözükür ama bu yanıltıcıdır.Logaritmik grafiklerde salgın hızını görürsünüz,yani yatay seyir var ise logaritmik grafiklerde salgın sabit hızla artıyor demektir.)

Yukarıdaki rakamları incelerken şartlanmış ve basiretsiz kişiler şöyle diyor. “Hepi topu gribin iki katıymış”,”Siz bir yılda kanserden kaç kişi ölüyor biliyor musunuz?”,”kaç kişi HIV den öldü” , “Afrika da dizanteriden ölen çocuklar”. Bu rakamların hepsine ulaşabilirsiniz.Ama öncelikle incelemenizi istediğim bazı görseller var.


                                                                                                                                                                                                                                                                    Günlük ölüm sayısı listesi. Salgının orta dönemindeki rakam bu.Bu listeye bir bakın ve bana şunu söyleyin lütfen.Bu hastalıklardan hangisi için
küresel bir korunma planı açıklandı,gezegendeki insanların tamamına yakınının (zorlada olsa) hayatı yaşayışı belli seviyelerde değişti. Global bir korunma uygulanan COVID-19 dışında var mı? Peki ,H1N1 (influenza) yani mevsimsel grip için hiç korunuluyor muydu? Yani COVID-19 hariç bütün hastalıklar serbestlik esnasında bu rakamları verdi. Peki ya Covid? Baş örtülüye söven Peçe taktı korkudan, alkol alanı cehennemlik yapanlar  80°kolonyayıciğerlerine çekmektensarhoş oldu.Nasıl derin bir değişikliğe yol açıyor değil mi?

Salgının neresindeyiz?

Dünya Sağlık Örgütü’nün sayfası bu. Ölüm rakamları haritası. Sorulması gereken tek soruyu söylüyorum. Kuzey yarım küre mi Güney yarım küre mi daha kötü??? Kesinlikle Güney!!! Nedenini izah edelim. Salgın yayılırken kuzeyden başladı,kış mevsimiydi.Mevsim döngüsüyle güney yarım küreye yayılması kolaylaştı.Kuzey yarım küreye olan yayılma 1 vakadan gelişti ise güney yarım küre için başlangıç vaka sayıları 10.000ler oldu.  Peki Ekim 2020 ile Kuzey yarım küre ne olacak? Küçük dalga güneye gitti büyüdü ve geri geldi.Allah homo sapienslere akıl versin yoksa yıkım olabilir.Yıkım derken,anne baba kardeşler eş ve çocuklar veya siz ,biriniz ölebilirsiniz demek. Yav hoca abartma %1 öldürüyormuş. %2’nin altında ölüm oranı olan yerler neresi biliyor musunuz? Bangladeş , Hindistan, Rusya , Türkiye. Veri toplanması ve yayınlanmasının pek serbest olmadığı, kayıtların iyi tutulmadığı ülkeler. Hemen bir örnekle izah edeyim. Hasta Acilden giriş yaptı Covid şüphesi ile işlemlere başladınız. Test yaptınız ama sonuç çıkana kadar hasta öldü,hastanın ölüm nedeni Covid olarak geçmez kayıtlara. Test yapma kriterlerini değiştirirsin ve vaka sayısını da etkilersin.

Rakamlar saklanıyor tantanası ve ekonomik gerçeklik

Vaka sayıları ilişkili bir tahminim var. Ülkenin ertelenemez bir problemi var. Ekonomi! Para lazım para! Rakamlar yüksek olursa arkasından ne olur? Turizm biter mi? Meyve Sebze ihracatı ne olur? Peki insanlar sokağa çıkma yasağı ister mi? Peki bunlar olursa ne olur ülke ekonomisi? Eğer rakamları az gösterme diye bir durum var ise ben bunu mantıklı buluyorum. Aklını kullanmayan, ahlaksız , kul hakkı nedir bilmeyen kim var ise yansın yoksa ülke komple yanacak. Hangisini seçerdiniz? Kurunun yanında yaş da yanacak evet. Şu hayatımda gördüğüm bütün kuru odunlar kendilerini hep yaş odun sanıyordu. Herkes kendine baksın ortalık düzelir.

Bana Covid’den bir şey olmaz (mı?)

Bir kişi ortalama 3-4 kişiye bulaştırabiliyormuş. Çok dikkat eden kişileri çıkarırsanız bu oran 7-8′ lere tırmanabilir.Hatta aynı makyaj malzemesiyle 35 kişi Covid oldu. Bulaştırınca da %2-12 arasında bir ölüm oranı gerçekleşiyor. Dikkat etmediğiniz her an %2 ihtimalle birini öldürebilirsiniz. Sizden kaynaklı dolaylı vakalar ile bu rakamlar çok yukarı çıkacaktır.

Dünyadaki hayat canlı  bir organizma gibidir. Bu organizmanın kudret şekli PARA’dır. Hiçbirşey takip edemeyen para piyasalarını takip etsin. PARA’nın akışı hangi yöne doğru? Riskli varlıklara mı? Güvenli limanlara mı? Ortalıkta hiç risk olmasa, milyarlarca dolar yöneten fon yöneticileri Güvenli limanlara doğru geçiş yapar mıydı ? 

“Korku Pompalanıyor aslında bu virüs hikaye” (mi?)

Virüs, özellikleri olan yani silahları olan bir organizma. Bana Covid’den bir şey olmaz diyen ile aslan kafesine girip bana bir şey olmaz diyen arasında fark yoktur. Aslan kafesine girenin akli dengesi yerinde değildir deriz de tehlikenin bu kadar aşikar olduğu bir süreçte GÖZLERİYLE görüp ELLERİYLE tutamıyor diye virüs tehlikesizdir diyebilmek, kimse alınmasın ama basiretsizliktir. Bir de furya var “Korku Pompalanıyor aslında bu virüs hikaye”. Bunu diyenler benimle bir günlüğüne hastaneye gelsinler veya çok iddialılarsa lütfen COVİD yoğun bakıma maskesiz gireceğim ve 12 saat kalacağım desinler. İnanmışlar bir saçmalığa sınır tanımıyorlar. Bağışıklık Tanrısı IMMUNELLA onları koruyacak zaten. Hiç kafaları basmıyor ” lan niye insanları korkutsunlar ki,niye ya niye? Zaten istedikleri gibi yönetiyorlar insanları”.Aşı’dan para kazanmak için korkutuyorlar diyen varsa aşı sektörü analizlerimi aşağıdaki linkte bulabilir. .Kişiyi bu kararlara iten her ne var ise BİLGİ – AKIL kökenli değil , inanç-tabu kökenlidir. Kimse kendisini kandırmasın, birileri yada bir şeyler tarafından korunmayı beklemesin. Tedbir takdirdendir,Takdir Allah’a aittir.

Linkler:

https://covid19.who.int/

https://informationisbeautiful.net/visualizations/covid-19-coronavirus-infographic-datapack/

https://www.worldometers.info/coronavirus/

Aşı sektörü : https://www.youtube.com/watch?v=iHEF6StShj4&t=1s

 

Uzm. Dr. Yusuf Tolga ŞANLI

Radyosyon Onkolojisi Uzmanı

Mersin Şehir Hastanesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir